Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Alkalen Fosfataz (ALP) Nedir? Düşüklüğü ve Yüksekliği Nedenleri

image

Vücudumuzdaki kritik enzimlerden biri olan alkalen fosfataz (ALP), genel sağlığımız hakkında önemli ipuçları sunan bir biyobelirteçtir. Peki, tam olarak alkalen fosfataz nedir ve vücudumuzda hangi görevleri üstlenir? ALP, özellikle karaciğer, kemikler, böbrekler ve sindirim sisteminde bulunan bir enzim olup çeşitli metabolik süreçlerde kilit rol oynar. Özellikle kemik gelişimi ve karaciğer fonksiyonlarının düzenlenmesi için hayati öneme sahiptir.

Bu enzimin seviyesi kan testleriyle ölçülür ve normal aralıkların dışındaki değerler, altta yatan bazı sağlık sorunlarının göstergesi olabilir. Genellikle karaciğer rahatsızlıkları veya kemik sorunlarıyla ilişkilendirilen ALP yüksekliği, dikkatle incelenmesi gereken bir durumu işaret eder. Örneğin, kemik büyümesi hızlı olan çocuklarda ve ergenlerde ALP seviyelerinin doğal olarak yüksek olması beklenirken yetişkinlerde bu durum genellikle bir probleme işaret edebilir. Öte yandan, daha nadir görülen ALP düşüklüğü ise çinko eksikliği veya hipotiroidizm gibi durumlarla bağlantılı olabilir ve bu da ayrı bir değerlendirme gerektirir. Dolayısıyla alkalen fosfataz nedir sorusunun yanıtı ve bu enzimin seviyelerindeki değişimlerin ne anlama geldiği, kişinin genel sağlık durumunu anlamada önemli bir başlangıç noktasıdır.

Alkalen Fosfataz (ALP) Nedir?

Alkalen fosfataz (ALP), vücudumuzda yaygın olarak bulunan ve çeşitli fizyolojik süreçlerde kritik rol oynayan bir enzimdir. Bu enzim, fosfat gruplarını farklı moleküllerden ayırarak enerji transferi, hücre sinyali ve kemik mineralizasyonu gibi yaşamsal reaksiyonları katalize eder. Adını, en aktif olduğu alkali (bazik) pH ortamından alır. Alkalen fosfataz, tek bir enzim olmayıp farklı dokularda üretilen ve izoenzim adı verilen çeşitli formlara sahiptir. Her izoenzim, bulunduğu dokuya özgü fonksiyonları yerine getirir.

Vücutta alkalen fosfataz en yoğun olarak karaciğer, kemikler, böbrekler, bağırsaklar ve hamilelik sırasında plasentada bulunur. Bu geniş dağılım, enzimin vücuttaki çok yönlü görevlerini gösterir. Kemik dokusunda, osteoblast adı verilen hücreler tarafından salgılanarak kemiklerin büyüme ve yenilenme süreçlerini destekler. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerindeki büyüme ataklarında ve kırıkların iyileşmesi sırasında seviyesi doğal olarak yükselir. Bu durum, yetişkinlerde de kemik sağlığı döngüsünün devamlılığı için önemlidir.

Karaciğerdeki izoenzimi, safra üretimini ve akışını düzenlemede görev alır. Bu nedenle, kan testlerinde yüksek ALP seviyeleri, diğer karaciğer enzimleri ile birlikte değerlendirildiğinde karaciğer veya safra yolu hastalıklarının bir işareti olabilir. Bağırsaklarda ise tüketilen yağların emilimine yardımcı olarak sindirim sürecine katkıda bulunur, böbreklerde ise fosfat dengesinin korunmasında rol oynar. Dolayısıyla, bu enzimin kan seviyelerindeki değişiklikler, altta yatan birçok tıbbi durum hakkında değerli bilgiler sunan önemli bir biyobelirteçtir.

Alkalen Fosfataz (ALP) Testi Neden Yapılır?

Alkalen fosfataz (ALP), vücutta birçok dokuda bulunan ve özellikle karaciğer, safra yolları, kemikler ve bağırsaklarda yüksek konsantrasyonlarda yer alan bir enzimdir. Bu enzimin kandaki seviyesini ölçen ALP testi, çeşitli sağlık sorunlarının teşhisinde ve takibinde kritik bir rol oynar. Özellikle karaciğer ve kemik sağlığı hakkında önemli ipuçları veren bu test, doktorlar tarafından sıklıkla istenen rutin kan tahlillerinden biridir.

Testin yapılmasının temel nedenlerinden biri, karaciğer ve safra yollarındaki sorunları araştırmaktır. ALP, safra kanallarında bir tıkanıklık olduğunda veya karaciğer hücreleri hasar gördüğünde kana daha fazla salınır. Bu nedenle sarılık, karın ağrısı, bulantı veya yorgunluk gibi belirtiler gösteren hastalarda, bir karaciğer fonksiyon testi olarak ALP düzeyi kontrol edilir. Yüksek ALP seviyeleri; safra taşı, hepatit, siroz gibi karaciğer hastalıkları veya bazı ilaçların yan etkilerini işaret edebilir. Bu durumların tespitinde ALP testi hayati öneme sahiptir.

ALP testi, kemik hastalıklarının teşhisinde de önemli bir göstergedir. Kemik yapımında ve yıkımında görev alan osteoblast hücreleri ALP üretir. Bu nedenle çocuklarda büyüme çağında veya kemik kırıklarının iyileşmesi sürecinde ALP seviyeleri doğal olarak yükselebilir. Ancak Paget hastalığı, kemik tümörleri, kemik yumuşaması (osteomalazi) veya hiperparatiroidizm gibi kemik metabolizmasını etkileyen durumlarda ALP seviyeleri anormal derecede artabilir.

Alp testi, koldaki bir damardan alınan küçük bir kan örneğiyle yapılır. Genellikle özel bir hazırlık gerekmese de bazı durumlarda doktorunuz testten önce belirli bir süre aç kalmanızı veya kullandığınız ilaçları geçici olarak bırakmanızı isteyebilir. Test sonuçları tek başına tanı koymak için yeterli değildir. ALP düzeyleri; hastanın genel sağlık durumu, klinik bulguları ve diğer laboratuvar sonuçları ile birlikte doktor tarafından yorumlanmalıdır. Bu bütüncül yaklaşım, altta yatan nedeni doğru bir şekilde teşhis etmek için gereklidir.

Normal Alkalen Fosfataz (ALP) Değerleri

enzimdir. Kan testiyle ölçülen alkalen fosfataz seviyesi, bu organların sağlığı hakkında önemli bilgiler sunar. Genel kabul gören ALP normal değerleri sağlıklı yetişkinler için genellikle litre başına 40 ila 120 uluslararası ünite (U/L) arasındadır. Ancak bu aralık, testi yapan laboratuvarın kullandığı analiz yöntemlerine ve referans popülasyonuna göre küçük farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle test sonuçlarını yorumlarken raporda belirtilen referans aralıklarını dikkate almak esastır.

ALP seviyeleri kişinin yaşına, cinsiyetine ve fizyolojik durumuna göre önemli ölçüde değişebilir. Özellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, kemiklerin hızlı büyümesi ve gelişimi nedeniyle ALP normal değerleri yetişkinlere kıyasla belirgin şekilde yüksek olabilir; bu durum kemik metabolizmasının aktifliğine bağlı olduğundan tamamen normaldir. Örneğin, bebeklerde seviyeler 350 U/L’ye kadar çıkabilir. Benzer şekilde, hamileliğin özellikle son trimesterinde plasentadan salgılanan ALP enzimi nedeniyle değerlerin yükselmesi beklenir ve bu durum da fizyolojik bir süreçtir. Cinsiyet faktörü belirgin bir fark yaratmasa da bazı durumlarda erkeklerdeki değerler kadınlara göre hafifçe daha yüksek olabilir. Farklı fizyolojik durumlara göre değişen bu ALP normal değerleri, sonuçların doğru yorumlanabilmesi için mutlaka doktor tarafından diğer bulgularla birlikte değerlendirilmelidir.

Alkalen Fosfataz (ALP) Yüksekliği

Kanda ölçülen alkalen fosfataz (ALP) seviyesinin normalin üzerinde olması, ALP yüksekliği olarak adlandırılır. Bu durum, genellikle enzimin yoğun olarak bulunduğu karaciğer, kemikler veya safra yollarında bir sorun olduğuna işaret eder. Ancak alkalen fosfataz yüksekliği nedenleri oldukça çeşitlidir ve doğru tanı için detaylı bir değerlendirme gerekir. Bu nedenler fizyolojik süreçlerden ciddi hastalıklara kadar geniş bir yelpazeyi kapsar.

ALP yüksekliğinin en sık karşılaşılan nedenleri karaciğer ve safra yollarıyla ilişkilidir. Hepatit, siroz ve karaciğer kanseri gibi ciddi karaciğer hastalıkları, hücre hasarına yol açarak enzimin kana karışmasına ve testlerde ALP yüksekliği olarak kendini göstermesine sebep olur. Benzer şekilde, safra taşları veya tümörler nedeniyle oluşan safra yolu tıkanıklığı da ALP seviyelerinde belirgin bir artışa yol açar. Safra akışının engellenmesi, enzimin karaciğerden atılamayıp kana geri kaçmasına neden olur ve bu durum, ALP yüksekliğinin en belirgin nedenlerinden biridir.

Kemik dokusundaki metabolik aktivite artışı da alkalen fosfataz yüksekliği nedenleri arasında önemli bir yer tutar. Kemik yapım ve yıkım süreçlerinin hızlandığı durumlarda, kemik hücreleri daha fazla ALP üretir. Paget hastalığı ve kemiklere yayılan kanser (kemik metastazları) gibi durumlar kemik metabolizmasını doğrudan etkiler. D vitamini eksikliği de, kemik metabolizmasındaki rolü nedeniyle ALP yüksekliğine doğrudan katkıda bulunur; bu durum özellikle yetişkinlerde osteomalazi ve çocuklarda raşitizm gibi kemik mineralizasyon bozukluklarına yol açarak kemik döngüsünü hızlandırır. Bu hastalıklar genel kemik sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratarak ALP üretimini tetikler. Çocukluk ve ergenlikteki hızlı büyüme dönemleri veya kemik kırıklarının iyileşme süreci de kemik sağlığı için aktif bir metabolizma gerektirdiğinden fizyolojik ALP artışına yol açabilir.

Bazı fizyolojik durumlar ve diğer hastalıklar da ALP seviyelerini etkileyebilir. Örneğin gebelik, plasentanın kendi başına ALP üretmesi nedeniyle doğal bir artışa neden olur ve bu durum genellikle doğumdan sonra normale döner. Ayrıca D vitamini eksikliği, böbrek yetmezliği, bazı enfeksiyonlar ve ilaçların yan etkileri de ALP seviyelerini artırabilen diğer faktörlerdir. Bu nedenle, ALP yüksekliği saptandığında, kesin tanının konulabilmesi için doktor tarafından hastanın yaşı, belirtileri ve diğer laboratuvar sonuçları dikkate alınarak kapsamlı bir değerlendirme yapılması büyük önem taşır.

Alkalen Fosfataz (ALP) Yüksekliği Belirtileri

Alkalen fosfataz (ALP) yüksekliği, tek başına spesifik bir belirtiye neden olmayan, genellikle altta yatan bir sağlık sorununa işaret eden bir laboratuvar bulgusudur. Görülen semptomlar, bu yüksekliğe yol açan hastalığın doğasına ve etkilediği organa göre ortaya çıkar. Bu nedenle, bir hastada ALP yüksekliği saptandığında, eşlik eden belirtiler tanı için kritik ipuçları sunar ve temel rahatsızlığın bir yansıması olarak değerlendirilir.

Karaciğer Hastalıklarına Bağlı Belirtiler ALP seviyesindeki artışın en sık nedenlerinden biri karaciğer hastalıkları veya safra yolu tıkanıklıklarıdır. Bu durumlarda ortaya çıkan belirtiler arasında ciltte ve göz aklarında sararma (sarılık) bulunur. Karaciğerin iltihaplanması veya safra akışının engellenmesi nedeniyle sağ üst karın bölgesinde ağrı hissedilebilir. Mide bulantısı, kusma, iştahsızlık ve belirgin yorgunluk da karaciğerle ilişkili sorunların yaygın semptomlarıdır. Ayrıca idrar renginde koyulaşma ve dışkı renginde açılma, safra yolu problemlerini düşündüren önemli işaretlerdir. Kemik Hastalıklarına Bağlı Belirtiler ALP enzimi, kemik yapımında ve metabolizmasında aktif rol oynadığı için kemiklerdeki anormal aktiviteler veya hastalıklar da ALP yüksekliği ile kendini gösterebilir. Bu duruma bağlı olarak ortaya çıkan belirtiler arasında yaygın kemik ve eklem ağrıları ilk sırada yer alır. Kemiklerde hassasiyet, yani dokunulduğunda veya üzerine baskı yapıldığında ağrı hissedilmesi de sık görülen bir şikayettir. Paget hastalığı gibi kemik yapısının bozulduğu veya D vitamini eksikliğine bağlı osteomalazi gibi durumlarda kemikler zayıflayarak sık kırıklara yol açabilir. Çocuklarda görülen raşitizm gibi kemik gelişim bozuklukları da ALP seviyesini artıran önemli nedenlerdendir.

Alkalen Fosfataz (ALP) Nasıl Düşürülür?

Alkalen fosfataz (ALP) seviyesini düşürmenin temel yolu, yüksekliğe neden olan ana sağlık sorununun doğru şekilde tedavi edilmesidir. Bu nedenle, kan tahlillerinde bir ALP yüksekliği saptandığında, kişisel çözümler aramak yerine mutlaka bir hekime danışmak gerekir. Doktorunuz, altta yatan nedeni belirlemek için karaciğer fonksiyon testleri, ultrason gibi görüntüleme yöntemleri veya ek tahliller isteyebilir. Teşhis konulduktan sonra, örneğin safra yolu tıkanıklığı varsa bunun giderilmesi veya bir karaciğer hastalığı mevcutsa buna yönelik ilaç tedavisi gibi spesifik bir tedavi planı oluşturulur.

Tıbbi tedaviye ek olarak, genel karaciğer sağlığını destekleyen ve sürece yardımcı olabilecek bazı yaşam tarzı değişiklikleri de uygulanabilir. Ancak bu adımların bir tedavi yöntemi olmadığı ve yalnızca destekleyici rol oynadığı unutulmamalıdır:

  • Sağlıklı Beslenme: Antioksidan bakımından zengin sebze ve meyveler tüketmek, karaciğerin temizlenme süreçlerine destek olur. İşlenmiş, aşırı şekerli ve doymuş yağ içeren gıdalardan kaçınmak karaciğer üzerindeki yükü azaltır.
  • Alkol Tüketiminden Kaçınma: Alkol, karaciğer için toksik bir maddedir. ALP yüksekliği yaşayan kişilerin alkol tüketimini tamamen bırakması veya ciddi şekilde sınırlandırması, karaciğer sağlığı için atılacak en önemli adımlardan biridir.
  • Düzenli Egzersiz ve Kilo Kontrolü: Obezite, karaciğer yağlanmasına yol açarak ALP seviyelerini yükseltebilir. Düzenli egzersiz yapmak ve ideal kiloyu korumak, karaciğer üzerindeki baskıyı azaltarak genel sağlığı iyileştirir.
  • Yeterli Su Tüketimi: Bol su içmek, vücudun toksinleri atmasına ve organ fonksiyonlarının düzgün çalışmasına yardımcı olur.

Alkalen Fosfataz (ALP) Düşüklüğü

Alkalen fosfataz (ALP), vücudun karaciğer, kemikler, böbrekler ve bağırsaklar gibi birçok dokusunda bulunan önemli bir enzimdir. Genellikle yüksek ALP seviyeleri daha sık karşılaşılan bir durumken ALP düşüklüğü veya tıbbi adıyla hipofosfatazya, daha nadir görülen bir klinik tabloyu işaret eder. ALP seviyesinin düşük olması, çeşitli sağlık sorunlarının habercisi olabileceğinden detaylı bir araştırmayı gerektirir. Bu durum, özellikle çocuklarda kemik gelişimini etkileyen genetik hastalıkların yanı sıra başka faktörlere bağlı olarak da ortaya çıkabilir.

Alkalen fosfataz düşüklüğü nedenleri arasında beslenme yetersizlikleri önemli bir yer tutar. Özellikle çinko, magnezyum ve protein eksikliği, ALP enziminin normal fonksiyonlarını yerine getirememesine veya yeterince üretilememesine yol açabilir. Çinko, ALP aktivitesi için kritik bir mineralken magnezyum da birçok enzimatik reaksiyonda rol oynar. Yetersiz protein alımı ise enzimin yapı taşlarının eksikliğine neden olabilir. Bu tür beslenme eksiklikleri, kan testi sonuçlarında ALP düşüklüğü olarak kendini gösterebilir.

Diğer önemli alkalen fosfataz düşüklüğü nedenleri ise genetik hastalıklar ve bazı tıbbi durumlardır. Bu nedenlerin başında, kemiklerin ve dişlerin normal mineralizasyonunu engelleyen nadir bir kalıtsal rahatsızlık olan hipofosfatazya gelir. Bakır metabolizması bozukluğu olan Wilson hastalığı da vücutta aşırı bakır birikimine neden olarak karaciğerde hasara yol açar ve dolaylı olarak ALP seviyelerini etkileyebilir. Tiroid sorunları da ALP seviyeleri üzerinde etkilidir. Özellikle hipotiroidi, yani tiroid bezinin az çalışması, metabolik süreçleri yavaşlatarak ALP değerlerinin düşmesine neden olabilir.

Alkalen Fosfataz (ALP) Düşüklüğü Belirtileri

Alkalen fosfataz (ALP) düşüklüğü, tıpkı yüksekliğinde olduğu gibi spesifik belirtilere neden olmaz. Ortaya çıkan semptomlar, genellikle bu duruma yol açan altta yatan sağlık sorununa bağlı olarak çeşitlilik gösterir. Bu nedenle ALP düşüklüğü şüphesi uyandıran belirtiler, temel rahatsızlığın bir yansıması olarak değerlendirilmelidir.

ALP düşüklüğünün yaygın nedenlerinden biri olan B12 vitamini eksikliği, belirti olarak hastalarda sıklıkla yorgunluk, halsizlik ve genel bir enerji kaybına yol açar. Anemiye bağlı olarak nefes darlığı, soluk bir cilt ve baş dönmesi de görülebilir. Bununla birlikte el ve ayaklarda uyuşma, karıncalanma veya denge sorunları gibi nörolojik semptomlar da ortaya çıkabilir.

Hipotiroidi, yani tiroid bezinin yetersiz çalışması da ALP düşüklüğü nedeni olabilir. Bu durum metabolizmanın yavaşlamasına bağlı olarak kilo alımı, sürekli yorgunluk, soğuğa karşı artan hassasiyet, cilt kuruluğu, saç dökülmesi ve kabızlık gibi belirtilerle kendini gösterir. Kas zayıflığı ve eklem ağrıları da hipotiroidinin olası sonuçlarındandır.

Çinko eksikliği veya genel beslenme yetersizliği gibi durumlar da ALP seviyelerini düşürebilir. Çinko eksikliğinde iştahsızlık, çocuklarda büyüme geriliği, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve cilt problemleri görülebilir. Yetersiz beslenen kişilerde ise kas zayıflığı ve kronik bitkinlik hali ön plana çıkar. Bu nedenle, belirtiler kişiden kişiye değişebileceği için altta yatan nedeni belirlemek ve doğru tedaviyi planlamak amacıyla bir sağlık uzmanına başvurmak kritik önem taşır.

Sıkça Sorulan Sorular
Genellikle ALP testi için özel bir açlık durumu gerekmez. Ancak doktorunuz, kan şekeriniz veya kolesterolünüz gibi başka değerleri de inceleyecekse testten önce 8-12 saat aç kalmanızı isteyebilir. Beslenme alışkanlıkları ve bazı ilaçlar test sonuçlarını etkileyebilir. Bu nedenle testten önce doktorunuza danışmanız ve kullandığınız tüm ilaçları bildirmeniz en doğru yaklaşımdır.
ALP yüksekliği tek başına her zaman tehlikeli bir durumun göstergesi değildir. Çocuklarda kemik gelişimi veya hamilelik gibi fizyolojik nedenlerle de bu değerler yükselebilir. Ancak yetişkinlerde sürekli ve belirgin bir ALP yüksekliği, karaciğer hastalıkları, safra yolu tıkanıklığı, Paget hastalığı gibi kemik rahatsızlıkları veya D vitamini eksikliği gibi ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Bu nedenle, yüksek değerlerin altında yatan nedeni belirlemek için mutlaka doktor değerlendirmesi gereklidir.
Tedavi, yüksekliğe neden olan altta yatan sağlık sorununa odaklanır. Eğer sorun karaciğer kaynaklıysa hastalığın türüne göre ilaç tedavisi veya yaşam tarzı değişiklikleri önerilir. Kemik hastalıklarında ise D vitamini ve kalsiyum takviyeleri veya özel ilaçlar uygulanabilir. Safra yolu tıkanıklığı gibi durumlarda ise cerrahi veya endoskopik yöntemlerle tıkanıklığın giderilmesi gerekebilir. Kısacası, ALP değerini düşürmek için öncelikle nedenin doğru bir şekilde teşhis edilmesi esastır.
ALP düşüklüğü, yüksekliği kadar sık görülmese de bazı sağlık sorunlarının habercisi olabilir. Genetik bir hastalık olan hipofosfatazya, çinko ve magnezyum eksikliği veya ciddi beslenme yetersizlikleri ALP düşüklüğüne yol açabilir. Ayrıca tiroid bezinin az çalışması (hipotiroidi) gibi durumlar da bu enzimin seviyesini düşürebilir. Düşük ALP değerleri, özellikle kemik mineralizasyonunda sorunlara neden olabileceği için tespit edildiğinde altında yatan neden mutlaka araştırılmalıdır.
ALP testi genellikle karaciğer fonksiyonlarını değerlendirmek veya kemik hastalıklarını araştırmak amacıyla istenir. Sarılık, karın ağrısı, yorgunluk ve bulantı gibi karaciğer hastalığı belirtileriniz varsa doktorunuz bu testi isteyebilir. Benzer şekilde, kemik ağrısı veya sık kırık yaşama gibi kemik metabolizması bozukluğu şüphelerinde de alkalen fosfataz seviyelerine bakılır. Bazen de rutin sağlık kontrollerinin bir parçası olarak veya kullanılan ilaçların etkisini izlemek amacıyla bu test yapılır.
Evet, bazı ilaçlar ALP değerlerini doğrudan etkileyebilir. Özellikle karaciğerde işlenen bazı epilepsi ilaçları, antibiyotikler, ağrı kesiciler ve tansiyon ilaçları ALP seviyelerinde artışa neden olabilir. Öte yandan, doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçlar ise seviyelerde düşüşe yol açabilir. Test sonuçlarının doğru yorumlanabilmesi için düzenli olarak kullandığınız tüm ilaçları, takviyeleri ve bitkisel ürünleri doktorunuza bildirmeniz kritik önem taşır.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
UZM.DR. AYSAN TAGHIYEVE
UZM.DR. AYSAN TAGHIYEVE
İç Hastalıkları (Dahiliye)
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
İç Hastalıkları (Dahiliye)
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. TÜLAY EYÜPGİLLER
UZM.DR. TÜLAY EYÜPGİLLER
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. FUNDA ORAKDÖĞEN
UZM.DR. FUNDA ORAKDÖĞEN
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. DİĞDEM DİKERDEM
UZM.DR. DİĞDEM DİKERDEM
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. M. BÜLENT ÜNALAN
UZM.DR. M. BÜLENT ÜNALAN
Nükleer Tıp
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. DEMET GÜNAY
UZM.DR. DEMET GÜNAY
Biyokimya
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading