Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Şekeri Ne Düşürür? Kan Şekerini Hızlı ve Sağlıklı Dengeleme Yolları

image

Kan şekeri dengesi, genel sağlığımız ve günlük yaşam kalitemiz için hayati bir öneme sahiptir. Vücudumuzun ana enerji kaynağı olan glikozun kandaki seviyesi; beslenme alışkanlıklarımızdan fiziksel aktivite düzeyimize, hatta stres seviyemize kadar pek çok faktörden etkilenir. Kan şekerinin sağlıklı aralıklarda tutulması, enerjik hissetmemizi, konsantrasyonumuzu yüksek tutmamızı ve uzun vadede kronik hastalıklardan korunmamızı sağlar. Modern yaşam tarzı ve beslenme düzeni ise birçok kişinin kan şekerinin yükselmesine neden olabilmektedir. Peki, yüksek seyreden şekeri ne düşürür ve bu durumu kalıcı olarak nasıl dengeleyebiliriz?

Yüksek kan şekeri seviyeleri, kısa vadede yorgunluk, susuzluk ve sık idrara çıkma gibi belirtilere yol açarken uzun vadede kalp hastalığı, böbrek yetmezliği ve sinir hasarı gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle etkili kan şekeri kontrolü sağlamak büyük önem taşır. Bu kapsamlı rehberde, kan şekeri nasıl düşürülür sorusuna yanıt ararken hem acil durumlarda başvurabileceğiniz hızlı çözümleri hem de yaşam kalitenizi artıracak sürdürülebilir şekeri dengeleme yollarını inceleyeceğiz. Beslenme düzeninizde yapabileceğiniz değişikliklerden düzenli egzersizin rolüne, yeterli uykunun öneminden doğal desteklere kadar şekeri ne düşürür sorusuna pratik ve bilimsel temelli bilgilerle cevap bulacaksınız.

Kan Şekeri Neden Yükselir?

Kan şekerinin yükselmesi, modern yaşamın getirdiği yaygın sağlık sorunlarından biridir ve çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilir. Vücudumuz enerjiyi sağlamak için besinlerden aldığı glikozu kullanır. Bu glikozun hücrelere taşınmasında pankreastan salgılanan insülin hormonu kritik bir rol oynar. Ancak bazı durumlarda bu sistem düzgün çalışmaz ve kanda glikoz birikmesi, yani yüksek kan şekeri meydana gelir.

Yanlış beslenme alışkanlıkları, kan şekerini yükselten başlıca etkenlerdendir. Özellikle rafine şeker, işlenmiş karbonhidratlar, beyaz ekmek ve tatlılar gibi besinlerin aşırı tüketimi, kandaki şeker seviyesinde ani yükselişlere neden olur. Bu tür besinler hızla sindirildiği için kana çabuk karışır ve pankreasın daha fazla insülin salgılamasını gerektirir. Zamanla bu durum, vücudun insüline yanıt verme yeteneğini azaltarak insülin direnci gelişimine zemin hazırlayabilir. Hareketsizlik de bu durumu tetikleyen önemli bir faktördür; fiziksel aktivite, kasların glikozu daha etkili kullanmasını sağlayarak kan şekerini dengelemeye yardımcı olur.

Psikolojik faktörler de bu denge üzerinde etkilidir; örneğin stres ve şeker arasındaki ilişki bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Stres anında vücut, kortizol gibi hormonlar salgılayarak glikoz üretimini artırır ve insülinin etkinliğini azaltır. Uzun süreli stres, kronik olarak bu seviyelerin yüksek seyretmesine yol açabilir. Bazı ilaçlar, hormonal değişiklikler ve enfeksiyonlar da bu duruma katkıda bulunabilir.

Yüksek kan şekeri seviyeleri, bireylerde sık idrara çıkma, aşırı susama, ağız kuruluğu, sürekli yorgunluk, bulanık görme, yaraların geç iyileşmesi ve sık enfeksiyon geçirme gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Bu belirtilerin varlığı, bir sağlık profesyoneline danışılması gerektiğini işaret eder. Tedavi edilmediği takdirde bu durum uzun vadede böbrek hasarı, sinir hasarı (nöropati), göz hastalıkları ve kardiyovasküler problemler gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Bazı kişiler, yüksek kan şekeri geliştirme açısından daha fazla risk altındadır. Ailede şeker hastalığı öyküsü olanlar, genetik yatkınlık nedeniyle risk grubundadır. Obezite, özellikle karın bölgesindeki yağlanma, insülin direnci oluşturarak tip 2 diyabet riskini önemli ölçüde yükseltir. Ayrıca gebelik diyabeti geçmişi olan kadınlar ve polikistik over sendromuna sahip bireyler de yüksek risk taşır. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri ve sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları benimsemek, kan şekeri seviyelerini kontrol altında tutmak için hayati önem taşır.

Şekeri Düşürmek İçin Anında Çözümler

Kan şekeri seviyelerinin aniden yükselmesi, özellikle diyabetli bireyler için endişe verici bir durumdur. Bu tür durumlarda hızlı ve doğru müdahaleler, sağlığınızı korumak için büyük önem taşır. Peki, şekeri ne düşürür ve bu yükselişle başa çıkmak için neler yapılabilir? Kan şekeriniz yükseldiğinde yapabileceğiniz en hızlı ve basit müdahalelerden biri bol su tüketmektir. Su, kanınızdaki şeker konsantrasyonunu seyrelterek böbreklerinizin fazla glikozu idrar yoluyla vücuttan atmasına yardımcı olur. Dehidrasyon, kan şekeri seviyelerini daha da yükseltebileceğinden, yeterli sıvı alımı kritik öneme sahiptir. Egzersiz yapmadan önce, özellikle diyabetliyseniz, kan şekeri seviyenizi ve keton seviyenizi kontrol edin. Kan şekeriniz çok yüksekse (genellikle 250 mg/dL üzeri) ve/veya idrarınızda keton varsa, egzersizden kaçının ve doktorunuza danışın. Keton yoksa ve kan şekeriniz makul ölçüde yüksekse, 10-15 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş faydalı olabilir. Stres de kan şekerini yükseltebildiğinden, özellikle stres kaynaklı yükselişlerde gevşeme sağlayan derin nefes egzersizleri gibi yöntemlerle sakinleşmek dolaylı yoldan destek olabilir. Ancak bazı durumlarda evde çözüm aramak yerine acil tıbbi müdahale gerekir. Bilinç bulanıklığı, aşırı halsizlik, nefes darlığı veya bayılma gibi belirtiler yaşıyorsanız vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Bu belirtiler, diyabetik ketoasidoz gibi hayati tehlike oluşturan bir durumun işareti olabileceğinden asla göz ardı edilmemelidir. Kan şekeri yükseldiğinde, düzenli olarak kan şekerinizi ölçmek ve doktorunuzun tavsiye ettiği bir eylem planına sahip olmak çok önemlidir.

Beslenme ile Kan Şekeri Kontrolü

Tüketilen besinler, kan şekerinin yükselme hızını ve miktarını doğrudan etkilediği için kan şekeri dengesini sağlamanın en etkili yolu doğru beslenme alışkanlıkları edinmektir. Özellikle diyabet riski taşıyan veya kan şekeri dalgalanmaları yaşayan kişiler için sağlıklı beslenme ilkelerine uymak, bu dengeyi korumada temel bir adımdır.

Besinlerin kan şekerini nasıl etkilediğini anlamak için glisemik indeks (Gİ) ve glisemik yük (GY) kavramları yol göstericidir. Glisemik indeks, bir gıdanın tüketildikten sonra kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösterir. Örneğin beyaz ekmek gibi yüksek Gİ'li besinler kan şekerini hızla artırırken tam tahıllar gibi düşük Gİ'li besinler daha yavaş ve dengeli bir etki yaratır. Glisemik yük ise tüketilen porsiyondaki karbonhidrat miktarını da hesaba katarak kan şekeri üzerindeki toplam etkiyi daha isabetli bir şekilde gösterir.

Kan şekerini dengeleyen ve hatta yüksek şekeri düşüren besinler ile beslenmek, bu dengenin korunmasında kilit rol oynar. Lif açısından zengin sebzeler, tam tahıllar, baklagiller, sağlıklı yağlar ve kaliteli protein kaynakları, kan şekerinin ani yükselişlerini engellemeye yardımcı olur. Bu tür besinler, tokluk hissini artırarak aşırı yeme eğilimini de azaltır. Özellikle doğal ve işlenmemiş gıdalara yönelmek, kan şekeri yönetimi için temel bir adımdır.

Bir diyabet diyeti veya kan şekerini kontrol altında tutmayı amaçlayan bir beslenme planı, bu prensiplere dayanır. Bu tür bir beslenme düzeninde karbonhidratların kalitesi ve miktarı dikkatle seçilir, protein ve sağlıklı yağlar öğünlere dengeli bir şekilde dağıtılır. Gelecek bölümlerde, yüksek şekeri düşüren besinler ile hazırlayabileceğiniz örnek öğün planları ve lezzetli tarifler hakkında detaylı bilgiler bulacaksınız. Bu bilgiler, kan şekerinizi doğal yollarla kontrol altında tutmanıza yardımcı olacak pratik çözümler sunacaktır.

Şekeri Dengeleyen Süper Besinler Kan şekerini dengelemek, genel sağlık için kritik öneme sahiptir. Özellikle kan şekeri dalgalanmaları yaşayan veya bu konuda hassasiyeti olan kişiler için beslenme büyük bir rol oynar. Bazı gıdalar, içerdiği lif, protein ve sağlıklı yağlar sayesinde kan şekerinin stabil kalmasına yardımcı olur ve doğal şeker düşürücüler olarak bilinir. Bu besinleri düzenli olarak tüketmek, yüksek şekeri düşüren besinler arayışında olanlar için önemli bir destek sağlayabilir.

Yulaf: Güne yulaf ezmesiyle başlamak, kan şekeri kontrolü için harika bir adımdır. Yulaf, çözünür lif açısından zengin olması sayesinde sindirimi yavaşlatır ve kan şekerinin aniden yükselmesini engeller. Bu özelliğiyle doğal şeker düşürücüler arasında öne çıkar. Yarım kase pişmiş yulaf ezmesi, gün boyunca enerjinizi dengede tutmanıza yardımcı olabilir. Kahvaltıda süt veya yoğurtla karıştırabilir, un haline getirerek sağlıklı tariflerde kullanabilirsiniz.

Badem: Sağlıklı yağlar, lif ve protein deposu olan badem, kan şekerini dengeleme konusunda oldukça etkilidir. Kan şekerini yavaşça yükseltir ve tokluk hissi sağlar. Bir avuç (yaklaşık 20-25 adet) badem ara öğün olarak tüketilebilir veya salatalara eklenebilir. Araştırmalar, düzenli badem tüketiminin insülin direncini azaltmaya yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Ceviz: Omega-3 yağ asitleri, lif ve antioksidanlar açısından zengin olan ceviz, kan şekeri yönetimi için faydalı bir diğer kuruyemiştir. Tıpkı badem gibi ceviz de sindirimi yavaşlatarak kan şekerinin daha stabil kalmasına yardımcı olur. Bir avuç ceviz, salatalarınıza veya yoğurdunuza ekleyebileceğiniz sağlıklı bir atıştırmalıktır. Tip 2 diyabet riskini azaltmaya yardımcı olabilen ceviz, bu yönüyle yüksek şekeri düşüren besinler arasında önemli bir yere sahiptir.

Yeşil Yapraklı Sebzeler: Ispanak, lahana ve pazı gibi yeşil yapraklı sebzeler, düşük karbonhidrat ve yüksek lif içerikleriyle kan şekerini dengelemeye yardımcı olur. Aynı zamanda magnezyum gibi mineraller açısından zengin olmaları, insülin duyarlılığını artırabilir. Salatalarda bolca kullanabilir, yemeklerinize katabilir veya smoothielerinize ekleyebilirsiniz. Porsiyon konusunda cömert davranmaktan çekinmeyin, çünkü bu sebzeler kalori açısından düşük ve besin değeri yüksektir.

Baklagiller: Fasulye, mercimek ve nohut gibi baklagiller, kompleks karbonhidratlar, yüksek lif ve protein içeriği sayesinde kan şekerini uzun süre dengede tutar. Sindirimi yavaş olan bu gıdalar, kan şekerinde ani yükselişleri önler. Çorbalara, salatalara veya ana yemeklere ekleyerek tüketebilirsiniz. Örneğin, haftada birkaç kez bir kase mercimek çorbası veya nohutlu bir yemek tüketmek, kan şekeri kontrolünüze olumlu katkı sağlayacaktır. Bu tür yüksek şekeri düşüren besinler ile dengeli bir diyet oluşturmak, uzun vadeli sağlık hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Uzun Vadede Şeker Dengesini Sağlama Kan şekerinin uzun vadede dengede tutulması, genel sağlık için temel bir gerekliliktir. Anlık dalgalanmaları yönetmek yerine yaşam tarzı değişiklikleriyle sürdürülebilir bir denge kurmak, kronik hastalık risklerini azaltmanın ve enerjik bir yaşam sürmenin en etkili yoludur. Bu süreçte benimsenmesi gereken kalıcı şekeri dengeleme yolları, bütüncül bir yaklaşım gerektirir.

Düzenli fiziksel aktivite, uzun vadeli kan şekeri kontrolü açısından en güçlü alışkanlıklardan biridir. Yürüyüş, yüzme, bisiklete binme veya dans gibi düzenli egzersizler, kasların glikozu daha verimli kullanmasını sağlar. Bu durum, insülin duyarlılığını artırarak hücrelerin kandaki şekeri daha kolay emmesine olanak tanır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik egzersizin yanı sıra, haftanın 2 veya daha fazla gününde tüm ana kas gruplarını çalıştıran güçlendirme egzersizlerinin de yapılması kan şekeri kontrolü için önemlidir. Kaslarınızı çalıştırdıkça egzersiz ve şeker arasındaki pozitif ilişki güçlenir ve öğün sonrası kan şekeri yükselişlerini kontrol altında tutmak kolaylaşır.

Yeterli ve kaliteli uyku da kan şekeri dengesi üzerinde doğrudan etkiye sahiptir. Uyku eksikliği, insülin direncini artırabilen kortizol gibi stres hormonlarının salınımını tetikler. Her gece 7-9 saat kesintisiz uyumak, hormon dengesini koruyarak kan şekerini düzenlemeye yardımcı olur. Uyku düzeninin bozulması, açlık hormonu grelinin seviyesini artırırken tokluk hormonu leptinin seviyesini düşürerek iştahı da olumsuz etkileyebilir.

Stres yönetimi, modern yaşamda şekeri dengeleme yolları arasında giderek daha fazla öne çıkmaktadır. Kronik stres, vücudun sürekli “savaş ya da kaç” modunda kalmasına neden olarak kan dolaşımına glikoz salınımını artırır. Stres ve şeker arasındaki bu ilişki, uzun vadede kan şekeri seviyelerinin yüksek seyretmesine yol açabilir. Meditasyon, yoga, derin nefes egzersizleri veya doğa yürüyüşleri gibi rahatlama teknikleri ise stres hormonlarının seviyesini düşürerek bu dalgalanmaları önlemeye yardımcı olur.

Şekeri Yükselten Besinlerden Kaçınma Rehberi

Günümüzde birçok kişi farkında olmadan yüksek şeker içeren besinler tüketerek kan şekeri seviyelerinde ani yükselişlere neden olmaktadır. Bu durum uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Şekeri yükselten besinlerden kaçınmak, daha dengeli bir sağlıklı beslenme düzeni oluşturmanın temel adımlarından biridir. Bu rehber, hangi besinlerden uzak durmanız gerektiğini ve yerine ne tür alternatifler koyabileceğinizi detaylandıracaktır.

İşlenmiş gıdalar ve şekerli içecekler en büyük tehlikelerden biridir. Gazlı içecekler, meyve suları (konsantre veya ilave şekerli olanlar), hazır kahveler ve enerji içecekleri yüksek miktarda rafine şeker barındırır. Bu içecekler anında emildikleri için şeker düzeylerini hızla artırır ve vücutta insülin salgısını tetikler. Aynı şekilde paketli kekler, kurabiyeler, çikolatalar ve çoğu hazır atıştırmalık da gizli şekerlerle doludur. Bunların yerine su, şekersiz bitki çayları veya taze meyveler tercih etmek çok daha faydalıdır.

Rafine karbonhidratlar da şekeri hızla yükselten besin grupları arasında yer alır. Beyaz ekmek, beyaz pirinç ve makarna gibi lif içeriği düşük ürünlerin sindirimi hızlı gerçekleşir, bu da şeker seviyesinde ani artışlara yol açar. Bu tür rafine ürünler yerine tam tahıllı alternatiflere yönelmek önemlidir. Örneğin beyaz ekmek yerine tam buğday veya çavdar ekmeği; beyaz pirinç yerine ise bulgur, esmer pirinç ya da karabuğday gibi seçenekler tercih edilebilir. Bu alternatifler, daha yüksek lif içeriği sayesinde sindirimi yavaşlatır ve kan şekerinin daha dengeli seyretmesine yardımcı olur.

Alışveriş yaparken ürün etiketlerini dikkatlice okuma alışkanlığı kazanmak da hayati önem taşır. Birçok gıda üreticisi, ürünlerine "gizli şeker" adı verilen farklı formlarda şeker ekler. Mısır şurubu, yüksek fruktozlu mısır şurubu, glukoz, dekstroz, maltoz veya sakkaroz gibi isimler aslında birer şeker türüdür. Bu bileşenlerin etiket üzerinde ilk sıralarda yer alması, ürünün şeker içeriğinin yüksek olduğu anlamına gelir. Ürünlerin glisemik indeks değerlerini araştırmak da kan şekeri üzerindeki etkilerini anlamak açısından faydalıdır. Düşük glisemik indeksli besinler, kan şekerini daha yavaş yükselterek uzun süre tokluk hissi sağlar ve ani enerji düşüşlerini engeller. Bilinçli seçimler yaparak ve etiket okuma alışkanlığı kazanarak şeker tüketiminizi kontrol altında tutabilir, genel sağlığınızı iyileştirebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular Beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve stres yönetimi, kan şekeri kontrolünün vazgeçilmez unsurlarıdır. Sağlıklı beslenme programları, düşük glisemik indeksli gıdaları içermeli, düzenli egzersiz metabolizmayı desteklemeli ve stres azaltıcı teknikler uygulanmalıdır.
Kan şekeri, vücudun enerji için kullandığı glikozun kandaki seviyesinin artmasıdır. Bu durum genellikle pankreasın yeterli insülin üretememesi (tip 1 diyabet) veya hücrelerin insüline doğru yanıt vermemesi (tip 2 diyabet) sonucu ortaya çıkar. Yüksek karbonhidratlı beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, stres, çeşitli hastalıklar ve bazı ilaçlar da kan şekeri seviyesinin yükselmesine neden olabilen diğer önemli faktörler arasında yer alır.
Yüksek kan şekeri (hiperglisemi) genellikle sık idrara çıkma, aşırı susuzluk hissi, ağız kuruluğu, sürekli yorgunluk ve bulanık görme gibi belirtilerle kendini gösterir. İlerleyen durumlarda açıklanamayan kilo kaybı, yaraların geç iyileşmesi ve sık tekrarlayan enfeksiyonlar da gözlemlenebilir. Bu belirtiler, vücudun fazla şekerden kurtulmaya çalıştığının bir işaretidir ve fark edildiğinde bir sağlık profesyoneline danışmak önemlidir.
Acil yüksek kan şekeri durumunda öncelik, doktorunuzun önerdiği hızlı etkili insülini veya ilacı kullanmaktır. Bol su içmek, kandaki şeker konsantrasyonunu seyrelterek böbreklerin fazla glikozu atmasına yardımcı olur. Durumunuz uygunsa 10-15 dakikalık hafif tempolu bir yürüyüş de kasların glikozu kullanmasını sağlayarak destek olabilir. Ancak bilinç bulanıklığı gibi ciddi belirtiler varsa acil tıbbi yardım alınmalıdır.
İdeal kan şekeri seviyeleri, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve diyabet tipine göre kişiye özel olarak doktor tarafından belirlenir. Genel bir kılavuz olarak, açlık kan şekerinin 80-130 mg/dL aralığında, yemekten iki saat sonraki tokluk kan şekerinin ise 180 mg/dL'nin altında olması hedeflenir. Uzun vadeli kontrolü gösteren HbA1c değerinin ise genellikle %7'nin altında tutulması, komplikasyon riskini azaltmak için önemlidir.
Yüksek şekeri düşüren besinler genellikle lif, sağlıklı yağ ve protein açısından zengin olanlardır. Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, yulaf, mercimek ve nohut gibi baklagiller, sindirimi yavaşlatarak kan şekerini dengeler. Badem, ceviz gibi kuruyemişler ve avokado gibi sağlıklı yağ kaynakları da tokluk hissini artırır. Tarçın ve yaban mersini gibi bazı baharat ve meyveler de insülin duyarlılığını destekleyebilir.
Glisemik indeks (Gİ), karbonhidrat içeren bir gıdanın kan şekerini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteren bir sıralama sistemidir. Örneğin, beyaz ekmek gibi yüksek Gİ'li gıdalar kan şekerinde ani ve keskin bir artışa neden olur. Mercimek veya tam buğday ekmeği gibi düşük Gİ'li besinler ise kan şekerini daha yavaş ve dengeli bir şekilde yükseltir. Glisemik yük (GY) ise glisemik indekse ek olarak tüketilen porsiyon büyüklüğünü de hesaba katarak, bir besinin kan şekeri üzerindeki toplam etkisini daha doğru yansıtan bir ölçüttür. Düşük Gİ ve GY değerine sahip besinleri tercih etmek, kan şekerini daha istikrarlı tutmaya yardımcı olur.
Kan şekerini dengede tutmak için rafine şeker içeren tüm ürünlerden, gazlı ve şekerli içeceklerden uzak durulmalıdır. Beyaz unla yapılmış ekmek, makarna, patates, hamur işleri ve paketli atıştırmalıklar kan şekerini hızla yükselten gıdalardır. Patatese alternatif olarak tatlı patates veya karnabahar püresi gibi seçenekler düşünülebilir. Ayrıca, ketçap veya hazır salata sosları gibi ürünlerdeki gizli şekerlere dikkat etmek önemlidir. Bu tür gıdalar yüksek glisemik indeks değerine sahip olup boş kalori kaynağıdır.
Yeterli su tüketimi, kan şekeri yönetimi için kritik bir rol oynar. Peki su, şekeri ne düşürür? Su, kandaki glikoz konsantrasyonunu seyreltir ve böbreklerin fazla şekeri idrar yoluyla vücuttan atmasını kolaylaştırır. Dehidrasyon (susuzluk), kan şekerinin daha da yoğunlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle günde en az 8-10 bardak su içmek, kan şekerini dengelemeye yardımcı olan basit ama etkili bir alışkanlıktır.
Stres anında vücut, "savaş ya da kaç" tepkisinin bir parçası olarak kortizol ve adrenalin gibi hormonlar salgılar. Bu stres hormonları, karaciğerin depoladığı glikozu kana bırakmasını tetikleyerek kan şekeri seviyelerini anlık olarak yükseltir. Kronik stres ise bu durumu sürekli hale getirerek insülin direncini artırabilir ve kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilir. Meditasyon, yoga ve düzenli egzersiz gibi stres yönetimi teknikleri bu etkiyi azaltabilir.
Egzersiz ve şeker arasında doğrudan bir ilişki vardır. Fiziksel aktivite sırasında kaslar, enerji için kandaki glikozu kullanır. Bu durum, insüline ihtiyaç duymadan kan şekerinin doğal olarak düşmesini sağlar. Düzenli egzersiz yapmak, hücrelerin insüline olan duyarlılığını artırarak uzun vadede kan şekeri kontrolünü kolaylaştırır. Haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş gibi orta yoğunlukta bir aktivite hedeflemek oldukça faydalıdır.
İnsülin direnci, hücrelerin insülin hormonuna yeterli yanıt vermemesi durumudur. Bu durumda pankreas, kan şekerini hücrelere sokabilmek için daha fazla insülin üretmek zorunda kalır ve zamanla yorulur. Yönetimi için yaşam tarzı değişiklikleri esastır. Sağlıklı beslenme, özellikle işlenmiş karbonhidratları azaltmak, düzenli egzersiz yaparak kas kütlesini artırmak, ideal kiloyu korumak ve yeterli uyku uyumak direnci kırmada en etkili yöntemlerdir.
Kan şekeri ölçüm sıklığı, tamamen kişiye özeldir ve doktor tarafından belirlenmelidir. Bu sıklık; diyabetin tipine, kullanılan tedavi yöntemine (insülin, hap vb.) ve kan şekeri seviyelerinin ne kadar dengeli olduğuna bağlı olarak değişir. Genellikle insülin kullananların günde birkaç kez, diğer hastaların ise daha seyrek ölçüm yapması istenir. Amaç, beslenme ve aktivitenin kan şekeri üzerindeki etkisini anlamaktır.
Hipoglisemi, kan şekerinin normalin altına düşmesi durumudur (genellikle 70 mg/dL altı) ve en az yüksek şeker kadar tehlikelidir. Belirtileri aniden başlar ve titreme, soğuk terleme, çarpıntı, şiddetli açlık hissi, baş dönmesi, sinirlilik ve kafa karışıklığı şeklinde ortaya çıkabilir. Hipoglisemi anında meyve suyu veya kesme şeker gibi hızlı etkili bir karbonhidrat tüketmek gerekir.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
İç Hastalıkları (Dahiliye)
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. CANAN KARATAY
PROF.DR. CANAN KARATAY
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading