Bebeklerde Burun Tıkanıklığına Anne Sütü İyi Gelir mi?

Burun, soluk alıp verme esnasında, alınan havanın filtrelenmesi, ısıtılması ve nemlendirilmesine katkı sağlar. Bebeklerde meydana gelen burun tıkanıklığı, hem bebek hem de anne babalar açısından rahatsız edici bir sorundur. Burnun tıkanıklığının derecesi hafiften ciddiye doğru geniş bir yelpazede değişkenlik gösterebileceği için dikkatli olunmalıdır. 

Bebeklerde Burun Tıkanıklığına Neden Olan Faktörler Nelerdir? 

Bebeklerde burun tıkanıklığı nedenleri arasında; bebeğin bulunduğu ortamdaki havanın neminin az olması, solunan havada toz, sigara dumanı ve parfümler gibi tahriş edici maddelerin varlığı ile nezle-grip gibi viral enfeksiyonlar bulunur.

Anatomik burun tıkanıklığı nedenleri

Yaşamın ilk 1 ayı (ilk 4 haftası) yenidoğan dönemi olarak adlandırılır. Bu dönem içerisindeki bebekler mecburi olarak nefes alıp verme işlemini burundan gerçekleştirirler. Koanal atrezi olarak adlandırılan yapısal hastalıkta, burundaki hava yollarının arka kısımlarında olması gereken açıklıklar doğuştan kapalı haldedir. Kapanan yollar burunda tek taraflı ya da çift taraflı olabilir.  
Koanal atrezi, kız çocuklarında ve burnun sağ tarafında daha sık görülür. Yaşamın ilk 3-4 haftasında burundan solunum yapan bebeklerde, kapalılığın 2 taraflı olması, yaşamı tehdit eden bir durumdur. Genellikle iki taraflı kapalılıklarda, koanal atrezi için doğumun sonrasında tanı konulur. Kapalılığın tek taraflı olması halinde ise bazı kişilerde ileri yaşlara kadar tanının konması gecikebilir.

Yaşamın ilk 12 ayında burun tıkanıklığına ilave olarak burun damarlarında kan toplanması ve ödem gelişimini ifade eden nazal konjesyon, sık olarak meydana gelir. Nazal konjesyon, bebeğin uyku esnasındaki solunumu üzerinde olumsuz etki bırakır. Hava yollarındaki darlıklara bağlı oluşan tıkanıklıklar genellikle ilk 6 ayda hava yollarının genişlemesini takiben kaybolur. 
Vücudun birçok bölgesinde hastalık oluşturma eğilimindeki yabancı mikroorganizmalar ile karşılaşılması durumunda reaksiyon gösteren lenf dokusu karakterinde yapılar yer alır. Burnun arka kısmında genize açıldığı bölgeye yakın olarak bulunan lenf dokusu, adenoid ya da geniz eti olarak adlandırılır.

Geniz etlerinde büyüme (adenoid hipertrofisi) virüs ya da bakterilere bağlı olarak oluşan enfeksiyonlar nedeniyle oluşabileceği gibi reflü ve alerji gibi durumlar sonrasında da gerçekleşebilir. Geniz etlerinin büyümesi ile burunda tıkanıklık, horlama ve bebeğin uyku kalitesinde bozulmalar görülebilir.

Yaşamın ilk yıllarındaki bebekler ve daha sık olarak küçük yaştaki çocuklar, ellerinde bulunan nesneleri burunlarına götürme eğilimindedir. Başparmak ile işaret parmağı arasında herhangi bir cismi koordine bir şekilde tutma hareketi 9 aydan önce gelişmediği için küçük bebeklerde bu durumla daha nadir olarak karşılaşılır.

Burun içerisindeki yabancı cisme bağlı olarak burun tıkanıklığı, burun kanaması, sinüzit ve orta kulak enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar oluşabilir. Özellikle oyuncakların çalışması amacıyla kullanılan piller, küçük ve parlak renkli olması nedeniyle çocukların dikkatini çekebilir. Piller, kimyasal yapıları nedeniyle kısa sürede aşırı hasar oluşturabilir. Burnun ortasında yer alan kıkırdağın delinmesi, pilin burnun içine sokulmasını takiben 4 saat içerisinde meydana gelebilir.

Burun tıkanıklığı nedeni olan alerjik durumlar ve enfeksiyon hastalıkları 

Burun tıkanıklığı genel olarak solunum yolu enfeksiyonlarında ortaya çıkan bir belirtidir. Rinit adı verilen burun mukozasının iltihaplanması ve burnun etrafındaki hava boşlukları olan sinüslerin iltihaplanmasını tanımlayan rinosinüzit, burun tıkanıklığı nedenleri arasında en çok karşılaşılan durumlardandır. 
Solunum yollarının viral enfeksiyonları, bebeklerde uzun süreli rinitlere zemin hazırlayabilir. Enfeksiyonlar nedeniyle oluşan rinitlere ilave olarak alerjik hadiselere yatkınlık ve burun yapısındaki anormallikler de burnun iç yapısının iltihaplanmasına ve tıkanmasına neden olabilir.

Rinitlerde hava yollarında meydana gelen direnç artışı, solunum fonksiyonlarını bozarak ani bebek ölüm sendromuna neden olabileceği için dikkatli olunmalıdır. Soluk alıp verme esnasında, bebeğin normale göre daha gürültülü olarak solunum işlemini gerçekleştirmesi ve iştahında azalma gibi belirtiler yenidoğan bebeklerde rinit oluştuktan sonra ortaya çıkabilir. 

Süt çocukluğu ve bebeklik döneminde görülen rinit olgularında, oluşan belirtilerin 1-3 ay süre ile devam etmesi halinde subakut rinit adını alır. Semptomların uzun sürmesine neden olan faktörler arasında alerjiler ve gastroözefagial reflü sendromu, bu yaş grubundaki subakut rinit nedenleri arasında sayılabilecek başta gelen rahatsızlıklara örnek teşkil eder.

Mide içeriğinin daha üst seviyelere ulaşması halinde, reflü içeriği bulunduğu ortamı asitli hale getirir ve bu durum aşırı miktarda salgı üretimini tetikleyebilir. Reflüye tepki olarak üretilen bu aşırı miktardaki sıvı, burun mukozasında şimeye neden olabilir.
İlgili hekimin önermesi halinde, reflü nedeniyle meydana gelen rinit olgularında, bebeğin uyku pozisyonunda başının biraz daha yüksekte olması fayda sağlayabilir. Pozisyon dışında, beslenme esnasındaki davranışlarda da hekim tarafından belirtilen öneriler doğrultsunda çeşitli düzenlemeler yapılması, reflü ve reflü nedeniyle oluşan çeşitli durumların kontrolüne katkı sağlayabilir.

Bebeklerde burun tıkanıklığına dair belirti ve bulguların görülmesi halinde sağlık kuruluşlarına başvurularak burun tıkanıklığının altta yatan nedeni ve uygun tedavi planlanması açısından ilgili hekimlerden yardım alınmalıdır. Hekimin uygun görmesi halinde bebeğin tıkalı olan burnunun açılması amacıyla uygulanabilecek çeşitli yöntemler vardır. 

Bebeğin burun tıkanıklığı, yaşadığı çevrede bulunan havanın kuru olmasından kaynaklanması halinde, çeşitli nemlendirici cihazlar kullanılabilir. Burun içinde üretilen mukus yapısındaki sagıların birikimi nedeniyle bebeğin burnunda tıkanma meydana gelmişse, hekim tarafından uygun görülmesi halinde çeşitli burun damlaları bu salgıların temizlenmesine katkı sağlayabilir. 
Nemlendirme yöntemleri ile burun tıkanıklığının açılması konusunda ilerleme kaydedilemesi durumunda, hekimin bilgisi ve önerisi dahilinde olmak üzere, birikmiş salgıların temizlenmesini sağlayan emici araçların kullanımı, burun tıkanıklığının giderilmesinde fayda gösterebilir.

Bebeklerde Burun Tıkanıklığa Anne Sütü İyi Gelir Mi ?

Anne sütü bebekler için eşsiz bir besin kaynağıdır ve aynı zamanda içerdiği birçok hücre ve moleküller, bebeklerin savunma sistemlerinin güçlendirilmesine katkı sağlar. Anne sütü yerine mama ile beslenen bebeklerde, anne sütü ile beslenen bebeklere kıyasla enfeksiyonlara karşı yatkınlık oluşabilir.

Bu enfeksiyonlar arasında, orta kulak iltihabı, bağırsak enfeksiyonları ve solunum yolu enfeksiyonları örnek olarak sayılabilir.
Annenin sindirim sisteminde görev alan savunma hücreleri, anne sütü yoluyla bebeğe geçer ve bebeğin, emzirilmesi esnasında çevreden bulaşabilecek hastalıklara karşı korunmasına katkı sağlar. Doğumu takiben ilk 5 gün içerisinde verilen süt, kolostrum olarak adlandırılır. Bu sütte ilerleyen zamanlarda salgılanan olgun süte kıyasla hastalıklardan koruyucu maddeler daha fazla bulunur.

Burun tıkanıklığının meydana gelmesinde en sık nedenler arasında nezle ve grip gibi solunum yolu hastalıklarının yer almasına karşılık, anne sütünde yer alan birçok madde ve molekül, burun tıkanıklığının nedeni olabilecek enfeksiyonlara karşı koruyucu özellik gösterebilir.

•    Laktoferrin
Hastalık oluşturma potansiyeline sahip mikroorganizmaların çoğalabilmesi için serbest haldeki demir önemli bir mineraldir. Temel fonksiyonu demir bağlamak olan laktoferrin, bu özelliği sayesinde bakterilerin bölünmesini engelleyici bir özellik gösterir.
•    Lizozim
Lizozim enzimi, bakteri hücresinin dış kısmını oluşturan duvarda harabiyete neden olarak bazı bakterilerin uzaklaştırılmasını sağlar. Lizozim anne sütü dışında, tükürük ve gözyaşı gibi diğer vücut salgılarının içeriğinde de yer alır.
•    İnterferon
Yabancı mikroorganizmaların vücut içerisinde varlığı, bağışıklık sistemi tarafından tespit edilmesi halinde, savunma hücreleri, interferon adı verilen protein yapıda moleküller üretir. Anne sütünde bulunan interferon, bazı virüslere bağlı olarak oluşabilecek hastalıklardan koruyucu özellik gösterir.
•    Annenin bağışıklıktan sorumlu hücreleri
Anne sütünde koruyucu moleküllere ek olarak koruyucu hücreler de yer alır. Annenin vücut savunmasında görev alan hücrelerden lenfositlerin, yabancı mikroorganizmalarla karşılaşmaları halinde onları sindiren makrofajların ve zararlı mikroorganizmaları parçalayan enzimlere sahip nötrofillerin bir kısmı anne sütü vasıtasıyla bebeğe aktarılır.

Bebeklerde burun tıkanıklığı ve anne sütünün etkisi ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.