Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Kıl Kurdu Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavi Yöntemleri

image

Kıl kurdu, özellikle çocuklarda sıkça görülen yaygın bir bağırsak parazitidir. Tıbbi adıyla Enterobius vermicularis, ince, beyaz, iplik benzeri bir solucan türüdür ve insan bağırsağında yaşar. Dişi kıl kurtları genellikle geceleri makat bölgesine yumurta bırakarak özellikle çocuklarda kaşıntıya neden olur. Bu durum, kişiden kişiye kolayca bulaşabilen bir parazit enfeksiyonu sorununu ortaya çıkarır.

Tüm dünyada milyonlarca insanı etkileyen kıl kurdu, hijyen kurallarına uyulmadığında veya bulaşma zinciri kırılmadığında hızla yayılabilir. Bu nedenle toplumda oldukça yaygın bir sağlık problemidir. Bu rehberde, kıl kurdu enfeksiyonunun belirtilerini, nasıl teşhis edildiğini ve etkili tedavi yöntemlerini ayrıntılı olarak ele alacağız. Amacımız, bu rahatsızlıkla ilgili farkındalığı artırmak ve doğru bilgiyi sunarak bireylerin ve ailelerin sağlığını korumalarına yardımcı olmaktır. Özellikle çocuklarda karşılaşılan bu durum, ebeveynler için de önemli bir bilgi kaynağı olacaktır. Bağırsak kurdu enfeksiyonları arasında en yaygın olanlarından biri olan kıl kurtları, doğru yaklaşımlarla kontrol altına alınabilmektedir.

Kıl Kurdu Nedir ve Nasıl Bulaşır?

Kıl kurdu, tıbbi adıyla Enterobius vermicularis, sindirim sisteminde yaşayan küçük, beyaz renkli bir parazittir. Yetişkin kıl kurtları genellikle kalın bağırsağın son kısmında ve ince bağırsağın başlangıcında bulunur. Boyutları 0.5 ila 1.5 cm arasında değişen bu parazitler, iplik benzeri görünümleriyle dikkat çeker. Dünya genelinde yaygın olan kıl kurdu enfeksiyonu, özellikle okul çağındaki çocuklarda sık görülse de her yaştan insanı etkileyebilir.

Kıl kurdu enfeksiyonu, parazitin mikroskobik yumurtalarının ağız yoluyla alınmasıyla başlar. Bu yumurtalar, enfekte bir kişinin dışkısıyla kirlenmiş yüzeylerde (oyuncaklar, kapı kolları, çarşaflar, tuvalet ekipmanları) veya besinlerde bulunabilir. Bulaşma sonrası yumurtalar, yutulduktan sonra ince bağırsağa ulaşır ve burada çatlar. Çatlayan yumurtalardan çıkan larvalar, kalın bağırsağa doğru ilerler ve burada yaklaşık 2-6 hafta içinde olgunlaşarak yetişkin kurtlara dönüşür. Yetişkin kurtların ömrü yaklaşık iki aydır. Dişi kıl kurtları, yumurtlama zamanı geldiğinde genellikle geceleri anüs bölgesine göç eder ve derinin kıvrımlarına binlerce yumurta bırakır. Bu yumurtalar, bırakıldıktan sadece birkaç saat sonra bulaşıcı hale gelir. Dişi *Enterobius vermicularis*'in bu hareketi, anüs çevresinde şiddetli kaşıntıya neden olur. Bu kaşıntı sonucunda kişi bölgeyi kaşıdığında yumurtalar parmaklara ve tırnak altlarına bulaşır. Kirlenmiş ellerle ağıza dokunmak veya yiyeceklere, eşyalara temas etmek suretiyle yumurtalar tekrar yutulur ve döngü yeniden başlar. Bu duruma "otofeksiyon" (kişinin kendi kendini yeniden enfekte etmesi) denir.

Kirli ellerle yemek yemek, enfekte bir kişinin dokunduğu yüzeylere temas etmek ve ardından elleri ağıza götürmek, kıl kurdu enfeksiyonunun en yaygın nedenlerinden biridir. Ayrıca, iyi yıkanmamış sebze ve meyvelerin tüketilmesi de bir bulaşma yolu olabilir. Özellikle çocukların oyun oynarken veya ortak alanlarda zaman geçirirken ellerini sık sık ağızlarına götürmeleri, enfeksiyon riskini artırır.

Kıl Kurdu Belirtileri

Kıl kurdu enfeksiyonu, özellikle hijyen koşullarının tam olarak sağlanamadığı ortamlarda kolayca yayılabilen yaygın bir parazit sorunudur. Kıl kurdu belirtileri kişiden kişiye değişmekle birlikte, genellikle benzer şikayetlerle kendini gösterir. En karakteristik ve rahatsız edici belirti, şüphesiz ki makat kaşıntısıdır. Bu kaşıntı, özellikle geceleri, dişi kıl kurtlarının yumurtlamak için anüs çevresine doğru hareket etmesiyle şiddetlenir. Gece yaşanan bu yoğun kaşıntı, uyku düzenini bozarak yorgunluk, sinirlilik ve konsantrasyon güçlüğü gibi ek sorunlara yol açabilir.

Çocuklarda kıl kurdu enfeksiyonu, yetişkinlere göre daha sık görülür ve belirtiler daha belirgin olabilir. Çocuklar, kaşıntı nedeniyle uyku sırasında huzursuzluk yaşayabilir, dişlerini gıcırdatabilir ve dinlenmeleri engellenebilir. Ayrıca iştahsızlık, kilo kaybı ve karın ağrısı gibi sindirim sistemi rahatsızlıkları da görülebilir. Bazı durumlarda, çocuğun bezinde veya iç çamaşırında küçük, beyaz, iplik benzeri kurtçuklar çıplak gözle fark edilebilir. Bu farkındalık, ebeveynlerin doktora başvurması için önemli bir ipucu olabilir. Kıl kurdu belirtileri arasında yer alan bu fiziksel kanıtlar teşhis sürecini hızlandırır.

Yetişkinlerde kıl kurdu enfeksiyonu da benzer belirtilerle ortaya çıkar. Gece yaşanan makat kaşıntısı, yetişkinlerde de uyku kalitesini düşürerek günlük aktiviteleri olumsuz etkiler. Özellikle kadınlarda, kıl kurdu yumurtaları anüsten vajinal bölgeye geçiş yaparak vajinal akıntıya ve vajinal kaşıntıya neden olabilir. Bu gibi durumlarda jinekolojik muayene de gerekebilir. Kıl kurdu enfeksiyonunun yol açtığı bu tür belirtiler, kişisel hijyene dikkat edilmesine rağmen devam ediyorsa, tıbbi yardım almak önemlidir.

Diğer yaygın kıl kurdu belirtileri arasında mide bulantısı, ara sıra ishal atakları, gaz ve şişkinlik hissi sayılabilir. Sürekli kaşıntıya bağlı olarak anal bölgede kızarıklık, tahriş ve hafif enfeksiyonlar da oluşur. Nadiren de olsa, aşırı kaşıntı nedeniyle ciltte yaralar açılabilir ve bu yaralar bakteriyel enfeksiyonlara zemin hazırlayabilir. Bu nedenle kıl kurdu enfeksiyonundan şüphelenildiğinde bir sağlık profesyoneline danışmak ve uygun tedaviye başlamak, hem enfeksiyonun yayılmasını önlemek hem de olası komplikasyonları engellemek açısından büyük önem taşır. Özellikle çocuklarda kıl kurdu enfeksiyonları, gelişimlerini olumsuz etkileyebileceğinden, erken tanı ve tedaviye başlanması kritik öneme sahiptir. Yetişkinlerde kıl kurdu ise genellikle kişisel hijyene daha fazla dikkat ederek kontrol altına alınabilir, ancak belirtiler devam ederse tıbbi müdahale gereklidir.

Kıl Kurdu Hangi Sağlık Sorunlarına Yol Açabilir?

Kıl kurdu enfeksiyonu, genellikle hafif seyirli ve tedavi edilebilir bir durum olmasına rağmen, ihmal edildiğinde veya uzun süre tedavi edilmediğinde çeşitli sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle çocuklarda ve bağışıklık sistemi zayıf bireylerde bu komplikasyonlar daha ciddi boyutlara ulaşabilir.

Tedavi edilmeyen kıl kurdu enfeksiyonları, anüs çevresinde şiddetli ve sürekli kaşıntıya neden olur. Bu kaşıntı, özellikle geceleri artarak uyku düzenini bozar, yorgunluğa ve huzursuzluğa yol açar. Çocuklarda bu durum, okul başarısında düşüşe ve günlük aktivitelerde konsantrasyon eksikliğine neden olabilir. Kaşıntının neden olduğu sürekli kaşıma isteği, ciltte tahrişe, kızarıklığa ve hatta enfeksiyon riskini artıran cilt lezyonlarına neden olabilir. Bakteriyel enfeksiyonlar gelişirse, daha ciddi cilt sorunları ortaya çıkabilir.

Bir bağırsak paraziti olan kıl kurdu, nadiren de olsa vücudun diğer bölgelerine yayılarak farklı sağlık sorunlarına neden olabilir. Kadınlarda vajinaya veya idrar yoluna geçerek idrar yolu enfeksiyonlarına (İYE) veya vajinite yol açabilir. Bu durum, yanma, sık idrara çıkma ve ağrı gibi belirtilerle kendini gösterebilir. Çok nadir durumlarda, dişi kıl kurtları rahim ve fallop tüplerine ilerleyerek endometrit gibi daha ciddi iltihaplara neden olabilir.

Özellikle çocuklarda, kıl kurdu enfeksiyonu besin emilimini etkileyebilir. Bağırsak paraziti olan kıl kurtları, bağırsakta besin maddeleri için konakçı ile rekabet ettiğinden, uzun süreli enfeksiyonlar yetersiz beslenmeye ve dolayısıyla kilo kaybına neden olabilir. Çocuklarda bu durum, fiziksel ve zihinsel gelişimde geriliğe yol açarak büyüme ve ders performanslarını olumsuz etkileyebilir. Demir eksikliği anemisi de bağırsak paraziti enfeksiyonlarının yaygın bir komplikasyonudur, bu da çocuklarda halsizlik ve yorgunluk gibi belirtilere neden olur.

Fiziksel etkilerinin yanı sıra, kıl kurdu enfeksiyonunun psikolojik ve sosyal etkileri de göz ardı edilmemelidir. Özellikle okul çağındaki çocuklarda kronik kaşıntı ve uykusuzluk, dikkat eksikliği, hiperaktivite benzeri davranışlar ve öğrenme güçlüklerine yol açabilir. Çocuk, sürekli huzursuz olduğu için sosyal ilişkilerinde zorluk yaşayabilir. Durumun farkında olan daha büyük çocuklar veya ergenler, bu durumu utanç verici bulabilir ve sosyal izolasyona yönelebilirler. Aile içinde de sürekli bir endişe ve stres kaynağı olabilir; ebeveynler, çocuklarının rahatsızlığı ve enfeksiyonun diğer aile üyelerine yayılma riski nedeniyle kaygı yaşayabilirler.

Kıl Kurdu Tanısı Nasıl Konulur?

Kıl kurdu enfeksiyonundan şüphelenildiğinde, etkili bir tedavi için doğru kıl kurdu tanısı büyük önem taşır. Tanı, genellikle belirti gözlemleri ve özel testlerle doğrulanır. En yaygın ve güvenilir yöntem, "selofan bant testi" olarak da bilinen selobant yöntemidir.

Selofan bant testi, dişi kıl kurtlarının geceleri anüs çevresine yumurta bırakması prensibine dayanır. Bu yumurtalar mikroskobik boyutta olduğundan çıplak gözle görülemez. Ancak, şeffaf bir bant yardımıyla toplanabilirler. Testin doğru sonuç vermesi için sabah uyanır uyanmaz, tuvalete gitmeden, duş almadan veya giyinmeden önce uygulanmalıdır. Şeffaf bant, anüs etrafındaki deriye nazikçe yapıştırılır ve ardından bir cam lama yapıştırılarak incelenmesi için bir sağlık uzmanına teslim edilir. Doktor veya laboratuvar personeli, mikroskop altında yumurtaların varlığını kontrol eder. Bu yumurtaların her zaman bırakılmaması nedeniyle, kıl kurdu tanısı sürecinin kesinleşmesi için testin birkaç gün üst üste tekrarlanması önerilir. İlk test negatif çıksa bile belirtiler devam ediyorsa, testin tekrarlanması enfeksiyonun gözden kaçmasını engeller.

Diğer bağırsak parazitlerinin tanısında etkili olan dışkı incelemesi ise kıl kurdu tanısı için genellikle yeterli değildir. Bunun nedeni, kıl kurdu yumurtalarının bağırsak içinde değil, anüs çevresinde birikmesidir. Bu durum, dışkı örneklerinde yumurtalara rastlama olasılığını düşürür ve yanlış negatif sonuçlara yol açabilir. Böylece aslında mevcut olan bir parazit enfeksiyonu gözden kaçabilir.

Nadiren, hastalar veya ebeveynler, iç çamaşırlarında veya dışkıda küçük, beyaz, iplik benzeri kurtçukları çıplak gözle görebilirler. Bu gözlemler, teşhis yöntemlerini doğrudan destekleyebilir ve klinik değerlendirme ile birlikte tedaviye başlanmasına yol açabilir. Ancak gözle görülen belirtiler her zaman ortaya çıkmayabilir. Bu nedenle, bant testi gibi spesifik yöntemler, parazit enfeksiyonunun kesin teşhisi için önemlidir.

Kıl Kurdu Tedavisi ve Korunma Yolları

Kıl kurdu enfeksiyonları, özellikle çocuklar arasında yaygın görülse de yetişkinleri de etkileyen rahatsız edici bir durumdur. Kıl kurdu tedavisi genellikle antiparaziter ilaçlarla yapılır. Mebendazol, albendazol ve pirantel pamoat gibi ilaçlar, kıl kurtlarını etkili bir şekilde yok eder. Ancak bu ilaçlar sadece yetişkin kurtları öldürür; parazit yumurtaları üzerinde etkili değildirler. Bu nedenle, ilk doz ilaç alındıktan yaklaşık iki hafta sonra ikinci bir dozun alınması büyük önem taşır. Bu ikinci doz, ilk tedavide hayatta kalan yumurtalardan yeni çıkan kurtların enfeksiyonu yeniden başlatmasını engellemeyi amaçlar. Tedavinin başarısı için bu iki dozlu uygulama kuralına titizlikle uyulmalıdır.

Tedavi sürecinin yanı sıra, enfeksiyonun yayılmasını önlemek ve yeniden bulaşmayı engellemek adına kapsamlı kıl kurdu korunma yolları uygulanması şarttır. Bu hijyen önlemleri, sadece enfekte olan birey için değil, aynı evde yaşayan herkes için geçerlidir. Özellikle, yatak çarşafları, pijamalar, iç çamaşırları ve havlular gibi kişisel eşyaların yüksek sıcaklıkta (en az 60°C) yıkanması ve yine yüksek ısıda kurutulması gerekir. Bu işlem, yüzeylere bulaşmış olabilecek kıl kurdu yumurtalarını yok etmede kritik rol oynar. Yıkama işlemi, ilaç tedavisinin başladığı gün yapılmalıdır.

Kişisel hijyen alışkanlıkları da kıl kurdu korunma yolları arasında başı çeker. Ellerin düzenli ve etkili bir şekilde yıkanması, özellikle tuvalet sonrası, dışarıdan gelince ve yemeklerden önce mutlak suretle yapılmalıdır. Tırnakların kısa kesilmesi ve tırnak yeme alışkanlığının engellenmesi de yumurtaların tırnak altlarında birikmesini ve ağız yoluyla vücuda geri alınmasını önler. Anal bölgeyi kaşımaktan kaçınmak da enfeksiyonun yayılmasını kısıtlayan önemli bir adımdır. Kaşıntıyı hafifletmek için doktor tavsiyesiyle kaşıntı önleyici kremler kullanılabilir. Sabahları duş almak, gece boyunca anüs çevresine bırakılmış olan yumurtaların büyük bir kısmını temizlemeye yardımcı olur.

Ortak kullanım alanlarının temizliği de bağırsak kurdu enfeksiyonlarının kontrol altına alınmasında etkilidir. Oyuncaklar, kapı kolları, tuvalet oturağı gibi sık temas edilen yüzeylerin düzenli olarak dezenfekte edilmesi gereklidir. Özellikle tedavi süresince yatak odalarının her gün süpürülmesi ve tozların nemli bir bezle alınması, yumurtaların havaya karışmasını engeller. Çiğ tüketilecek sebze ve meyvelerin iyice yıkanması, iyi pişmemiş et ürünlerinden uzak durulması da genel bağırsak kurdu enfeksiyonlarından korunma açısından önemlidir. Tüm bu önlemler, enfeksiyonun tedavisini destekler ve hem bireysel hem de toplumsal sağlığın korunmasına yardımcı olur. Belirtiler ortaya çıktığında vakit kaybetmeden bir sağlık uzmanına başvurmak en doğru yaklaşımdır.

Doğal ve Bitkisel Destekler Kıl kurdu tedavisinde tıbbi yöntemlerin yanı sıra, bazı doğal ve bitkisel desteklerin de yardımcı olabileceğine inanılmaktadır. Sarımsak, çiğ kabak çekirdeği, papaya tohumu ve pelin otu gibi bitkiler, geleneksel olarak parazitlere karşı kullanılmıştır. Örneğin, sarımsağın antiparaziter özelliklere sahip olduğu düşünülürken, kabak çekirdeğinin içerdiği kukurbitin adlı bileşenin parazitleri felç ederek vücuttan atılmasına yardımcı olabileceği söylenir.

Önemli Uyarı: Burada bahsedilen doğal yöntemler, bilimsel olarak kanıtlanmış tıbbi tedavilerin yerini kesinlikle tutmaz. Kıl kurdu enfeksiyonunun etkin ve güvenilir tedavisi için doktor tarafından reçete edilen antiparaziter ilaçlar kullanılmalıdır. Bitkisel destekler, tedaviye yardımcı olarak düşünülebilir ancak tek başına bir çözüm olarak görülmemeli ve bilimsel kanıt düzeyleri ilaçlara kıyasla oldukça zayıftır. Herhangi bir bitkisel ürünü veya doğal desteği kullanmadan önce mutlaka doktorunuza veya eczacınıza danışın.
Sıkça Sorulan Sorular
Hayır, kıl kurdu enfeksiyonu genellikle kendiliğinden geçmez. Parazitler, uygun tedavi uygulanmadığı takdirde vücutta kalmaya ve çoğalmaya devam eder. Hatta tedavi edilmediği durumlarda, kaşıntı ve yeniden bulaşma döngüsü nedeniyle enfeksiyon kronikleşebilir. Bu nedenle, belirtiler fark edildiğinde mutlaka bir sağlık uzmanına başvurmak ve tedavi sürecini tamamlamak önemlidir.
Hayır, tek doz ilaç genellikle yeterli değildir. Kullanılan antiparaziter ilaçlar yetişkin kıl kurtlarını öldürür ancak yumurtalara etki etmez. Bu nedenle, ilk dozdan sonra hayatta kalan yumurtalardan çıkacak yeni kurtları yok etmek ve enfeksiyon döngüsünü tamamen kırmak için yaklaşık iki hafta sonra ikinci bir dozun alınması şiddetle tavsiye edilir.
Evet, kıl kurdu enfeksiyonu genellikle hayati tehlike oluşturmasa da ciddi rahatsızlıklara ve komplikasyonlara yol açarak insana zarar verebilir. En yaygın zararları şiddetli kaşıntı, uyku bozuklukları ve buna bağlı yorgunluk ve sinirliliktir. Tedavi edilmezse, ciltte bakteriyel enfeksiyonlara, kadınlarda idrar yolu ve vajinal enfeksiyonlara, çocuklarda ise iştahsızlık ve kilo kaybına neden olabilir. Ayrıca kronik uykusuzluğun yol açtığı psikolojik ve davranışsal sorunlar da önemli zararlar arasındadır.
Kıl kurdu (*Enterobius vermicularis*), insanlara özgü bir parazit türüdür. Evcil hayvanlar (kedi, köpek gibi) bu parazitin doğal konakçısı değildir ve insanlara kıl kurdu bulaştıramazlar. Ancak, çevreye yayılan kıl kurdu yumurtaları, hayvanların tüylerine veya eşyalarına bulaşabilir ve bu yumurtaların insanlar tarafından ağız yoluyla alınması dolaylı yoldan enfeksiyona neden olabilir.
Kıl kurdu enfeksiyonu şüphesinde, çocuklarda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanına (pediatrist), yetişkinlerde ise aile hekimine veya enfeksiyon hastalıkları uzmanına başvurulmalıdır. Bu doktorlar, gerekli tanı yöntemlerini uygulayarak enfeksiyonu teşhis edebilir ve uygun tedavi yöntemlerini önerebilirler.
Kıl kurdunun tamamen temizlenmesi, uygulanan ilaç tedavisine ve hijyen kurallarına ne kadar titizlikle uyulduğuna bağlıdır. İlaç tedavisi genellikle iki doz halinde uygulanır; ilk dozdan yaklaşık iki hafta sonra ikinci doz alınır. Bu süre, yumurtalardan yeni çıkan kurtçukların da yok edilmesini sağlamak içindir. İlaç tedavisinin yanı sıra, kişisel hijyen ve ev hijyeni kurallarına sıkı bir şekilde uyulduğunda, enfeksiyon birkaç hafta içinde kontrol altına alınabilir ve ortadan kaldırılabilir.
Kıl kurdu yumurtaları, insan vücudu dışında uygun nem ve sıcaklık koşullarında yüzeylerde yaklaşık 2 ila 3 hafta kadar canlı kalabilirler. Bu durum, enfeksiyonun kolayca yayılmasını ve yeniden bulaşmasını açıklar. Yatak takımları, giysiler, tuvalet yüzeyleri ve oyuncaklar gibi nesneler üzerinde yaşayabilen yumurtalar, bu nedenle hijyen önlemlerinin önemini artırır.
Kıl kurdu enfeksiyonu durumunda anüs bölgesini kaşımaktan kaçınılmalıdır, çünkü bu yumurtaların ellere ve tırnak diplerine bulaşmasına ve dolayısıyla enfeksiyonun yayılmasına neden olur. Ortak kullanılan eşyaların ve havluların enfekte kişiler tarafından kullanılması durumunda, bu eşyaların düzenli olarak yüksek sıcaklıkta yıkanması ve hijyenin sağlanması gerekir. Ayrıca, çiğ veya iyi yıkanmamış gıdaların tüketilmesinden kaçınılmalı ve el hijyenine maksimum düzeyde özen gösterilmelidir. Tedavi sürecinde doktorun önerdiği ilaçlar düzenli kullanılmalı, tedavi yarıda bırakılmamalıdır.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Florence Nightingale Web Yayın Kurulu Tarafından Yazılmıştır.
PROF.DR. ALİYE FÜGEN ÇOKUĞRAŞ
PROF.DR. ALİYE FÜGEN ÇOKUĞRAŞ
Çocuk Gastroenteroloji
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. REŞAT MEMİŞOĞLU
UZM.DR. REŞAT MEMİŞOĞLU
Gastroenteroloji
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. LEVENT ERDEM
PROF.DR. LEVENT ERDEM
Gastroenteroloji
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. RESUL KAHRAMAN
PROF.DR. RESUL KAHRAMAN
Gastroenteroloji
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
UZM.DR. ADİL NİĞDELİOĞLU
UZM.DR. ADİL NİĞDELİOĞLU
Gastroenteroloji
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. BENAL BÜYÜKGEBİZ
PROF.DR. BENAL BÜYÜKGEBİZ
Çocuk Gastroenteroloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. ŞENCAN ACAR
UZM.DR. ŞENCAN ACAR
Gastroenteroloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. ÖZLEM ÖZER ÇAKIR
PROF.DR. ÖZLEM ÖZER ÇAKIR
Gastroenteroloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. SÜLEYMAN URAZ
PROF.DR. SÜLEYMAN URAZ
Gastroenteroloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading