Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Siyatik Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Tedavi Yöntemleri

image

Vücudun en uzun ve en kalın siniri olan siyatik siniri, bel bölgesinden başlayarak kalçalar ve bacaklar boyunca uzanır, ayaklara kadar iner. Bu önemli sinirin herhangi bir nedenle sıkışması, tahriş olması veya iltihaplanması durumunda ortaya çıkan ağrılı duruma siyatik denir. Genellikle tek bir bacakta hissedilen siyatik ağrısı, günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Pek çok kişi bu durumu sıradan bir bel ağrısı ile karıştırsa da siyatik, genellikle daha spesifik ve yayılan bir ağrıya sahiptir. Siyatik siniri, bacaklardaki kasların hareketini kontrol etmenin yanı sıra bacak ve ayaklardaki duyusal iletimi de sağlar. Bu nedenle sinir üzerindeki herhangi bir baskı, hareket kabiliyetini doğrudan kısıtlayabilir.

Siyatik Nedir?

Vücuttaki en uzun ve en kalın sinir olan siyatik siniri üzerinde oluşan baskı sonucu ortaya çıkan ağrıya siyatik denir. Bu durum, bacak boyunca yayılan şiddetli bir ağrı hissiyle kendini gösterir. Genellikle bel bölgesinden başlayıp kalçalara, uyluklara ve bacakların arkasına doğru ilerleyerek topuğa kadar ulaşabilir. Bu ağrıya sıklıkla uyuşma, karıncalanma ve kas zayıflığı gibi belirtiler de eşlik edebilir. Siyatik ağrısının genellikle tek taraflı görülmesinin nedeni, sinir köklerinin omurganın sağ veya sol tarafındaki diskler tarafından asimetrik olarak sıkıştırılmasıdır.

Siyatik siniri, bel bölgesindeki omurlardan çıkarak kalça kaslarının arasından geçer ve her iki bacağa dallanarak iner. Bu sinirin herhangi bir noktada tahriş olması veya sinir sıkışması yaşanması, siyatik ağrısına yol açar. En yaygın nedenleri arasında bel fıtığı, omurga kanal darlığı ve piriformis sendromu gibi durumlar bulunur. Siyatik ağrısı genellikle tek taraflı olarak görülse de bazı durumlarda her iki bacağı da etkileyebilir. Şiddeti kişiden kişiye değişebilen bu ağrı, günlük yaşam kalitesini ciddi derecede etkileyebilir. Sinir sıkışması sorununun erken teşhisi ve tedavisi, kalıcı hasarların önlenmesi açısından büyük önem taşır. Sinir üzerindeki baskı devam ettikçe bacakta incelme veya refleks kayıpları gibi daha ciddi komplikasyonlar gelişebilir.

Siyatik Ağrısının Nedenleri Nelerdir?

Siyatik ağrısı, siyatik sinirinin tahriş olması veya sıkışması sonucunda ortaya çıkan bir belirti kümesidir. Bu durumun birçok farklı nedeni bulunmakla birlikte, siyatik nedenleri arasında en yaygın olanları genellikle omurga ile ilişkilidir. Sinirler üzerindeki bu baskı, ağrı, uyuşma ve karıncalanma gibi rahatsız edici belirtilere yol açar.

En sık karşılaşılan siyatik nedenleri arasında bel fıtığı öne çıkar. Omurgalar arasındaki disklerin yıpranarak dışarı doğru taşması veya fıtıklaşması durumunda, siyatik sinir kökleri üzerinde baskı oluşur. Bu sinir sıkışması, bacağın arka kısmına yayılan şiddetli ağrılara neden olabilir. Bir diğer önemli neden ise spinal stenoz olarak bilinen omurilik kanal darlığıdır. Omurilik kanalının daralması, omurilik ve sinir kökleri üzerinde baskı oluşturarak siyatik ağrısına yol açar. Özellikle yaşla birlikte görülen bu durum, kemik çıkıntıları veya bağ dokusunun kalınlaşması ile de kötüleşebilir.

Bunların yanı sıra siyatik ağrısına neden olabilecek daha nadir durumlar da mevcuttur. Omurga tümörleri veya kistler, siyatik sinir üzerinde doğrudan baskı oluşturarak şiddetli ağrıya yol açabilir. Piriformis sendromu gibi kalça kaslarındaki spazmlar da siyatik sinirini sıkıştırarak ağrıya neden olabilir. Diyabet gibi bazı kronik hastalıklar, sinir hasarına yol açarak siyatik benzeri semptomlara davetiye çıkarabilir. Ayrıca hamilelik sürecinde rahimdeki büyüme ve hormonal değişiklikler de geçici bir sinir sıkışması ve siyatik ağrısı yaşanmasına neden olabilir. Travmalar, kazalar veya ağır kaldırma gibi durumlar da omurgada hasar oluşturarak siyatik sorunlarına yol açabilir. Tüm bu nedenler, siyatik ağrısının altında yatan farklı mekanizmaları ortaya koymaktadır. Doğru teşhis için bir uzmana danışmak önemlidir.

Kimler Siyatik Riski Altındadır?

Siyatik, siyatik sinirinin sıkışması veya tahriş olması sonucu ortaya çıkan ağrılı bir durumdur. Bu rahatsızlığın gelişiminde çeşitli risk faktörleri etkilidir. Yaş, siyatik ortaya çıkmasında önemli bir etkendir. Omurga disklerinde ve kemik yapılarında zamanla meydana gelen dejeneratif değişiklikler, siyatik sinirinin sıkışmasına zemin hazırlar. Bu nedenle, özellikle orta yaş ve üzeri bireylerde siyatik görülme sıklığı artar.

Vücut ağırlığı da siyatik riskini doğrudan etkileyen bir faktördür. Aşırı kilo, yani obezite, omurgaya binen yükü artırır. Bu durum, diskler üzerindeki baskıyı artırarak fıtıklaşmaya ve dolayısıyla siyatik sinirinin sıkışmasına yol açabilir. Düzenli egzersiz yapmamak ve hareketsiz yaşam tarzı; kasların zayıflamasına, omurga sağlığının bozulmasına neden olarak siyatik riskini yükseltir. Uzun süre boyunca oturarak çalışan veya ağır işler yapan kişilerde de sırt ve bel bölgesine binen yük arttığı için siyatik geliştirme ihtimali daha fazır. Özellikle yanlış kaldırma teknikleri veya tekrarlayan zorlayıcı hareketler, omurgaya zarar vererek siyatik gelişimini tetikleyebilir.

Diyabet gibi kronik hastalıklar da siyatik gelişiminde rol oynayabilir. Şeker hastalığı, sinirlerde hasara neden olabilen bir hastalıktır ve bu durum siyatik sinirini de etkileyebilir. Yüksek kan şekeri seviyeleri, sinir hücrelerinin işlevini bozarak nöropatiye yol açabilir. Bu tip sinir hasarları siyatik benzeri belirtileri artırabilir. Ayrıca sigara kullanımı da disk dejenerasyonunu hızlandırarak siyatik riskini artırdığı gösterilen bir risk faktörüdür. Bu faktörlerin birleşimi, siyatik riskini önemli ölçüde artırabilir. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyerek, ideal kiloyu koruyarak ve düzenli egzersiz yaparak bu risk faktörleri azaltılabilir.

Siyatik Belirtileri Nelerdir?

Siyatik, vücudun en uzun siniri olan siyatik siniri üzerindeki baskı veya tahriş nedeniyle ortaya çıkan bir dizi semptomla kendini gösterir. En belirgin siyatik belirtileri arasında kalçadan başlayıp bacağın arkasına, hatta bazen ayağa kadar yayılan siyatik ağrısı bulunur. Ağrı, kişiden kişiye farklı şekillerde hissedilebilir; hafif bir rahatsızlıktan, yoğun yanma, elektrik çarpması veya bıçak saplanması şeklinde tarif edilen şiddetli ağrıya kadar değişebilir.

Bu siyatik ağrısı, özellikle uzun süre oturulduğunda, öne eğilme, öksürme veya hapşırma gibi hareketlerle kötüleşebilir. Ağrıya genellikle etkilenen bölgede uyuşma ve karıncalanma eşlik eder. Bu durum, bacağın belirli bir kısmında veya tüm bacakta meydana gelebilir. Bazı hastalarda kas güçsüzlüğü gözlemlenir, bu da yürüme güçlüklerine veya ayağı kaldırmakta zorlanmaya yol açabilir. Günlük aktiviteler sırasında, örneğin sandalyeden kalkarken veya merdiven çıkarken bacakta hissedilen ani güç kaybı, tipik siyatik belirtileri arasındadır. Hastalar genellikle bacaklarını sürükleme eğilimi gösterebilir veya belirli bir pozisyonda sabit kalmakta zorlanabilirler.

Ciddi siyatik belirtileri yaşayan kişilerde, acil tıbbi müdahale gerektiren durumlar ortaya çıkabilir. Bağırsak veya mesane kontrolünün kaybı, bacakta ani ve şiddetli kas güçsüzlüğü veya his kaybı bu durumlar arasındadır. Bu tür semptomlar, siyatik sinirinde ciddi hasar veya omurilikte ilerleyici bir sıkışma olabileceğine işaret eder. Kalıcı sinir hasarı veya felç riskini önlemek için derhal bir sağlık profesyoneline başvurmak hayati önem taşır. Hafif siyatik ağrısı genellikle birkaç hafta içinde kendiliğinden geçebilse de, belirtilerin şiddetlenmesi veya yaşam kalitesini olumsuz etkilemesi durumunda mutlaka doktora görünmek gerekir. Belirtilerin doğru teşhis ve tedavi ile yönetilmesi, yaşam kalitesini artırmak ve olası komplikasyonları önlemek açısından kritik öneme sahiptir.

Siyatik Nasıl Teşhis Edilir?

Siyatik teşhisi, yoğun ağrı ve rahatsızlık şikayetiyle başvuran hastalarda kapsamlı bir değerlendirme sürecini gerektirir. Bu süreçte ilk ve en önemli adımlardan biri, hekimin hastanın detaylı öyküsünü almasıdır. Ağrının başlangıcı, şiddeti, yayılımı, günlük aktivitelerle ilişkisi ve eşlik eden diğer belirtiler (uyuşma, karıncalanma, kas güçsüzlüğü gibi) dikkatle dinlenir ve kaydedilir. Bu bilgiler, siyatiğe neden olan olası faktörler hakkında önemli ipuçları sunar.

Öykü alımını takiben, fizik muayene yapılır. Hekim, hastanın duruşunu, yürüyüşünü, kas gücünü ve reflekslerini değerlendirir. Bacak kaldırma testleri gibi özel manevralar kullanılarak siyatik sinirinin gerilimi ve hassasiyeti kontrol edilir. Bu fizik muayene, sinir sıkışmasının yeri ve derecesi hakkında değerli bilgiler sağlayarak, hekimi doğru yönlendirir.

Görüntüleme yöntemleri, siyatik teşhisinde kritik bir rol oynar. Omurga anatomisini ve olası sinir sıkışmalarını görselleştirmek amacıyla çeşitli tekniklerden faydalanılır. MRG (Manyetik Rezonans Görüntüleme), omurilik, sinir kökleri ve diskler gibi yumuşak dokuların detaylı görüntülerini sunarak, fıtıklaşmış disk veya spinal stenoz gibi nedenleri tespit etmede oldukça etkilidir. Bilgisayarlı Tomografi (BT) taraması da kemik yapıları daha detaylı incelemek için kullanılabilir. Özellikle MRG'nin yapılamadığı (örneğin hastada kalp pili olması gibi durumlarda) veya ek detay gerektiğinde, omurilik kanalına kontrast madde enjekte edilerek yapılan BT miyelogram tetkiki, sinir kökleri üzerindeki baskıyı daha net bir şekilde ortaya koyabilir. Omurga kırıkları veya kemik çıkıntıları gibi yapısal sorunları belirlemek için ise genellikle ilk adım olarak röntgen çekimi yapılabilir.

Sinir fonksiyonlarının değerlendirilmesi için ise EMG (Elektromiyografi) gibi sinir iletim testleri uygulanabilir. EMG, sinirlerin elektriksel aktivitesini ölçerek sinir hasarının varlığını, yerini ve şiddetini belirlemeye yardımcı olur. Bu testler, tanıyı kesinleştirmek ve uygun tedavi planını oluşturmak için vazgeçilmezdir. Tüm bu adımlar bir araya gelerek, siyatiğin doğru ve kesin teşhisini sağlar. Bu detaylı değerlendirme ile hastanın durumu netleştirilir ve en etkili tedavi yöntemleri belirlenir.

Siyatik Tedavisi Nasıl Yapılır?

Siyatik ağrısı yaşayan birçok kişi için ilk akla gelen soru, siyatik tedavisinin nasıl yapılacağıdır. Siyatik, siyatik sinirinin sıkışması sonucu ortaya çıkan ağrılı bir durum olup, tedavi yaklaşımı sinir sıkışmasının nedenine ve şiddetine göre değişiklik gösterir. Her siyatik vakası ameliyat gerektirmez; çoğu zaman konservatif tedavilerle başarılı sonuçlar elde edilebilir.

Tedavi sürecinin ilk basamağı genellikle kişisel bakım önlemleri ve yaşam tarzı değişiklikleridir. Ağrının hafiflemesi için başlangıçta kısa süreli istirahat önerilse de, uzun süreli hareketsizlik durumu kötüleştirebilir. Bu nedenle, yatak istirahati yerine hafifçe hareket etmek ve belirli germe egzersizleri yapmak daha faydalıdır. Ağrılı bölgeye uygulanan soğuk veya sıcak kompresler de geçici rahatlama sağlayabilir.

Eğer kişisel bakım önlemleri yeterli gelmezse, ilaç tedavisine başvurulur. Tedavide kullanılan ilaçlar ağrıyı ve altta yatan iltihabı yönetmeyi hedefler. Bunlar arasında:

  • Non-steroid anti-inflamatuar ilaçlar (NSAID'ler): İbuprofen veya naproksen gibi reçetesiz veya reçeteli satılabilen bu ilaçlar, hem ağrıyı keser hem de iltihabı azaltır.
  • Oral steroidler: Kısa süreli kullanım için reçete edilen prednizon gibi ilaçlar, sinir kökü çevresindeki şişliği ve iltihabı güçlü bir şekilde baskılayarak hızlı rahatlama sağlayabilir.
  • Kas gevşeticiler: Siyatik ağrısına eşlik eden ağrılı kas spazmlarını çözmek için siklobenzaprin gibi ilaçlar kullanılabilir.
  • Antidepresanlar ve Antikonvülzanlar: Kronik siyatik ağrılarında, özellikle sinir hasarından kaynaklanan ağrılar için, düşük doz trisiklik antidepresanlar veya gabapentin, pregabalin gibi nöbet önleyici ilaçlar reçete edilebilir. Bu ilaçlar, beyne giden ağrı sinyallerini bloke ederek etki gösterir.
  • Opioid analjezikler: Diğer tedavilere yanıt vermeyen çok şiddetli ve akut ağrı durumlarında, kısa süreli ve sıkı doktor kontrolü altında opioid içeren ağrı kesiciler düşünülebilir.
Fizik tedavi ve rehabilitasyon, siyatik tedavisinin önemli bir parçasıdır. Bir fizyoterapist, sırt ve karın kaslarını güçlendirmeye, esnekliği artırmaya ve doğru duruş tekniklerini öğretmeye odaklanan kişiye özel egzersiz programları oluşturur. Manuel terapi teknikleri, sinir mobilizasyonu ve elektroterapi gibi yöntemler de fizik tedavi sürecinde kullanılabilir.

Daha şiddetli veya inatçı siyatik vakalarında ise enjeksiyon tedavileri gündeme gelebilir. Steroid enjeksiyonları doğrudan ağrılı bölgeye yapılarak iltihabı azaltır ve sinir üzerindeki baskıyı hafifletir. Ancak bu enjeksiyonların etkisi genellikle geçicidir.

Konservatif tedavilerin (ilaç, fizik tedavi, enjeksiyonlar) en az 6-8 hafta boyunca denenmesine rağmen sonuç alınamayan, ağrının dayanılmaz olduğu veya ilerleyici nörolojik kayıpların (bacakta artan güçsüzlük, his kaybı, idrar veya dışkı kontrolünün kaybı - kauda equina sendromu) yaşandığı durumlarda cerrahi müdahale gündeme gelir. Cerrahi seçenekler, siyatik ağrısının altında yatan nedene göre belirlenir:
  • Mikrodiskektomi: Bel fıtığının neden olduğu siyatik vakalarında en sık uygulanan cerrahi yöntemdir. Cerrah, mikroskop altında küçük bir kesi yaparak fıtıklaşmış diskin sinire baskı yapan parçasını çıkarır. Bu işlem, sinir üzerindeki baskıyı anında ortadan kaldırarak hızlı bir rahatlama sağlar.
  • Laminektomi: Omurilik kanal darlığı (spinal stenoz) durumunda tercih edilir. Bu prosedürde, omurun lamina adı verilen arka kemik kısmı çıkarılarak omurilik kanalı genişletilir ve sinirler üzerindeki baskı azaltılır.
Cerrahi, siyatik vakalarının yalnızca küçük bir yüzdesinde gereklidir ve karar, hastanın durumu, semptomların şiddeti ve görüntüleme bulguları dikkatlice değerlendirildikten sonra verilir. Her hastanın durumu farklıdır ve en uygun siyatik tedavisi için bir Nöroşirurji (Beyin ve Sinir Cerrahisi) uzmanına danışmak önemlidir.

Siyatik İçin Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve Evde Bakım

Siyatik ağrısını yönetmek ve hafifletmek için yaşam tarzında yapılacak bazı değişiklikler oldukça etkilidir. Evde uygulanabilecek basit yöntemler, ağrıyı azaltmada ve iyileşme sürecini hızlandırmada önemli rol oynar. Öncelikle, uzun süreli hareketsizlikten kaçınmak gerekir. Kısa süreli dinlenmeler faydalı olsa da uzun süre yatmak veya oturmak siyatik belirtilerini kötüleştirebilir.

Siyatik egzersizleri ve düzenli fiziksel aktivite, siyatik ağrısının yönetilmesinde kilit rol oynar. Ancak, yanlış yapılan egzersizler durumu kötüleştirebileceğinden, hareketlere başlamadan önce bir doktora veya fizyoterapiste danışmak esastır. Amaç, siyatik siniri üzerindeki baskıyı azaltmak, esnekliği artırmak ve destekleyici kasları güçlendirmektir. Yaygın olarak önerilen bazı siyatik egzersizleri şunlardır:

Germe Egzersizleri:

  • Piriformis Germe: Piriformis kası kalçada bulunur ve bazen siyatik sinirini sıkıştırabilir. Sırtüstü yatıp bir bacağı diğerinin üzerine atarak yapılan bu germe hareketi, bu kastaki gerginliği azaltır.
  • Dizleri Göğse Çekme: Sırtüstü yatarken dizleri tek tek veya birlikte göğse doğru çekmek, bel bölgesindeki kasları nazikçe esnetir ve omurlar arasındaki boşluğu artırabilir.
Sinir Kaydırma Egzersizleri (Nerve Flossing): Bu özel egzersizler, siyatik sinirinin hareket aralığını iyileştirmeyi ve yapışıklıkları azaltmayı hedefler. Sinirin geçtiği yol boyunca nazikçe hareket ettirilmesiyle gerginliği azaltmaya yardımcı olur.

Güçlendirme Egzersizleri:
  • Köprü Egzersizi: Sırtüstü yatıp dizler bükülüyken kalçayı yukarı kaldırmak, kalça ve bel kaslarını güçlendirir.
  • Karın Kaslarını Güçlendirme: Plank ve benzeri core (merkez) bölge egzersizleri, omurgaya binen yükü azaltarak doğal bir korse görevi görür.
Bu egzersizlere ek olarak, ağrıyan bölgeye uygulanan sıcak soğuk kompres uygulamaları da geçici rahatlama sağlayabilir. Akut ağrının ilk 48-72 saatinde, bölgeye 15-20 dakika boyunca buz torbası uygulamak iltihabı ve şişliği azaltabilir. Sonrasında ise sıcak kompres veya sıcak bir duş, kasları gevşeterek kan dolaşımını artırır ve iyileşmeyi destekler.

Günlük hayatta doğru duruş alışkanlıkları kazanmak, siyatik ataklarını önlemek için kritik öneme sahiptir. Otururken bel desteği kullanmak, ayakta dururken ağırlığı eşit dağıtmak ve ağır cisimleri kaldırırken bacakları kullanarak sırtı korumak, bel üzerindeki yükü azaltır. Doğru duruş pozisyonunu korumak, omurga sağlığı ve siyatik ağrısını önlemede önemli bir rol oynar. Kilo kontrolü sağlamak ve sigaradan uzak durmak da siyatik ile mücadelede önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular
Siyatik ağrılarının çoğu, kişisel bakım ve hafif tedavilerle birkaç hafta içinde kendiliğinden iyileşebilir. Ancak şiddetli vakalarda veya belirtilerde kötüleşme görülmesi durumunda tıbbi yardım almak önemlidir. Uzun süreli hareketsizlik genellikle belirtileri daha da kötüleştirir.
Ağrıyı hafifletmek için ilk etapta soğuk kompres uygulamaları denenebilir. İlk 2-3 gün soğuk uygulama yapıldıktan sonra sıcak kompreslere geçilmesi önerilir. Hafif germe egzersizleri ve doktor kontrolünde alınacak ağrı kesiciler de rahatlama sağlayabilir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon programları da oldukça etkili yöntemler arasındadır.
Evet, siyatik ne yazık ki bazı durumlarda tekrarlayabilen bir hastalıktır. Bu durumu önlemek için düzenli egzersiz yapmak, doğru duruş alışkanlıkları kazanmak, ağır eşyaları doğru kaldırma tekniklerini uygulamak ve ideal kiloyu korumak büyük önem taşır.
Siyatik şikayetleri mevcutsa, bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına veya fizik tedavi ve rehabilitasyon uzmanına başvurulmalıdır. Gerekli durumlarda nöroloji uzmanları veya Nöroşirurji (Beyin ve Sinir Cerrahisi) uzmanları da tedavi sürecine dahil edilebilir.
Çoğu insan siyatikten tamamen iyileşir. Ancak tedavi edilmediği takdirde kalıcı sinir hasarına neden olabilir. Erken teşhis ve doğru tedavi ile iyileşme şansı oldukça yüksektir.
Hamilelikte siyatik ağrısı yaşamak oldukça yaygındır. Bu dönemde ortaya çıkan siyatik ağrılarında genellikle egzersizler ve duruş eğitimleri ile rahatlama sağlanır. Doktorun önerisiyle güvenli egzersizler yapılabilir ve duruş düzeltilerek ağrı hafifletilebilir. Cerrahi müdahaleler veya invaziv tedaviler gebelikte genellikle tercih edilmez.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Florence Nightingale Web Yayın Kurulu Tarafından Yazılmıştır.
PROF.DR. AZMİ HAMZAOĞLU
PROF.DR. AZMİ HAMZAOĞLU
Ortopedi ve Travmatoloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. LEVENT YALÇIN
PROF.DR. LEVENT YALÇIN
El Cerrahisi
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. EGEMEN ALTAN
PROF.DR. EGEMEN ALTAN
Ortopedi ve Travmatoloji
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. SİNAN KAHRAMAN
PROF.DR. SİNAN KAHRAMAN
Ortopedi ve Travmatoloji
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. İRFAN ÖZTÜRK
PROF.DR. İRFAN ÖZTÜRK
Ortopedi ve Travmatoloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. MERİÇ ENERCAN
PROF.DR. MERİÇ ENERCAN
Ortopedi ve Travmatoloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. AYHAN NEDİM KARA
PROF.DR. AYHAN NEDİM KARA
Ortopedi ve Travmatoloji
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. EMRE KORAMAN
OP.DR. EMRE KORAMAN
Ortopedi ve Travmatoloji
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading