Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi Nedir? Merak Ettikleriniz

image

PRP tedavisi, tıbbın birçok alanında, özellikle estetik, dermatoloji, ortopedi ve spor hekimliği gibi dallarda popülerliği giderek artan, kişinin kendi kanından elde edilen özel bir plazma ile uygulanan yenilikçi bir yöntemdir. Vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını harekete geçirme prensibine dayanan bu uygulama, cildin gençleşmesinden saç dökülmesi sorunlarına kadar geniş bir yelpazede çözümler sunar. İyileşme gücünü kişinin kendi vücudundan alması, tedaviyi doğal ve minimal invaziv bir seçenek haline getirir.

Peki, tam olarak platelet rich plasma (trombositten zengin plazma) nedir ve vücudumuzdaki etkileri nelerdir? Bu yöntem, kişinin kendi kanının özel bir işlemle ayrıştırılarak büyüme faktörleri açısından zengin trombositlerin yoğunlaştırılmasıyla elde edilen bir plazmadır. Zenginleştirilmiş plazma hedeflenen bölgeye enjekte edildiğinde hücre yenilenmesini ve doku onarımını hızlandırır. Bu süreç, kolajen üretimini tetikleyerek cilt elastikiyetini artırmaya ve hasarlı dokuların onarılmasına yardımcı olur.

PRP Nedir? (Platelet Rich Plasma)

PRP, son yıllarda tıbbi alanda adından sıkça söz ettiren bir tedavi yöntemidir. Açılımı "Platelet Rich Plasma" yani "Trombositten Zengin Plazma" olan bu yöntem, kişinin kendi kanından elde edilen özel bir preparatı ifade eder. Temelde bu uygulama, vücudun kendi iyileşme gücünü harekete geçirmeyi amaçlayan biyolojik bir yöntemdir.

Platelet rich plasma, adından da anlaşılacağı gibi, kanın pıhtılaşma hücreleri olan trombositler açısından zenginleştirilmiş kısmıdır. Kanımız; plazma adı verilen sıvı bir bölüm, kırmızı kan hücreleri (eritrositler), beyaz kan hücreleri (lökositler) ve trombositlerden oluşur. PRP uygulaması için kişiden alınan az miktarda kan, özel bir santrifüj cihazında işlenir. Bu işlem sayesinde kanın bileşenleri ayrıştırılarak trombositlerin yoğun olduğu plazma kısmı elde edilir. Normal kandaki trombosit yoğunluğunun 5 ila 10 katı kadar daha fazla trombosit içeren bu özel solüsyona platelet rich plasma denir.

Trombositlerin temel görevi kanın pıhtılaşmasını sağlamak olsa da iyileşme süreçlerindeki rolleri çok daha kapsamlıdır. Hasar gören bir dokuya ulaştıklarında trombositler aktive olur ve içerdikleri büyüme faktörlerini (growth factors) serbest bırakır. Bu büyüme faktörleri, çeşitli proteinlerden oluşur ve hücre bölünmesi, yeni damar oluşumu, doku yenilenmesi gibi kritik biyolojik süreçleri tetikler. Kısacası bu doğal biyolojik elçiler, vücudun kendini onarma ve iyileştirme yeteneğini güçlendirir.

Bu zenginleştirilmiş plazmanın doku yenilenmesi ve iyileşme süreçlerini hızlandırma potansiyeli, PRP nedir sorusunun cevabını oluşturur. Yüksek konsantrasyondaki trombositler ve dolayısıyla bol miktarda büyüme faktörü içeren plazma, hasarlı bölgeye enjekte edildiğinde vücudun doğal iyileşme mekanizmasını hızlandırır. Bu etki, hücrelerin yenilenmesini teşvik eder, kolajen üretimini artırır ve hasarlı dokuların onarımını destekler. Bu özellikleri sayesinde yöntem; cilt gençleştirme, saç dökülmesi tedavisi ve eklem rahatsızlıkları gibi çeşitli estetik ve ortopedik alanlarda fayda sağlar.

PRP Tedavisi Nasıl Uygulanır?

PRP tedavisi, vücudun kendi iyileşme potansiyelini kullanan ve birkaç temel aşamadan oluşan bir uygulamadır. Kişinin kendi kanından hazırlanan özel bir plazmanın, onarım ve yenilenme ihtiyacı olan dokulara enjekte edilmesi esasına dayanır. Peki bu PRP tedavisi nasıl bir süreç izler?

Uygulamanın ilk adımı, hastadan küçük bir miktar kan alınmasıdır. Bu işlem, standart bir kan tahlili verir gibi, genellikle kol damarından yapılır. Uygulanacak bölgenin büyüklüğüne göre 10 ila 60 ml arasında alınan kan, pıhtılaşmayı önleyen özel solüsyonlar içeren steril tüplere aktarılır. Bu aşama oldukça hızlı ve basittir. Sürecin nasıl ilerlediğini merak edenler için PRP nasıl yapılır sorusunun ilk cevabı bu kan alma işlemidir.

Ardından, kan dolu tüpler santrifüj cihazına yerleştirilir. Bu cihaz, tüpleri yüksek hızda döndürerek kanın bileşenlerini yoğunluklarına göre ayrıştırır. Yaklaşık 10-15 dakika süren bu işlem sonucunda, kırmızı kan hücreleri gibi ağır bileşenler tüpün dibine çökerken, trombositlerden zengin plazma kısmı üstte toplanır. Elde edilen bu değerli plazma, normal kana göre genellikle 5 ila 10 kat daha fazla trombosit ve büyüme faktörü içerir. Bu ayrıştırma aşaması, PRP nasıl yapılır sorusunun en kritik adımıdır.

PRP hazırlandıktan sonra, uygulama yapılacak bölgenin hazırlanmasına geçilir. Prp nasıl yapılır sorusunun önemli bir detayı da bu hazırlık aşamasıdır. Enfeksiyon riskini ortadan kaldırmak için cilt, antiseptik bir solüsyonla dikkatlice temizlenir. Hastanın konforunu artırmak ve enjeksiyon sırasındaki acı hissini en aza indirmek amacıyla bölgeye lokal anestezik etkili kremler sürülür ve tam etki için yaklaşık 20-30 dakika beklenir. Gerekli durumlarda küçük iğnelerle de uyuşturma yapılabilir.

Son aşamada, hazırlanan trombositten zengin plazma, ince uçlu iğneler kullanılarak hedeflenen dokuya enjekte edilir. Uzman hekim, bölgenin ihtiyacına göre nappage (yüzeysel ve seri) veya derin enjeksiyon gibi farklı teknikler kullanabilir. Büyüme faktörlerinin doğrudan hasarlı alana ulaşmasını sağlayan bu işlem, vücudun onarım mekanizmalarını tetikler. Tüm bu adımlar, PRP tedavisi sürecini tamamlar. Uygulama sonrası hasta genellikle günlük hayatına hemen dönebilir ancak hekimin belirttiği bakım önerilerine uyması, tedavinin başarısı için önemlidir.

PRP Tedavisinin Kullanım Alanları

PRP (Platelet Rich Plasma) tedavisi, trombositlerin içerdiği yoğun büyüme faktörleri sayesinde vücudun kendini onarma mekanizmalarını tetikler. Bu doğal iyileşme potansiyeli, PRP'nin tıbbın farklı dallarında geniş bir PRP kullanım alanları yelpazesi sunmasını sağlar. Cerrahi bir işlem olmaması ve minimal düzeyde müdahale gerektirmesi, tedaviyi birçok hasta için cazip bir seçenek haline getirir.

Ortopedi Alanında PRP Uygulamaları Ortopedik rahatsızlıklar, PRP'nin en yaygın kullanıldığı alanlardan biridir. Kas-iskelet sistemindeki kronik ağrı ve yaralanmaların tedavisinde PRP ortopedi uygulamaları sıkça tercih edilir.
  • Eklem Kireçlenmeleri (Osteoartrit): Diz, kalça ve omuz gibi büyük eklemlerde görülen kireçlenmelerde, eklem içine yapılan PRP enjeksiyonları ağrıyı azaltmaya, fonksiyonları iyileştirmeye ve kıkırdak hasarının ilerlemesini yavaşlatmaya yardımcı olur. Büyüme faktörleri, hasarlı kıkırdak dokusunu onararak hastaların yaşam kalitesini artırır.
  • Tendon Yaralanmaları: Tenisçi dirseği, golfçü dirseği, aşil tendiniti ve rotator manşet yırtıkları gibi tendon problemlerinde PRP enjeksiyonları, bölgedeki iltihabı azaltarak tendonun iyileşmesini hızlandırır. Özellikle kronik tendinopatilerde doku onarımını tetikleyerek uzun vadeli rahatlama sağlar.
  • Kas ve Bağ Yaralanmaları: Sporcularda sıkça karşılaşılan kas yırtıkları veya gerilmelerinde PRP, iyileşme süresini kısaltarak spora daha hızlı dönüşe imkân tanır. Ön çapraz bağ gibi bağ dokusu yaralanmalarında ise ameliyat öncesi veya sonrası destekleyici tedavi olarak PRP ortopedi kapsamında uygulanabilir.
  • Kemik İyileşmesi: Bazı durumlarda zor iyileşen kemik kırıklarının onarım sürecini hızlandırmak amacıyla da kullanılabilir.
Dermatoloji ve Estetik Alanında PRP Uygulamaları PRP’nin yenileyici etkileri, dermatoloji ve estetik tıpta özellikle PRP cilt gençleştirme ve saç dökülmesi tedavilerinde öne çıkar.
  • PRP Saç Tedavisi: Androjenik alopesi (erkek tipi kellik) başta olmak üzere saç dökülmesi ve seyrelme sorunlarında PRP saç tedavisi etkili sonuçlar sunar. Saç köklerini besleyen büyüme faktörleri, uyku halindeki saç foliküllerini uyararak yeni saç büyümesini teşvik eder, mevcut saçları kalınlaştırır ve dökülmeyi yavaşlatır. Düzenli PRP saç tedavisi seansları ile saç kalitesinde ve yoğunluğunda gözle görülür bir artış sağlanabilir.
  • PRP Cilt Gençleştirme: Zamanla azalan kolajen üretimi ciltte sarkmalara ve kırışıklıklara yol açar. Yüz, boyun, dekolte ve el gibi bölgelere uygulanan PRP cilt gençleştirme işlemi, cildin kolajen ve elastin üretimini tetikler. Bu sayede cilt elastikiyeti artar, ince çizgilerin görünümü azalır ve cilt daha parlak, canlı bir görünüme kavuşur.
  • Akne ve Yara İzleri: Akne sonrası oluşan çukurlukların ve yara izlerinin görünümünü iyileştirmede PRP’nin onarıcı etkilerinden faydalanılır. Büyüme faktörleri, hasarlı dokuların yenilenmesini destekleyerek daha pürüzsüz bir cilt yüzeyi oluşumuna katkıda bulunur.
  • Çatlak Tedavisi: Cilt çatlaklarının (stria) görünümünü azaltmak için de PRP uygulamaları tercih edilse de bu alandaki etkinliği diğer kullanımlara kıyasla daha sınırlı olabilir.
Diğer Kullanım Alanları ve Güncel Çalışmalar PRP’nin potansiyeli, tıbbın farklı alanlarında da araştırılmaya devam etmektedir.
  • Diş Hekimliği: İmplant uygulamaları, diş çekimi sonrası kemik iyileşmesi ve diş eti hastalıklarının tedavisinde doku onarımını hızlandırmak için kullanılır.
  • Göz Hastalıkları: Kuru göz sendromu ve kornea ülserleri gibi bazı durumlarda, PRP’den hazırlanan otolog göz damlalarının kullanımı üzerine yapılan çalışmalar umut vadetmektedir.
  • Üroloji: Erektil disfonksiyon gibi bazı sorunlarda, doku yenilenmesini ve kan akışını artırma potansiyeli nedeniyle PRP enjeksiyonları üzerine ön çalışmalar mevcuttur.
  • Yara Bakımı: Diyabetik ayak ülserleri gibi kronik ve zor iyileşen yaraların tedavisinde, PRP'nin yara kapanmasını hızlandırdığı ve enfeksiyon riskini azalttığı gözlemlenmiştir.
Görüldüğü gibi PRP kullanım alanları giderek genişlemekte ve doku yenilenmesi gereken birçok durumda doğal bir tedavi alternatifi sunmaktadır. Her alanda bilimsel kanıtlar güçlendikçe PRP, modern tıbbın önemli yöntemlerinden biri olarak yerini sağlamlaştırmaya devam edecektir.

PRP Tedavisinin Faydaları ve Etkinliği

PRP (Platelet Rich Plasma), hastanın kendi kanından hazırlanan trombositten zengin plazma kullanılarak vücudun doğal iyileşme mekanizmalarını destekleyen yenilikçi bir yöntemdir. Rejeneratif tıp alanında öne çıkan bu tedavinin etkinliği, bilimsel çalışmalarla giderek daha fazla kanıtlanmaktadır. PRP faydaları, temel olarak büyüme faktörlerinin yoğun etkisiyle doku onarımını tetikleme, iltihaplanmayı azaltma ve hücre yenilenmesini hızlandırma üzerine kuruludur. Bu özellikleri sayesinde ortopedi, dermatoloji ve estetik gibi alanlarda yaygın bir kullanım alanı bulmuştur.

Klinik çalışmalar, PRP'nin etkinliğinin özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında belirgin olduğunu göstermektedir. Diz osteoartriti (kireçlenme), tenisçi dirseği gibi tendinitler, bağ yaralanmaları ve kas yırtılmalarında PRP faydaları, ağrıyı azaltma ve fonksiyonel iyileşmeyi hızlandırma şeklinde ortaya çıkar. Bilimsel kanıtlar, kronik tendon problemlerinde PRP’nin diğer konservatif yöntemlere göre daha kalıcı bir rahatlama sağlayabildiğini desteklemektedir. Hyalüronik asit enjeksiyonları ile karşılaştırıldığında ise PRP'nin, eklemdeki kıkırdak onarımını biyolojik olarak uyararak daha uzun vadeli çözümler sunma potansiyeli taşıdığı düşünülmektedir. Yine de bu alandaki araştırmalar devam etmekte olup tedavi başarısı hastanın durumuna göre değişebilir. Tam kıkırdak yenilenmesi için PRP'nin tek başına yeterliliği konusunda bilimsel kanıtlar hala sınırlıdır ve araştırmalar devam etmektedir.

Dermatolojideki PRP faydaları, saç dökülmesi ve cilt gençleştirme uygulamalarında öne çıkmaktadır. Androjenik alopesi (erkek tipi kellik) görülen hastalarda yapılan çalışmalar, PRP'nin saç köklerini uyararak saç yoğunluğunu artırdığını ve dökülmeyi yavaşlattığını ortaya koymuştur. Cilt gençleştirme amacıyla kullanıldığında ise kolajen üretimini tetikleyerek cildin elastikiyetini artırır, ince çizgilerin ve yüzeysel lekelerin görünümünü hafifletir. Etkili sonuçlar genellikle birden fazla seans gerektirir ve kişinin yaşına, cilt yapısına ve genel sağlık durumuna göre sonuçların etkinliği farklılık gösterir.

Tedavi sürecinde beklentilerin gerçekçi tutulması kritik önem taşır. PRP bir mucize değil, vücudun iyileşme kapasitesini optimize eden biyolojik bir destek yöntemidir. Her hastanın tedaviye yanıtı farklıdır ve bazı durumlarda lazer tedavileri veya fizik tedavi gibi ek yöntemlerle kombine edilmesi gerekebilir. Örneğin, ileri düzeyde eklem kireçlenmesi olan bir hastada PRP tedavisi semptomları hafifletse de kıkırdağı tamamen yenilemeyebilir. Tedavinin başarısı; doğru tanı, uygun hasta seçimi, kullanılan PRP kitinin kalitesi ve uygulama tekniği gibi birçok faktöre bağlıdır.

PRP Tedavisi Kimlere Uygulanabilir?

PRP (Platelet Rich Plasma), doku onarımını ve yenilenmesini desteklemek için kişinin kendi kanının kullanıldığı biyolojik bir tedavi yöntemidir. Peki bu yöntem PRP kimlere uygulanır ve kimler için ideal bir seçenektir? Saç dökülmesi yaşayanlar, ciltlerinde gençleşme ve yenilenme hedefleyenler, eklem ağrıları, tendinit gibi kas-iskelet sistemi sorunları olanlar ve spor yaralanmalarının iyileşme sürecini hızlandırmak isteyenler PRP tedavisi için uygun adaylardır. Vücudun kendi iyileşme mekanizmalarını harekete geçirmesi nedeniyle doğal ve güvenilir bir yöntem olarak görülse de her tıbbi uygulamada olduğu gibi PRP'nin de belirli sınırları vardır. Bu nedenle tedaviye başlamadan önce mutlaka uzman bir hekim değerlendirmesi gerekir.

Prp kimlere uygulanır sorusu kadar kimlere uygulanamayacağı da önemlidir. Öncelikle hamileler ve emziren anneler üzerinde yeterli bilimsel çalışma bulunmadığı için bu dönemlerde PRP uygulaması yapılmaz. Vücudunda aktif bir enfeksiyon bulunan kişilerde, işlemin enfeksiyonu yayma riski olduğundan tedavi ertelenir. Benzer şekilde, kan kanseri başta olmak üzere aktif kanser tedavisi gören hastalarda da PRP, büyüme faktörlerinin kanser hücrelerini tetikleme potansiyeli taşıdığı için uygun görülmez.

Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullananlar, trombosit sayısı düşük olanlar (trombositopeni) veya trombosit fonksiyon bozukluğu gibi kanama ve pıhtılaşma sorunları yaşayanlar da bu tedavi için uygun aday değildir. Tedavi, bu kişilerde kanama riskini artırabilir. Ciddi karaciğer hastalığı olan veya uygulama yapılacak bölgede aktif bir cilt lezyonu bulunan kişiler için de PRP ertelenmelidir.

PRP Tedavisinin Riskleri ve Yan Etkileri

Platelet Rich Plasma (PRP) tedavisi, kişinin kendi kanından elde edilen bir yöntem olduğu için genellikle güvenli kabul edilir. Ancak her tıbbi işlem gibi PRP tedavisinin de potansiyel PRP riskleri ve yan etkileri bulunur. Bu etkiler çoğunlukla hafif ve geçici olsa da hastaların tedavi öncesinde bilgi sahibi olması önemlidir.

Enjeksiyon bölgesinde görülen en yaygın PRP yan etkileri arasında hafif ağrı, şişlik, hassasiyet ve morarma yer alır. Bu belirtiler, enjeksiyonun doğal bir sonucu olarak ortaya çıkar ve genellikle birkaç gün içinde kendiliğinden kaybolur. İşlem sonrası hissedilen ağrı, basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir. Bu reaksiyonlar, vücudun tedaviye verdiği doğal bir yanıttır ve endişe gerektirmez.

Daha ciddi PRP riskleri arasında ise enfeksiyon olasılığı bulunur. Nadir de olsa her enjeksiyon işleminde mevcut olan bu riski en aza indirmek için uygulamanın steril bir ortamda, hijyen kurallarına tam uyularak ve deneyimli bir hekim tarafından yapılması kritik önem taşır. Kullanılan tüm malzemelerin tek kullanımlık ve steril olması, enfeksiyon riskini büyük ölçüde ortadan kaldırır.

Nadir görülen diğer potansiyel PRP yan etkileri, uygulamanın tekniğine bağlı olarak ortaya çıkabilir. Enjeksiyonun yanlış bir bölgeye yapılması durumunda sinir veya doku hasarı oluşma ihtimali vardır. Bu nedenle tedaviyi uygulayacak uzmanın anatomi bilgisi ve tecrübesi büyük önem taşır. Tedavide kişinin kendi kanı kullanıldığı için alerjik reaksiyon riski neredeyse yoktur. Ancak, kanın pıhtılaşmasını önlemek için kullanılan antikoagülan gibi maddelere karşı nadiren de olsa hassasiyet gelişebilir. Bu tür durumların önüne geçmek ve süreci güvenle yönetmek için tedavi öncesinde hekiminize sağlık geçmişiniz hakkında eksiksiz bilgi vermelisiniz.

PRP Tedavisi Sonrası İyileşme Süreci

PRP (Trombositten Zengin Plazma) tedavisi, vücudun kendi onarım mekanizmalarını harekete geçiren biyolojik bir yöntemdir. Tedavinin başarısı, uygulama sonrası doğru adımların atılmasına ve hastanın PRP iyileşme süreci boyunca gösterdiği özene bağlıdır. Bu süreçte dikkatli bir bakım, tedavinin etkinliğini en üst düzeye çıkarır.

Uygulamayı takip eden ilk 24-48 saat, iyileşme için kritik bir başlangıç dönemidir. Bu süreçte tedavi edilen bölgede hafif ağrı, şişlik veya morarma görülmesi normal bir reaksiyondur. Şişliği ve ağrıyı kontrol altına almak için doktorunuzun önerdiği aralıklarla bölgeye soğuk kompres uygulamak faydalıdır. Bölgenin korunması esastır, bu nedenle ağır egzersizlerden, zorlayıcı hareketlerden ve aşırı fiziksel aktivitelerden kesinlikle kaçınılmalıdır. Tedavi edilen bölgenin temiz ve kuru tutulması enfeksiyon riskini azaltırken sıcak banyo, sauna veya havuz gibi ortamlardan uzak durulmalıdır. Bu ilk günlerde dinlenmek, vücudun tüm enerjisini iyileşmeye yönlendirmesine yardımcı olur.

Ağrı yönetimi, PRP iyileşme süreci boyunca hasta konforu için önemlidir. Genellikle hafif ağrılar, parasetamol içeren basit ağrı kesicilerle kontrol edilebilir. Ancak steroid olmayan antiinflamatuar ilaçların (NSAID) PRP’nin etkisini azaltabileceği düşünüldüğünden, herhangi bir ilaç kullanmadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Ağrının devam etmesi veya beklenmedik şekilde artması durumunda vakit kaybetmeden hekiminize başvurmanız gerekir.

Özellikle kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarında, tedavinin uzun vadeli başarısında fizik tedavi ve rehabilitasyon büyük rol oynar. PRP uygulamasından sonraki akut dönem geçince doktorunuzun yönlendirmesiyle hafif germe ve güçlendirme egzersizlerine başlanabilir. Fizyoterapistler tarafından kişiye özel hazırlanan programlar, tedavi edilen bölgenin fonksiyonel kapasitesini artırır, esnekliğini geri kazandırır ve gelecekteki yaralanmaları önlemeye yardımcı olur.

Genel sağlık alışkanlıkları da iyileşmeyi doğrudan etkiler. Protein açısından zengin ve dengeli bir beslenme, doku onarımı için gerekli yapı taşlarını sağlar. Yeterli su tüketimi ve kaliteli uyku, hücresel yenilenme süreçlerini destekler. Sigara ve alkol tüketimi ise iyileşme hızını yavaşlatabileceğinden, bu süreçte bu alışkanlıklardan uzak durulması tavsiye edilir. PRP tedavisinin sonuçları zamanla ortaya çıkar, bu nedenle sabırlı olmak ve doktorun talimatlarına uymak, başarılı bir PRP iyileşme süreci için anahtardır. Düzenli kontrollere gitmek, hekiminizin iyileşmenizi takip etmesine olanak tanır.

Sıkça Sorulan Sorular
Uygulamanın seans sayısı; tedavi edilen durumun türüne, şiddetine ve hastanın verdiği yanıta göre değişir. Çoğunlukla 2 ila 4 hafta aralıklarla yapılan 3 ila 6 seanslık bir tedavi protokolü izlenir. Bazı durumlarda elde edilen sonuçların kalıcılığını artırmak amacıyla belirli aralıklarla idame seansları önerilebilir. Doktorunuz, yapacağı değerlendirme sonrası size özel bir tedavi planı oluşturacaktır.
Uygulama sırasında hissedilen rahatsızlık genellikle minimal düzeydedir. İşlemden önce bölgeye lokal anestezik kremler sürülerek veya küçük enjeksiyonlar yapılarak ağrı hissi en aza indirilir. Enjeksiyon anında hafif bir batma veya yanma hissedilmesi normaldir. İşlem sonrası ilk birkaç gün görülebilen hafif ağrı, hassasiyet ve şişlik ise basit ağrı kesicilerle kontrol altına alınabilir ve kısa sürede geçer.
Uygulamanın etkisi; tedavi edilen rahatsızlığa, hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve yaşam tarzına göre önemli ölçüde değişir. Genellikle tedavinin sonuçları aylarca, bazı durumlarda ise birkaç yıla kadar devam edebilir. Örneğin, cilt gençleştirme amaçlı uygulamalarda etki 12-18 ay sürerken, saç dökülmesinde düzenli idame seanslarıyla daha kalıcı sonuçlar alınabilir. Doktorunuz, kendi durumunuza göre etki süresi hakkında daha net bilgi verecektir.
PRP uygulamaları, çoğu zaman estetik veya destekleyici bir yöntem kabul edildiğinden sigorta kapsamında yer almaz. Ancak tedavinin amacı ve sigorta poliçenizin şartlarına göre istisnai durumlar olabilir. Beklenmedik maliyetlerle karşılaşmamak için tedaviye başlamadan önce sigorta şirketinizle görüşerek kapsam detaylarını öğrenmeniz önemlidir.
PRP tedavisi genellikle yetişkinler için uygundur ancak bazı durumlarda önerilmez. Hamilelik, emzirme dönemi, vücutta aktif enfeksiyon varlığı, kanama bozuklukları, bazı kanser türleri veya otoimmün hastalıklar bu durumlardan bazılarıdır. Ayrıca aspirin gibi kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin de bu durumu doktoruna bildirmesi gerekir. Tedavinin sizin için uygun olup olmadığına, uzman bir hekimin yapacağı kapsamlı değerlendirme sonucunda karar verilir.
İyileşme sürecini hızlandırmak ve tedavinin başarısını artırmak için bazı noktalara dikkat etmeniz gerekir. İlk 24-48 saat boyunca uygulama yapılan bölgeyi sudan korumalı, makyaj yapmamalı ve ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmalısınız. Doğrudan güneşe maruz kalmaktan kaçınmak ve güneş koruyucu kullanmak da önemlidir. Doktorunuzun önerdiği ilaçları düzenli kullanmak, bol su içmek ve sağlıklı beslenmek iyileşme sürecini destekler. Beklenmedik bir reaksiyon veya şiddetli ağrı hissederseniz derhal doktorunuza başvurmalısınız.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. MUSTAFA SADIK PEREK
PROF.DR. MUSTAFA SADIK PEREK
Genel Cerrahi
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. H. ERGUN GÖNEY
PROF.DR. H. ERGUN GÖNEY
Genel Cerrahi
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. GÜLÜM ALTACA
PROF.DR. GÜLÜM ALTACA
Genel Cerrahi
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. N. YILDIRAY YÜZER
PROF.DR. N. YILDIRAY YÜZER
Genel Cerrahi
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. Y. SÜMER YAMANER
PROF.DR. Y. SÜMER YAMANER
Genel Cerrahi
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. LEYLA ZER
PROF.DR. LEYLA ZER
Meme Cerrahisi
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. ENVER ÖZKURT
DOÇ.DR. ENVER ÖZKURT
Genel Cerrahi
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. CENGİZ DİBEKOĞLU
DOÇ.DR. CENGİZ DİBEKOĞLU
Genel Cerrahi
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. ALPER ÇALIŞ
OP.DR. ALPER ÇALIŞ
Genel Cerrahi
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading