Göz Kuruluğu Neden Olur? Tedavisi

Kuru göz sendromu ya da latince keratokonjuktivitis sikka olarak bilinen göz kuruluğu, göz hekimlerine yapılan başvuruların nedenlerinin başında gelen bir sağlık sorunudur.

Kuru göz sendromu ya da latince keratokonjuktivitis sikka olarak bilinen göz kuruluğu, göz hekimlerine yapılan başvuruların nedenlerinin başında gelen bir sağlık sorunudur.

 


Göz Kuruluğu Nedir?


Gözyaşı sayesinde gözün yüzeyi nemli şekilde tutulur. Gözyaşının bileşenleri arasında su, yağ yapıda maddeler, mukus ve mikroorganizmalara karşı koruyucu etki gösteren çeşitli maddeler bulunur.

Göz çevresinde bulunan çeşitli bezler (lakrimal bezler) tarafından salgılanan bu maddelerde eksiklik ya da üretimlerinde bir sorun meydana gelmesi halinde gözyaşı kolayca buharlaşır ve kişide göz kuruluğu ortaya çıkabilir.

Göz kuruluğu dünyanın yaklaşık olarak %5 ile %34’ünü etkileyen bir sorundur ve klinik olarak 2 alt tipe ayrılır. Gözyaşının üretimi ile ilgili sorunları ifade eden akköz yetmezlik ve gözyaşının aşırı buharlaşmasını ifade eden hiperevaporasyon, göz kuruluğunun klinik alt tiplerini oluşturur.

Normalde gözün üzerinde koruyucu etki gösteren tabakanın bütünlüğünün bozulmasına bağlı kuruluğun dışında gözde bakteriyel enfeksiyonlara yatkınlık oluşabilir. Bakteriyel enfeksiyonlar ise kornea üzerinde yara dokusunun oluşmasına neden olarak görme ile ilgili problemlerin gelişmesine zemin hazırlayabileceği için dikkatli olunması gerekir.
 

Göz Kuruluğu Nedenleri Nelerdir? Göz Kuruluğu Neden Olur?


Göz kuruluğu birçok faktöre bağlı olarak ortaya çıkabilen bir sorundur. Görme ile ilgili yapıların önünde yer alan gözyaşı tabakası çeşitli faktörlere bağlı olarak olumsuz yönde etkilenir ve bu yapılar dış etkenlere karşı korunmasız kalmasına neden olabilir.

Sigara kullanımı ya da dumanına maruziyet, kontakt lens kullanımı, kuru nemsiz hava ve menopoz dönemindeki hormonal değişikliklere ek olarak birçok durumda göz kuruluğu meydana gelebilir:

Yaşlanma

Göz kuruluğu ileri yaşlarda daha sık olarak karşılaşılan bir sorundur. Özellikle 50 yaşından sonra göz kuruluğunun görülme sıklığında belirgin şekilde artış meydana gelir ve bu durum yaşlanma ile birlikte gözyaşı üretiminin azalmasına bağlıdır.

Çeşitli İlaçların Kullanımı

Gözyaşının bileşenleri arasında su, mukus ve çeşitli yağ yapıda maddeler yer alır. Bu maddelerin üretimini veya yapılarını olumsuz yönde etkileyen ilaçların kullanımı sonrasında göz kuruluğu şikayeti ortaya çıkabilir.

Antihistaminikler, antidepresanlar, diüretikler (idrar söktürücüler) ve beta blokörler olarak bilinen tansiyon ilaçlarının kullanımı sonrasında göz kuruluğu şikayeti meydana gelebilir. 

Hekimin bilgisi ve önerisi olmadan reçetelendirilen hiçbir ilaç hastalar tarafından yan etkiler nedeniyle kesilmemelidir. İlgili hekime tekrar başvurarak oluşan yan etki anlatılmalı ve yapay gözyaşı damlaları gibi çeşitli yöntemlerin kullanımı değerlendirilmelidir.

Bilgisayar Kullanımı

Çağımızın çalışma şartları iş hayatının büyük bir bölümünün bilgisayar ekranına bakarak geçmesine neden olabilir. Uzun süreli olarak bilgisayar ekranına bakan kişide gözün üzerindeki koruyucu gözyaşı tabakası olumsuz etkilenerek kuru göz şikayetinin oluşmasına neden olabilir.

Bilgisayar başında uzun zaman geçiren kişilerin kuru göz belirtilerinin oluşmasını önlemesi adına daha sık göz kırpması önerilir. Aynı zamanda her 20 dakikada 1 olacak şekilde mola vererek başka yere bakmak ve gözleri dinlendirmek, bu esnada da göz kırpma sıklığını arttırarak göz yüzeyinin nemlendirilmesini sağlamak kuru göz belirtileri üzerinde fayda sağlayabilir.

A Vitamini Eksikliği

A vitamini göz sağlığı için önemli bir vitamindir. Yumurta, havuç, ıspanak ve brokoli, A vitamini bakımından zengin gıdalara örnek olarak sayılabilir.

A vitamini eksikliği, başta gece körlüğü ve göz kuruluğu olmak üzere çeşitli görme ile ilgili problemlerin ortaya çıkmasına zemin hazırlayabileceği için dikkatli olunmalıdır.

Rüzgar Maruziyeti

Soğuk ve rüzgarlı iklimlerde yaşayan kişilerin göz yüzeyindeki koruyucu göz yaşı tabakası daha hızlı buharlaşma eğilimindedir.

Sjögren Sendromu

Vücudun bağışıklık hücrelerinin kendi yapılarına karşı antikor üretmesi ile oluşan rahatsızlıklar otoimmün hastalıklar olarak ifade edilir. 

Sjögren hastalığında savunma hücreleri (akyuvarlar) tarafından vücutta salgı üreten hücrelere karşı bir mücadele söz konusudur. Tükürük bezleri ve gözyaşı bezleri bu hastalık sonucu etkilenen dokuların başında gelir. Bu etkilenme sonucunda hem tükürük hem de gözyaşı üretiminde problem oluşur ve göz kuruluğu ile ağız kurulu gibi şikayetler ortaya çıkar.

Sjögren sendromu dışında şeker hastalığı, romatoid artrit ve sistemik lupus eritematozus gibi diğer otoimmün hastalıklar da göz kuruluğuna neden olabilir.

Alerjik Rahatsızlıklar

Vücutta alerjik yanıtın oluşmasına neden olan maddeler alerjen olarak isimlendirilir. Alerjenler ile temas sonrasında gözlerde sulanma, kaşıntı ve kızarıklık oluşabilir. Bu durumun kontrolü amacıyla verilen antihistaminik ilaçlar alerjiye bağı olarak meydana gelen şikayetlerin azalmasını sağlarken öncesinde göz kuruluğu bulunan birinde kullanımı ile kuruluk şikayetlerinin kötüleşebileceği unutulmamalıdır. 

Dehidratasyon (Vücutta Sıvı Miktarının Azalması)

Vücuda yeterli olarak sıvı alınmaması sonucunda dehidratasyon oluşabilir. Göz ve ağız kuruluğu gibi belirtiler dışında idrar renginde koyulaşma, sersemlik ve kalp atışlarının hızlanması gibi durumlar da dehidratasyon belirtileri arasında yer alır.

Günlük tüketilen su miktarının arttırılması ile dehidratasyona bağlı oluşan göz kuruluğu şikayetlerinde iyileşme sağlanabilir.
 

Göz Kuruluğu Belirtileri Nelerdir?


Göz kuruluğu genellikle iki gözün birden etkilendiği birçok belirtinin oluşmasına neden olabilir:

•    Gözlerde yanma, ağrı, kaşıntı ve batma hissi
•    Üretilen mukus miktarındaki değişikliğe bağlı olarak göz kapaklarında yapışıklık hissi
•    Işığa karşı hassasiyet
•    Göz kızarıklığı
•    Göze kum ya da başka bir şey kaçmış hissi
•    Gece araba kullanmada zorlanma
•    Gözlerde kuruluk sonucunda tahriş oluşmasına bağlı olarak aşırı sulanma
•    Görme ile ilgili çeşitli problemler
 

Göz Kuruluğu Nasıl Anlaşılır?


Göz kuruluğunun tam olarak tedavisinin sağlanması için öncelikle altta yatan nedenin ortaya çıkarılması gerekir. Göz kuruluğuna dair tanısal yaklaşımda hastanın tıbbi öyküsü ve gözyaşını ilgilendiren testlerin gerçekleştirilmesi yer alır.

Göz kuruluğu şikayeti bulunan kişilerde bu probleme neden olabilecek iş ve ev hayatındaki çevresel faktörler araştırılması ve kişide göz kuruluğuna neden olabilecek sistemik rahatsızlıkların varlığının irdelenmesi tanı aşamasında önem arz eden konulardır.

Göz hekimleri fizik muayene esnasında kişinin kirpiklerini, göz kırpma sıklığını ve göz yüzeyini inceleyerek göz kuruluğunun altta yatan nedenleri hakkında fikir sahibi olabilir. 

Schirmer testi göz yüzeyini kaplayan gözyaşının lakrimal bezler tarafından ne kadar üretildiğinin tespiti için başvurulan bir yöntemdir. Bu testte 35x5 milimetre bir kağıt gözün alt kısmına yerleştirilerek 5 dakikalık bir süre içerisinde ne kadarının üretilen göz yaşına bağlı olarak ıslanıp ıslanmadığı tespit edilebilir.
 

Göz Kuruluğu Nasıl Tedavi Edilir? Göz Kuruluğuna Ne İyi Gelir?


Göz kuruluğunun tedavisindeki amaç öncelikle göz yüzeyinin nemli kalmasını sağlayacak düzeyde gözyaşı tabakasının yeniden oluşturulmasıdır. Bu amaç doğrultusunda tedavi yöntemlerinin başında göz damlaları gelir.

Göz damlalarının birçok çeşidi bulunur. Bazı göz damlalarının içeriğinde yer alan çeşitli mineraller görme ile ilgili diğer problemlerin de iyileşmesine katkı sağlayabileceği için göz hekimleri tarafından önerilebilir.

Yapay gözyaşı bulunduran damlalar koruyucu içeren ve içermeyen olmak üzere temel olarak 2 çeşit olarak bulunur. Koruyucu maddeler yapay gözyaşı içerisinde bakteriler gibi çeşitli mikroorganizmaların üremesini engelleyici etki yapar. Ancak bazı kişilerde koruyucu maddelerin gözde meydana gelen tahrişi arttırıcı etki yapması nedeniyle koruyucu içermeyen yapay gözyaşı damlaları tercih edilebilir. Yapay gözyaşı damlaları göz yüzeyindeki stresin azalmasına ve görme kalitesine katkı sağlayabilir. 

Göz damlaları dışında altta yatan nedenin gözyaşı üreten bezlerde bir iltihaplanma durumu olması halinde ilgili hekim tarafından antiinflamatuar ilaçlar göz kuruluğu tedavisinde reçetelendirilebilen ilaçlardır.
Bakteriyel bir enfeksiyon sonucunda göz kuruluğu oluştuğunun tespit edilmesi halinde ise göz için kullanılacak antibiyotik ilaçlar kullanılabilir.
 

Göz Kuruluğu Tedavi Edilmezse Ne Olur?


Gözyaşı gözün saydam tabakası olan ve kornea olarak adlandırılan bölümünü dış etkenlere karşı korur. Göz kuruluğu öncelikle hastanın yaşam kalitesinde önemli düşüşe yol açar. Diğer zararlı etkileri korneadaki sinirlerin zarar görmesi, gözün savunma bariyerinin ortadan kalkması ve uzun vadede körlüğe yol açabilmesidir. 

Göz kuruluğu ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”
Göz Kuruluğu Neden Olur? Tedavisi biriminden
Uzman Görüşü Alın

Uzman Görüşü Alın

Adınız Soyadınız
GSM
Eposta Adresiniz