Yumuşak Doku Kanseri (Sarkom)

Sarkom (Yumuşak Doku Kanseri) Nedir?


Sarkom, bağ dokusundan kaynaklanan ve nadir görülen bir kanser türüdür. Bağ dokusu, vücuttaki dokuları birbirine bağlayan ve destekleyen bir sistemdir. Sarkomlar, kemiklerde, kaslarda, tendonlarda, sinirlerde, kıkırdakta, yağ dokusunda veya kan damarlarında meydana gelebilir. Yetmişten fazla sarkom tipi vardır. Sarkomlar yumuşak dokularda meydana gelirse ''yumuşak doku sarkomu'', kemiklerde ortaya çıkarsa kemik sarkomu veya ''osteosarkom'' olarak adlandırılır.
Sarkomlar çocukluk çağında daha sık görülür. Yetişkinlerde nadirdir. Sarkomlar çocukluk çağı kanserlerinin %15'ini oluşturur. 
Sarkomlar sıklık sırasına göre kol ve bacaklarda, karında ve baş-boyunda daha çok görülür.

Yumuşak Doku Kanseri Belirtileri Nelerdir?

En sık karşılaşılan belirtiler:
Vücudun herhangi bir yerinde ağrılı veya ağrısız yumru oluşumu,
Kemik ağrısı,
Çok hafif bir travmada ciddi kemik kırığı,
Karın ağrısı,
Kilo kaybıdır.

Sarkomun Nedenleri Nelerdir?

Sarkom türü kanserlerin neden oluştuğu bilinmemektedir. Bununla beraber, DNA'da meydana gelen mutasyonların sarkom gelişiminden sorumlu olduğu düşünülmektedir.

Yumuşak Doku Kanserinin Risk Faktörleri Nelerdir?


Kalıtsal sendromlar: Aileden geçen bazı kalıtsal hastalıklar sarkom riskini artırabilir. Bu duruma örnek retinoblastom (gözün tümörü) ve nörofibromatoz tip 1'dir.
Kanser için yapılan radyoterapi: Radyoterapi yapılan kanser hastalarında daha sonra sarkom gelişebilir.
Lenfödem: Lenf sistemindeki bir bozukluktan dolayı ilgili bölgede aşırı şişme ile karakterize bir hastalıktır. Lenf ödem hastalarında anjiosarkom gelişebilir.
Kimyasallar: Bazı endüstriyel kimyasallar ve böcek ilaçları karaciğer kaynaklı sarkom riskini artırabilir.
Virüsler: İnsan Herpes virüs 8 olarak adlandırılan virüs, bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde Kaposi sarkomu adı verilen bir sarkom riskini artırabilir.

Yumuşak Doku Kanser (Sarkom) Tipleri Nelerdir?

Yumuşak doku sarkomları:
Anjiyosarkom: Bu tip kan veya lenf damarlarını etkiler.
Gastrointestinal stromal tümör: Bu, bağırsağın özel nöromüsküler hücrelerini etkiler.
Liposarkom: Bu bir yağ dokusu sarkomudur. Bunlar genellikle uylukta, diz arkasında veya karnın arkasında başlar.
Leiomyosarkom: Bu, organ duvarlarındaki düz kaslardan kaynaklanır. Genellikle karın duvarında görülür.
Sinovyal sarkom: Kök hücrelerin tümörüdür. Eklemlerin etrafında kanserli doku gelişebilir.
Nörofibrosarkom: Bu tip sinirlerin koruyucu astarını etkiler.
Rabdomiyosarkom: İskelet kasında oluşur.
Fibrosarkomlar: Bunlar bağ dokusundaki hücreler olan fibroblastları etkiler.
Miksofibrosarkom: Bağ dokusunu etkiler ve sıklıkla yaşlı yetişkinlerin kollarında ve bacaklarında gelişir.
Mezenkimomlar: Bunlar nadirdir ve diğer sarkomların unsurlarını birleştirir. Vücudun herhangi bir yerinde ortaya çıkabilirler.
Vasküler sarkom: Bu tip, kan damarlarında görülür.
Schwannom: Sinirleri kaplayan dokuları etkiler.
Kaposi sarkomu: Bu tip esas olarak cildi etkiler, ancak diğer dokularda ortaya çıkabilir. İnsan herpes virüsü 8'den kaynaklanır. Derideki lenf damarlarını saran dokunun malign (kötü huylu) tümörüdür. Kaposi sarkomda deri ve iç organlarda tümörler ortaya çıkar. Ciltteki tümörler mor renkli leke şeklinde başlayarak zamanla deriden kabarık hale gelir. Kaposi sarkomu aynı anda farklı bölgelerde başlayabilir. Hastalarda tümörden yapılan incelemelerde herpes virüs 8 tespit edilmiştir. Kaposi sarkomu özellikle AIDS ve organ nakli nedeniyle bağışıklık sistemi baskılanan hastalarda ortaya çıkmaktadır.
Kaposi sarkom tipleri:
Klasik Kaposi sarkomu
Afrika Kaposi sarkomu
Bağışıklık baskılanması ilişkili Kaposi sarkomu
Epidemik Kaposi sarkomu
Non-epidemik Kaposi sarkomu olarak sıralanabilir.
Tanı için akciğer filmi, endoskopi, deri biyopsisi ve bronkoskopi yapılabilir. 

Kaposi sarkomu lenf ve kan yoluyla yayılım göstermektedir. Hastalığın gidişatı kanserin tipi ve yaygınlığına göre değişir.
Klasik Kaposi sarkomu daha çok ileri yaştaki erkeklerde görülür. Bu hastalarda tümör yerleşimi ayaklarda ve bacaklarda sıktır. Tümörler yavaş büyür, kahverengi-mor renklidir. Zamanla diğer organlara yayılabilir.
Tedavide hastalığın tipine ve yaygınlığına göre radyoterapi, cerrahi, kemoterapi ve biyolojik tedaviler uygulanır. HIV pozitif hastalarda antiretroviral tedavi degereklidir.

Kemik sarkomu
Osteosarkom: Kemiği tutan sarkom türüne osteosarkom denir. Çocuk ve ergenlerde sık görülür. Çocuklarda kötü huylu kemik tümörlerinden en sık görüleni osteosarkomdur. Osteosarkomda hastaların 13 ve 17. kromozomunda mutasyonlar tespit edilmiştir. Osteosarkom sıklıkla uzun kemiklerde görülür. Hastaların büyük kısmında ana bulgu ağrıdır. Olguların yarısında ele gelen bir kitle olur. Tutulum olan bölgede hareket kısıtlılığı ve ekstremitede (uzuvlarda) zayıflık görülebilir. %15 oranında metastaz yapabilir. En sık metastaz akciğerler, diğer kemikler ve beyne olur.
Ewing sarkomu: Bu kemik veya yumuşak dokuda ortaya çıkabilir. Ewing sarkomu sıklıkla 5-20 yaşlar arasında görülür. Büyük bir yumuşak doku kitlesi ve kemik harabiyeti gözlenir. Vücutta en sık kol ve bacaklar, pelvis ve kaburgada ortaya çıkar.
Kondrosarkom: Bu kıkırdakta başlar.
Fibrosarkom: Bu, bir tür bağ dokusu olan fibrojenik dokuda görülür.

Yumuşak Doku Kanserleri Nasıl Teşhis Edilir?

Eğer vücudunuzda ele gelen bir kitle varsa doktorunuz biyopsiyi uygun bulabilir. Tümörün tipinin belirlenmesi ve evrelendirilmesi için biyopsi büyük önem taşır. Biyopsi doğrudan, ultrason altında veya tomografi eşliğinde yapılabilir. Yumuşak doku sarkomları en iyi MR ile görüntülenebilir. Direkt grafi, tomografi, PET, kemik taraması ve ultrason uygun bulunan durumlarda hastadan istenebilir. Osteosarkomda hastaların %50'sinde kanda serum alkalen fosfat, %25’de ise serum laktat dehidrogenaz (LDH) yüksek olarak tespit edilir. Direkt radyografi tanı koydurur. (Radyografik görüntüde; kemikte yapım ve yıkımın birlikte olduğu litik ve sklerotik lezyon mevcuttur).

Yumuşak Doku Kanseri Tedavisi Nasıl Yapılır?

En sıklıkla uygulanan tedavi cerrahidir. Cerrah tümörü ve etrafındaki dokuları temizler. Aynı zamanda patolojiye göndermek üzere örnek alır. Cerrahiden sonra radyoterapi uygulanabilir. Radyoterapi bazen başlangıçta tümörü küçültmek için uygulanır. Eğer hasta cerrahiye uygun değilse sadece radyoterapi verilebilir. Sarkom tedavisinde kemoterapi ameliyatla birlikte veya ameliyat yerine kullanılabilir. 
Son yıllarda uygulamaya giren hedefli tedavilerde vücudun sağlam hücreleri korunarak doğrudan tümöre yönelik tedavi yapılmaktadır. İmmünoterapi, bağışıklık sistemini kanserle savaşmak için kullanan bir ilaç tedavisidir. Ablasyon tedavisi hücreleri ısıtmak için elektrik, hücreleri dondurmak için çok soğuk sıvı veya hücrelere zarar vermek için yüksek frekanslı ultrason dalgaları uygulayarak kanser hücrelerini yok eden bir tedavi yöntemidir.
Sarkomlar yayılma durumuna göre 4 evreye ayrılırlar. Evre 1 ve 2 de tümör bölgeseldir. Evre 3 de tümör bulunduğu bölgedeki lenf bezlerine yayılmıştır. Evre 4 de ise uzak organlara metastaz yapmıştır. 

Yumuşak Doku Kanserinin Klinik Seyri Nasıldır?

Yumuşak doku kanserinin klinik seyri sarkom tipine, evresine ve yerleşimine bağlıdır. Yapılan istatistik araştırmalara göre tanıdan sonra 5 yıl hayatta kalma oranı:
Sarkom yayılmamışsa: %88
Yakındaki dokulara yayılmışsa: %58
Uzak organlara yayılmışsa: %16 olarak kabul edilir.
Osteosarkom için öngörülen 5 yıllık sağ kalım oranı:
Kanser yayılmamışsa: %77
Etrafındaki dokulara yayılmışsa: %65
Uzak organlara yayılmışsa: %27’dir.
Hasta yaşı ve hastalığın erken tanısı 5 yıllık sağkalım oranlarının yüksek olmasını sağlayan iki önemli faktördür.

Yumuşak Dokuda Tümör Benzeri Durumlar Var Mıdır?

Yumuşak dokulardaki bazı değişikliklere iltihaplanma veya yaralanma neden olur ve yumuşak doku tümörüne benzeyen bir kütle oluşturabilir. Gerçek bir tümörden farklı olarak, tek bir anormal hücreden gelmezler, yakındaki dokulara büyüme veya yayılma yetenekleri sınırlıdır ve asla kan dolaşımından veya lenf sisteminden vücudun diğer bölgelerine yayılmazlar.

Sarkom Tedavisini Kimler Yapar?

Sarkom, yani yumuşak doku kanserlerinin tedavi ve takibini ortopedist, cerrah, tıbbi onkolog, radyasyon onkoloğu ve patologdan oluşan bir ekip yapar. 
Eğer sizin de ailenizde yukarıda bahsettiğimiz belirtileri gösteren bir birey varsa tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesi için en yakın sağlık kuruluşuna başvurabilirsiniz. Sağlıklı günler dileriz.