Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Miyop Nedir? Miyopi Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

image

Miyop, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen en yaygın görme bozukluğu türlerinden biridir. Uzağı net görememe olarak kendini gösteren bu refraksiyon kusuru, bireylerin uzak mesafedeki nesneleri bulanık algılamasına neden olarak günlük yaşam aktivitelerini önemli ölçüde etkileyebilir. Toplumun büyük bir kesimini ilgilendiren ve göz sağlığı açısından önem taşıyan bu durumun görülme sıklığı, özellikle modern yaşam tarzı ve teknoloji kullanımıyla birlikte giderek artmaktadır.

Peki, miyop nedir ve bu yaygın durum hakkında neler bilmeliyiz? Bu yazıda, halk arasında "uzağı görememe" olarak da bilinen miyopi kavramını detaylıca ele alacağız. Miyopinin nedenlerinden ortaya çıkan belirtilerine, doğru teşhis yöntemlerinden günümüzde uygulanan çeşitli tedavi seçeneklerine kadar merak edilen tüm konuları kapsamlı bir şekilde inceleyeceğiz. Amacımız, bu önemli göz rahatsızlığına dair bir rehber sunarak okuyucuları bilinçlendirmek ve daha iyi bir göz sağlığına ulaşmalarına yardımcı olmaktır.

Miyop Nedir? (Tanım ve Temel Bilgiler)

Miyopi, uzağı net görememe durumuyla karakterize edilen ve oldukça yaygın görülen bir görme bozukluğudur. Peki, tıbbi olarak miyop nedir? Miyop, göze ulaşan ışık ışınlarının retinanın tam üzerine odaklanması gerekirken retinanın önünde bir noktaya odaklanmasıdır. Bu odaklanma hatası, uzaktaki nesnelerin bulanık görünmesine neden olurken yakındaki nesneler genellikle net bir şekilde algılanır.

Normal bir gözde kornea ve göz merceği, ışığı doğru bir açıyla kırarak retina üzerindeki odak noktasına düşürür. Bu sayede beyne net görüntüler iletilir ve çevremizi keskin bir şekilde görürüz. Ancak miyopi durumunda bu süreç olması gerektiği gibi işlemez. Miyop bir gözde genellikle göz küresinin uzunluğu normalden fazladır veya korneanın kavisli yapısı ışığı gereğinden fazla kırar. Bu faktörlerden biri veya her ikisi, ışığın retinaya ulaşmadan önce kesişmesine ve görüntünün retinanın önünde oluşmasına yol açar. Bu nedenle retina üzerine düşen görüntü bulanıklaşır ve özellikle uzaktaki cisimler netliğini kaybeder.

Miyop olan kişiler, genellikle bir nesneye yaklaştıkça onu daha net görmeye başlar. Örneğin, bir panodaki yazıları okumak için yaklaşmaları gerekebilir veya televizyonu daha yakından izlemeyi tercih edebilirler. Araba kullanırken uzaktaki trafik işaretlerini seçememek, sinemada altyazıları okuyamamak veya sınıfta tahtayı görememek, miyopinin günlük hayattaki en belirgin yansımalarıdır. Bu durum çocuklarda okul başarısını olumsuz etkilerken yetişkinlerde yaşam kalitesini düşürebilir ve belirli mesleklerde güvenlik riski oluşturabilir. Bu sebeple düzenli göz sağlığı kontrolleri büyük önem taşır.

Miyopinin nedenleri arasında genetik yatkınlık önemli bir yer tutar; ebeveynleri miyop olan çocuklarda bu durumun görülme riski daha yüksektir. Bununla birlikte, uzun süreli yakın odaklanma gerektiren aktiviteler (bilgisayar kullanımı, sürekli okuma) ve kapalı alanlarda fazla vakit geçirme gibi çevresel faktörlerin de miyopi gelişimini tetiklediği düşünülmektedir. Genellikle çocukluk ve ergenlik dönemlerinde ortaya çıkan bu görme kusuru, 20'li yaşların başına kadar ilerleme gösterebilir ve sonrasında büyük ölçüde sabitlenir.

Miyop Neden Olur? (Nedenleri ve Risk Faktörleri)

Miyopinin ortaya çıkışı, genetik ve çevresel faktörlerin karmaşık bir etkileşimine dayanır. Bu görme kusuru, temel olarak göz küresinin normalden uzun olması veya kornea ile göz merceğinin ışığı çok fazla kırması sonucu ışınların retinanın önünde odaklanmasıyla oluşur. Uzaktaki nesnelerin bulanık görünmesine yol açan bu durumun arkasındaki miyop nedenleri, kişisel ve yaşam tarzına bağlı olarak değişkenlik gösterir.

Genetik Yatkınlık ve Kalıtım Miyop gelişiminde genetik faktörler önemli bir rol oynar. Anne veya babadan birinde miyop olması, çocukta miyop görülme olasılığını artırır. Her iki ebeveynin de miyop olması durumunda ise bu risk daha da yükselir. Genetik miras, gözün anatomik yapısını ve gelişimini doğrudan etkileyerek miyopiye karşı bir yatkınlık oluşturur. Ancak genetik yatkınlık, tek başına miyopun ortaya çıkacağını garanti etmez; çevresel faktörler bu yatkınlığın aktifleşmesinde ve durumun seyrinde kilit rol oynar. Çevresel Faktörler ve Modern Yaşam Tarzı Günümüzdeki yaşam tarzı alışkanlıkları, miyop vakalarındaki artışın en belirgin sorumluları arasındadır. Araştırmalar, çevresel etkenlerin en az genetik yatkınlık kadar önemli olduğunu göstermektedir. Bu faktörlerin başında yoğun yakın mesafe aktiviteleri ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması gelir. Genel vücut sağlığının bir parçası olan düzenli uyku ve dengeli beslenme de göz sağlığını dolaylı olarak etkileyen diğer unsurlardır.
  • Yakın Mesafe Çalışmaları ve Ekran Süresi: Bilgisayar, akıllı telefon ve tablet gibi dijital ekranlara veya kitaplara uzun süre yakından odaklanmak, göz kaslarının sürekli kasılmasına neden olur. Bu durum, gözün uyum mekanizmasını zorlayarak göz küresinin zamanla uzamasına zemin hazırlayabilir. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde saatlerce ders çalışmak ya da ekran başında vakit geçirmek, göz yorgunluğunu artırarak miyopun başlamasını veya miyop ilerlemesi sürecini hızlandırabilir.
  • Dış Ortamda Yetersiz Zaman Geçirme: Açık havada, doğal gün ışığı altında vakit geçirmek miyop riskini azaltan önemli bir koruyucu faktördür. Güneş ışığının, gözdeki dopamin salınımını tetikleyerek göz küresinin kontrolsüz büyümesini yavaşlattığı düşünülmektedir. Dışarıda geçirilen zaman, gözlerin sürekli farklı uzaklıklara odaklanmasına olanak tanırken kapalı ortamlardaki sabit yakın odaklanma, göz sağlığını olumsuz etkiler.
Gözün Büyüme Süreci ve Risk Faktörleri Miyopi genellikle çocukluk ve ergenlik gibi gözün hızla büyüdüğü evrelerde ortaya çıkar ve belirginleşir. Göz küresinin ön-arka eksenindeki büyüme, normalden fazla olursa ışık retinaya ulaşmadan odaklanır ve miyopi oluşur. Gözün bu kontrolsüz büyümesi, en sık karşılaşılan miyop nedenleri arasındadır ve ergenlikle birlikte vücut gelişimine paralel olarak şiddetlenebilir.
*   Çocukluk Dönemi: Günümüzde çocuklarda miyop görülme sıklığı giderek artmaktadır. Okul çağındaki çocuklar, yoğun ders programları ve artan ekran süreleri nedeniyle yüksek risk altındadır. Bu yaşlarda başlayan miyopi, ilerleyen dönemlerde yüksek dereceli miyopiye dönüşme potansiyeli taşır. Bu nedenle düzenli göz muayeneleri, riskin erken tespiti ve yönetimi için kritik öneme sahiptir.

*   Ergenlik Dönemi: Hormonal değişimler ve artan akademik baskı, ergenlikte miyop ilerlemesi için uygun bir zemin oluşturur. Bu dönem, genellikle miyop derecesinin en hızlı arttığı zaman dilimidir.

*   Yetişkinlik Dönemi: Miyopi çoğu kişide 20’li yaşlarda stabilize olsa da gün boyu bilgisayar başında çalışanlar gibi yoğun yakın odaklanma gerektiren meslek gruplarında veya bazı sistemik hastalıklara bağlı olarak yetişkinlikte de ilerlemeye devam edebilir. Bu durum, yetişkinlikteki miyop nedenleri arasında sayılabilir.

Miyopi, uzaktaki nesnelerin bulanık görünmesine neden olan ve günlük yaşamı önemli ölçüde etkileyebilen bir görme kusurudur. Erken teşhis, görme kalitesini artırmak ve durumun ilerlemesini yavaşlatmak için kritik olduğundan, miyop belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak büyük önem taşır. Bu durum, özellikle okul çağındaki çocuklardan yoğun ekran kullanan yetişkinlere kadar geniş bir kitleyi etkileyebilir.

Sıkça karşılaşılan miyop belirtileri şunlardır:

  • Uzak Mesafeyi Bulanık Görme: En temel belirti, uzaktaki trafik işaretlerinin, televizyon yazılarının veya bir sunum ekranının net seçilememesidir. Kişi, uzaktaki detayları algılamakta zorlanır.
  • Gözleri Kısarak Bakma: Bireyler, daha net görebilmek için refleks olarak gözlerini kısma eğilimi gösterir. Bu hareket, göze giren ışık miktarını azaltarak odağı geçici olarak keskinleştirme çabasıdır.
  • Baş Ağrısı ve Göz Yorgunluğu: Gözlerin sürekli net görüntü elde etmek için kendini zorlaması, gün sonunda baş ağrılarına ve belirgin bir göz yorgunluğu hissine neden olabilir. Bu durum, özellikle yoğun okuma veya bilgisayar kullanımı sonrası daha da kötüleşir.
  • Gece Görüşünde Zorlanma: Miyop olan kişiler için gece araba kullanmak veya loş ışıkta etrafı görmek daha zordur. Karşıdan gelen araç farlarının etrafında haleler görmek de yaygın bir şikayettir.
  • Gözleri Sık Sık Ovuşturma: Özellikle küçük çocuklar, yaşadıkları görme zorluğunun yarattığı rahatsızlık hissi nedeniyle gözlerini sık sık ovuşturabilir.
  • Nesnelere Yaklaşma İhtiyacı: Televizyon izlerken ekrana yaklaşmak, kitap okurken yüzüne fazla yakın tutmak veya masadaki bir nesneyi görmek için öne eğilmek, miyopun en bariz işaretlerindendir.

Çocuklarda Miyop Belirtileri ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuklarda miyop, görme sorununu her zaman doğru ifade edemeyebilecekleri için ebeveynlerin ve öğretmenlerin gözlemiyle fark edilebilir. Erken müdahale, çocuğun akademik ve sosyal gelişimi için hayati önem taşır. İşte dikkat edilmesi gereken işaretler:

  • Okulda Tahtayı Görememe: Çocuğun en arka sıralarda oturduğunda tahtayı göremediğini söylemesi, sık sık öne oturmak istemesi veya ders notları için arkadaşının defterine bakması önemli bir ipucudur.
  • Ders Başarısında Düşüş: Önceden başarılı olan bir çocuğun notlarında ani düşüşler yaşanması, görme problemine bağlı konsantrasyon eksikliğinden kaynaklanabilir.
  • Okuma ve İzleme Alışkanlıkları: Kitapları veya tabletleri yüze çok yakın tutarak okumak, televizyonun dibine kadar girerek izlemek tipik davranışlardır.
  • Göz Kısma ve Sık Göz Kırpma: Uzaktaki bir nesneye veya kişiye bakarken sürekli gözlerini kısması, kaşlarını çatması veya normalden fazla göz kırpması bir görme kusuruna işaret edebilir.
  • Aktivitelerden Kaçınma: Spor yaparken topu yakalayamama veya uzaktaki hedefleri vuramama gibi durumlar nedeniyle çocuğun fiziksel aktivitelere karşı ilgisizleşmesi de bir belirti olabilir.
Bu miyop belirtileri fark edildiğinde vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurmak gerekir. Erken teşhis ve doğru tedavi yöntemleri; görme kalitesini iyileştirerek çocuğun akademik ve sosyal gelişimini destekler, yaşam kalitesini artırır.

Miyop Nasıl Teşhis Edilir? (Tanı Yöntemleri)

Miyopinin tanısı, hastanın şikayetlerinin dinlendiği ve görme fonksiyonlarının değerlendirildiği kapsamlı bir göz muayenesi ile konulur. Bu süreç, hekimin doğru teşhise ulaşmak için uyguladığı birkaç temel adımdan oluşur. Erken teşhis, görme kalitesini korumak ve durumun ilerlemesini yönetmek açısından kritik öneme sahiptir.

Göz doktoru, ilk olarak uzak mesafeyi bulanık görme, baş ağrısı ve göz yorgunluğu gibi şikayetleri dinleyerek miyop şüphesini değerlendirir. Ardından, en yaygın tanı yöntemlerinden olan görme keskinliği testi uygulanır. Bu testte hastadan, standart bir mesafede bulunan ve Snellen tablosu olarak bilinen paneldeki harfleri ya da sembolleri okuması istenir. Testin sonuçları, kişinin görme düzeyini objektif olarak ortaya koyar ve bir kırma kusurunun varlığını işaret edebilir.

Daha detaylı bir analiz için otorefraktometre gibi bilgisayarlı cihazlardan yararlanılır. Bu teknoloji, göze ışık göndererek kırma kusurunu otomatik olarak ve hızlıca ölçer. Ancak cihazın verdiği tahmini değerler, subjektif refraksiyon adı verilen yöntemle doktor tarafından doğrulanır. Bu aşamada göz hekimi, hastanın gözünün önüne farklı lensler yerleştirerek en net ve konforlu görüşü sağlayan kombinasyonu hasta ile birlikte belirler. Bu kişisel deneme, reçetenin mükemmel olmasını sağlar. Özellikle çocuklarda, gözün odaklanma kaslarını geçici olarak gevşeten damlalar kullanılarak yapılan siklopejik ölçüm, miyopi derecesinin en doğru şekilde saptanmasını sağlar.

Tüm bu testlerin sonucunda miyopinin varlığı ve derecesi kesin olarak belirlenir. Teşhisin ardından hastanın yaşına, yaşam tarzına ve göz yapısına uygun olarak gözlük, kontakt lens veya lazer gibi tedavi seçenekleri değerlendirilir. Unutulmamalıdır ki düzenli göz muayenesi, görme kusurlarının erken dönemde fark edilmesi ve aynı zamanda glokom veya retina sorunları gibi diğer potansiyel göz hastalıklarının tespiti için en etkili yoldur.

Miyop Tedavi Yöntemleri Nelerdir? (Düzeltme Seçenekleri)

Miyopinin düzeltilmesi için kişinin yaşam tarzına, göz yapısına ve beklentilerine uygun çeşitli seçenekler bulunur. Gözlük ve lens gibi geleneksel çözümlerden cerrahi müdahalelere kadar uzanan bu seçenekler arasından en doğrusunu belirlemek, uzman bir göz doktoru değerlendirmesiyle mümkündür. İşte en yaygın miyop tedavisi yöntemleri ve detayları:

Gözlükler Miyop düzeltilmesinde en yaygın, basit ve güvenli çözüm gözlük kullanımıdır. Reçeteye uygun hazırlanan konkav (içbükey) mercekler, ışığın doğru bir şekilde retina üzerine odaklanmasını sağlayarak net görüş sunar. Gözlüklerin en büyük avantajı, cerrahi bir işlem gerektirmemesi ve kolayca takılıp çıkarılabilmesidir. Ayrıca, zengin çerçeve seçenekleri sayesinde kişisel tarzı yansıtma imkânı tanır.

Bununla birlikte, fiziksel aktiviteler sırasında kayma veya düşme riski taşır, spor yaparken kullanımı kısıtlayıcı olabilir ve soğuk havalarda buğulanabilir. Bazı kişiler ise estetik kaygılar nedeniyle bu çözümü tercih etmeyebilir. Her yaş grubu için uygun bir başlangıç seçeneği olarak kabul edilir. Kontakt Lensler Kontakt lens, doğrudan göz yüzeyine yerleştirilen ve gözlüğe kıyasla daha geniş bir görüş alanı sunan bir alternatiftir. Işığı doğru odaklayarak net görüş sağlarken estetik olarak fark edilmemesi ve aktif yaşam tarzına sahip kişiler için pratik olması en önemli avantajlarıdır. Sporcular ve çevresel görüşün önemli olduğu meslek grupları için ideal bir çözüm sunar.

Lenslerin kullanımı, gözlüğe göre daha fazla özen ve hijyen gerektirir. Düzenli temizlik ve bakım rutinlerine uyulmaması göz enfeksiyonu veya tahriş riskini artırabilir. Bazı kişilerde göz kuruluğu veya rahatsızlık hissine de yol açabilir. Günlük kullan-at veya uzun süreli kullanıma uygun kontakt lens çeşitleri arasından seçim yapmadan önce mutlaka bir göz doktoruna danışılmalıdır. Refraktif Cerrahi Refraktif cerrahi, gözlük veya lens kullanımını azaltmayı ya da ortadan kaldırmayı amaçlayan prosedürleri kapsar. Bu yöntemler, korneanın şeklini lazerle kalıcı olarak değiştirerek ışığın retina üzerine doğru odaklanmasını sağlar. En bilinen refraktif cerrahi teknikleri arasında LASIK, PRK ve SMILE bulunur.
  • LASIK (Lazer Destekli İn Situ Keratomileusis): Korneanın üst tabakasından ince bir kapakçık (flep) kaldırılarak altındaki dokuya lazer uygulanır. Hızlı bir iyileşme süreci sunmasıyla bilinir.
  • PRK (Fotorefraktif Keratektomi): Korneanın en üst tabakası (epitel) soyulduktan sonra lazer doğrudan yüzeye uygulanır. İyileşme süreci LASIK'e göre daha uzun olabilir.
  • SMILE (Small Incision Lenticule Extraction): Kornea içinde lazerle küçük bir lentikül (doku parçası) oluşturulur ve minimal bir kesiden çıkarılır.
Bu cerrahi yöntemler, birçok kişi için uzun vadeli bir çözüm sunarak yaşam kalitesini artırır. Ancak her aday için uygun olmayabilir. Kişinin yaşı, miyop derecesinin durağanlığı, kornea kalınlığı ve genel göz sağlığı gibi faktörler, cerrahiye uygunluğu belirler. Bu nedenle miyop tedavisi için bu yola başvurma kararı, mutlaka detaylı bir göz muayenesi ve hekim değerlendirmesi sonucunda verilmelidir. Ortokeratoloji (Ortho-K) Ortokeratoloji, gece uykusu sırasında takılan özel tasarımlı sert gaz geçirgen lenslerle miyopiyi geçici olarak düzelten bir yöntemdir. Bu lensler, korneanın ön yüzeyini nazikçe yeniden şekillendirerek gün boyu lens veya gözlük kullanmadan net görüş sağlar. Etkinin devam etmesi için lenslerin her gece düzenli olarak takılması gerekir.

Ortokeratolojinin en dikkat çekici avantajı, özellikle çocuklarda ve gençlerde miyop ilerlemesini yavaşlatma potansiyelidir. Gündüz lens takma zorunluluğunu ortadan kaldırdığı için sporcular veya tozlu ortamlarda çalışanlar için de cazip bir miyop tedavisi seçeneğidir. Ancak bu yöntem her miyop derecesi için uygun değildir ve lenslerin bakımı büyük bir titizlik gerektirir.

Miyop İlerlemesini Önlemek Mümkün mü? (Korunma Yolları)

Miyopi, özellikle modern yaşam koşullarıyla birlikte yaygınlaşan bir göz kusuru olsa da miyop ilerlemesi hızını yavaşlatmak ve hatta ortaya çıkışını ertelemek mümkündür. Özellikle çocuklarda miyop gelişiminin kontrol altına alınmasında erken yaşta benimsenecek sağlıklı alışkanlıklar ve pratik stratejiler büyük rol oynar.

Mevcut miyop ilerlemesi hızını yavaşlatmak ve durumu önlemek için bilimsel olarak kanıtlanmış en etkili yöntemlerden biri açık havada zaman geçirmektir. Günde en az 1-2 saat doğal ışık altında vakit geçirmek, gözlerin farklı mesafelere odaklanma yeteneğini güçlendirir ve göz küresinin kontrolsüz uzamasını yavaşlatmaya yardımcı olur. Bu nedenle, özellikle okul çağındaki çocuklarda miyop riskini azaltmak için dış mekan oyunları ve aktiviteler teşvik edilmelidir.

Dijital ekranlar ve yakın mesafe çalışmaları hayatımızın bir parçası olduğundan, gözleri koruyacak ergonomik alışkanlıklar edinmek kritik öneme sahiptir. Bu noktada "20-20-20 kuralı" basit ve etkili bir yöntemdir: Her 20 dakikalık yakın odaklanma sonrası, 20 saniye boyunca en az 6 metre uzaktaki bir nesneye bakın. Bu mola, göz kaslarını dinlendirir. Ayrıca, dijital ekranların ve kitapların gözlerden yaklaşık 30-40 cm uzakta tutulması, doğru okuma mesafesinin korunmasına yardımcı olur. Çalışma ortamının aydınlatması da önemlidir; ne çok parlak ne de loş olmalı, ışık doğrudan göze gelmemelidir. Bu ergonomik düzenlemeler, uzun süreli yakın odaklanmanın yarattığı gerilimi hafifleterek genel göz sağlığı için kritik bir rol oynar.

Miyopinin erken teşhisi ve takibi için düzenli göz muayeneleri hayati önem taşır. Özellikle çocukluk döneminde yapılan kontroller, durumun ilerlemesi halinde doktorun özel damlalar veya ortokeratoloji lensleri gibi miyop ilerlemesini yavaşlatıcı tedaviler önermesine olanak tanır. Bununla birlikte, dengeli beslenme de göz sağlığını destekler. Omega-3 yağ asitleri (balık gibi), A vitamini (havuç, tatlı patates), C vitamini (turunçgiller, biber) ve E vitamini (badem, ıspanak) açısından zengin gıdalar tüketmek, göz dokularının sağlığını korumaya yardımcı olur.

Sıkça Sorulan Sorular
Miyopi gözün yapısal bir özelliği olduğu için tamamen “iyileşmez”, ancak gözlük, kontakt lens veya lazer gibi yöntemlerle görme kusuru büyük ölçüde düzeltilebilir. Cerrahi tedaviler gözlük ve lense bağımlılığı azaltarak kalıcı bir netlik sağlayabilir, fakat gözün miyopik yapısı tamamen değişmez. İlerleyen yıllarda düşük dereceli numara artışı yine de görülebilir.
Miyopinin ilerlemesini tamamen durdurmak her zaman mümkün değildir, ancak hızını önemli ölçüde yavaşlatmak mümkündür. Düşük doz atropin damlalar, özel lensler ve ortokeratoloji gibi yöntemler özellikle çocuklarda etkilidir. Açık havada daha fazla zaman geçirmek ve yakın çalışmalara sık mola vermek de süreci yavaşlatmaya yardımcı olur.
Lazer ameliyatı, mevcut miyopiyi büyük ölçüde ve kalıcı şekilde düzelterek çoğu kişide gözlük ve lense ihtiyacı ortadan kaldırabilir. Ancak ilerleyen yaşlarda gelişebilecek presbiyopi veya nadir de olsa miyopinin yeniden artması tamamen engellenemez. Sonuçların ne kadar kalıcı olacağını anlamak için detaylı göz muayenesi şarttır.
Miyopi genellikle en hızlı çocukluk ve ergenlik dönemlerinde, özellikle 6-18 yaş arasında ilerler. Bu dönemde hem gözün büyümesi hem de yoğun yakın çalışma (ekran, ders, kitap) artışı etkili olur. Çoğu kişide 20’li yaşların başında ilerleme yavaşlar veya durur, ancak bazı yetişkinlerde hafif artış sürebilir.
Miyopinin kendisi doğrudan göz kuruluğuna yol açmaz, fakat miyop kişilerde kuruluk şikayetleri daha sık görülebilir. Uzun süreli ekran kullanımı ve yakın çalışma, göz kırpma sayısını azaltarak kuruluğu artırır. Kontakt lensler ve bazı lazer ameliyatları da göz yüzeyini etkileyerek kuruluk riskini yükseltebilir.
Evet, miyop ve astigmatizma aynı gözde çok sık birlikte görülür. Bu durumda hem uzağı net görememe hem de her mesafede bulanık veya eğri görme şikayetleri oluşabilir. Gözlük, kontakt lens veya uygun bir lazer ameliyatı ile her iki kırma kusuru da aynı anda etkili şekilde düzeltilebilir.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. ERDAL YÜZBAŞIOĞLU
PROF.DR. ERDAL YÜZBAŞIOĞLU
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. GÜZİN İSKELELİ
PROF.DR. GÜZİN İSKELELİ
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. ELVAN ALPER ŞENGÜL
PROF.DR. ELVAN ALPER ŞENGÜL
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. OSMAN ŞEVKİ ARSLAN
PROF.DR. OSMAN ŞEVKİ ARSLAN
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. MUSTAFA ERDOĞAN CİCİK
PROF.DR. MUSTAFA ERDOĞAN CİCİK
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. ŞEHNAZ KARADENİZ
PROF.DR. ŞEHNAZ KARADENİZ
Göz Sağlığı ve Hastalıkları
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading