Miyom Nedir?

Miyom, doğurganlık çağında rahimde ortaya çıkan anormal dokudur. Yaygın olarak görülen kadın hastalıkları arasında yer alan miyomlar, rahmin kas tabakasından kaynaklanır. Selim ya da farklı bir deyişle iyi huylu tümörler olarak da tanımlanabilen miyomlar, çok ender vakalarda kansere dönüşebilir.

Miyomlar sıklıkla 30 ila 40 yaşları arasındaki kadınlarda görülür. Tıp dilinde fibroid veya leiomyoma olarak da anılan bu oluşumları önlemek mümkün değildir. Tam olarak neden oluştuğu anlaşılamayan dokuların büyük oranda hormonal değişimlerden kaynaklandığı düşünülür. Farklı bir deyişle östrojen hormonunun, miyom büyümesini hızlandırdığı düşünülür. 

Çoğunlukla kişide belirtiye yol açmayan miyomlar bazı vakalarda âdet düzeninde değişim, karın ağrısı, şişkinlik hissi ve cinsel ilişkinin ardından kanama gibi belirtilere neden olabilir. Genellikle 1 ila 15 cm arasındaki boyutlarda oluşan miyomlar, pembe renkli ve yuvarlak şekillidir. Rahim içi ve rahim ağzında oluşabilen miyomlar, çoğunlukla bulundukları konuma göre sınıflandırılırlar.

Miyom Kanserleşir Mi?

Uterusta oluşan iyi huylu ur ya da tümörler şeklinde tanımlanan miyomlar, kansere dönüşme riski çok düşük olan dokulardır. Her 4 kadından birinde var olan miyomlar, rahim içindeki düz kas dokusundan çıkar. Ergenlik döneminde miyom olan kadın sayısı son derece düşüktür. 
Sıklıkla 30 ila 40 yaşları arasında oluşan miyomlar, menopoz dönemi ile birlikte küçülme eğilimindedir. Ancak menopoz sonrası dönemde büyümeye devam eden miyomların, kötü huylu tümöre dönüşmediğinden emin olmak için düzenli olarak takip edilmesi gerekir. 
Miyomlar farklı boyutlarda olabilir. Bazı miyomlar gözle görülmeyecek kadar küçük olabilirken bazıları rahmi genişletecek kadar büyük olabilir. Ender vakalarda ise miyomlar aşırı büyüyerek kişinin göğüs kafesine kadar dayanabilir. Pek çok kadının hayatının herhangi bir döneminde oluşabilen miyomlar çoğunlukla fark edilmez. Belirtiye yol açmadığı durumlarda kişi, ömür boyu miyomla birlikte yaşayabilir. Büyüme eğiliminde olan, aşırı büyüyen ya da belirtilere yol açan miyomlar ise kısırlığa dahi yol açabilir.

Miyom Çeşitleri Nelerdir?

Miyom çeşitleri, miyomun yerleştiği bölgeye göre farklı isimler altında sınıflandırılır. Miyom çeşitleri şöyle sıralanabilir:
İntramural Miyom: En sık görülen miyom türü olan intramural miyomlar, rahmin kas dokusunda görülür. Rahmi genişletip, esnetebilir niteliktedir.
Subseröz Miyom: Rahmin dış tarafında gelişen subseröz miyomlar, kişinin karnının bir tarafının daha şişkin görünmesine yol açabilir.
Submüköz Miyom: Rahmin kas dokusunun orta tabakasında ya da farklı bir deyişle myometriumda gelişir. Submüköz miyomlar nadir görülür.
Saplı Miyom: Bu üründeki miyomlar rahme ince bir sap ile bağlıdır. Saplı miyomlar zaman içinde kendi etrafında dönerek ağrıya yol açabilir. Rahim dışına doğru sarkan vakalarda ise saplı miyomların ameliyatla alınması gerekir.

Miyom Belirtileri Nelerdir?

Miyomlar çoğunlukla belirtiye yol açmayan iyi huylu tümörlerdir. Pek çok kadın miyomu olduğunun farkına varmadan bir ömür boyunca sağlıklı bir şekilde yaşayabilir. Belirti gösteren vakalarda ise belirtilerin şiddeti; miyomun sayısı, boyutu ve konumuna göre farklılık gösterir. Miyom varlığında sıklıkla karşılaşılan belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:
Âdet kaması miktarının artması,
Âdet kanamasının normalden daha uzun sürmesi,
İki âdet dönemi arasındaki sürenin kısalması,
Ara kanama,
Anemi,
Karın bölgesinde baskı hissi,
Sindirim sorunları,
Kabızlık,
Dışkılama sırasında makatta ağrı,
Sık idrara çıkma ihtiyacı,
Mesanenin tam olarak boşaltılamaması,
Cinsel ilişki sırasında ağrı,
Cinsel ilişki sonrasında kanama,
Sırt ağrısı,
Bacak ağrısı,
Karın ağrısı,
Gebeliğin düşükle sonuçlanması,
İnfertilite (kısırlık)

Miyom Neden Olur?

Miyomların tam olarak neden oluştuğu henüz anlaşılamasa da rahmin kas dokusunda yer alan kök hücrelerden kaynaklandığı düşünülür. Tek bir hücrenin kontrolsüz bir şekilde bölünerek çoğalmasıyla ortaya çıkan pek çok hücre, komşu dokudan farklı bir yapı oluşturur. Yavaş ya da hızlı şekilde büyüyebilen miyomlar bazen de aynı boyutta kalabilir. Bazıları büyüme atakları şeklinde gelişirken bazıları kendiliğinden yok olabilir. Miyom oluşumunda rol oynadığı düşünülen etkenler şu şekilde listelenebilir:
Hormonal Değişimler: Halk arasında kadınlık hormonu olarak da bilinen östrojenin miyom gelişiminde rol oynadığı düşünülür. Menstrüasyon (âdet) döngüsü içinde zaman zaman artan ve azalan östrojen, var olan miyomların büyümesini hızlandırabilir. Menopoz döneminde miyomların küçülme eğilimde olması da aynı sebeple açıklanır.
Genetik Yatkınlık: Kişinin ailesinde miyom bulunması, kişinin kendisinde de miyom oluşma ihtimalini arttırır.
Gebelik: Gebelik döneminde östrojen ve progesteron hormonlarının üretimi artar. Bu yüzden gebelik sırasında miyomlar büyüme eğiliminde olabilir. Gebelik döneminde var olan miyomların bir kısmı doğumun ardından kendiliğinden küçülebilir ya da tamamen yol olabilir.
Irk: Siyah ırktan olan kadınlarda miyom görülme sıklığı daha fazladır. Siyahi kişilerde miyomlar daha erken yaşlarda ortaya çıkar ve boyutları daha büyüktür.
Çevresel Etkenler: Doğum kontrol hapı kullanımı, menarş (ilk âdet) yaşının küçük olması, obezite (aşırı şişmanlık), D vitamini eksikliği, kırmızı et bakımından zengin diyet uygulamak, meyve, sebze ve süt ürünlerini az tüketmek ve alkol kullanımı gibi etkenlerin de miyom oluşumunda rolü olduğu düşünülür.

Miyom Tanısı Nasıl Koyulur?

Miyom tanısı, rutin sağlık kontrollerinde yapılan vajinal muayene sırasında koyulur. Ancak miyoma bağlı olarak görülen belirtilerin varlığında tanının netleşmesi için ek laboratuvar testleri ve radyolojik görüntüleme tetkikleri yapılmasını istenebilir. Laboratuvar testleri ile kanama bozuklukları ve tiroit bozuklukları araştırılır. 
Radyolojik görüntüleme yöntemlerinin başında ise ultrasonografi yer alır. Ultrasonografide rahimde bulunan miyomları görebilir. Ancak ultrasonun tanıyı netleştirmeye yetecek kadar bilgi sunmadığı durumlarda manyetik rezonans (MR) görüntülemesi yapılabilir. 
Miyom tanısı için yapılan tetkiklerden bir diğeri de histerosonografidir. Histerosonografi işlemi için öncelikle steril bir sıvı yardımıyla rahim içi genişletilir ve ardından görüntüleme yapılır. Bazı vakalarda histerosalpingografi (HSG) ya da histeroskopi yapılması gerekebilir. Histeroskopi yönteminde optik görüntüleme cihazı rahim ağzından sokulur ve rahim içi görüntülenir. Elde edilen bulgular ışığında tanı koyulur.

Miyom Tedavisi Nasıl Yapılır?

Miyom tedavisi pek çok farklı yöntemle yapılabilir. Pek çok kadında belirtiye yol açmayan ya da hafif şiddette belirtilere yol açan miyomların tedavi edilmesi gerekmez. Bu tür miyomların düzenli olarak takip edilmesi önerilir. Çoğunlukla yavaş büyüyen miyom türleri menopoz dönemiyle birlikte kendiliğinden küçülür. 
Miyom tedavisi, ilaçlı olarak yapılabilir. GnRH (Gonadotropin salgılayan hormon) olarak tanımlanan ilaçlarla östrojen ve progesteron hormon üretimi engellenir. Kişinin geçici olarak menopoza girmesine neden olan bu tedavi sayesinde kişinin âdet kanaması kesilir ve miyomları küçülür. 
Bir diğer ilaçlı tedavi türü ise rahim içi araç (RİA) ile yapılır. Progestin salgılayan rahim içi araç sayesinde miyoma bağlı olarak gelişen aşırı kanamanın şiddeti hafifletilir. Fakat bu yöntem miyomları küçültmez. Bunların haricinde hastanın yakınmalarını azaltmaya yönelik farklı ilaç tedavileri de önerilebilir. 
Cerrahi gerektirmeyen tedavi yöntemlerinden biri de radyofrekans (RF) ablasyondur. Miyomun içinde özel bir iğneyle girilerek miyoma, radyofrekans enerjisi verilir. Miyom içinde ısı artışına yol açan bu tedavi türünde anestezi uygulanması gerekir. 
Minimal invaziv işlemlerden biri olan embolizasyon tedavisinde ise miyomu besleyen küçük damar yapılarına olan kan akışı kesilir. Beslenemeyen miyom zaman içinde küçülür. 
Miyom tedavisinde uygulanan cerrahi yöntem ise miyomektomi olarak tanımlanır. Miyomektomi işlemi, laparoskopik yöntemle yapılır ve rahimde bulunan miyomlar, cerrahi yöntemle çıkarılır. 
Miyom tedavisinde etkinliği kanıtlanmış tek tedavi yöntemi ise histerektomidir. Histerektomi işleminde rahim tamamen alınır. Kişinin menopoza girmesine yol açmayan histerektomi işlemi sonrasında kişi gebe kalamaz.

Miyomektomi Sonrası Yaşanan Sıkıntılar Nelerdir?

Miyomların çıkartılmasından sonra üreme potansiyeli artmakla birlikte bazı sıkıntıların yaşanması mümkündür. Bu sıkıntılar arasında;
-    yeniden miyom oluşumu,
-    kanama, 
-    hematoma (kanamanın doku içinde birikimi),
-    yapışıklık,
-    gebelik sırasında rahmin yırtılması sayılabilir.

Miyom ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.