Aort Yırtılması (Disseksiyonu)

Vücudun en büyük atardamarı olan aort, kalpten çıktıktan sonra öncelikle kalbe ve beyne, sonra diğer hayati doku ve organlara kan pompalanmasını sağlar. Kalpte çıktığı noktada yaklaşık 3 cm. çapında olan aort damarının iç kısmından yırtılması ise aort diseksiyonu olarak tanımlanır. Dünya çapında 1 milyonda 5 ila 30 arasında görülen aort diseksiyonu çoğunlukla 40 yaş üzerindeki hipertansif yani yüksek tansiyon hastalığı olan kişilerde görülür. Aynı yaş grubundaki kadınlara oranla erkeklerde 2-3 kat daha sık görülen bu durum, hızlı tanı ve tedavi gerektirir. Aniden gelişen sırt ağrısı veya göğüs bölgesinde ağrı ile karakterize olan aort diseksiyonu; kalp krizi, çoklu organ yetmezliği ve hatta ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi sonuçlar doğurabilir. Aort diseksiyonu, aort damarının farklı sebeplerle yırtılması ve duvar içine kan dolmasıyla oluşur. Aort damarı fiziksel olarak 3 ayrı tabakadan oluşur. Kanın geçtiği iç katmanda farklı sebeplerden dolayı yırtılma oluşabilir. Aort damarının içinden yüksek basınçla geçen kan, yırtık olan iç katmanın olduğu bölgenin açılmasına ve kanın orta tabakaya geçmesine neden olur. Aort damarının iç ve dış katmanlarının birbirinden ayrılmasına yol açan bu durumun neticesinde aort içindeki kan, aort duvarlarından vücut içindeki boşluklara doğru akmaya başlar. Bu durum kişinin ani şoka girmesine ve hayatını kaybetmesine yol açabilir. Tüm vücuda kanın sağlıklı şekilde taşınmasını sağlayan aort damarında gelişen anormallik, tüm vücudun zarar görmesine neden olabilir. Bu yüzden aort diseksiyonu varlığında hızlı tanı ve acil müdahale son derece önemlidir. Aort diseksiyonu semptomlarına geçmeden önce sıklıkla sorulan "Aort yırtılması nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.

Aort Yırtılması (Diseksiyonu) Nedir?

Aort, kalpten çıkan en büyük atardamardır. Aort damarı, kalpten çıktıktan sonra önce boyun bölgesine doğru ilerler ve daha sonra aşağıya doğru kıvrılarak, göğüs boşluğundan karın bölgesine ulaşır. Karın bölgesinde, bel omurgası hizasında ikiye ayrılır. Pek çok dala ayrılarak, başta kalp ve beyin olmak üzere vücutta hayati öneme sahip tüm doku ve organları besler. İç içe geçmiş üç katmandan oluşan aort damarı, yapısal olarak diğer tüm damarlardan daha sağlam, dayanıklı ve esnektir. Kanın geçtiği en iç katmanda çeşitli nedenlerden dolayı oluşan harabiyet, kanın orta tabakaya girmesine yol açar. Kanın basınçlı bir şekilde aort içine pompalanmasına bağlı olarak damarın iç ve dış katmanları birbirinden ayrılır ve kan buraya doğru yayılır. Netice olarak kan, vücut boşluğuna doğru akmaya başlar. Aort yırtılması ya da tıp dilindeki adıyla aort diseksiyonu, hızlı tanı ve tedavi gerektiren, ölümle sonuçlanma olasılığı yüksek, kardiyovasküler bir hastalıktır. Aort diseksiyonu çoğunlukla kötü seyirlidir, ani şok ve ölümle sonuçlanabilir. Aniden gelişen şiddetli göğüs ağrısı ile karakterize olan hastalıkta kişi ağrıyı yırtılır tarzda olarak tanımlar. Nadir görülen bu hastalık, kadınlara kıyasla erkeklerde 2-3 kat daha fazla görülür. Türkiye'de her yıl yaklaşık 350 aort yırtılması vakası görülür. Aort damarında olan yırtılmalar, Stanford sınıflaması ve DeBakey sınıflaması olmak üzere iki farklı şekilde incelenir. Stanford sınıflamasında tip A ve tip B olmak üzere iki farklı tür bulunur. Tip A aort diseksiyonu, çıkan aortta meydana gelen yırtılmaları tarif ederken tip B aort diseksiyonu, inen aortta oluşan yırtılmaları ifade etmek için kullanılır. DeBakey sınıflamasında ise tip 1, 2 ve 3 olmak üzere 3 farklı tür bulunur. Tip 1 çıkan aort, aortik ark ve inen aortta oluşan yırtılmaları, tip 2 yalnızca çıkan aortta ve tip 3 sadece inen aortta oluşan diseksiyonu tanımlamak için kullanılır. Günümüzde çoğunlukla DeBakey sınıflamasında bulunan tip 1, tip 2 ve tip 3 türleri kullanılır.

Aort Yırtılması Neden Olur?

Aort diseksiyonu nadir görülen fakat yaşam kaybıyla sonuçlanabilen çok ciddi bir kardiyovasküler hastalıktır. Aort yırtılmasının en önemli etkeni yüksek tansiyondur. Kontrol altına alınmayan hipertansiyon, damar içi basıncının artmasına yol açar. Bu da zamanla aort damarına binen yükün artmasına neden olarak aort yırtılmasına sebep olabilir. Aort yırtılmasının yaygın olarak görülen bir diğer nedeni de damar sertliğidir. Tıp dilinde ateroskleroz olarak tanımlanan hastalıkta, kişinin damarları içinde plak birikimi oluşur. Bu da damarın esnekliğini kaybetmesine yol açar. Trafik kazası gibi ani gelişen travmalara bağlı olarak da aort yırtılması görülebilir. Ayrıca aort damarının bir bölümünün yeterince gelişememesi, damardaki yapısal farklılıklar, aort damarı ile alakalı olarak operasyon geçirmiş olmak, bağ dokusu hastalıkları ve bazı genetik faktörler aort diseksiyonuna yol açabilir. Bağ dokusu yapımını olumsuz etkileyen hastalıklardan biri olan Marfan hastalığı, biküspid aort kapak (BAK) hastalığı, konjenital aort darlığı olan kişilerde aort yırtılması riski daha fazladır. Gebelik döneminde değişen hormonal düzene bağlı olarak kişinin aort damarında farklılaşma görülebilir. Bu durum da aort diseksiyonuna neden olabilir.

Aort Yırtılması Belirtileri Nelerdir?

Aort diseksiyonu vakalarının yaklaşık olarak %40'ı ani ölümle sonuçlanır. Geriye kalan %60'lık kesimin tedavi şansı, aort diseksiyonunun tipi, yaygınlığı ve hastaneye ne kadar hızlı getirildiğine bağlı olarak farklılık gösterir. Aort diseksiyonu varlığında sık görülen belirtilerin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:
  • Göğüs bölgesinde yırtılma tarzında ağrı,
  • Göğüs kemiğinin hemen arkasında ağrı,
  • Ağrının yayılır nitelikte olması,
  • Nefes darlığı (Dispne),
  • Bayılma (Senkop),
  • Kan basıncının artması ya da azalması,
  • Kalp çarpıntısı (Taşikardi),
  • Kol ve bacaklarda kan basıncı farklılığı,
  • Ses kısıklığı,
  • Terleme,
  • Hâlsizlik.
Aort diseksiyonu varlığında ağrı aniden başlar ve şiddetlidir. Ağrının şiddeti zamanla, istirahatle ya da pozisyon değişimiyle azalmaz. Damarın yırtılmasına bağlı olarak görme kaybı, felç gibi durumlar gelişebilir. Aort tüm gövdeyi dolaştığı için ağrı, damar boyunca farklı noktalarda hissedilebilir.

Aort Yırtılması Önlenebilir Mi?

Aort yırtılması risklerin azaltılmasıyla önlenebilir. Yüksek tansiyonun kontrol altına alınması aort yırtılması ve diğer pek çok sağlık probleminin önlenmesinde olmazsa olmazlar arasında yer alır. Sigara kullanımının bırakılması, düzenli olarak egzersiz yapılması önerilebilir. 65 ila 75 yaşındaki kişilerin hiçbir belirtisi bulunmasa bile düzenli olarak sağlık taraması yaptırmaları gerekir. Aort damarı ile ilgili bir problem varlığında kişi mutlaka düzenli olarak hekim kontrolüne gitmelidir.

Aort Yırtılması Tanısı Nasıl Koyulur?

Kişinin acil servise aort yırtılması belirtileriyle getirilmesi durumunda hekim, BT çekerek yırtığın tipi hakkında bilgi sahibi olur. Bunun yanı sıra anjiyografi, MR anjiyografi, transözefageal EKO (TEE) gibi ek tanı yöntemlerine başvurulur. Aort yırtılması tanısının netleştirilmesinin ardından hızla tedaviye başlanır.

Aort Yırtılması Nasıl Tedavi Edilir?

Aort diseksiyonu tedavisi ilaçlı, endovasküler ya da cerrahi yöntemlerle yapılır. Kişinin klinik bulgularına bağlı olarak tedavi, ilaçlı olarak yapılabilir. Öncelikli olarak kan akışı bozulmadan kalp atımı azaltılır ve aort diseksiyonunun yayılımı önlenir. Yüksek tansiyon kontrol altına alınır. Endovasküler tedavi ise hastaya stent takılması olarak tanımlanabilir. Farklı bir damardan girilerek, aort damarında diseksiyon olan bölgeye ulaşılır. Stent greft olarak tanımlanan stent, damar içine yerleştirilir. Böylece kan, damar içindeki stentten geçerek damardaki hasarlanmayı önler. İlaçlı tedavinin yetersiz kaldığı ya da stent için uygun olmayan vakalarda ise cerrahi yönteme başvurulur. Açık ameliyat yöntemiyle yapılan cerrahi girişimde aort yırtılması oluşan bölge çıkarılarak yerine suni damar (greft) takılır.

Aort diseksiyonu ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.