Testis Kanseri

Testis kanserinde en sık belirti testiste ele gelen ağrısız kitle ve şişliktir. Bazen testiste ağrı da hissedilebilir. Çoğu testis kanserine tanı muayene sırasında ya da ultreasonografi ile konur.

Testis tümörleri nadir görülmekle birlikte, 15-35 yaş arası erkeklerde en sık görülen malign tümörlerdir. Erkekteki tüm malign tümörlerin %1-2’sini kapsar. Erkeklerin tüm yaşamı boyunca testis tümörüne yakalanma ihtimali %0,2’dir.

Testis tümörlerinin kesin sebebi bilinmemektedir. Ancak bu tümörlerin etyolojisinde hem konjenital hem de edinsel faktörlerin etkili olduğu bilinmektedir. Bu faktörler arasında en önemlisi kriptoorşidizmdir (inmemiş testis). Testis tümörlü hastaların %7-10’unda inmemiş testis öyküsü vardır. Ayrıca, yakın aile fertlerinde tümör olması, intrauterin bazı hormonlara maruz kalma, Klinefelter gibi bazı kromozomal hastalıklar, daha önce testis tümörü veya intratubuler neoplazisi olanlar, geçirilmiş orşit ya da testis travması olan bireylerde bu tümörler daha sıktır.

Testis kanserinde tanı genellikle fizik muayene ile konur. Testiste ağrısız tek taraflı kitle aksi ispat edilene kadar malign bir oluşum olarak kabul edilmelidir. Ancak hastaların %20’sinde testis etrafında ağrı da kliniğe eşlik edebilir. Testis tümörü olan hastalar nadiren meme büyümesi (jinekomasti %7) ve yayılmış hastalığa bağlı belirtiler (öksürürken kan gelmesi, kemik ağrısı vb.) ile de başvurabilirler.

Testis tümörlerine tanı koymada en sık kullanılan görüntüleme yöntemi skrotal ultrasondur. Skrotal ultrasonun tanı koymada duyarlılığı hemen hemen %100’dür. Ultrason ile testiste kitle saptanmasının ardından mutlaka bazı tümör belirteçlerinin kan seviyelerini kontrol etmek gerekir. Bu tümör belirteçleri (βHCG: β human koryonikgonadotropin, LDH: Laktat dehidrogenaz, AFP: Alfafetoprotein) hastalığın evrelendirilmesinde ve seyrinin takibinde önem arz etmektedir. İleri evre hastalıktan şüphe edilen olgularda bilgisayarlı tomografi ve kemik sintigrafisi gibi tetkikler gerekebilir.

Testis tümörü saptandığında vakit kaybetmeden yapılması gereken temel tedavi cerrahidir. Radikal inguinal orşiektomi adı verilen cerrahide, kasık yolundan yapılan 5-6 cm’lik bir kesi ile testis çıkarılır. Patoloji sonucuna göre hastaya uygun ileri tedavi ve takip protokolleri belirlenir. Bazı hastalarda lenf nodu çıkarılması, radyoterapi veya kemoterapi gibi tedaviler gerekebilir. Patoloji sonucu çıktıktan sonra gerekli tedavi ilgili branş hekimleri (medikal onkolog, radyasyon onkoloğu) ile beraber kararlaştırılır.

Testis kanseri görülme sıklığı nedir?

Her yıl 100.000 erkekten sadece 3’ü testis kanserine yakalanır ve vakalar genellikle 20-34 yaş arası erkeklerdir.

Testis kanseri için risk faktörleri nelerdir?

Testis kanseri için bilinen tek risk faktörü inmemiş testis öyküsüdür. Bu nedenle, inmemiş testis tanısı almış, bu hastalık nedeniyle tedavi görmüş kişilerin düzenli testis muayenesinden geçmeleri gerekir.

Testis tümörünün evreleri nelerdir?

Evre 1: Tümör yalnızca testistedir.
Evre 2: Tümör karın bölgesindeki lenf nodlarına yayılım göstermiştir.
Evre 3: Tümör karın bölgesindeki lenf nodlarına ve akciğer başta olmak üzere diğer organlara yayılım yapmıştır.

Hastalığın evresini belirlemek için göğüs ve batın tomografisi yapılır. Ayrıca kişide testis tümör belirteç düzeylerine bakılır.

Testis kanseri tedavisi nasıl yapılır?

Testis kanseri tüm organ tümörleri içerisinde tedaviye en iyi yanıt veren tümördür. Tedavide cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi tek başına veya kombine olarak uygulanır. Fakat tedavinin ilk basamağı cerrahi olarak etkilenen testisin çıkarılmasıdır. Bu işlemi genelde ek tedaviler olan; radyoterapi, kemoterapi izler.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz