Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedir?

Kadın üreme sistemine ilişkin kanserler, kadınlarda görülen kanser türleri arasında en yaygın olanlarından bir tanesidir. Kadınlarda en yaygın olarak görülen kanser türü olan meme kanserinin ardından ikinci sırada rahim ağzı kanseri gelir. Özellikle sinsi ilerleyişi ve uzun yıllar boyunca herhangi bir belirtiye neden olmayışı ile birlikte tedavisi geciktiğinden ölüme kadar gidebilen tablolara neden olan bu hastalık, kadınlarda kansere yönelik taramaların ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir. Üreme çağındaki kadınlarda düzenli olarak Pap Smear testi uygulanması, rahim ağzı kanserinin yol açabileceği yıkıcı sorunları neredeyse tamamen önleyebilir. Bu nedenle genç veya yaşlı tüm kadınlarda düzenli jinekolojik taramalar yapılmalı, herhangi bir sorun görülmesi halinde derhal müdahalede bulunulmalıdır.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedir?

 

Rahim ağzı (Serviks) kanseri, vajinaya bağlanan uterusun alt kısmında yani rahim ağzında ortaya çıkan jinekolojik bir kanser türüdür. Esas olarak 30 ila 45 yaşlarındaki, cinsel olarak aktif olan kadınlar yüksek risk grubundadır. Yapılan araştırmalar rahim ağzı kanserinin kadınlarda en çok görülen ikinci kanser türü olduğunu kanıtlamıştır. Etkili tedavi türleri ve önlenebilir bir kanser türü olmasına rağmen, dünyada en çok ölüme sebebiyet veren jinekolojik kanserdir. Yapılan araştırmalar bu kansere yılda neredeyse 500.000 kadının yakalandığını göstermektedir. Serviks kanserine gelişmemiş veya gelişmekte olan ülkelerde daha sık rastlanıldığı tespit edilmiştir. Cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon olan insan papilloma virüsü (HPV) hastalıkların neredeyse tamamında rol oynar. Bu nedenle çok eşlilik rahim ağzı kanseri riskinin artmasına neden olur. Erken yaşta başlayan cinsel ilişkiler de riski arttıran bir diğer nedendir. HPV enfeksiyonundan korunmak amacıyla geliştirilmiş aşı mevcuttur. Bu aşı uygulaması rahim ağzı kanseri riskini oldukça düşürmektedir. Kanserin başladığı hücre tipine göre 2 farklı tip serviks kanseri vardır. Skuamöz hücreli karsinom, tüm serviks kanserlerinin neredeyse %80 ila %90'lık kısmını oluşturur. Bu kanser türü serviksin dış yüzey astarındaki hücrelerde ortaya çıkar. Adenokarsinom ise tüm rahim ağzı kanserlerinin %10 ila %20'lik kısmını oluşturur. Bu kanser türü ise alt doğum kanalını kaplayan glandüler hücrelerde başlar. Bunun dışında kalan diğer kanser türlerine ise çok nadir rastlanır.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Erken evre serviks kanseri çoğunlukla herhangi bir belirti göstermez. Geç aşamalarda ortaya çıkan semptomlar ise dikkat edilmediğinde adet dönemlerinde oluşan ağrılar ve idrar yolu enfeksiyonları ile karıştırılabilir. En yaygın geç evre belirtileri arasında ise şunlar vardır:
  • Menopozda olunmasına rağmen gerçekleşen olağan dışı kanamalar,
  • Normal görüntü dışında ve kokulu vajinal akıntı,
  • Pelviste meydana gelen ağrılar,
  • Daha sık idrara çıkma ihtiyacı ve idrarı tutamama,
  • İdrar yaparken yanma ve ağrı,
  • Adet günleri dışında meydana gelen kanamalar ve ağrılar,
  • Normalden daha uzun ve ağır menstrüel kanama,
  • Cinsel ilişki, duş veya pelvik muayene sonrasında kanama,
  • Cinsel ilişki sırasında yoğun ağrı,
  • Açıklanamayan ve kalıcı bel ve sırt ağrıları.
Bu belirtilerin bir kısmı diğer bazı basit hastalıkların belirtileri gibi dursa da ciddiye alınarak uzmana danışmak erken teşhis açısından önemlidir. Prekanseröz hücreler veya kanser ne kadar erken tespit edilir ve tedaviye başlanırsa, kanserin önlenmesi ve iyileşmesi olasılığı o kadar yüksektir. Bu semptomların ne sıklıkla yaşandığı da önemlidir. Çünkü belirtilerden bazıları günlük yaşamda normal olarak da ortaya çıkabilir. Ancak birkaç tane belirtinin bir arada kendini göstermesi risk oranını arttıran bir durumdur. Böyle durumlarda hiç vakit kaybetmeden gerekli tedaviler için sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Nedenleri Nelerdir?

Rahim ağzı kanseri, rahim ağzındaki sağlıklı hücrelerin DNA'larında meydana gelen değişiklikler sonucunda oluşur. Sağlıklı hücreler belirli bir hızda büyür ve çoğalırlar, belirli bir zaman sonra ölürler. Mutasyona uğrayan yani DNA'ları değişen hücreler ise kontrolsüz bir şekilde büyürler ve gerektiğinde ölmezler. Rahim ağzında biriken bu anormal hücreler bir kitle yani tümor oluşturur. Kanser hücreleri bu büyüme ve yayılma hızıyla diğer dokulara da yayılır. Böylece oluşan tümor metastaz da yapabilir. Rahim ağzı kanserine neyin neden olduğu tam anlamıyla tespit edilememiştir. Ancak HPV enfeksiyonunun bu kanserde büyük rol oynadığı bilinmektedir. HPV bir kadınla veya bir erkekle yaşanan cinsel ilişki esnasında bulaşabilir. Birçoğu zararsız olan 100'den fazla HPV türü vardır. Ancak bu türlerden bazıları serviks hücrelerinde anormal değişikliklere neden olur ve bunun sonucunda serviks kanserine yol açar. HPV 16 ve HPV 18 türleri rahim ağzı kanserleri vakalarının çoğundan sorumlu olduğu bilinmektedir. Bu türlerin rahimde bulunduğuna dair herhangi bir semptom yoktur. Dolayısıyla kadınlar bu HPV türünün kendilerinde olup olmadığını anlayamazlar. Prezervatif kullanmak gibi bazı doğum kontrol yöntemleri çok az da olsa HPV'ye karşı koruma sağlar. Ancak virüs her zaman cinsel organlar yoluyla aktarılmaz. Çünkü virüsün ciltten cilde de çok kolay yayıldığı yapılan araştırmalar sonucunda tespit edilmiştir. HPV'den korunmak için 2008 yılından bu yana istek doğrultusunda 12-13 yaşlarında kız çocukları aşılanmaktadır.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tanısı Nasıl Konulur?

Rahim ağzı kanserinin teşhisi için Pap Smear Testi uygulanmaktadır. Bu testin ilk cinsel ilişkiye girildikten 3 yıl sonra veya 21 yaşından itibaren yapılması önerilmektedir. Henüz 30 yaşını geçmemiş kadınların kanserden korunmaları için yılda bir kez Pap Smear Testi yaptırması önerilir. 30 yaşın üstünde ise bu test yılda üç kere uygulanmalıdır. Testin başarılı sonuç vermesi için son adet başlangıcı üzerinden yaklaşık olarak 15 gün geçmiş olması gerekir. Ayrıca test yapılmadan önceki 2 gün cinsel ilişkiye girilmemelidir. Vajinanın temizliğinin özenle yapılması önemlidir. Eğer vajinal bir enfeksiyon varsa, bu enfeksiyonun tedavisi gerçekleşmeden test yaptırılmamalıdır. Teste giderken de vajinaya herhangi bir madde sürülmemelidir. Pap Smear testine başlarken, rahim ağzı gözükecek şekilde vajinaya bir muayene aleti yerleştirilir. Bu aşamadan sonra özel, küçük fırça yardımı ile rahim ağzı civarından örnek teşkil edecek hücre alınır. Alınan rahim ağzı hücre örnekleri laboratuvar ortamında, mikroskopla incelenir ve patolojik analiz yapılır. Yapılan bu analiz sonucunda, alınan hücre örneklerinde bir anormallik olup olmadığına bakılır. Eğer anormal bir durum görülmezse test sonucu negatiftir. Eğer anormal bir durum saptanırsa pozitif olan sonuçlardan sonra biyopsi de yapılabilir. Pozitif sonuçların ardından vakit kaybetmeden tedaviye başlanması gerekir.

Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Rahim ağzı kanseri eğer Pap Smear testi ile erken aşamalarda teşhis edilirse, tedavisi genellikle cerrahi müdahale ile mümkündür. Erken aşamalarda başlanılan kanser tedavisinin başarı oranı çok yüksektir. Geç evrelerde teşhis edilmesi halinde de doğru ve uygun tedavi ile başarılı bir şekilde kontrol altına alınabilir. Kanserin düzeyine göre rahmin alınması gerekebilir, ancak bu durum her zaman olmaz. Rahmi çıkarmak için uygulanan cerrahi müdahalenin adına histerektomi denir. Erken evre servikal kanseri olan kadınlarda radyoterapi de uygulanabilir. Bazı durumlarda ise hem cerrahi müdahale hem de kemoterapi bir arada kullanılabilir. Daha ileri serviks kanserlerinde ise genellikle kemoterapi ve radyoterapi kombinasyon olarak tedavide kullanılır. Hastaların ve ailelerinin yaşam kalitelerinin arttırılması için ağrı azaltıcı ve rahatlatıcı ilaçlar ile psikiyatrik tedavi, manevi ve fiziksel destek içeren palyatif bakım sağlanır. Palyatif bakım mutlaka kanser tedavisi ile bütünleşik olarak yürütülmelidir ve hasta açısından ulaşılabilir olmalıdır. Çünkü bütün kanser tedavilerinde maddi ve manevi destek çok önemli bir yer tutar.
Rahim ağzı kanserine ilişkin sağlık kontrolünüzü ve Pap Smear testinizi yaptırmak için bir sağlık kuruluşuna başvurarak hekiminize danışabilirsiniz. Rutin kontrolleriniz konusunda göstereceğiniz hassasiyet ile ileride karşılaşabileceğiniz ciddi sağlık sorunlarına karşı önleminizi alabilir, daha sağlıklı bir yaşam sürebilirsiniz.
Rahim ağzı kanseri ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.