İnsülin Direnci

İnsülin, kas, yağ ve karaciğer gibi kan şekerini kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını sağlayan, pankreastan salınan bir hormondur.

İçindekiler

İnsülin; Kas, yağ ve karaciğer gibi kan şekerini kullanan dokulara şekerin alınması ve kullanılmasını sağlayan, pankreastan salınan bir hormondur. Dokularda insülin direnci varsa şekerin dokulara alınıp, kullanılması, yakılması zor olur. Bu durum daha çok insülin salınmasına yol açar. Pankreas daha çok insülin salarak şekerin dokular tarafından kullanılması için adeta "çift mesai" yapar. Aşırı salınan insülin açlık hissine, daha çok yeme ve atıştırmaya neden olarak bir kısır döngü oluşturur. Bu durum hem insülin rezervini azaltır hem de kanda dolaşan aşırı insülin miktarı obezite, hipertansiyon, ateroskleroz gibi kronik hastalıkların oluşması için uygun bir ortam hazırlar.


Vücudumuz kan şekeri kontrolü için insülini nasıl kullanıyor?

Normalde öğünler arasında ve gece pankreasdan az miktarda insulin salgılanır, buna basal insulin diyoruz. Yemek yendiğinde , vucudumuz hızla büyük miktarlarda insulin salgılar. Bazal insüin salgısı ile birlikte yemek zamanı salgılanan bu insulin, kan şekerinin gün boyu kontrol altında tutulmasını sağlar. Vucudumuz şeker düzeylerini kontrol altına alamadığında şeker kanda birikir ve idrarda çıkar. 

Tip 1 diyabeti olan kişiler hayatlarının sonuna kadar insülin iğnesi olmak ve kendilerinin yapamadığı insülinin dışarıdan almak zorundadırlar. Tip 2 diyabette ise vucut yeterli insulin üretmesine rağmen, insulin direnci nedeniyle üretilen insülini iyi kullanamaz. Tip 2 diyabette zaman içinde vucutta üretilen insülinde azalır ve insulin ihtiyacı ortaya çıkabilir.

İnsülin tipleri nelerdir?

En iyi kan şekeri kontrolünü sağlamak için farklı hızlarda ve farklı süreler boyunca etki gösteren pek çok insulin türü bulunmaktadır. Diyabetli hastaların çoğu, vucudun normal insulin üretimine benzerlik sağlamak için en az iki farklı tipte insulin kullanır. Günümüzde ilaç olarak kullanılan başlıca insulin tipleri, genetik mühendisliği yolu ile elde edilmiş insan insülinleri ve insane insülininin değiştirilmiş bir biçimi olan insulin analoglarıdır.

Kısa tesirli insülinler , iğne ile cilt altına enjekte edildikten 30 dakika sonra kan şekerini düşürmeye başlar ve etkileri 6 saat civarında surer. Kısa tesirli insulin yapıldıktan 15-30 dakika sonra yemek yenir. Kısa tesirli insülinler şişelerinde saydam halde bulunurlar.

Orta ve uzun etkili insülinler kan şekerini öğün aralarında ve gece boyunca kontrol altında tutmak için kullanılır. Genelde cilt altına yapıldıktan sonraki 1-3 saat içinde etki göstermeye başlar ve etkileri 18-24 saat surer.

Bunlara ilaveten kısa ve orta etkili insülinlerden oluşan insan insülini karışımları vardır. Bunlar yemekten 10-30 dakika önce alınır. 

Son zamanlarda ortaya çıkan insulin analogları yemekten hemen once veya yemeğe başlandıktan sonraki ilk 15 dakikada kullanıldığından , özellikle okul çağındaki ve yemeği bekleyemeyecek olan daha küçük yaşdaki çocuklarda tercih edilmektedir. 

Hızlı etkili insulin analogları yaklaşık 15 dakikada kan şekerini düşürmeye başlar ve etkileri enjeksiyondan sonra 3-5 saat surer. Yemekten hemen önce veya ilk 15 dakika içinde kullanılır. 

Uzun etkili insulin analogları yavaş emilir ve kan dolaşımına çabuk geçer. Bir iki saat içinde etki göstermeye başlarlar ve etkileri en az 24 saat sürer. Ayrıca insulin analoglarınında insan insülininde olduğu gibi hazır karışımları vardır.

İnsülinler buzdolabında 2-8 derecede saklanabilir. Açılmamış kartuşlar 30 güne kadar kullanılabilir.

İnsülini mutlaka iğne olarak mı kullanmak gerekiyor?

Evet. İnsülin tablet şeklinde ağızdan alınamaz, çünkü mide insülini bir besin olarak algılar ve etkisini göstermek için kana karışamadan sindirir. Bu nedenle, insulin iğne ile cilt altına yapılan enjeksiyon şeklinde kullanılır. Son zamanlarda insulin sprey çalışmaları var, ancak kısa etkili insülinin burundan püskürtme yoluyla kullanılması henüz rutin hale gelmemiştir. Bugün insulin kullanımını kolaylaştırmak için insulin kalemleri kullanılmaktadır. Bunlar hem kullanılması hem de taşınması kolay cihazlardır ve iğneleri çok küçüktür.

Kullanılması gereken insülin dozu nasıl ayarlanıyor?

Vucudun ihtiyacına göre, hekim tarafından hesaplanarak doz ayarlanır. Vucut ağırlığının kilogramı başına 0.5 ile 1 ünite arasında günlük toplam insulin dozu hesaplanır. Bir insanın günlük ihtiyacı 0.8 mg/kg’dır. Doz hesaplandıktan sonra hasta tarafındanyapılan kan şekeri kontrollerine gore kesin doz ihtiyacı hesaplanır.

İnsülin iğnesi yaptığımızda hedeflenen şey, pankreasın doğal insulin üretim düzenini taklit etmektir. Bunun için günde birkaç defa insulin enjekte etmek gerekir. Birçok insan, üç ana öğünden önce kısa etkili insulin yapar yani sabah kahvaltısından once, öğle yemeğinden önce ve akşam yemeğinden once, ve uykudayken kan şekerini kontrol altına almak içinde yatmadan once saat 21 veya 22 de orta veya uzu etkili bir insulin yapar. Bu yöntem diyabet kontrolünün daha iyi olduğunu göstermiştir. Daha az sıklıkla, günde iki kere sabah ve akşam kısa ve orta etkili insulin karışımları da kullanılabilir. Bu durumda kısa etkili insülin az sonra yenilecek yemeği, örneğin kahvaltı ve akşam yemeğini kontrol altına alırken; orta etkili insulin ise öğle yemeğini veya gece yarısı kan şekerini kontrol altına alır. Bazı tip 2 diyabet hastalarında ise az miktarda insulin ihtiyacı olduğundan, günde sadece bir veya iki orta veya uzun etkili insülinlerle ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Tabii, bütün bunlar hekim tarafından hesaplanıp, hastaya verilir.

Bazı hastaların anlık insulin ayarlamaları gerekebilir. Bu anlık ayarlamalar yalnızca kısa etkili insulin ve analogları için geçerlidir. Eğer kan şekeri yüksek ise, idrarda keton varsa veya ağır bir yemek yenecekse kısa tesirli insulin dozu 2 ünite arttırılır. Eğer kan şekeri 60 mg/dl’nin altına düşerse veya ağır bir fiziksel aktivite planlanıyorsa insulin dozu 2 ünite azaltılır.

İnsülin enjeksiyonları nereden ve nasıl yapılır?

Diyabet merkezlerindeki , diyabet eğitim hemşireleri hastayı bu konuda bilgilendirirler. Artk bütün insulin tedavileri , insulin kalemleri ile yapılmaktadır. Plastik enjektörlerle insulin yapılması artı flakon insülinler olmadığ için kullanımdan kalkmıştır. Tabii, bu da hasta için büyük kolaylıktır çünkü insulin kalemlerinin iğneleri çok küçüktür.

İnsülin kalemi ile insulin enjeksiyonu oldukça kolaydır. Eller yıkandıktan ve enjeksiyon yeri alkol ile temizlendikten sonra, insulin kartuşu homojen hale gelmesi için çalkalanır. Kartuş kaleme yerleştirilerek iğne takılır. Hava kabarcıkları yok edilir. Doz ayarlanır ve enjekte edilir. Tüm dozun verilebilmesi için iğne birkaç saniye cilt altında tutulmalıdır. Enjeksiyon tamamlandıktan sonra iğneler, korumalı kapları içine atılmalıdır.

İnsülin damara veya kas içine  değil , cilt altına enjekte edilir. Cilt altı uygulama, insulin  emilimi yönünden en uygun yoldur. Genelde en uygun bölgeler karın, baldırların üst kısımları, kalça ve kolun dış-üst kısmıdır. Burada en önemli husus sürekli olarak aynı yerin kullanılmamasıdır. Aksi halde buralarda şişlikler veya adele erimeleri olabilir, emilim bozuklukları ortaya çıkabilir. İnsülin iğneleri oldukça ince olduğu için genellikle iz bırakmazlar. Acı yok denecek kadar azdır. Bazı kişiler, deriyi birkaç dakika buzla ovmanın acıyı yok ettiğini söylerler. Bazen enjeksiyonun ardından az miktarda kanama veya küçük bir yara oluşabilir, bunda endişelenecek bir durum yoktur. Muhtemelen iğne deri altında ince bir damara rastlamıştır. İnsülinin cilt altı uygulamasında doğrudan kana karışması hemen hemen imkansızdır, bu yüzden ufak kanamalardan endişe etmek yersizdir.

İnsülin direncinin görülme sebebi nedir?

İnsülin direnci genetik yatkınlık, hareketsiz yaşam tarzı, sağlıksız beslenme sonucu oluşur. İnsülin direncini sıklıkla genetik yatkınlık zemininde görmekle beraber, son zamanlarda insanların daha sedanter bir yaşam sürmesi, rafineri gıdaların tüketiminin artışı ve "fast food" tarzı beslenmeye olan rağbet ile çevresel etkenlerin ağırlığını daha çok hissetmekteyiz. Bu nedenle kimi zaman hastalarımızdan "Annem, babam tereyağı, bal kaymak ile beslenirdi, onlara bir şey olmadı da bana neden oluyor?" gibi sorularla karşılaşmaktayız. Burada unuttuğumuz şey eskilerin yaşam tarzında hareketin göz ardı edilemez olan yeri.

Hastalar, "Az yediğim halde kilo veremiyorum" derken ne kadar haklılar?

İnsülin direncinin kilo vermeyi zorlaştırdığı doğru. İnsülin direnci olanlar daha çok acıkır, hafif bir hareketle hemen yorulur. Ancak sabırla uygulanan bir sağlıklı beslenme programı ve düzenli yapılan ve performansa göre giderek yoğunlaştırılan bir spor programı ile zamanla bu zorluk yenilir, insülin direnci kırılır. "Bir süre diyet yapıp kilo vereceğim, sonra her şeyi yiyebilirim, sporu bırakabilirim" düşüncesi yanlıştır, hayat boyu sağlıklı beslenme ve yeterli egzersiz şarttır. Kilo vermek için yemekleri azaltmanın yanında, glisemik indeksi düşük, kalori içeriği az, posa içeriği yüksek ve tok tutan yiyeceklerin seçilmesi de lazım. Genellikle insanlar spor yapmadan, sadece yemeyi azaltarak ya da öğün sayılarını azaltarak ve çok hızlı kilo vermek istiyor. Yıllar içinde alınan kilonun öyle hemen bir çırpıda verilmesi tabi ki mümkün değil. Harcadığı kaloriden daha az kalori alan birinin kilo vermemesi düşünülemez. Az yenildiği halde kilo verilemiyorsa yeterli spor yapılmıyor demektir.

Hastalığın belirtileri neler? Kişi, insülin direncinin yüksek olduğundan ne zaman şüphelenmeli?

Çabuk acıkma, geç doyma, yemeklerden 2-3 saat sonra olan acıkma hissi, elde ayakta titreme, soğuk soğuk terleme ve baygınlık hissi, tatlı yeme isteği, giderek kilo alan kişinin ailesinde şişman ve diyabetli kişilerin varlığı durumlarında insülin direncinden şüphelenmek gerekir.

"Kilo veremiyorum, şişmanım" diyen herkeste insülin direnci yüksektir diyebilir miyiz?

%100 olmasa da sıklıkla evet. Bazen insülin direnci dışında, hipotiroidi, bazı endokrin hastalıklar (cushing hastalığı vs) da obeziteye yol açabilir. Ancak ailesinde obez ve diyabetli bireylerin varlığında kilo verememekten yakınan kişilerde mutlaka insülin direnci ve ilişkili hastalıklar aranmalıdır.

İnsülin direnci başka hangi hastalıkları tetikliyor?

İnsulin Direncinin Yüksekliğiİnsülin direnci ve obezite ile kanser arasında ilişki saptanan çok sayıda çalışma vardır. Yemek borusu, Kalın bağırsak, Safra yolları, Pankreas, Meme, Rahim, Yumurtalık, Prostat, Böbrek, Mesane, Tiroid ve Lenf kanseri riskini artırdığı yapılan birçok bilimsel çalışmada gözlemlenmiştir.Ayrıca insülin direnci, şeker hastalığı, inme, kalp damar hastalıkları, ateroskleroz, hipertansiyon, karaciğer yağlanması, lipid yükseklikleri, polikistik over hastalığı ve infertilite gibi birçok hastalık için suçludur. Alzheimer (bunama) ile insülin direnci arasında bağ olduğu da saptanmıştır.

İnsülin direnci yüksekliğinin dünyada bu kadar çok görülmesinin, daha önce görülmeyen toplumlarda bile rastlanmasının nedeni nedir?

İnsülin direnci sıklığındaki artış teknolojinin gelişimi ile doğru orantılıdır. Halen ilkel diyebileceğimiz şartlarda doğal ortamlarda yaşayan Afrikalı yerlilerde ve insanların besin maddesine özellikle de rafineri gıdalara ulaşımı mümkün olmayan Afrika ülkelerinde insülin direnci ve ilişkili hastalıklar görülmemektedir. Ulaşım araçlarının günlük yaşamda kullanımının artışı, kırsal yaşamdan, sanayileşmiş topluma geçişin getirdiği masabaşı hareketsiz iş yaşamı, televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen hareketsiz uzun süreler vücuttaki yağ oranını, kilo alımını artırarak insülin direncine zemin hazırlamaktadır. Buna ilave işlenmiş, yüksek kalorili, keyif vericiliği artırılmış ve bağımlılık yapıcı gıdaların aşırı tüketilir hale gelmesi bu süreci hızlandırmaktadır.

Hastalığın tedavisi nasıl yapılmalı?

İnsülin direncinin tedavisi her şeyden önce, hastada tabloyu oluşturan faktörlerin ortaya konması ve tanınmasını gerektirir. Yaşam tarzı değişikliği ve düzenli egzersiz ile harcanan kalori artırılıp, vücut yağ oranı azaltılmalı, sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazandırılmalıdır. Sadece egzersiz ve sağlıklı besleme ile %60 düzeylerinde insülin direnci düzeltilebilir. Gereken hastalarda insülin direncini kıran ilaçlarla bu faktörlere destek olunabilir, ancak bilinmelidir ki sadece ilaçlar tek başına insülin direnci ile baş edemez.

Şeker vücudumuza nasıl zarar veriyor?

Şeker hücreler için primer enerji kaynağıdır. Şekerin dokular tarafından alınıp kullanılamaması ve kanda belli bir seviyenin üzerine çıkması vücutta adeta bir zehir gibi etki gösterir. Yakıt olarak kullanacakları glukoz (şeker) hücre içine alınamayınca yeterince beslenemez, hücre ve dokular temel fonksiyonlarını göremezler. Ayrıca şekerin ortamda yüksek olması da tahribata direk katkıda bulunur. Böylece nerdeyse tüm dokularda kronik bir hasar süreci başlar.

Sizce gelecekte şeker, sigara gibi yasaklanır mı? Bu konuda görüşünüz nedir?

Sigara baştan sona sadece zarar olan bir alışkanlıktır. Şeker için ise azı karar, çoğu zarar daha uygun bir tabir. Bu pencereden bakılırsa sigara ile eşdeğer tutamayız. Ama insanlardaki obezite, diyabet ve hipertansiyon sıklığındaki artışa bakacak olursak basit çay şekeri gibi glisemik indeksi yüksek gıdaların kullanımının kısıtlanmasının işe yarayacağı kesin.

Bize nasıl bir beslenme programı önerirsiniz?

Sağlıklı bir beslenme programında basit çay şekeri içeren tüm gıdalar, hazır meyve suyu ve içecekler, işlenmiş yiyecek maddeleri (işlenmiş et ve et ürünleri dahil), beyaz unla yapılan hamurişiler, hazır gıdalar yer bulamaz. Doymuş yağ oranı yüksek besinler yerine çoklu doymamış yağ içerenler tercih edilmelidir (tereyağı yerine sıvı zeytin yağı gibi). Ne tüketilirse tüketilsin miktarı azaltılmalıdır. Örneğin ceviz faydalı diye miktarını abartırsak tüketemediğimiz fazla kalori alımı nedeniyle kilo veremeyiz. Yemekleri lezzetli pişirmek yerine sağlıklı pişirme yolları seçilmelidir. Kızartma sebze yerine, çiğ ya da haşlanmışı tercih etmek, yemeklere daha az tuz, yağ, baharat katmak, beyaz ekmek yerine tam buğday ekmeği yemek, meyve suyu yerine su ve meyve tüketmek kalori alımını azaltmak için bazı ipuçları olabilir. Sadece bir tür gıda ile beslenerek yapılan zayıflama programları doğru değildir. Bazı vitamin, element eksikliklerine davetiye çıkarırlar. Sağlıklı besinlerden azar azar tüketmek daha uygun bir beslenme şekli olur. Her öğünde salata ve az yağlı yoğurt olmalı, öğün öncesi ve esnasında su içmekten kaçınmamalıdır. Yemekleri büyük kaplarla değil yiyeceğimiz kadarını sofraya getirmeli, hızlı yemek yerine, lokmaları çok çiğneyip yavaş yavaş yemek yenmelidir.

- Nelerden kaçınalım, neler yemeye ve içmeye son verelim?
- Nelere soframızda yer açalım:
- Günde ne sıklıkta ve ne aralıklarla yemek yemek doğru?

İnsülin direnci olan insanlar çabuk acıktıkları için sık küçük öğünler şeklinde ve glisemik indeksi düşük besinlerle beslenmeleri uygun olur. Üç ana üç de ara öğün yapılabilir. Ancak insülin direnci olmayan normal insanlar için bu yemek tarzını önermiyoruz. Üç öğün, ki bu öğünlerden biri meyve öğünü olabilir, sağlıklı beslenmek için tercih edilebilir. Örnek olarak, sabah kahvaltısı, öğle yemeği, akşam meyve öğünü (1-2 porsiyon meyve). Bizim toplumumuzda akşam yemeğinin yeri biraz daha farklı olduğu için, akşam yemeği biraz hafif tutulmak şartıyla öğle ile akşam yer değiştirilebilir. Beslenme programı yaparken kişinin yaşantısı, işi, alışkanlıkları, kilosu, insülin direnci durumu gibi birçok faktöre bakmak gerekir, yani beslenme programı kişiye özgü olmalıdır. Herkese aynı diyet programı öneriliyorsa bunun başarı şansı yüksek değildir.

Spor ile insülin direnci arasında nasıl bir bağ var?

Düzenli spor yapmak ve kilo vermek insülin direncini kıran en önemli faktörlerdir. Düzenli ve etkili spor yapanlarda insülin direnci, çok nadir genetik hastalıklar dışında olmaz. Spor yaparken dikkat edilmesi gereken bazı hususlar da vardır. Yeterli kalp hızı artışına erişilmeli, hareketler arasında gereğinden fazla mola verip vücudu soğutmamalı, kişiye uygun spor yapılmalıdır. Beslenmede olduğu gibi egzersiz de kişiye özgü olmalıdır.

İnsülin kan şekeri düzeylerini kontrol altında tutan bir hormondur. Diyabetlilerde bu kontrol bozulur ve kan şekeri seviyesi sağlık için zararlı düzeylere yükselir. İnsülin midenin arka kısmında yer alan pankreas bezi tarafından üretilir. Besinler, ağızdan alındıktan sonra şekere parçalanarak kan dolaşımına geçer. Vucudumuzun başlıca enerji kaynağı olan kan şekerindeki yükselme akgılandığında, pankreasa bir sinyal gönderilir. Bu sinyalden sonra , pankreas kana insulin salgılar. İnsülin, bir çeşit anahtar işlevi görerek hücre duvarındaki kilidi açar ve böylece kan dolaşımındaki şeker, enerji sağlamak için kullanılmak üzere hücre içine alınır. Şeker hücrelere girdikçe kan şekeri düzeyleri normale döner.Bunun sonucunda da insulin salgısı durur. Bu süreç bir sonraki öğünde tekrar edilir.

Vücudumuz kan şekeri kontrolü için insülini nasıl kullanıyor?

Normalde öğünler arasında ve gece pankreasdan az miktarda insulin salgılanır, buna basal insulin diyoruz. Yemek yendiğinde , vucudumuz hızla büyük miktarlarda insulin salgılar. Bazal insüin salgısı ile birlikte yemek zamanı salgılanan bu insulin, kan şekerinin gün boyu kontrol altında tutulmasını sağlar. Vucudumuz şeker düzeylerini kontrol altına alamadığında şeker kanda birikir ve idrarda çıkar. 

Tip 1 diyabeti olan kişiler hayatlarının sonuna kadar insülin iğnesi olmak ve kendilerinin yapamadığı insülinin dışarıdan almak zorundadırlar. Tip 2 diyabette ise vucut yeterli insulin üretmesine rağmen, insulin direnci nedeniyle üretilen insülini iyi kullanamaz. Tip 2 diyabette zaman içinde vucutta üretilen insülinde azalır ve insulin ihtiyacı ortaya çıkabilir.

İnsülin tipleri nelerdir?

En iyi kan şekeri kontrolünü sağlamak için farklı hızlarda ve farklı süreler boyunca etki gösteren pek çok insulin türü bulunmaktadır. Diyabetli hastaların çoğu, vucudun normal insulin üretimine benzerlik sağlamak için en az iki farklı tipte insulin kullanır. Günümüzde ilaç olarak kullanılan başlıca insulin tipleri, genetik mühendisliği yolu ile elde edilmiş insan insülinleri ve insane insülininin değiştirilmiş bir biçimi olan insulin analoglarıdır.

Kısa tesirli insülinler , iğne ile cilt altına enjekte edildikten 30 dakika sonra kan şekerini düşürmeye başlar ve etkileri 6 saat civarında surer. Kısa tesirli insulin yapıldıktan 15-30 dakika sonra yemek yenir. Kısa tesirli insülinler şişelerinde saydam halde bulunurlar.

Orta ve uzun etkili insülinler kan şekerini öğün aralarında ve gece boyunca kontrol altında tutmak için kullanılır. Genelde cilt altına yapıldıktan sonraki 1-3 saat içinde etki göstermeye başlar ve etkileri 18-24 saat surer.

Bunlara ilaveten kısa ve orta etkili insülinlerden oluşan insan insülini karışımları vardır. Bunlar yemekten 10-30 dakika önce alınır. 

Son zamanlarda ortaya çıkan insulin analogları yemekten hemen once veya yemeğe başlandıktan sonraki ilk 15 dakikada kullanıldığından , özellikle okul çağındaki ve yemeği bekleyemeyecek olan daha küçük yaşdaki çocuklarda tercih edilmektedir. 

Hızlı etkili insulin analogları yaklaşık 15 dakikada kan şekerini düşürmeye başlar ve etkileri enjeksiyondan sonra 3-5 saat surer. Yemekten hemen önce veya ilk 15 dakika içinde kullanılır. 

Uzun etkili insulin analogları yavaş emilir ve kan dolaşımına çabuk geçer. Bir iki saat içinde etki göstermeye başlarlar ve etkileri en az 24 saat sürer. Ayrıca insulin analoglarınında insan insülininde olduğu gibi hazır karışımları vardır.

İnsülinler buzdolabında 2-8 derecede saklanabilir. Açılmamış kartuşlar 30 güne kadar kullanılabilir.

İnsülini mutlaka iğne olarak mı kullanmak gerekiyor?

Evet. İnsülin tablet şeklinde ağızdan alınamaz, çünkü mide insülini bir besin olarak algılar ve etkisini göstermek için kana karışamadan sindirir. Bu nedenle, insulin iğne ile cilt altına yapılan enjeksiyon şeklinde kullanılır. Son zamanlarda insulin sprey çalışmaları var, ancak kısa etkili insülinin burundan püskürtme yoluyla kullanılması henüz rutin hale gelmemiştir. Bugün insulin kullanımını kolaylaştırmak için insulin kalemleri kullanılmaktadır. Bunlar hem kullanılması hem de taşınması kolay cihazlardır ve iğneleri çok küçüktür.

Kullanılması gereken insülin dozu nasıl ayarlanıyor?

Vucudun ihtiyacına göre, hekim tarafından hesaplanarak doz ayarlanır. Vucut ağırlığının kilogramı başına 0.5 ile 1 ünite arasında günlük toplam insulin dozu hesaplanır. Bir insanın günlük ihtiyacı 0.8 mg/kg’dır. Doz hesaplandıktan sonra hasta tarafındanyapılan kan şekeri kontrollerine gore kesin doz ihtiyacı hesaplanır.

İnsülin iğnesi yaptığımızda hedeflenen şey, pankreasın doğal insulin üretim düzenini taklit etmektir. Bunun için günde birkaç defa insulin enjekte etmek gerekir. Birçok insan, üç ana öğünden önce kısa etkili insulin yapar yani sabah kahvaltısından once, öğle yemeğinden önce ve akşam yemeğinden once, ve uykudayken kan şekerini kontrol altına almak içinde yatmadan once saat 21 veya 22 de orta veya uzu etkili bir insulin yapar. Bu yöntem diyabet kontrolünün daha iyi olduğunu göstermiştir. Daha az sıklıkla, günde iki kere sabah ve akşam kısa ve orta etkili insulin karışımları da kullanılabilir. Bu durumda kısa etkili insülin az sonra yenilecek yemeği, örneğin kahvaltı ve akşam yemeğini kontrol altına alırken; orta etkili insulin ise öğle yemeğini veya gece yarısı kan şekerini kontrol altına alır. Bazı tip 2 diyabet hastalarında ise az miktarda insulin ihtiyacı olduğundan, günde sadece bir veya iki orta veya uzun etkili insülinlerle ihtiyaçlarını karşılayabilirler. Tabii, bütün bunlar hekim tarafından hesaplanıp, hastaya verilir.

Bazı hastaların anlık insulin ayarlamaları gerekebilir. Bu anlık ayarlamalar yalnızca kısa etkili insulin ve analogları için geçerlidir. Eğer kan şekeri yüksek ise, idrarda keton varsa veya ağır bir yemek yenecekse kısa tesirli insulin dozu 2 ünite arttırılır. Eğer kan şekeri 60 mg/dl’nin altına düşerse veya ağır bir fiziksel aktivite planlanıyorsa insulin dozu 2 ünite azaltılır.

İnsülin enjeksiyonları nereden ve nasıl yapılır?

Diyabet merkezlerindeki , diyabet eğitim hemşireleri hastayı bu konuda bilgilendirirler. Artk bütün insulin tedavileri , insulin kalemleri ile yapılmaktadır. Plastik enjektörlerle insulin yapılması artı flakon insülinler olmadığ için kullanımdan kalkmıştır. Tabii, bu da hasta için büyük kolaylıktır çünkü insulin kalemlerinin iğneleri çok küçüktür.

İnsülin kalemi ile insulin enjeksiyonu oldukça kolaydır. Eller yıkandıktan ve enjeksiyon yeri alkol ile temizlendikten sonra, insulin kartuşu homojen hale gelmesi için çalkalanır. Kartuş kaleme yerleştirilerek iğne takılır. Hava kabarcıkları yok edilir. Doz ayarlanır ve enjekte edilir. Tüm dozun verilebilmesi için iğne birkaç saniye cilt altında tutulmalıdır. Enjeksiyon tamamlandıktan sonra iğneler, korumalı kapları içine atılmalıdır.

İnsülin damara veya kas içine  değil , cilt altına enjekte edilir. Cilt altı uygulama, insulin  emilimi yönünden en uygun yoldur. Genelde en uygun bölgeler karın, baldırların üst kısımları, kalça ve kolun dış-üst kısmıdır. Burada en önemli husus sürekli olarak aynı yerin kullanılmamasıdır. Aksi halde buralarda şişlikler veya adele erimeleri olabilir, emilim bozuklukları ortaya çıkabilir. İnsülin iğneleri oldukça ince olduğu için genellikle iz bırakmazlar. Acı yok denecek kadar azdır. Bazı kişiler, deriyi birkaç dakika buzla ovmanın acıyı yok ettiğini söylerler. Bazen enjeksiyonun ardından az miktarda kanama veya küçük bir yara oluşabilir, bunda endişelenecek bir durum yoktur. Muhtemelen iğne deri altında ince bir damara rastlamıştır. İnsülinin cilt altı uygulamasında doğrudan kana karışması hemen hemen imkansızdır, bu yüzden ufak kanamalardan endişe etmek yersizdir.

“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”
İnsülin Direnci ile ilgili
Randevu Talebi İçin Formu Doldurun

Randevu Talep Edin

Adınız Soyadınız
GSM
Eposta Adresiniz

Kişisel Verilerin Korunması

Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası
“Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK)"  Başvuru formuna tıklayarak indirebilirsiniz. 

Kişisel verilerin korunması,  Florence Nightingale Hastanelerimizin  en önemli öncelikleri arasındadır .Kişisel verilerin güvenliği konusunda gereken hassasiyet gösterilmekte, hasta mahremiyetine ve hastalarımıza ait her türlü kişisel verinin mümkün olan en iyi şekilde ve özenle işlenerek muhafaza edilmesine büyük önem verilmektedir. Hastalarımız yanısıra refakatçi,ziyaretçilerimiz, tüm çalışanlarımız ve işbirliğinde olduğumuz kurum ve kuruluş çalışanlarının; 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ve Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Sağlanması hakkındaki yönetmelik ve ilgili mevzuatlara göre aşağıdaki temel ilkeler çerçevesinde Kişisel verileri korumak kurum politikası olarak benimsenmiştir.

• Kişisel verileri hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun işleme,
• Kişisel verileri doğru ve gerektiğinde güncel tutma, 
• Kişisel verileri belirli, açık ve meşru amaçlar için işleme, 
• Kişisel verileri işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü işleme, 
• Kişisel verileri ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza etme, 
• Kişisel veri sahiplerini aydınlatma ve bilgilendirme, 
• Kişisel veri sahiplerinin haklarını kullanması için gerekli sistemi kurma,
• Kişisel verilerin muhafazasında gerekli tedbirleri alma, 
• Kişisel verilerin işleme amacının gereklilikleri doğrultusunda üçüncü kişilere aktarılmasında, ilgili mevzuata ve KVK Kurulu düzenlemelerine uygun davranma, 
• Özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesine ve korunmasına gerekli hassasiyeti gösterme,
• Kişisel verileri yasaya uygun olarak tanımlı şekil ve sürede silme ve imha etme

Amaç

Bu Politikanın ana amacı Grup Florence Nightingale  Hastaneleri tarafından hukuka uygun bir biçimde yürütülen kişisel veri işleme faaliyeti ve kişisel verilerin korunmasına yönelik yapılanlar konusunda açıklamalarda bulunmak, bu kapsamda hastalarımız, ziyaretçilerimiz, çalışanlarımız ve kurum yetkililerimiz, işbirliği içinde olduğumuz kurumların çalışanları, hissedarları ve yetkilileri ve üçüncü kişiler başta olmak üzere kişisel verileri kurumumuz tarafından işlenen kişileri bilgilendirerek şeffaflığı sağlamaktır. Florence Nightingale Hastaneleri tarafından işlenen kişisel veriler verilen sağlık hizmetlerine bağlı olarak değişebilmekle birlikte otomatik ya da otomatik olmayan yöntemlerle toplanmaktadır. Hasta temsilcilerimiz, hekimlerimiz, sağlık profesyonellerimiz, vd. çalışanlarımız,taşeron firmalar ve çalışanları ve her türlü ticari faaliyetler içine giren firmalar; çağrı merkezimiz, internet sitesi, online hizmetler ve benzeri yollarla sözlü, yazılı ya da elektronik olarak toplanan sağlık verileri başta olmak üzere özel nitelikli kişisel veriler ve genel nitelikli kişisel veriler, aşağıda yer alan amaçlarla işlenebilmektedir.

Tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, Kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi; randevu hakkında hastalarımızı haberdar edebilme; hastanemizin iç prosedürlerinin planlanması ve yönetilmesi, sağlık hizmetlerini geliştirme amacıyla analiz yapma; çalışanlarımızı eğitme ve geliştirme,çalışanlarımızın özlük süreçlerini ve yasal haklarını koruma, suistimal ve yetkisiz işlemlerin izlenmesi ve engellenmesi; risk yönetimi ve kalite geliştirme aktivitelerinin yerine getirilmesi; araştırma yapılması; yasal ve düzenleyici gereksinimlerin yerine getirilmesi; hizmetlerimiz karşılığında faturalandırma yapma; kimliğinizi teyit etme; yeni doğan bebek bildirimi; Hastanemiz ile anlaşmalı olan kurumlarla ilişkinizi teyit etme; sağlık hizmetlerinin finansmanı kapsamında özel sigorta şirketleri tarafından talep edilen her türlü bilgileri paylaşma; sağlık hizmetlerimize ilişkin her türlü soru ve şikâyetinize cevap verebilme; Hastanemiz sistem ve uygulamalarının veri güvenliği kapsamında tüm gerekli teknik ve idari tedbirleri alma; size sunduğumuz sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesi amacıyla sağlık hizmetleri kullanımınızı analiz etme ve sağlık verilerinizi saklama; ilgili mevzuat gereği saklanması gereken sağlık verilerinize ilişkin bilgileri muhafaza etme; anlaşmalı olduğumuz kurumlarla,bankalar ve sağlık harcamaları tahsil edilen tüm kuruluşlar (kamu ve özel) size sunulan sağlık hizmetlerine ilişkin finansal mutabakat sağlanması; ilgili mevzuat uyarınca Sağlık Bakanlığı ve diğer kamu kurum ve kuruluşları ile talep edilen bilgileri paylaşma; hasta memnuniyetinin ölçülmesi, hasta memnuniyetinin arttırılması. 

Kişisel veriler, her türlü sözlü, yazılı ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve sağlık hizmetlerinin belirlenen yasal çerçevede verilebilmesi ve bu çerçevede Grup Florence Nightingale Hastanelerinin sözleşmeler ve yasal yükümlülüklerini gereği gibi eksiksiz yerine getirilebilmesi amacı ile toplanır ve işlenir.

Kapsam

Bu Politika; hastalarımız, refakatçilerimiz, ziyaretçilerimiz, kurum yetkilileri, çalışanlarımızın, işbirliği ve her türlü hukuki ilişki içinde olduğumuz kişi,kuruluş ve kurumların çalışanları, hissedarları ve yetkililerinin ve üçüncü kişilerin otomatik olan veya olmayan yollarla işlenen aşağıda tanımlı kişisel verilerini kapsar. 

Ad, soyad, TC Kimlik numarası, pasaport numası veya geçici TC Kimlik numarası, doğum yeri ve tarihi, cinsiyet, medeni hal, hastaneye özel protokol numarası ve hastaları tanımlayan diğer kimlik verileri; adres, telefon numarası, elektronik posta adresi vb iletişim verileri, ödeme ve faturalama bilgileri gibi finansal veriler; elektronik olan veya olmayan yöntemlerle edinilebilecek sesli ve dijital bilgiler; tüm tıbbî teşhis, muayene, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi sırasında elde edilen kişisel sağlık verisi başta olmak üzere genel ve özel nitelikli kişisel veriler; sağlık hizmetlerinin finansmanı ve planlaması amacıyla özel sağlık sigortasına ilişkin veriler  ve Sosyal Güvenlik Kurumu verileri, internet siteleri  üzerinden gönderilen sağlık ve kimlik verileri,görsel (digital olan ve digital olmayan) tüm kayıtlar  

Kişisel veri sahipleri gruplarına göre bu politikanın uygulama kapsamı Politikanın tamamı olabileceği gibi (örneğin hastalarımız gibi); yalnızca bir kısım hükümleri de (örneğin yalnızca çalışanlarımız,tedarikçilerimiz  vb) olabilecektir

Online hizmetlerini kullanmak üzere çağrı merkezi veya internet sitesi kullanıldığında ,kurum içi intranette ,eğitim, hastanenin düzenlemiş olduğu etkinliklere katılımda veya internet sayfaları ziyaret edildiğinde  de kişisel veriler işlenebilecektir.

Tanımlar

Açık Rıza: Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza
Anonim Hale Getirme:  Kişisel verinin, kişisel veri niteliğini kaybedecek ve bu durumun geri alınamayacağı şekilde değiştirilmesidir. Örneğin maskeleme, toplulaştırma, veri bozma vb. tekniklerle kişisel verinin bir gerçek kişi ile ilişkilendirilemeyecek hale getirilmesi
İşbirliği İçerisinde Olduğumuz Kurumların Çalışanları, Hissedarları ve Yetkilileri: Kurumumuzun her türlü iş ilişkisi içerisinde bulunduğu kurumlarda (iş ortağı, tedarikçi gibi, ancak bunlarla sınırlı olmaksınız) çalışan, bu kurumların hissedarları ve yetkilileri dahil olmak üzere, gerçek kişiler
Kişisel Verilerin İşlenmesi: Kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem
Kişisel Veri Sahibi: Kişisel verisi işlenen gerçek kişi. Örneğin hastalar ve çalışanlar
Kişisel Veri: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi. Dolayısıyla tüzel kişilere ilişkin bilgilerin işlenmesi Kanun kapsamında değildir. Örneğin ad soyad, TCKN, e-posta, adres, doğum tarihi, kredi kartı numarası, banka hesap numarası vb.
Hasta: Kurumumuza tetkik,tedavi için müracaat edip ayaktan ya da yatarak tedavi gören kişi
Özel Nitelikli Kişisel Veri: Irk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık kıyafet, dernek vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili veriler ile biyometrik ve genetik veriler özel nitelikli veriler
Kurum Yetkilisi: Kurumun Genel Müdürü ve diğer yetkili gerçek kişiler
Üçüncü Kişi: Kurumumuzun yukarıda bahsi geçen taraflarla arasındaki ticari işlem güvenliğini sağlamak veya bahsi geçen kişilerin haklarını korumak ve menfaat temin etmek üzere bu kişilerle ilişkili olan üçüncü taraf gerçek kişiler (Örneğin hizmet alınan firma çalışan veya yetkilileri, Refakatçi vb)
Veri İşleyen: Veri sorumlusunun verdiği yetkiye dayanarak onun adına kişisel veri işleyen gerçek ve tüzel kişidir. Örneğin Kurumumuzun verilerini tutan bilişim firması, hasta verilerini sisteme giren tüm çalışanlar
Veri Sorumlusu: Kişisel verilerin işlenme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, verilerin sistematik bir şekilde tutulduğu yeri (veri kayıt sistemi) yöneten kişi
Ziyaretçi: Kurumumuzun sahip olduğu fiziksel alanlara çeşitli amaçlarla girmiş olan veya internet sitelerimizi ziyaret eden gerçek kişiler

Politikanın ve İlgili Mevzuatın Uygulanması

Kişisel verilerin işlenmesi ve korunması yürürlükte bulunan ilgili kanuni düzenlemeler çerçevesinde yürütülür. Florence  Nightingale Hastaneleri Kişisel Verilerin Korunması Politikası güncel yönetmeliklerle uyumlu olarak hazırlanmıştır.

Politika, ilgili mevzuat tarafından ortaya konulan kurallar çerçevesinde Florence Nightingale Hastaneleri uygulamaları ile entegre edilerek oluşturulmuştur. KVK Kanunu’nda öngörülen yürürlük sürelerine  bağlı kalarak gerekli hazırlıklarını yürütmektedir.Yukarıda belirtilen kişisel veriler gerektiğinde 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği, Kişisel Sağlık Verilerinin İşlenmesi ve Mahremiyetinin Korunması Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri vb. mevzuat hükümleri çerçevesinde işlenebilecek , hastanelerimize ve/veya tedarikçilerimize ait fiziki arşivler ve bilişim sistemlerine nakledilecektir. Sonuç olarak Kişisel veriler kurum prosedürlerinde tanımlı yasal sürelere uygun olarak hem dijital hem de fiziki ortamda korunacaktır.

Kişisel Verilerin Güvenliğinin Sağlanması

Kurumumuz, işlemekte olduğu kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesini önlemek ve verilerin muhafazasını sağlamak için optimum  güvenlik düzeyini sağlamaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirleri almakta, bu kapsamda gerekli denetimleri yapmakta veya yaptırmaktadır.

Kurumumuz tarafından KVK Kanunu’nun 12nci maddesi uyarınca “veri güvenliğini” sağlamaya yönelik alınan aksiyonlar ve tedbirler aşağıda belirtilmektedir.

• Kurumumuz, kişisel verilerin hukuka uygun işlenmesini sağlamak için, teknolojik olanaklar ve uygulama maliyetine göre teknik ve idari önlemleri almaktadır. Çalışanlar, öğrendikleri kişisel verileri KVKK hükümlerine aykırı olarak başkasına açıklayamayacağı ve işleme amacı dışında kullanamayacağı ve bu yükümlülüğün görevden ayrılmalarından sonra da devam edeceği konusunda bilgilendirilmekte ve bu doğrultuda kendilerinden gerekli taahhütler alınmaktadır. 
• Kurumumuz, kişisel verilerin tedbirsizlikle veya yetkisiz olarak açıklanmasını, erişimini, aktarılmasını veya başka şekillerdeki tüm hukuka aykırı erişimi önlemek için teknik ve idari tedbirler almaktadır. 
• Kurumumuz, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesinin önlenmesi, verilere hukuka aykırı olarak erişilmesini önlenmesi ve verilerin hukuka uygun muhafazasını sağlanması konusunda kişisel verileri aktarmış olduğu iş ortakları ve tedarikçiler gibi veri işleyen kurumlar olarak farkındalıkları arttırmaktadır.
• Kurumumuzun veri sorumlusu olarak kişisel verileri işlerken uymak zorunda olduğu yükümlülükler ve bu konuda geliştirdiği hukuksal, idari ve teknik tedbirlere uyma zorunluluğu Kurumumuzun tedarikçi, iş ortağı gibi çeşitli sıfatlarla ilişkide olduğu veri işleyen kurumlara veri işleme konusunda gerçekleştirdikleri faaliyetin niteliğiyle uyumlu bir şekilde sözleşmeler yapılmaktadır
• Kurumumuz kendi bünyesinde gerekli denetimleri yapmakta veya yaptırmaktadır. Bu denetim sonuçları Kurumun iç işleyişi kapsamında konu ile ilgili bölüme raporlanmakta ve alınan tedbirlerin iyileştirilmesi için gerekli faaliyetler yürütülmektedir.
• Kurumumuz, KVK Kanunu’nun 12nci maddesine uygun olarak işlenen kişisel verilerin kanuni olmayan yollarla başkaları tarafından elde edilmesi halinde bu durumu en kısa sürede ilgili kişisel veri sahibine ve KVK Kurulu’na bildirilmesini sağlayan sistemi yürütmektedir. 
Veri Sahibinin Hakları; Hak Talep Etme, İletişim Kanalları ve Veri Sahiplerinin Taleplerinin Değerlendirilmesi
Kurumumuz, kişisel veri sahiplerinin haklarının değerlendirilmesi ve kişisel veri sahiplerine gereken bilgilendirmenin yapılması için KVK Kanunu’nun 13üncü maddesine uygun olarak gerekli kanalları, iç işleyişi, idari ve teknik düzenlemeleri yürütmektedir. 

Kişisel veri sahipleri aşağıda sıralanan haklarına ilişkin taleplerini yazılı olarak şahsen başvuru ile ve özel yetkili vekaletname ile Kurumumuza iletmeleri durumunda Kurumumuz talebin niteliğine göre talebi en kısa sürede ve en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırmaktadır. Kişisel veri sahipleri;

• Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme,
• Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,
• Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,
• Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,
• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme,
• Kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme,
• Kişisel verilerin düzeltilmesi, silinmesi ya da yok edilmesi halinde bu işlemlerin kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,
• İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,
• Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahiptir.

KVK Kanunu’nun 13üncü maddesinin 1inci fıkrası gereğince yukarıda belirtilen hakların kullanılması ile ilgili talebin “yazılı” olarak Kurumumuza (veri sorumlusuna) iletilmesi gerekmektedir.

KVK çerçevesinde belirtilen  hakların kullanılması için, kimliği tespit edici gerekli bilgiler ve kullanmak istenilen haklara yönelik açıklamalarla birlikte talebin, Kanunun 11inci maddesinde belirtilen hangi hakkın kullanımına ilişkin olduğunun da belirtilerek kurumumuza iletilmesi; Talebe ilişkin başvurunun daha hızlı ve etkili bir şekilde cevaplandırılmasını sağlayacaktır. 

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin Korunması

Florence Nigtingale Hastaneleri, kişisel verileri teknik ve idari olanakları ile titizlikle korumaktadır. Hastanemiz tarafından alınan güvenlik önlemleri, teknolojik olanaklar, olası riskler göz önünde bulundurularak optimum düzeyde sağlanmaktadır.

Bir grup kişisel veri, hukuka aykırı olarak işlendiğinde kişilerin mağduriyetine veya ayrımcılığa sebep olma riski nedeniyle KVK Kanununda “özel nitelikli kişisel veri” olarak tanımlanmıştır.

Bu veriler ; ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkumiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili veriler ile biyometrik ve genetik verilerdir.
 
KVK Kanunu ile “özel nitelikli” olarak belirlenen ve hukuka uygun olarak işlenen yukarıda tanımlı  verilerin korunmasında hassasiyetle davranılmaktadır.

Kişisel Veri Sahibinin Aydınlatılması ve Bilgilendirilmesi
 
KVK Kanunu’nun 10uncu maddesine uygun olarak, kişisel verilerin elde edilmesi sırasında kişisel veri sahiplerini aydınlatmaktadır. Bu kapsamda Kurumumuz tarafından kişisel veri sahiplerine kişisel verilerinin elde edilmesi sırasında Kurumumuzun kimliğini, kişisel verilerin hangi amaçla işleneceğini, işlenen kişisel verilerin kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceği, kişisel veri toplamanın yöntemi ve hukuki sebebi ile kişisel veri sahibinin KVK Kanunu’nun11inci maddesi kapsamında sahip olduğu haklarla ilgili aydınlatma yapmaktadır.

Anayasa’nın 20nci maddesinde herkesin, kendisiyle ilgili kişisel veriler hakkında bilgilendirilme hakkına sahip olduğu ortaya konulmuştur. Bu doğrultuda KVK Kanunu’nun 11inci maddesinde kişisel veri sahibinin hakları arasında “bilgi talep etme” de sayılmıştır. Kurumumuz bu kapsamda, Anayasa’nın 20inci ve KVK Kanunu’nun 11inci maddelerine uygun olarak kişisel veri sahibinin bilgi talep etmesi durumunda gerekli bilgilendirmeyi yapmaktadır.

Kurumumuz kişisel veri sahipleri ile ilgililere ,kişisel verilerin korunmasındaki kurum politikasını, çeşitli kamuoyuna açık dokümanlarla duyurarak, kişisel veri işleme faaliyetlerinde ilgilileri bilgilendirmeyi ve bu çerçevede hesap verilebilirliği ve şeffaflığı sağlamaktadır. Ayrıca Kurumumuz ilgili kişileri; kişilerin “açık rıza” sına başvurduğu zamanlar başta olmak üzere, kendi faaliyetleri ve kanundaki maddeler hakkında farklı yöntemlerle de bilgilendirmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenmesi

Kurumumuz, Anayasa’nın 20nci maddesine ve KVK Kanunu’nun 4ncü maddesine uygun olarak, kişisel verilerin işlenmesi konusunda; doğru ve güncel ,hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun; belirli, açık ve meşru amaçlar güderek; amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü bir biçimde kişisel veri işleme faaliyetinde bulunmaktadır. 

Kurumumuz kanunlarda öngörülen veya kişisel veri işleme amacının gerektirdiği süre kadar kişisel verileri muhafaza etmektedir.
Kurumumuz, Anayasa’nın 20nci ve KVK Kanunu’nun 5inci maddeleri gereğince, kişisel verileri, kişisel verilerin işlenmesine ilişkin KVK Kanunu’nun 5inci maddesindeki şartlardan bir veya bir kaçına dayalı olarak işlemektedir. 

Kurumumuz, KVK Kanunu’nun 6ncı maddesine uygun olarak özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi bakımından öngörülen düzenlemelere uygun hareket etmektedir. 

Kurumumuz, KVK Kanunu’nun 8inci ve 9uncu maddelerine uygun olarak, kişisel verilerin aktarılması konusunda kanunda öngörülen ve KVK Kurulu tarafından ortaya konulan düzenlemelere uygun davranmaktadır.

Kişisel Verilerin Mevzuatta Öngörülen İlkelere Uygun Olarak İşlenmesi

Hukuka ve Dürüstlük Kuralına Uygun İşleme

Kurumumuz; kişisel verilerin işlenmesinde yasal düzenlemelerle getirilen ilkeler ile genel güven ve dürüstlük kuralına uygun hareket etmektedir. Kurumumuz, kişisel verilerin işlenmesinde orantılılık gerekliliklerini dikkate almaktadır, kişisel verileri amacın dışında kullanmamaktadır.

Kişisel Verilerin Doğru ve Gerektiğinde Güncel Olmasını Sağlama

Kurumumuz; kişisel veri sahiplerinin temel haklarını ve kendi yasal menfaatlerini dikkate alarak işlediği kişisel verilerin doğru ve güncel olmasını sağlayacak gerekli önlemleri almaktadır.

Belirli, Açık ve Meşru Amaçlarla İşleme

Kurumumuz, meşru ve hukuka uygun olan kişisel veri işleme amacını açık ve kesin olarak belirlemektedir. Kurumumuz, kişisel verileri sunmakta olduğu hizmetle bağlantılı ve bunlar için gerekli olan kadar işlemektedir. Kurumumuz tarafından kişisel verilerin hangi amaçla işleneceği henüz kişisel veri işleme faaliyeti başlamadan bildirilmektedir.

İşlendikleri Amaçla Bağlantılı, Sınırlı ve Ölçülü Olma

Kurumumuz, kişisel verileri belirlenen amaçların gerçekleştirilebilmesine elverişli bir biçimde işlemekte ve amacın gerçekleştirilmesiyle ilgili olmayan veya ihtiyaç duyulmayan kişisel verilerin işlenmesinden kaçınmaktadır. Örneğin sonradan ortaya çıkması muhtemel ihtiyaçların karşılanmasına yönelik kişisel veri işleme faaliyeti yürütülmemektedir.

İlgili Mevzuatta Öngörülen veya İşlendikleri Amaç için Gerekli Olan Süre Kadar Muhafaza Etme

Kurumumuz, kişisel verileri ancak ilgili mevzuatta belirtildiği veya işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza etmektedir. Bu kapsamda, Kurumumuz öncelikle ilgili mevzuatta kişisel verilerin saklanması için bir süre öngörülüp öngörülmediğini tespit etmekte, bir süre belirlenmişse bu süreye uygun davranmakta, bir süre belirlenmemişse kişisel verileri işlendikleri amaç için gerekli olan süre kadar saklamaktadır. Sürenin bitimi veya işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler Kurumumuz tarafından silinmekte, yok edilmekte veya anonim hale getirilmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Şartları

Kişisel verilerin korunması Anayasal bir haktır. Anayasa'nın 20nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, kişisel veriler ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlenebilecektir. Kurumumuz bu doğrultuda ve Anayasa’ya uygun bir biçimde; kişisel verileri, ancak kanunda öngörülen hallerde veya kişinin açık rızasıyla işlemektedir.

Kurumumuz tarafından kişisel verilerin işlenmesine yönelik hukuki dayanaklar farklılık gösterse de, her türlü kişisel veri işleme faaliyetinde 6698 sayılı Kanun’un 4ncü maddesinde belirtilen genel ilkelere uygun olarak hareket edilmektedir.

Kişisel veri sahibinin açık rıza vermesi, kişisel verilerin hukuka uygun olarak işlenmesine olanak tanıyan hukuki dayanaklardan yalnızca bir tanesidir. Açık rıza dışında, aşağıda yazan diğer şartlardan birinin varlığı durumunda da kişisel veriler işlenebilir. Kişisel veri işleme faaliyetinin dayanağı aşağıda belirtilen şartlardan yalnızca biri olabildiği gibi bu şartlardan birden fazlası da aynı kişisel veri işleme faaliyetinin dayanağı olabilir. İşlenen verilerin özel nitelikli kişisel veri olması halinde; aşağıda yer alan şartlar uygulanır.

• Kişisel Veri Sahibinin Açık Rızasının Bulunması
• Kanunlarda Açıkça Öngörülmesi 
• Fiili İmkânsızlık Sebebiyle İlgilinin Açık Rızasının Alınamaması 
• Sözleşmenin Kurulması veya İfasıyla Doğrudan İlgi Olması
• Kurumun Hukuki Yükümlülüğünü Yerine Getirmesi
• Kişisel Veri Sahibinin Kişisel Verisini Alenileştirmesi
• Bir Hakkın Tesisi veya Korunması için Veri İşlemenin Zorunlu Olması
• Kurumumuzun Meşru Menfaati için Veri İşlemenin Zorunlu Olması

Özel Nitelikli Kişisel Verilerin İşlenmesi

Kurumumuz tarafından, KVK Kanunu ile “özel nitelikli ”olarak belirlenen kişisel verilerin işlenmesinde, KVK Kanunu’nda öngörülen düzenlemelere hassasiyetle uygun davranılmaktadır.

KVK Kanunu’nun 6ncı maddesinde, hukuka aykırı olarak işlendiğinde kişilerin mağduriyetine veya ayrımcılığa sebep olma riski taşıyan bir takım kişisel veri “özel nitelikli” olarak belirlenmiştir. Bu veriler; ırk, etnik köken, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep veya diğer inançlar, kılık ve kıyafet, dernek, vakıf ya da sendika üyeliği, sağlık, cinsel hayat, ceza mahkûmiyeti ve güvenlik tedbirleriyle ilgili veriler ile biyometrik ve genetik verilerdir.

KVK Kanunu’na uygun bir biçimde Kurumumuz tarafından; özel nitelikli kişisel veriler, KVK Kurulu tarafından belirlenecek olan yeterli önlemlerin alınması kaydıyla aşağıdaki durumlarda işlenmektedir:

• Kişisel veri sahibinin açık rızası var ise veya
• Kişisel veri sahibinin açık rızası yok ise;
• Kişisel veri sahibinin sağlığı ve cinsel hayatı dışındaki özel nitelikli kişisel veriler, kanunlar da öngörülen hallerde,
• Kişisel veri sahibinin sağlığına ve cinsel hayatına ilişkin özel nitelikli kişisel verileri ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbi teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından işlenmektedir. 

Kişisel Verilerin Aktarılması

Kurumumuz hukuka uygun olan kişisel veri işleme amaçları doğrultusunda gerekli güvenlik önlemlerini alarak kişisel veri sahibinin kişisel verilerini ve özel nitelikli kişisel verilerini üçüncü kişilere (üçüncü kişi şirketlere, kurumlara, grup şirketlerine, üçüncü gerçek kişilere) aktarabilmektedir. Kurumumuz bu doğrultuda KVK Kanunu’nun 8inci maddesinde öngörülen düzenlemelere uygun hareket etmektedir.

Kişisel verileriniz, Kanun ve diğer mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Grup Florence Nightingale Hastaneleri,Tıp Merkezleri,Grup Şirketleri, Üniversiteler, Sağlık Bakanlığı, bağlı alt birimleri ve aile hekimliği merkezleri, özel sigorta şirketleri (sağlık, emeklilik ve hayat sigortası ve benzeri), Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve diğer kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, mahkemeler ve bununla bağlı kalmamak kaydıyle tüm kamu kurum ve kuruluşları, tıbbi teşhis için iş birliği içerisinde olduğumuz yurt içinde veya yurt dışında bulunan laboratuvarlar, tıp merkezleri ve sağlık hizmeti sunan üçüncü kişiler, hastanın sevk edildiği veya hastanın kendisinin başvurduğu sağlık kuruluşu, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, bağlı olduğunuz ve/veya çalışmakta olduğunuz kurum, avukatlar, vergi danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar ve resmi merciler, yurt içindeki veya yurt dışındaki sistemlere ve/veya Hastane’mizin bağlı bulunduğu şirketler topluluğu bünyesindeki şirketler, hizmetlerinden faydalandığımız veya işbirliği içerisinde olduğumuz tedarikçilerimiz, destek hizmet sağlayıcılarımız ve iş ortaklarımız (daha detaylı bilgi için Hastanemize yazılı olarak başvurabilirsiniz) ile paylaşılabilecektir.  

Kişisel Verilerin Yurtdışına Aktarılması

Grup Florence Nightingale Hastaneleri kişisel veri işleme amaçları doğrultusunda gerekli güvenlik önlemleri alarak kişisel veri sahibinin kişisel verilerini ve özel nitelikli kişisel verilerini dış ülkelerin sözleşmeli özel ve resmi kuruluşlarına ,yabancı sağlık ve sigorta kuruluşlarına, tıbbi zorunluluk gereği paylaşılması gereken hizmet sağlayıcı kuruluşlara aktarabilmektedir. Kurumumuz tarafından kişisel veriler; KVK Kurulu tarafından yeterli korumaya sahip olduğu ilan edilen yabancı ülkelere (“Yeterli Korumaya Sahip Yabancı Ülke”) veya yeterli korumanın bulunmaması durumunda Türkiye’deki ve ilgili yabancı ülkedeki veri sorumlularının yeterli bir korumayı yazılı olarak taahhüt ettiği ve KVK Kurulu’nun izninin bulunduğu yabancı ülkelere (Yeterli Korumayı Taahhüt Eden Veri Sorumlusunun Bulunduğu Yabancı Ülke) aktarılmaktadır. Kurumumuz bu doğrultuda KVK Kanunu’nun 9uncu maddesinde öngörülen düzenlemelere uygun hareket etmektedir.

Bina, Tesis Girişleri İle Bina Tesis İçerisinde Yapılan Kişisel Veri İşleme Faaliyetleri İle İnternet Sitesi Ziyaretçileri

Kurumumuz tarafından güvenlik amacıyla kamera ile izleme faaliyeti yürütülmesinde KVK Kanunu’n da yer alan düzenlemelere uygun hareket edilmektedir.
Kurumumuz binalarında ve tesislerinde güvenlik kamerasıyla izleme faaliyeti ile hasta,personel ,ziyaretçi,tedarikçi firma çalışanlarının giriş çıkışlarının takibine yönelik kişisel veri işleme faaliyetinde bulunulmaktadır.

Güvenlik kameraları kullanılması ve misafir giriş çıkışlarının kayıt altına alınması yoluyla Kurumumuz tarafından kişisel veri işleme faaliyeti yürütülmüş olmaktadır.
Bu kapsamda Kurumumuz Anayasa, KVK Kanunu ve ilgili diğer mevzuata uygun olarak hareket etmektedir.

Kurumumuzun bina, tesis girişlerinde ve tesis içerisinde kamera ile izleme sistemi vasıtasıyla ziyaretçilerimizin görüntü kayıtları ve gerekli yerlerde ses kayıtları alınmaktadır.

Kurumumuz, güvenlik kamerası ile izleme faaliyeti kapsamında; sunulan hizmetin kalitesini artırmak, güvenilirliğini sağlamak, kurumun, hasta ve çalışanların  diğer kişilerin güvenliğini sağlamak ve hastaların  aldıkları sağlık hizmeti ve diğer hizmetlere ilişkin menfaatlerini korumak gibi amaçlar taşımaktadır.
Kurumumuz tarafından yürütülen kamera ile izleme faaliyeti, Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve ilgili mevzuata uygun olarak sürdürülmektedir.
Dijital ortamda kaydedilen ve muhafaza edilen kayıtlara sadece yetkilendirilmiş kurum çalışanlarının ve/veya tedarikçi firma çalışanlarının  erişimi bulunmaktadır. Canlı kamera görüntülerini ise, dışarıdan hizmet alınan güvenlik görevleri izleyebilmektedir. 
Kamera kayıtları 2 ay süreyle saklanmaktadır.
Kurumumuz tarafından KVK Kanunu’nun 12nci maddesine uygun olarak, kamera ile izleme faaliyeti sonucunda elde edilen kişisel verilerin güvenliğinin sağlanması için gerekli teknik ve idari tedbirler alınmaktadır.
Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi Ve Anonimleştirilmesi Şartları
Türk Ceza Kanunu’nun 138inci maddesinde ve KVK Kanunu’nun 7nci maddesinde düzenlendiği üzere ilgili kanun hükümlerine uygun olarak işlenmiş olmasına rağmen, işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması hâlinde Kurumumuzun ilgili prosedürlerine istinaden veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine kişisel veriler silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir.
Bu kapsamda Kurumumuz ilgili yükümlülüğünü yerine getirmek üzere ilgili iş birimlerini eğitmekte, görevlendirmekte ve farkındalıklarını arttırmaktadır.
Kurumumuz binalarına gelen kişilerin isim ve soyadları elde edilirken ya da Kurum nezdinde asılan ya da diğer şekillerde misafirlerin erişimine sunulan metinler aracılığıyla söz konusu kişisel veri sahipleri bu kapsamda aydınlatılmaktadırlar. 
Kurumumuz tarafından güvenliğin sağlanması ve bu Politikada belirtilen amaçlarla; Kurumumuz tarafından Bina ve Tesislerimiz içerisinde kalınan süre boyunca talep eden Ziyaretçilerimize internet erişimi sağlanabilmektedir. Bu durumda internet erişimlerine ilişkin log kayıtları 5651 Sayılı Kanun ve bu Kanuna göre düzenlenmiş olan mevzuatın amir hükümlerine göre kayıt altına alınmakta; bu kayıtlar ancak yetkili kamu kurum ve kuruluşları tarafından talep edilmesi veya Kurum içinde gerçekleştirilecek denetim süreçlerinde ilgili hukuki yükümlülüğümüzü yerine getirmek amacıyla işlenmektedir.
Bu çerçevede elde edilen log kayıtlarına yalnızca sınırlı sayıda Kurum çalışanının erişimi bulunmaktadır. Bahsi geçen kayıtlara erişimi olan Kurum çalışanları bu kayıtları yalnızca yetkili kamu kurum ve kuruluşundan gelen talep veya denetim süreçlerinde kullanmak üzere erişmekte ve hukuken yetkili olan kişilerle paylaşmaktadır. Kayıtlara erişimi olan sınırlı sayıda kişi gizlilik taahhütnamesi ile eriştiği verilerin gizliliğini koruyacağını beyan etmektedir.
Kurumumuz sahibi olduğu internet sitelerinde; bu siteleri ziyaret eden kişilerin sitelerdeki ziyaretlerini ziyaret amaçlarıyla uygun bir şekilde gerçekleştirmelerini temin etmek; kendilerine özelleştirilmiş içerikler gösterebilmek ve çevrimiçi tanıtım faaliyetlerinde bulunabilmek maksadıyla teknik vasıtalarla site içerisindeki internet hareketleri kaydedilmektedir.
Kurumumuzun yapmış olduğu bu faaliyetlere ilişkin kişisel verilerin korunması ve işlenmesine ilişkin detaylı açıklamalar ilgili internet sitelerinin “İnternet Sitesi Gizlilik Politikası ” metinleri içerisinde yer almaktadır.

Politikanın Yürürlüğe Girmesi

Grup Florence Nightingale Hastaneleri Kişisel Verilerin Korunması ve İşlenmesi Politikası 01.04.2018 tarihinde yürürlüğe girer. Politikanın tamamının veya belirli maddelerinin yenilenmesi durumunda Politikanın yürürlük tarihi yenilenen madde için o maddenin revize edildiği tarihtir. 

Politika, Kurumumuzun internet sitesinde(http:// www.florence.com.tr ) yayımlanır. 

Video