Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

AST (Aspartat Aminotransferaz) Nedir, Neden Yükselir ve Düşer?

image

AST (Aspartat Aminotransferaz), özellikle karaciğer başta olmak üzere kalp, iskelet kasları ve böbrekler gibi dokularda yoğun olarak bulunan bir enzimdir. Peki AST nedir ve ne işe yarar? Bu enzim, amino asitlerin metabolizmasında görev alarak vücudun enerji üretimine katkı sağlar. Kan tahlillerinde bu değer, aynı zamanda Serum Glutamik Oksaloasetik Transaminaz olarak da geçer. Vücut sağlığı hakkında önemli bilgiler veren aspartat aminotransferaz seviyesi, çeşitli hastalıkların teşhisinde bir gösterge olarak kullanılır. Bu yazıda, AST enziminin ne anlama geldiğini, normal değer aralıklarını, yükselme ve düşme nedenlerini detaylıca ele alacağız.

AST (Aspartat Aminotransferaz) Nedir?

Aspartat aminotransferaz (AST), vücudun amino asit metabolizmasında görevli olan bir enzimdir. Eski adıyla glutamik oksaloasetik transaminaz olarak da bilindiği için SGOT nedir sorusunun yanıtı da bu enzimi işaret eder. Peki, tam olarak AST nedir ve vücutta ne işe yarar? AST, proteinlerin parçalanması ve enerji üretimi gibi temel hücresel işlevlerde görevli önemli bir proteindir.

Bu enzim, vücudumuzda birçok farklı doku ve organda yüksek konsantrasyonlarda bulunur. Başlıca bulunduğu organlar arasında karaciğer, kalp, iskelet kasları, böbrekler ve beyin yer alır. Normal şartlar altında AST enzimi, bu organların sağlıklı hücrelerinin içinde yer alır ve kan dolaşımında çok düşük seviyelerde bulunur.

Ancak bir organ hasar gördüğünde veya hücrelerinde yıkım meydana geldiğinde, hücre zarları bütünlüğünü kaybeder. Bu durumda hücre içinde bulunan AST enzimi serbest kalarak kan dolaşımına karışır. Kan testinde yükselen AST seviyeleri genellikle bu organlardan birinde hasar veya iltihaplanma olduğuna işaret eder. Örneğin karaciğer hastalığı, kalp krizi veya kas travması gibi durumlar kandaki AST seviyesinin artmasına neden olabilir.

AST Testi Neden ve Kimlere Yapılır?

AST testi, öncelikle karaciğer olmak üzere kalp ve kas dokularındaki hasarı değerlendirmek amacıyla yapılan bir kan testidir. Bu organlarda bir hasar meydana geldiğinde, hücre içinde bulunan AST enzimi kana karışır ve seviyesi yükselir. Bu nedenle test, hem hastalıkların erken teşhisinde hem de mevcut tedavilerin takibinde önemli bir araçtır.

Doktorlar, özellikle aşağıdaki belirtilerle başvuran hastalardan AST testi isteyebilir: ciltte ve göz aklarında sararma (sarılık), sürekli yorgunluk, karın ağrısı, mide bulantısı, iştah kaybı, idrar renginde koyulaşma veya dışkı renginde açılma. Bu belirtiler, karaciğer fonksiyon bozukluğuna işaret edebileceği için testin yapılması önemlidir.

Ayrıca belirli risk gruplarındaki kişilerin de bu testi düzenli olarak yaptırması önerilir. Aşırı alkol tüketenler, hepatit gibi viral enfeksiyonları olanlar, karaciğere yan etki yapabilen ilaçlar kullananlar, obezite veya diyabet hastaları ve ailesinde karaciğer hastalığı öyküsü bulunanlar bu grupta yer alır. Bu kişilerde AST yüksekliği riski daha fazla olduğundan, düzenli kontrol erken teşhis için kritik rol oynar. Kalp krizi şüphesi veya kas yaralanması gibi durumlarda da hasarın boyutunu anlamak için AST testi kullanılabilir.

AST Normal Değer Aralığı Nedir?

AST (Aspartat Aminotransferaz) enziminin AST normal değeri, karaciğer ve kas gibi dokuların sağlığını değerlendirmek için kullanılan önemli bir göstergedir. Yetişkinlerde AST kaç olmalı sorusunun yanıtı genellikle 0-35 U/L (veya 0-40 U/L) arasında değişir, ancak laboratuvardan laboratuvara farklılık gösterebilir.

Çocuklarda ve bebeklerde ise bu değerler genellikle daha yüksektir. Bu durum, onların hızlı büyüme dönemlerinde olması, kas kütlesinin gelişmesi ve hücre yenilenmesinin daha aktif gerçekleşmesiyle açıklanır. Bu yüzden çocuklarda AST kaç olmalı sorusunun yanıtı, yaşa özel referans aralıklarına göre değerlendirilmelidir.

Her laboratuvarın analiz yöntemi ve referans aralıkları farklılık gösterebilir. Bu nedenle test sonuçları, ilgili laboratuvarın raporunda belirtilen referans aralıkları temel alınarak ve mutlaka bir hekim tarafından yorumlanmalıdır.

AST Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Aspartat Aminotransferaz (AST) seviyesinin kandaki normal aralığın üzerine çıkması, vücudun çeşitli dokularında bir hücre hasarı olduğunun göstergesidir. AST yüksekliği tek başına bir hastalık teşhisi koymak için yeterli değildir, aksine altta yatan bir sağlık sorununa işaret eden önemli bir laboratuvar bulgusudur. Bu enzim özellikle karaciğer, kalp, iskelet kasları, böbrekler ve beyin hücrelerinde bol miktarda bulunur. Bu organlardan herhangi birinde hücre hasarı oluştuğunda enzim kana karışır ve test sonuçlarında yüksek değerler olarak karşımıza çıkar.

AST yüksekliği nedenleri oldukça çeşitlidir ve hangi organın etkilendiğini anlamak için ek testler ve klinik değerlendirme gerekir. En sık karşılaşılan nedenlerden biri karaciğer hasarıdır. Akut veya kronik viral hepatitler (Hepatit A, B, C), alkole bağlı karaciğer hastalığı, yağlı karaciğer (NAFLD), siroz ve bazı ilaçların yol açtığı toksik hasarlar AST seviyelerini ciddi şekilde yükseltebilir. Bu durumlarda hasar gören karaciğer hücrelerinden kana AST sızar.

Ancak AST yalnızca karaciğere özgü bir enzim değildir. Kalp kası hücrelerinde de yoğun olarak bulunduğu için kalp krizi (miyokard enfarktüsü) gibi durumlarda da AST yüksekliği gözlenir. Benzer şekilde, yoğun fiziksel egzersiz, kas travmaları, yanıklar, cerrahi operasyonlar veya rabdomiyoliz gibi kas yıkımına yol açan durumlar da bu değeri artırır. Pankreatit (pankreas iltihabı) ve bazı kas hastalıkları da AST’nin yükselmesine neden olabilir.

Bir kişide AST yüksekliği tespit edildiğinde bu sonucun doğru yorumlanması hayati önem taşır. Bu değer, genellikle karaciğere daha özgü bir enzim olan Alanin Aminotransferaz (ALT) ile birlikte değerlendirilir. AST ve ALT arasındaki oran, hasarın karaciğerden mi yoksa başka bir organdan mı kaynaklandığına dair doktora önemli ipuçları verir. Örneğin, alkole bağlı karaciğer hastalığında genellikle AST değeri ALT'den daha yüksek çıkarken viral hepatitlerde ALT daha baskın olabilir. Kesin tanı için hastanın tıbbi öyküsü, belirtileri ve diğer laboratuvar sonuçları bir bütün olarak incelenmelidir. Bu nedenle, test sonucunda bir yükseklik varsa, altta yatan nedeni belirlemek üzere mutlaka bir hekime danışılması gerekir.

AST Yüksekliğinin Nedenleri

Aspartat Aminotransferaz (AST) seviyesinin kandaki normal aralığın üzerine çıkması, vücutta özellikle karaciğer, kalp ve kas gibi dokularda bir hasar veya iltihaplanma olduğuna işaret edebilir. AST enzimi bu organların hücrelerinde yoğun olarak bulunduğundan, bu hücreler hasar gördüğünde enzim kana karışır ve seviyesi yükselir. AST yüksekliği nedenleri oldukça çeşitli olup, doğru teşhis için genellikle karaciğer kaynaklı ve karaciğer dışı olmak üzere iki ana kategoride incelenir.

Karaciğer Kaynaklı Nedenler
AST yüksekliğinin en yaygın sebeplerinden biri karaciğer hasarıdır. Karaciğer fonksiyonlarını bozan başlıca AST yüksekliği nedenleri şunlardır:

  • Viral Hepatitler: Hepatit A, B ve C gibi virüslerin neden olduğu akut veya kronik karaciğer iltihaplanmaları, enzim seviyelerinde ciddi artışlara yol açar.
  • Alkolik Karaciğer Hastalığı: Uzun süreli ve aşırı alkol tüketimi, karaciğer hücrelerine zarar vererek alkolik hepatit ve siroza neden olabilir.
  • Siroz: Karaciğerin kronik hasar sonucu sertleşmesi ve fonksiyonlarını yitirmesi durumudur.
  • Karaciğer Yağlanması (NAFLD): Obezite ve diyabet gibi durumlara bağlı olarak karaciğerde yağ birikmesi, iltihaplanmaya yol açarak AST seviyesini yükseltebilir.
  • İlaç veya Toksin Hasarı: Bazı ağrı kesiciler, antibiyotikler, kolesterol ilaçları veya toksik maddeler karaciğere zarar verebilir.
  • Otoimmün Hepatit: Bağışıklık sisteminin yanlışlıkla karaciğer hücrelerine saldırması sonucu oluşan iltihaplanmadır.
  • Karaciğer Kanseri: Karaciğerde gelişen iyi veya kötü huylu tümörler de enzim seviyelerini artırabilir.
Karaciğer Dışı Nedenler
AST enzimi yalnızca karaciğere özgü olmadığından, bu organdaki bir sorundan kaynaklanmayan durumlar da AST yüksekliği yaratabilir. Başlıca karaciğer dışı nedenler şunlardır:
  • Kalp Krizi (Akut Miyokard Enfarktüsü): Kalp kası hücrelerinin oksijensiz kalarak hasar görmesi, kana yüksek miktarda AST salınımına neden olur.
  • Yoğun Egzersiz ve Kas Hasarı: Aşırı zorlayıcı fiziksel aktiviteler, kas travmaları, yanıklar veya büyük cerrahi operasyonlar kas hücrelerini yıkarak AST seviyesini geçici olarak yükseltir.
  • Kas Hastalıkları: Kas distrofisi veya polimiyozit gibi doğrudan kas dokusunu etkileyen kronik hastalıklar AST değerlerini artırabilir.
  • Hipotiroidizm: Tiroid bezinin az çalışması da bazı durumlarda kas enzimlerinin yükselmesine yol açabilir.
Ayrıca bazı ilaçların ve bitkisel takviyelerin de AST düzeylerini geçici olarak artırabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle, yüksek bir sonuçla karşılaşıldığında altta yatan asıl sebebi belirlemek için mutlaka bir doktor tarafından değerlendirme yapılması gerekir.

AST Yüksekliğinin Belirtileri

AST (Aspartat Aminotransferaz) seviyesinin yükselmesi, genellikle tek başına bir belirti oluşturmaz. Gözlemlenen AST yüksekliği belirtileri, aslında bu duruma yol açan karaciğer, kalp veya kas rahatsızlığı gibi temel sağlık sorunlarının işaretleridir. Bu nedenle, görülen semptomlar hasarın hangi organdan kaynaklandığına göre değişiklik gösterebilir.

AST yüksekliğine yol açan durumlarda sıklıkla karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Yorgunluk ve Halsizlik: Dinlenmekle geçmeyen, sürekli ve aşırı bitkinlik hissi.
  • Sarılık: Cildin ve göz aklarının sararması, karaciğer fonksiyon bozukluğunun en tipik göstergelerindendir.
  • Karın Ağrısı: Genellikle karın sağ üst kısmında, karaciğer bölgesinde hissedilen ağrı veya hassasiyet.
  • Mide Bulantısı ve Kusma: İştahsızlık ile birlikte görülebilen hazımsızlık ve sindirim sorunları.
  • İştahsızlık ve Kilo Kaybı: Yemek yeme isteğinde azalma ve buna bağlı olarak açıklanamayan kilo kaybı.
  • Koyu Renkli İdrar: İdrarın renginin normalden daha koyu, çay rengine yakın olması.
  • Açık Renkli veya Kil Rengi Dışkı: Safra akışındaki bir sorun nedeniyle dışkı renginin açılması.
  • Ciltte Kaşıntı (Pruritus): Karaciğer sorunlarına bağlı olarak vücutta yaygın kaşıntı oluşması.
  • Kas Ağrıları: Yükseklik kas hasarından kaynaklanıyorsa kaslarda ağrı veya güçsüzlük hissedilebilir.
Bu belirtilerden bir veya birkaçının görülmesi durumunda, altta yatan nedenin belirlenmesi ve uygun tedavinin planlanması için mutlaka bir sağlık uzmanına başvurmak kritik önem taşır.

AST Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?

AST düşüklüğü, genellikle klinik olarak önemli bir endişe kaynağı oluşturmaz ve nispeten nadir karşılaşılan bir durumdur. Aspartat Aminotransferaz (AST); karaciğer, kalp, kaslar, böbrekler ve beyin gibi birçok organda bulunan bir enzimdir. Normalde bu enzim hücrelerin içinde aktif olarak görev yapar. Hücreler hasar gördüğünde AST kana karışarak seviyesinin yükselmesine neden olur. Ancak kandaki AST seviyelerinin normal referans aralığının altına düşmesi, çoğu zaman ciddi bir sağlık sorununun göstergesi değildir.

Peki, AST düşüklüğü hangi durumlarla ilişkilendirilebilir? AST enziminin görevini yerine getirebilmesi için B6 vitamini (piridoksin) gereklidir. Bu vitaminin eksikliği, enzimin aktivitesini düşürerek kandaki seviyesinin düşük çıkmasına yol açabilir. Bu durum özellikle yaşlılarda, alkol bağımlılığı olanlarda veya yetersiz beslenen kişilerde gözlemlenebilir. Düşük kas kütlesi, kronik böbrek hastalıkları ve gebelik de AST seviyelerinde düşüşe neden olabilen diğer faktörlerdir. Diyaliz tedavisi gören hastalarda da AST seviyeleri düşüş gösterebilir. Çok nadir olarak ileri düzeyde beslenme bozuklukları veya son evre karaciğer yetmezliği gibi ciddi sağlık sorunları da düşük AST seviyelerine neden olabilir ancak bu durumlar genellikle belirgin başka semptomlarla birlikte seyreder.

AST düşüklüğü tek başına spesifik bir belirti vermez. Belirtiler, genellikle düşük seviyeye yol açan B6 vitamini eksikliği gibi altta yatan nedene bağlıdır. Örneğin B6 vitamini eksikliği; kansızlık, cilt sorunları veya sinir hasarı belirtileriyle kendini gösterebilir. Eğer bir kişinin AST seviyesi sürekli olarak düşük seyrediyor ve buna yorgunluk, kas güçsüzlüğü gibi belirtiler eşlik ediyorsa altta yatan nedenlerin araştırılması için bir sağlık uzmanına başvurulması önemlidir. Doktor kapsamlı bir değerlendirme yaparak en doğru bilgiyi ve yönlendirmeyi sağlayacaktır.

AST Düşüklüğünün Nedenleri

Aspartat Aminotransferaz (AST) seviyesinin normalin altına düşmesi genellikle ciddi bir sağlık sorununa işaret etmese de altta yatan bazı durumların habercisi olabilir. Çeşitli fizyolojik ve besinsel faktörler, AST düşüklüğü nedenleri arasında sayılabilir.

Bu düşüşe yol açabilen başlıca AST düşüklüğü nedenleri şunlardır:

*   B6 Vitamini Eksikliği: AST enzimi, görevini yerine getirebilmek için B6 vitaminine (piridoksal fosfat) ihtiyaç duyar. Bu vitaminin eksikliği durumunda enzim aktivitesi azalarak kandaki AST seviyesi düşer. Yetersiz beslenme, alkol bağımlılığı veya bazı ilaçların kullanımı B6 vitamini eksikliğine yol açabilir.

*   Kronik Böbrek Hastalıkları ve Diyaliz: Kronik böbrek yetmezliği olan veya düzenli diyaliz tedavisi gören bireylerde AST seviyeleri normalden düşük gözlemlenebilir. Bu durum, böbrek fonksiyonlarındaki azalmanın veya diyaliz sürecinin enzimatik aktiviteyi etkilemesinden kaynaklanabilir.

*   Gebelik gibi fizyolojik durumlar da bazı durumlarda AST seviyelerinde geçici değişikliklere neden olabilir, ancak bu genellikle klinik olarak önemsizdir.

*   Düşük Kas Kütlesi: AST, kas dokusunda da bol miktarda bulunduğundan kas kütlesi az olan kişilerde (örneğin ileri yaşlılar veya uzun süreli yatak istirahati sonrası) seviyesi düşük çıkabilir.

*   İleri Evre Karaciğer Yetmezliği: Nadir olarak, karaciğerin enzim üretme kapasitesini tamamen yitirdiği son dönem karaciğer hastalıklarında da AST seviyeleri beklenenin aksine düşebilir.

AST ve ALT Değerleri Birlikte Nasıl Yorumlanır?

Karaciğer sağlığını değerlendirirken Aspartat Aminotransferaz (AST) ve Alanin Aminotransferaz (ALT) testleri genellikle birlikte yorumlanır. Her iki enzim de önemli bilgiler sunsa da alt enzimi, büyük ölçüde karaciğer hücrelerinde yoğunlaştığı için bu organa daha özgü bir gösterge kabul edilir. Bu nedenle, ALT seviyesindeki bir artış genellikle doğrudan karaciğer hasarına işaret eder.

Buna karşın AST, karaciğerle birlikte kalp, iskelet kasları ve böbrekler gibi farklı organlarda da bulunur. Bu nedenle AST yüksekliği tek başına karaciğer sorununu göstermeyebilir; kalp krizi veya kas yaralanması gibi durumların da bir işareti olabilir. İşte bu noktada hasarın kaynağını anlamak için her iki enzimin birbirine olan dengesi, yani AST alt oranı (De Ritis oranı) devreye girer.

Örneğin, alkolik hepatit vakalarında AST seviyesinin ALT seviyesinin iki katını aşması (bir AST alt oranı > 2) sık görülen bir durumdur ve hasarın alkol kaynaklı olduğuna dair güçlü bir ipucu verir. Buna karşılık viral hepatit veya karaciğer yağlanması gibi durumlarda genellikle ALT, AST’den daha yüksek bulunur. Bu oranların birlikte değerlendirilmesi, doktorların hasarın kaynağını ve nedenini doğru şekilde tespit ederek uygun tedaviye başlamasını sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular
Tek bir “tehlikeli AST seviyesi” belirtmek doğru değildir çünkü risk, yüksekliğin derecesine ve altta yatan nedene göre değişir. Genellikle normal değerin 3 katına kadar olan yükselmeler hafif, 3-10 katı arası orta ve 10 katından fazlası şiddetli bir hasarı gösterebilir. Örneğin, normalin 10 katını aşan bir AST yüksekliği; akut karaciğer hasarı, ağır hepatit, kalp krizi veya kas yıkımı gibi acil müdahale gerektiren durumlara işaret edebilir. Ancak yoğun bir antrenman sonrası kas hasarı nedeniyle de AST seviyeleri geçici olarak yükselebilir ve bu durum genellikle tehlikeli kabul edilmez. Bu nedenle bir AST yüksekliğinin klinik anlamı, hastanın genel sağlık durumu, belirtileri ve ALT gibi diğer test sonuçlarıyla birlikte bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Kesin tanı için mutlaka bir hekime danışılmalıdır.
AST değerini düşürmenin yolu, bu yüksekliğe neden olan altta yatan sağlık sorununu tedavi etmektir. Dolayısıyla AST düşürme yöntemleri, teşhis edilen nedene göre planlanır. Eğer yükseklik alkol tüketiminden kaynaklanıyorsa alkolü bırakmak enzim seviyelerinin normale dönmesini sağlar. Yağlı karaciğer veya obezite söz konusu ise sağlıklı beslenme, kilo verme ve düzenli egzersiz yapmak kritik önem taşır. Bazı ilaçların yan etkisiyle oluşan yüksekliklerde, doktor kontrolünde ilacın değiştirilmesi veya dozunun ayarlanması gerekebilir. Kronik hepatit gibi enfeksiyonlarda ise antiviral tedavilerle hastalığın kontrol altına alınması AST seviyelerini düşürür. Kısacası AST seviyesinin normalleşmesi, doktorun teşhis ettiği asıl sorunun doğru yönetimi ile mümkündür.
Bebeklerde AST (Aspartat Aminotransferaz) seviyeleri, hızlı büyüme ve hücre yenilenmesi nedeniyle yetişkinlere kıyasla fizyolojik olarak daha yüksek olabilir. Ancak bu durum her zaman normal kabul edilmez. Yüksekliğin derecesi, bebeğin yaşı, genel sağlık durumu ve diğer karaciğer fonksiyon testlerinin sonuçları birlikte değerlendirilmelidir. Bazı durumlarda doğumsal karaciğer hastalıkları, enfeksiyonlar, metabolik bozukluklar veya geçici hücresel stres de bebeklerde AST yüksekliğine yol açabilir. Bu nedenle bir bebeğin test sonucunda AST yüksekliği saptanırsa, durumun bir çocuk doktoru tarafından detaylıca değerlendirilmesi esastır. Hekim, yüksekliğin normal fizyolojik bir durum mu yoksa altta yatan bir sorundan mı kaynaklandığını belirlemek için gerekli incelemeleri yapacaktır.
Genellikle yalnızca AST testi yapılacaksa aç kalmak gerekmez. Ancak doktorlar bu testi sıklıkla bir "karaciğer fonksiyon paneli" veya "kapsamlı metabolik panel" gibi daha geniş bir test grubu içinde isterler. Bu panellerde yer alan glukoz (kan şekeri) veya lipid (kolesterol, trigliserit) gibi diğer testler için genellikle 8-12 saatlik bir açlık süresi gerekir. Bu sebeple test sonuçlarının doğruluğunu sağlamak adına en doğru yaklaşım, işlem öncesinde doktorun veya laboratuvarın verdiği talimatlara uymaktır. Eğer sadece AST testi istendiyse ve ek bir talimat verilmediyse açlık gerekmeyebilir, ancak emin olmak için sağlık personeline danışılması en iyisidir.
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
PROF.DR. HAŞİM VECDET TEZCAN
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
PROF.DR. AYDIN TUNÇKALE
İç Hastalıkları (Dahiliye)
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. CANAN KARATAY
PROF.DR. CANAN KARATAY
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. TÜLAY EYÜPGİLLER
UZM.DR. TÜLAY EYÜPGİLLER
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. FUNDA ORAKDÖĞEN
UZM.DR. FUNDA ORAKDÖĞEN
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. DİĞDEM DİKERDEM
UZM.DR. DİĞDEM DİKERDEM
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. HİKMET ERDEM
UZM.DR. HİKMET ERDEM
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
UZM.DR. ALİ KAYA
UZM.DR. ALİ KAYA
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. MÜSLÜM SÜNGÜ
UZM.DR. MÜSLÜM SÜNGÜ
İç Hastalıkları (Dahiliye)
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading