Demir eksikliği

Demir eksikliğiÇağın kansızlık olarak bilenen hastalığı: Demir eksikliği

Demir eksikliği, dünyada en yaygın bilinen anemi türlerinin başında geliyor. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde görülme ihtimali oldukça yüksektir. Demir eksikliği anemisi, toplumda kansızlık olarak da biliniyor. Çünkü demir, kandaki hemoglobin proteinin içerisinde yer alan bir tür element. Kanda yer alan bu element, akciğerden alınan oksijenin hemoglobine bağlanarak dokulara aktarılmasında görev alıyor.

Yapılan istatistiklere göre kadınların %35’inde, erkeklerin ise %20’sinde kansızlık görülebiliyor. Demir eksikliği nedenleri, belirtileri  neler ve demir eksikliği tedavisi nasıl olur gibi merak edilen konuları Florence Nightingale Hastaneleri iç hastalıkları uzmanları yanıtlıyor...  

Demir eksikliği nedir?

Demir eksikliği, kırmızı kan hücrelerine oksijen taşınmasından sorumlu olan ve kana kırmızı rengini veren hemoglobin miktarının azalması durumudur. Kansızlığın direkt olarak bir hastalık olarak değerlendirilmesi yanlıştır. Yani bağırsak ve mide kanseri gibi çeşitli hastalıklarda semptom olarak ortaya çıkabilir. 

Demir eksikliğinin belirtileri nelerdir?

Demir eksikliği anemisi belirtileri, her hastada aynı değildir. Hastalığın teşhisi genellikle rutin sağlık kontrolleri ve kan tahlilleri sonucu ortaya konur. Belirtileri ana hatları ile şöyle sıralamak mümkün: 

  • Baş ağrısı,
  • Kulakların çınlaması ve uğuldaması,
  • Vücutta güçsüzlük, yorgunluk ve bitkinlik hali,
  • Tırnakların çabuk kırılması,
  • Saç dökülmesi,
  • Dudaklarda çatlaklar, ağız kenarında yaralar,
  • Konsantrasyon bozukluğu, 
  • Sinirlilik hali,
  • Ellerde ve ayaklarda uyuşma demir eksikliği belirtileri olarak sıralanabilir.

Hastaların pek çoğu, anemi ileri seviyeye ulaştığında çarpıntı, huzursuz bacak sendromu, yavaşlayan tiroit fonksiyonları, toprak ve buz yeme gibi şikayetlerden yakınırlar. Çocuklarda görülebilen anemi ise konuşma, oturma ve yürümede gecikme, öğrenmede güçlük olarak bilinir.

Demir eksikliği rahatsızlığına neden olan etkenler nelerdir?

Anemi hastalığı, birçok nedene bağlı olarak ortaya çıkabilir. B12 vitamini, demir ve folik asit eksikliği kansızlığa yol açan etkenlerden birkaçıdır. Demirin yetersiz alımı, demir eksikliğine direkt olarak neden olabilir. Dolayısıyla demir besin değerlerinden yoksun diyet programlarından mutlaka uzak durulmalıdır.

  • Hazır gıdalarla beslenme,
  • İnek sütüne 1 yaşından erken geçilmesi ve bebeklerin anne sütü yerine demir içermeyen mamalarla beslenilmesi,
  • Hayvansal gıdaların yeterince alınmaması,
  • Sosis ve salam gibi sağlıksız gıdalar tüketmek,
  • Et türü gıdaları fazla kavurmak veya fırında fazla pişirmek, 
  • Fazla miktarda çay ve kahve tüketmek anemiyi tetikleyen nedenlerden birkaçıdır.

Kadınlar demir eksikliği açısından daha riskli!

Kadınlarda 12 gr/dL altındaki hemoglobin değeri anemiye işaret eder. Sık doğum yapan, düşük yaşamış ve kürtaj geçmişi olan kadınlar kansızlık konusunda oldukça risklidir. Üstelik kadınlarda, erkeklerden çok daha fazla anemi görülür. 

Kansızlık bazen rahim kanserinin de habercisi olabilir. O nedenle kansızlık teşhisi konulduğunda mutlaka önemsenmeli ve hemen hastaya uygun tedavi yöntemlerine başlanmalıdır. Ayrıca korunma yöntemi olarak spirali tercih eden kadınlarda da demir eksikliği yaşanabilir. Çünkü bakır tipindeki spiraller, rahim içerisinde kitlesel etki yaratarak rahmin kasılma işlevini bozar. Bu durumda, doğrudan adet kanaması miktarını artırarak anemiyi tetikleyebilir. Dolayısıyla korunma yöntemi olarak spiralden çok doğum kontrol hapları kullanılmaya çalışılmalıdır. Doğum kontrol hapları, adet dönemlerinde kaybedilen kan miktarını %50-%60 oranlarında azaltır. Ancak bu tür preparatların mutlaka alanında uzman bir jinekolog önerisinde kullanılmaya başlanması gerekir.

Hamilelerin %50’sinde demir eksikliği görülüyor!

Demir eksikliğinin en fazla görüldüğü gruplardan birisi de hamilelerdir. Gebelerin yaklaşık %50’sinde kansızlık görülme riski vardır. Genellikle çarpıntı, uykuya meyillilik halsizlik ve nefes darlığı gibi belirtilerle meydana çıkabilir. Dolayısıyla planlı bir gebelik düşünüyorsanız, hamile kalmadan önce kendinize demir ağırlıklı bir beslenme programı benimsemelisiniz. Özellikle 4. aydan itibaren kansızlık görülme riski daha fazladır. Doktorunuz zaten folik asit ağırlıklı ilaç takviyelerine geçiş yapacaktır. Ancak ilaçlarınızı çay veya kahve gibi içeceklerle almamaya mutlaka özen göstermelisiniz. Çünkü kafein ağırlıklı içecekler, ilaçların demir emilimini azaltarak etkisiz hale getirebilir. Ancak C vitamini içeren besinlerle alınması emilimi önemli ölçüde artıracaktır.

Demir eksikliğinin zararları nelerdir?

Kansızlık kontrol altına alınmadığında, vücut fonksiyonlarının işleyişi konusunda birtakım zararlara yol açabilir. Aneminin en büyük zararı kalp üzerindedir. Çünkü kansızlık yaşayan hastalarda, kanın yapması gereken görevi kalp üstlenecek ve dolayısıyla kalp işlevlerini yerine getirirken daha fazla yorulacaktır. İleri derecede anemi yaşayan hastalarda çarpıntı ve nefes darlığı gibi şikayetlerin görülme riski bu durumdan dolayıdır. 

Kansızlıktan zarar gören diğer organ ise beyindir. Beyin vücuttaki fonksiyonları denetlerken glikozu enerjiye çevirir ve sık sık oksijen kullanır. Dolayısıyla kansızlık sonucu oksijen azaldığında beyin direkt olarak olumsuz etkilenecektir. 

Anemi, hamile kadınlarda da ciddi zararlar yaşatabilir. Hatta tedaviye geç kalındığında gelişim geriliği, erken doğum, düşük gibi tehlikeli sonuçların yaşanabileceği riski mutlaka akla getirilmelidir. 

Demir eksikliği tedavisi nasıl yapılmalı?

Hastada anemi tedavisine başlamadan önce doğru tanının konması çok büyük önem taşır. Çünkü kansızlık pek çok nedenden kaynaklanabilir. Aneminin türüne göre, farklı pek çok tedavi yöntemi uygulanır. Değerlendirme sırasında hastanın geçirmiş olduğu sağlık sorunları, kullanmış olduğu ilaçlar ve aile öyküsü dinlenir. Ardından yapılan gerekli tetkikler, aneminin neden kaynaklandığını kolayca ortaya koyacaktır. Anemiye neden olan etken veya hastalık, tedavi edildiği taktirde kansızlık problemi de engellenir Örneğin: Ülseri olan hasta, uygun tedavi yöntemi ile tedavi edildiğinde kanama duracağı için aneminin de tekrar etmesi önlenmiş olur. Ağrılı ve çok kanamalı adet gören kadınların da mutlaka tedavi görmeleri gereklidir. Uygulanan hormonal tedavi, anemi şikayetlerinin azalmasına yardım eder. Aneminin belirtileri, yaşam kalitesini düşürecek kadar yoğun hissedildiğinde ise mutlaka tam donanımlı bir hastanede kan nakli yapılmalıdır.

Anemi tedavisinde genellikle demir eksikliği ilacı reçete edilir. İlaçlar kesinlikle aç karnına alınmalı, kesinlikle süt ve süt ürünleriyle birlikte kullanılmamalıdır. Vücut için gerekli demirin depolanabilmesi için de ilaç kullanımına 6 ay boyunca devam edilmesi gereklidir. Ancak hastaların ilaç tedavisi yanında mutlaka dengeli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmesi de önemlidir. Çünkü ileri düzeyde olmayan demir eksikliği beslenme alışkanlıklarıyla da kontrol altına alınabilir.

Demir eksikliğine ne iyi gelir?

Demir eksikliğiDemir eksikliğinde ne yemeli, sorusu günümüzde anemi sorunu yaşayan hastalar tarafından sıklıkla soruluyor. Anemiden korunmak için öncelikle taze sebzeler, meyveler ve kuru bakliyatları bol bol yenmelidir. Ayrıca C ve B12 vitamini alımına mutlaka özen gösterilmesi gerekir. Çünkü C ve B12 vitaminleri demir emilimini artıran besin değerleri arasındadır. 

Bağırsakta demir emilimini artırmak için öneriler;

Mayalı ekmek tüketimi artırılmalıdır. Mayalı ekmek, mayasız ekmeğe göre daha fazla emilim sağlar.

Posalı gıdaları sofralardan eksik edilmemelidir. 

C vitaminini olabildiğinde ön planda tutun. Örneğin: Kahvaltıda omlet çay yerine portakal suyuyla ve domatesle, akşam yemeği olan köfte ise yeşil salatayla birlikte yenebilir.

Kuru baklagillerinizi iyi şekilde pişirin. Ayrıca kuru baklagillerin ve tahıllı yemeklerin yanında marullu, bol domatesli, limonlu ve maydanozlu salatalar eklemeyi unutmayın.

Demir eksikliği için aynı zamanda karaciğer, tavuk, balık ve kırmızı et gibi besinler de sık sık tüketilmelidir. 

Demir eksikliği tedavisinde diğer pek çok hastalıkta olduğu gibi erken teşhis çok önemlidir. Hastalık teşhis edildiğinde tedavide geç kalmamak için yılda bir kez tam teşekküllü bir hastanede Check-Up yaptırılmalıdır. 

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz