Adet İle İlgili Problemler Nelerdir?

adet-duzensizligi

Aylık döngüler hâlinde görülen vajinal kanamalar, âdet kanaması ya da regl olarak tanımlanır. Menstrüasyon ya da periyot olarak da bilinen bu kanamalar, kadının üreme sisteminin her ay yenilenmesinin bir sonucu olarak oluşur. Ergenlik döneminden başlayarak menopoz dönemine kadar ortalama her 28 günde bir görülen bu kanamalar, kadının üreme döneminin devam ettiğinin de bir göstergesidir. PMS dönemindeki şikayetler, regl döneminin hangi aralıkta olduğu, âdet kanamasının kaç gün sürdüğü ve kanamanın miktarı, kişiden kişiye farklılık gösterir. Bazı durumlarda kişinin âdet döngüsü bozulabilir ya da tamamen kesilebilir. Bu durum pek çok farklı sağlık probleminden kaynaklanabilir. Âdet dönemi ile ilgili problemlere geçmeden önce âdet kanamasının ne olduğu ve nasıl gerçekleştiğini anlamak gerekir.


Âdet (Menstrüasyon) Nedir?

Ergenlik ve menopoz dönemlerinde kişide bazı hormonal değişimler olur. Ergenlik döneminde yaşanan değişimler, âdet kanamasının ya da farklı bir deyişle doğurganlığın başlamasına, menopoz döneminde ise kanamaların ve doğurganlığın sona ermesine neden olur. Ortalama her 28 günde bir kez gerçekleşen âdet kanamasının, 21 ila 35 günde bir kez gerçekleşmesi normal kabul edilir. Sağlıklı bir âdet döngüsü için beyin, yumurtalıklar, rahim ve vajinanın birbiri ile uyum içinde çalışması gerekir. Âdet döngüsünün gerçekleşmesi için beyinde bulunan hipotalamus bölgesi, yine beyinde bulunan hipofiz bezini uyararak, LH (Luteinizing hormon) ve FSH (follicule stimulating hormon) hormonlarının salgılanmasını sağlar. Hipofiz bezinden salınan hormonların, dolaşım sistemi aracılığıyla yumurtalıklara ulaşmasının ardından yumurtaların bir kısmı olgunlaşır ve bir süre sonra en sağlıklı olan yumurta çatlayarak, yumurtalık ile rahim arasında bulunan fallop tüplerine bırakılır. Yumurtanın içinden çıktığı kesecik ya da tıptaki adıyla folikül bu süre boyunca östrojen salınımına başlar. Bu salınıma bağlı olarak rahim uyarılır ve olası gebelik için endometrium yani rahim duvarı kalınlaşır. Kadın yumurtası, fallop tüplerinde 24 saat kadar canlı kalır ve bu süre boyunca rahme doğru yavaşça ilerler. Yumurtanın, kadın vücudunda daha uzun süre ile canlı kalabilen erkek üreme hücresi sperm ile karşılaşmaması durumunda gebelik gerçekleşmez. Böylece östrojen hormon salınımı azalır ve progesteron düzeyi artar. Progesteron hormon düzeyinin artmasıyla kalınlaşan rahim duvarı, pul pul dökülmeye başlayarak incelir. Endometriumun parçalanarak dökülmesi sonucunda oluşan atık, bir miktar kanla birlikte vajinadan vücut dışına atılır. Böylece âdet kanaması gerçekleşmiş olur.


Kızlarda İlk Âdet (Menarş) Nasıl Başlar?

Ergenlik dönemine girilmesiyle birlikte kişinin vücudunda bir takım değişimler olur. Memeler gelişir, koltuk altı ve pubik bölgesinde tüylenme oluşur. Âdet kanaması da bu dönemde kızlarda oluşan değişimlerden biridir. Menarş olarak da bilinen ilk âdet kanamasının 10 ila 14 yaşları arasında gerçekleşmesi beklenir. İlk âdet kanamasının başlangıcında hafif şiddette karın ağrısı, uyku hâli, hâlsizlik, baş ağrısı ve/veya sinirlilik olabilir. İlk kanama, koyu renklidir. Ergenlik döneminde değişmeye başlayan hormonal düzenin dengelenmesine bağlı olarak âdet kanaması ilk birkaç yıl boyunca düzensiz olabilir. Âdet döngüsünün düzene girmesinin ardından her 21 ila 35 gün arasında (ortalama 28 günde bir) âdet kanaması gerçekleşir. Bu kanamalar yaklaşık olarak 3 ila 7 gün sürer ve her döngüde yaklaşık olarak 34-40 ml kan vücut dışına atılır. Bu süre boyunca günde 4-5 ped değiştirilmesi gerekebilir.


PMS (Premenstrüel Sendrom) Nedir?

Âdet kanaması başlamadan hemen önceki dönemde oluşan PMS, kadınların yaklaşık %75'inde görülür. Kişinin fiziksel ve/veya psikolojik olarak etkilenmesine yol açan bu durum çoğunlukla memelerde hassasiyet ve karın ağrısı ile karakterizedir. PMS'nin diğer belirtileri arasında sindirim sitemi bozuklukları, kas ve eklem ağrıları, diş eti kanaması, sıcaklık hissi, ajitasyon, ses ve kokulara karşı hassasiyet bulunur. Ani duygu durum değişimleri de PMS döneminde görülebilir. Karın bölgesine sıcak uygulamak, duş almak, diyet değişikliği, egzersiz, vitamin, kalsiyum ve magnezyum takviyesi, premenstrüel sendrom döneminde oluşan yakınmaların hafiflemesine yardımcı olabilir.

Âdet Düzensizliği Nedir?

Âdet kanamasının 21 günden daha kısa ya da 36 günden uzun aralıklarla görülmesi durumunda âdet düzensizliğinden söz edilebilir. Üç ya da daha fazla âdet dönemi geçmesine rağmen kanama görülmemesi, âdet döngüsü dışında ara kanama varlığı, kanama miktarının normalde olduğundan daha az ya da fazla olması da âdet düzensizliği olarak kabul edilir. Âdet düzensizliği pek çok farklı nedenden oluşabilir. Hormonal düzenin bozulması başta olmak üzere, ani kilo değişimleri, hipotiroidi, diyabet, depresyon, yumurtalığın olmaması, yumurtalık kisti, polip, miyom, endometrial hiperplazi, rahim ve yumurtalık kanserleri, âdet düzensizliğine neden olan başlıca etkenler arasında yer alır. Tüm bunların yanı sıra erken menopoz, aşırı egzersiz, ani ilkim değişimleri, kronik hastalıklar, karaciğer ve böbrek hastalıkları, kullanılan bitkisel ve medikal ilaçlar da âdet düzensizliğine yol açabilir.

Polimenore (Sık Âdet Görme) Nedir?

Âdet döngüsünün 21 günden daha kısa aralıklarla gerçekleşmesi polimenore olarak tanımlanır. Yumurtlamayı ve doğurganlığı etkileyebilen bu durumda çoğunlukla âdet dönemi düzensizdir. Bazı kişiler için normal kabul edilebilen bu durumun neden kaynaklandığının araştırılması gerekir. Çoğunlukla stres, psikolojik problemler, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, endometriozis, menopoz, sık yumurtlama, anterior hipofiz bezi hiperaktivitesi gibi nedenlerden dolayı görülür.

Oligomenore (Âdetin Seyrek Olması) Nedir?

Sık âdet görmek ya da tıp dilindeki adıyla oligomenore, âdet döngüsünün 35 günden seyrek aralıklarla gerçekleşmesi olarak tanımlanabilir. Kanama miktarının normal olduğu bu durumda yumurtlama gerçekleşiyorsa tedaviye gerek duyulmayabilir. Sıklıkla ergenlik ve menopoz dönemlerinde görülür.

Amenore (Âdet Görememe) Nedir?

Âdet Görememe, primer ve sekonder amenore olarak iki farklı grupta incelenir:

Primer Amenore: 10 ila 14 yaşları arasında olması beklenen ilk âdet kanamasının kişinin 16 yaşına gelmesine rağmen henüz gerçekleşmemesi durumu primer amenore olarak tanımlanır. İlk âdet kanamasının gerçekleşebilmesi için beyin, yumurtalıklar, rahim ve vajinadan oluşan dört kompartımanın birbiriyle uyum içinde ve bir bütün olarak çalışması gerekir. Bu kompartımanlardaki rahatsızlıklara bağlı olarak primer amenore görülebilir.

Sekonder Amenore: Düzenli bir şekilde âdet gören kişinin, âdet kanamasının en az 3 ay süreyle kesilmesi sekonder amenore olarak tanımlanır. Toplumun yaklaşık %2 ila %5'inde görülen bu şikayetin başlıca sebebi gebeliktir. Ancak depresyon, stres, travma, doğum kontrol ilacı kullanımı, dengesiz beslenme, ani kilo değişimi, aşırı spor, kemoterapi, hormonal bozukluklar, tiroit hastalıkları, kistik fibrozis, polikistik over sendromu, Cushing sendromu gibi nedenler de sekonder amenoreye yol açabilir.

Dismenore (Ağrılı Âdet Görme) Nedir?

Menstrüasyon döneminin ağrılı geçmesi olarak tanımlanabilen dismenore, iki ayrı başlık altında incelenir:

Primer Dismenore: İlk âdet kanamasından sonraki 1 ila 2 yıl sonra başlayan ağrılı âdet döngüleri, 40 yaşına kadar devam eder. Âdet kanamasından 1-2 gün önce alt karın bölgesinde başlayan ağrı, sırt, bel, kasık ve vajinada da hissedilebilir. Terleme, hâlsizlik, bulantı, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, kabızlık gibi eşlik eden belirtiler görülebilir. Primer dismenorenin nedeni, rahimden salınan prostaglandin hormonunun aşırı salgılanması ya da bu hormona karşı kişinin aşırı duyarlı olmasıdır.

Sekonder Dismenore: Ağrılı âdetin patolojik bir etkenden kaynaklanması durumu, sekonder dismenore olarak tanımlanır. Hymenin (kızlık zarı) doğuştan kapalı olması, vajinada ya da rahimde oluşan anomaliler, miyom, polip, yumurtalık kistleri, rahim içi yapışıklık ya da enfeksiyon varlığına bağlı olarak sekonder dismenore görülebilir.

Âdet dönemi ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

İlgili Yazılar: