Reflü

Reflü özofajit olarak da adlandırılan hastalık dünyada sık görülen hastalıklar arasında ilk sıralarda yer alır. Mide ağrısı ve midede yanmayla beraber ağıza acı su gelmesiyle kendini gösteren hastalık; eğer tedavi edilmezse hastayı kanser gibi ciddi tehlikelerle karşı karşıya getirebilir. Beslenme alışkanlığı, kullanılan ilaçlar, gebelik, kontrolsüz yapılan diyetler, şeker hastalığı ve hızlı kilo alımı gibi durumlarda kendini gösterir.

Reflü nedir?














Reflü; mide asidinin yemek borusuna doğru geri kaçmasıdır. Çoğunlukla asit, safra ya da pankreas sıvısı ile oluşan midenin içindekiler yemek borusuna geri kaçabilir. İçeriğin uzun süre yemek borusuna temas etmesi, yemek borusunun kendini koruyamamasına sebep olur. Bunun sonucunda ise reflü hastalığı kendini gösterir. Hastalar genellikle göğüs kafesinde hissedilen yanma şikayetiyle doktora başvurur. Sıklıkla yemeklerden sonra şikayetler artar.

Reflü belirtileri nelerdir?

Tipik semptomlar ve tipik olmayan semptomlar olarak ikiye ayırabiliriz;

  • Midede yanma, ekşime,
  • Boğazda yanma hissi, 
  • Ağıza acı su gelmesi,
  • Şişkinlik,
  • Gaz şikayeti, 
  • Geğirti, 
  • Tükürük salgısının artması, 
  • Yutkunma esnasında ağrı, 
  • Hazmı yapılmış gıdaları kusma

reflüBu şikayetler özellikle çok yağlı ya da bol baharatlı gıdalar tüketildiğinde ve asitli içecekler tükettikten sonra daha çok artar. Yemekten sonra mideden boğaza kadar gelen ağrı ve yanma hissi en sık karşılaşılan reflü belirtileri arasındadır. Yediklerinizin ağzınıza gelmesi, yutkunurken zorluk çekmeniz ise reflü hastalığının en önemli belirtisidir. Bu hastalık mide, bağırsak ve yemek borusu dışında da belirtiler gösterebilir ve bunlar tipik olmayan semptomlar arasında yer alır: Kimi zaman ses kısıklığı, öksürük, boğaz ağrısı, farenjit, sık boğaz temizleme ihtiyacı, ağız kokusu, aft gibi belirtilerin yanı sıra diş çürümesine de sebep olabilir.

Reflü tanısı nasıl konur? 

Reflü ağrısı yaşarken en çok düşündüğünüz konulardan biri hiç şüphesiz tedavinin nasıl yapılacağıdır. Şikayetleriniz başladığında durumunuz hakkında gereken bilgiyi doktora bildirmeniz gerekir. Kendinizde gördüğünüz olağan dışı ve reflü belirtisi olabileceğini düşündüğünüz şikayetleri detaylıca doktora anlatmalısınız. Görülen belirtiler, hikaye ve bulgulardan yola çıkarak gastroözefageal olduğunuz düşünülebilir. Net tanıyı koymadan önce, şikayetlerin gerçekten bu hastalık sebebiyle ortaya çıkıp çıkmadığını anlamak ve herhangi bir komplikasyon oluşup oluşmadığını netleştirmek için uzmanın bazı testler uygulaması gerekir. Tanıyı koymak ve hastalığın derecesini öğrenebilmek için endoskopi, pH ölçümü, kontrastlı grafiler, manometrik gibi tanı yöntemleri kullanılır. Bu testler sonucunda sizin için en doğru olan tedavi programına başlanır. 

Reflü tedavisi nasıl yapılır?

Kimi zaman yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaç ile hastalık kontrol altına alınabilir. Anti asit grubu içinde yer alan reflü ilacı mide asidini bastırırken, yemek borusunu da korur. Doktorunuz reflü ilaçlarıyla birlikte prokinetik ilaçlara da tedavide yer verebilir. Bu ilaçlar asidin yemek borusuyla mide arasındaki geçişi kolaylaştıran ilaçlardandır. Hastalığın tedavisinde kullanılacak ilaçlar hastanın şikayetlerini azaltıyorsa mide kapak mekanizmasını onarmak ve hastalığa sebep olan diğer bulguları ortadan kaldırmak için cerrahi müdahale yapılabilir. Ancak ilaç gereken etkiyi göstermiyor ve reflü hastasında bir iyileşme belirtisi görünmüyorsa; diğer hastalıklardan farklı olarak cerrahi operasyon yapılmaz. Bunun yerine reflü tanısı tekrar gözden geçirilerek, belirtileri ortaya çıkaran hastalığın reflü dışında bir hastalık olup olmadığı tekrar araştırılır.

İlaç tedavisi ve diyetle birlikte hastalığın kontrol edilebildiği durumlarda, hastalığa sebep olan etkeni tamamen kaldırmak ve tekrar etmesinin önüne geçmek için cerrahiden yararlanılabilinir. Uzun süre devam ediyorsa barret özofagus olarak adlandırılan; yemek borusuyla midenin birleştiği mukozada oluşan hücresel değişim ileri zamanlarda kanser oluşumuna sebep olabilir. Mide fıtığı ve darlık gibi yapısal bir değişiklik söz konusu ise cerrahi müdahale ile tedavi gerçekleştirilir. En çok başvurulan reflü ameliyatı nissen fundoplikasyon olurken; bu ameliyat sayesinde yemek borusuyla midenin buluştuğu noktadaki kapak sistemi güçlendirilir. Bu ameliyat ile reflü ve aynı zaman mide fıtığı da tedavi edilir. Her hastalıkta olduğu gibi bu hastalığın tedavisinde de tetkikler çok önemlidir. 

Reflünün tedavi seçenekleri

1. İlaç tedavisi
2. Endoskopİk tedavi
3. Laparoskopik cerrahi tedavi
4. Robotik cerrahi tedavi

Reflüİlaç tedavisi

Reflü yakınması ile başvuran hastalarda ilaç  ilk tedavi yöntemidir. Tedavide ilk basamak proton pompası inhibitörü ve/veya  antiasit ilaçların kullanımıdır. Şikayetler  azaldığı veya geçtiğinde ilaç kullanımı doz azaltarak bırakılmalıdır. Uzun süre ilaç kullanımı  (bazı özel olgularda doktor kontrolü altında olmak istisnası dışında) yan etkiler nedeniyle önerilmez
.
İlaç tedavisinde; Öncelikle Proton pompa inhibitörü  ilaçlar, ek olarak veya idame tedavisinde  aljinik asit içeren ilaçlar ve prokinetik  ( üst sindirim sistemi motilitesini düzenleyen) ve uygun olgularda H2 antagonisti  ilaçlar kullanılır.

Endoskopik tedavi

Ağızdan endoskopik yollla  uygulanan, ameliyatsız  tedavi yöntemleridir.  Bazı  hastalık koşulları uygun hastalarda deneyimli gastroenterologlar tarafından cerrahi tedavi öncesi  uygulanabilir.

Laparoskopik cerrahi tedavi

Cerrahi tedavi gereksinimi objektif kriterlerle belirlenmiş hastalara reflü cerrahisi konusunda  deneyimli ekipler tarafından uygulanan cerrahide tedavi başarı oranı %90'ın üzerinde olabilmektedir.

Cerrahi tedavi önerilen hastalar

  • İlaç tedavisinin başarılı olduğu fakat proton pompa inhibitörü tedavinin kesilemediği hastalar (özellikle genç hasta grubu)
  • İleri evre ösofajit (yemek borusu hasarı) problemi olan ve tedaviye rağmen sık tekrarlayan  hastalar
  • Belirgin mide fıtığı olan hastalar
  • Uzun dönem ilaç kullanmak istemeyen genç hastalar

Cerrahi girişim süresi ortalama 30-40 dakikadır.
Cerrahi girişim tamamlandıktan yaklaşık 10 dakika içinde hasta uyanır. Hasta, özel bir bakım gerektirmeden yatağına geçer. Operasyonun tamamlanmasını takip eden 6. saatte hasta odasında yürütülür.

Ertesi sabah hafif bir kahvaltı alan hasta, doktoru tarafından son bir muayeneden geçirildikten sonra evine gönderilerek normal yaşamına döner.
İlk hafta sulu ve yumuşak gıdalarla beslenmesi gereken hasta, genellikle ikinci haftanın sonunda normal beslenme düzenine kavuşabilir.

Reflü nasıl geçer, reflü hastaları nelere dikkat etmelidir?

Tedavi sürecinde şikayetler büyük ölçüde azalır ancak tedavi kesildikten ve ilaç kullanımına son verildikten sonra belirtiler tekrar ortaya çıkabilir. Bunun önüne geçmek için yaşam tarzınızda bazı şeylere dikkat etmeli ve aldığınız önlemleri kalıcı hale getirmelisiniz. Yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen bu hastalıkla mücadele ederken, hayatınızda küçük ama etkili değişimler yapmalısınız. Mide asidini bastıran ilaçlar ile birlikte sizin de değiştirmeniz gereken ve hastalığın oluşmasına sebep olan durumları ortadan kaldırmanız gerekir.

  • Öncelikle zararlı yiyecek ve içecekleri olabildiğince kendinizden uzaklaştırmalısınız.
  • Sigara ve alkol kullanıyorsanız bu zararlı alışkanlıklardan da kurtulmanız gerekiyor.
  • Reflü hastasıysanız stresten olabildiğinde uzak durmalısınız. Birçok hastalığın temel sebebi olan stres; hastalığı de tetikleyen faktörlerden biridir. Ayrıca sürekli gergin ortamda bulunmak tedavide istenen sonucu almanıza, ilaçların etkisini göstermemesine sebep olabilir.
  • Hareketsiz yaşam da tetikleyen bir diğer unsurlardan biridir. Yemeklerden sonra yürüyüş yaparak yediklerinizi daha kolay sindirirken, midenizin aşırı yorulmasının önüne geçebilirsiniz.
  • Fazla kilo mideye baskı yaparak reflüyü tetiklediği için fazla kilolardan sağlıklı bir şekilde kurtulmalısınız. Ayrıca dar giysilerde mideye baskı yapacağı için geniş kıyafetler tercih etmelisiniz. Çok fazla yemek yiyerek mide çok doldurulmamalıdır.
  • Yağlı besinler mideyi daha geç terk ederek reflüyü tetikler. Bu sebeple fast food tüketmemeli; margarin, krema ve bu gibi yağlarla yapılmış gıdalardan kaçınmalısınız.
  • Mide asidini arttıran domates salçası, acı biber, greyfurt, limon, portakal, kahve, çay, kola, cips, yağlı börek ve çörek gibi yiyecek ve içeceklerin tüketimini en aza indirmeli, mümkünse tamamen terk etmelisiniz.

Hastalıktan korunmak için alabileceğiniz bunlar gibi basit önlemler ile daha sağlıklı olabilir, kaliteli bir yaşam sürebilirsiniz. Ayrıca doktor kontrolünde hastalığın belirtilerini en aza indirebilmek için reflü diyeti de uygulayabilirsiniz. Her gıda her insana aynı etkiyi yapmayacağı için, hastanın neye daha duyarlı olduğu, reflüyü hangi gıdanın tetiklediğini gözlemlemesi gerekir. Daha duyarlı olunan gıda hangisi ise, hasta onu kesinlikle beslenme programından uzak tutmalıdır. Mesela reflüye sebep olan baharatlı yiyecekler size dokunmuyor olabilir ama yağlı bir yemek şikayetlerinizi artırıyor olabilir. Neye karşı hassas olduğunuzu en iyi siz belirleyebilirsiniz. Diyet yaparken küçük lokmalarla beslenip, yemekten hemen sonra uyumamaya dikkat etmelisiniz. Yatmadan en az 3 saat önce yeme ve içmeyi keserek midenizin içindekileri sindirmesine müsade etmelisiniz. Aksi halde uyumakta zorlanırken, yatay pozisyonda olduğunuz için mide içeriğinin ağzınıza gelmesiyle rahatsızlık yaşayabilirsiniz. Rahat uyuyabilmek için reflü yastığı tercih ederek başınızı olması gerektiği seviyede tutabilir ve belden yukarınızın daha yüksekte olmasını sağlayarak acı suyun boğazınıza gelmesini engelleyebilirsiniz.

Reflü hastası olabileceğinizi düşündüren belirtiler ortaya çıkmışsa bir uzmana görünerek gerekli tetkikleri yaptırmalısınız. Hastalığın teşhisi ve tedavisinde Florence Nightingale Hastaneleri bünyesinde görev alan gastoenteroloji uzmanlarından destek alabilir, iyileşmeye bir adım daha yaklaşabilirsiniz. 


Hastalık Belirtileri

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz