Kolon Kanseri Nedir?

Kalın bağırsak, mide ile anüs arasında kalan organdır. Kalın bağırsak, tıpta kolon olarak da tanımlanır. Farklı bir deyişle kalın bağırsakların ilk 150 cm'si kolon ve son 15 cm'si ise rektum olarak adlandırılır. Kalın bağırsağın anüsten önceki kısmı olarak da tanımlanabilen rektum, kalın bağırsağın bir parçasıdır ve bu bölgede dışkı depolanır. Mideden sonra sindirimine devam edilmek üzere ince bağırsağa iletilen besinler, bu bölgede büyük oranda sindirilir. Kalın bağırsakta ise su ve minerallerin emilimi gerçekleştirilir ve ardından dışkı, vücut dışına atılmadan önce depolandığı rektum kısmına gönderilir. 
Kolorektal kanser ya da farklı bir deyişle kolon kanseri, kalın bağırsaklarda görülen kanser türüne verilen addır. Kolorektal kanser terimi, kolon ve rektum kanserlerini tanımlamak için yaygın olarak kullanılır. Erkeklerde akciğer ve prostat, kadınlarda ise akciğer ve meme kanserlerinden sonra en sık görülen kanser türü olan kolon kanserin erkeklerde görülme sıklığı kadınlardan biraz daha fazladır. Görülme sıklığı 50 yaşından sonra artar, 80 yaşında ise en yüksek seviyeye ulaşır. 
Kolon (Kolorektal) Kanser Nasıl Gelişir?
Kolon kanseri oluşumu tıpta adenomatöz polip olarak adlandırılan, kalın bağırsağın iç kısmını döşeyen mukozadan ortaya çıkan küçük tomurcuklardır. Farklı boyutlarda olabilen poliplerin %95’i zamanla kanserli yapılara dönüşebilir. Bu yüzden ailesinde kolonda polip veya kanser öyküsü bulunan kişilerin tarama testlerine katılması gerekir. 
Ailesinde kolon kanseri öyküsü olan kişilerde hastalığın görülme riski, sağlıklı kişilere kıyasla 1,7 kat daha fazladır. Ailesinde ikiden fazla kolon kanser öyküsü bulunan kişilerde ise risk 2,7 kat fazladır. 
Kolorektal Kanser Risk Faktörleri Nelerdir?
Kolon kanserinin oluşumunda rol oynayan etkenlerin bir kısmı önlenebilirken bir kısmı önlenemez niteliktedir. Kolorektal kanserine yol açtığı düşünülen önlenebilir risk faktörlerinin bir kısmı şu şekilde sıralanabilir:
•    Aşırı kilolu ya da obez olmak,
•    Salam ve sosis gibi işlenmiş etleri tüketmek,
•    Karbonhidrattan zengin, lif bakımından fakir beslenmek,
•    Hareketsiz (sedanter) yaşam tarzı,
•    Fazla miktarda kırmızı et tüketmek,
•    Sigara ve benzeri tütün ürünlerini kullanmak,
•    Çok miktarda alkol almak.
Kolorektal kanser riskini arttıran fakat önlenemeyen faktörler ise şu şekilde sıralanabilir:
•    Yaşlanmak,
•    Kişinin kalın bağırsaklarında polip olması,
•    Ülseratif kolit ya da Crohn hastalığı gibi inflamatuar bağırsak hastalığı,
•    Lynch sendromu gibi kalıtsal bir sendromun olması,
•    Tip-2 diyabet hastalığı,
•    Ailede kalın bağırsak polipleri veya kolorektal kanser hikayesi olması,
•    Daha önceden kolorektal kanser geçirmiş olmak,
•    Kadınlarda, yumurtalık, meme ya da rahim kanseri hikayesinin olması.

Kolorektal Kanser Belirtileri Nelerdir?
Kolorektal kanser, hücrelerin büyümesine ve kümelenmesine bağlı olarak bağırsak poliplerinin (adenomatöz polip) oluşumuyla başlar. Başlangıçta hiçbir belirtiye yol açmayan bu polipler zaman içinde kanserleşir, sayıca çoğalır ve boyutları büyümeye başlar. 
Kolon kanserinin sık görülen belirtileri:
•    İshal ya da kabız gibi dışkılama alışkanlıklarında değişiklik,
•    Dışkının kokusunda farklılaşma,
•    Demir eksikliğine bağlı olarak gelişen anemi,
•    Dışkı kalınlığının incelmesi,
•    Dışkı ile birlikte kan gelmesi,
•    Tuvalet ihtiyacının giderilmesinin ardından makattan kan gelmesi,
•    Bağırsakların tam olarak boşalmadığını hissetmek (tenesmus),
•    Karın ağrısı,
•    Karında şişlik hissi,
•    Gaz sancısı ya da kramp,
•    İştah kaybı,
•    Dışkı renginde koyulaşma,
•    Kilo kaybı,
•    Hâlsizlik ve yorgunluktur.

Kalın bağırsak 3 bölümden oluşur. Sağ, sol ve alt kolon farklı yapılaşma gösteren bölümleridir. Bu sebeple tümörün yerleştiği bölgeye göre belirtiler farklıdır. Sağ kolon sol kolona göre daha geniş olduğundan, burada meydana gelecek bir tıkanıklık daha uzun sürede belirti verir ve hastalık daha sinsi bir ilerleme gösterir. Sol kolon daha dar olduğu için bağırsaktaki mevcut tıkanıklık daha erken baş gösterir.

Kolon Kanseri Tanısı Nasıl Konur?
Tanı tarama programı çerçevesinde ya da hastanın belirtilerle hekime başvurmasıyla konur. Hekim, öncelikle hastanın tıbbi öyküsünü alır ve fizik muayenesini yapar. 
Radyolojik görüntüleme yöntemlerinden bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MRG), pozitron emisyon tomografi (PET) ile tümörün boyutları, hayati yapılarla komşuluk ilişkileri, tutulum derecesi belirlenmeye çalışılır.
Laboratuvar tetkikleri ile hastanın genel sağlık durumu (kansızlık, enfeksiyonlara karşı mücadele eden hücre sayılarının yeterliliği gibi) araştırılır. Kanser gelişimi ilerledikçe çevre dokuların mikro tutulumu ve tümör dokusunun gelişimi için daha fazla damar oluşumu gerçekleştiği için dışkıda gözle görülmeyen kanama başlar. Bu kanama dışkıda gizli kan bakılarak tespit edilir. 
Daha sonra klinik tablo ile laboratuvar, görüntüleme, patoloji ve kolonoskopi sonuçları birlikte değerlendirilerek tanı konur.
Kolonoskopi işlemi nedir?
Kolonoskopi kolon kanserinin kesin tanısı için yapılması gereken bir işlemdir. Kolonoskop ile kalın bağırsağın iç yüzeyi ayrıntılı olarak incelenir. Bağırsakta var olan lezyonların saptanmasına ve lezyonlardan biyopsi alınmasına olanak sağlar. İşlem sırasında alınan doku parçası patoloji laboratuvarında incelenir. Patolojik inceleme sonucunda hücre tiplemesi, tümör dokusunun kötü huyluluk ve farklılaşma derecesi (grade), tümörün genetik yapısında hedeflenebilecek zayıf noktaların varlığı (mutasyon) saptanarak tedavi planı ve sağkalım beklentileri tespit edilmeye çalışılır. 
Çoğu polip iyi huyludur yani kanser dönüşmemişken yakalanmaktadır. Bu aşamada saptanan polipler kolonoskopi sırasında çıkarılabilmektedir. Son yıllarda gelişen ileri endoskopi teknikleri ile erken dönemde yakalanan polip zemininde gelişmiş kolon kanseri olgularında,  tümör bağırsak katmanlarının yüzey kısmından daha derine yayılmadan ve cerrahi işleme gerek kalmadan çıkarılabilmektedir. Bu nedenle kolon kanseri önlenebilir bir kanserdir. 

Kolon Kanserinin Evreleri Nelerdir?
Kolorektal kanser tanısının netleştirilmesinin ardından evreleme yapılır. Evreleme sürecinde sıklıkla tomografi, MR, akciğer grafisi, PET gibi radyolojik görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra vücuttan alınan doku örneğinin patolojik incelemesiyle elde edilen veriler değerlendirilir ve hastalığın evresi belirlenir. 
Kolon kanserinde evreleme TNM sınıflandırması ile yapılır ve Evre 1-4 arasında sınıflanır. Bunun yanında Kolon kanserinin evreleri ''Dukes Sınıflandırması'' ile de ortaya konur. Diğer kanser evreleme yöntemleri gibi 4 evrede açıklanır. Dukes A, Dukes B, Dukes C, Dukes D şeklinde isimlendirilir: 
•    Dukes A (Evre 1): Kanser, bağırsak duvarını invaze etmiştir (yayılmıştır). Ancak tüm bağırsak katlarına ulaşamamıştır. 
•    Dukes B (Evre 2): Kanser, tüm bağırsak katlarını invaze etmiş ve kalın bağırsak duvarının dışına sıçramıştır.
•    Dukes C (Evre 3): Bölgedeki lenf bezlerine yayılmıştır.
•    Dukes D (Evre 4): Son evredir. Kanser karaciğer, karın zarı ve akciğer gibi uzak doku ve organlara yayılmıştır. Bu evrede geçici ve hastayı rahatlatıcı (palyatif) yaklaşımlar önerilmektedir.          

Kolon Kanserinin Tedavisi Nasıl Yapılır?
Kolorektal kanserde tedavi, kanserin bulunduğu bölgeye ve evreye göre farklılık gösterir. Kolon kanserinde tedavi çoğunlukla cerrahi olarak başlar. Kalın bağırsaktaki kanserli alan çevre dokularla birlikte çıkarılır. Çevre dokulardan biri olan lenf bezleri de operasyondan sonra patolog tarafından incelenerek kanserin kalın bağırsağın dışına yayılıp yayılmadığı araştırılır. Evre 1 kolon kanseri hastalarına kemoterapi uygulanmaz. Evre 2 hastalarının yalnızca bir kısmına cerrahi operasyon sonrasında kemoterapi verilir. Evre 3 kolon kanseri vakalarında cerrahi işlem sonrasında hastaya mutlaka kemoterapi verilirken hastalığın son evresinde tedavi, nadir vakalar haricinde yalnızca kemoterapiyle yapılır. 
Günümüzde hastalara hedefe yönelik kemoterapi ilaçları ile daha başarılı ve konforlu kemoterapi süreci sağlanabilmektedir. Hastanın hedefe yönelik kemoterapi alıp alamayacağı tümör dokusunda yapılan genetik incelemeler ile belirlenir.
Uzak organ tutulumunda akciğer ve karaciğer tutulumları cerrahi olarak ulaşılabilir bölgelerdeyse ve/veya tümör kitlesi ilaç tedavisi ile küçüldükten sonra ameliyat ile metastaz dokusu (metastazektomi) çıkartılabilir.
Kalın bağırsağının büyük bir bölümü alınan hastalarda dışkılama karına açılan bir delikten torba içine kalıcı veya bazı hastalarda geçici olarak alınabilir. Bu torbalar kolostomi torbası olarak adlandırılır. Karın ön duvarına açılan delikten dışarı alınan bağırsak uçları karın derisine dikilir ve ucuna kolostomi torbası bağlanır. Geçici kolostomi açılan hastalarda daha sonra ikinci bir ameliyat ile bağırsaklar karın içine tekrar yerleştirilir. 
Kolon kanseri ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.