Karpal tünel sendromu nedir?

Karpal Tünel Sendromu Nedir?

Karpal Tünel Sendromu Median sinirin el bileği seviyesinde, karpal tünelden geçerken sıkışması sonucu oluşan, üst ekstremitenin en sık görülen nöropatisidir. 
Karpal tünel el bileğinde; taban ve kenarlarını bilek kemiklerinin, tavanını ise transvers karpal ligamentin oluşturduğu bir tüneldir. 
Karpal tünelin içerisinden median sinir, başparmak  ve diğer dört parmağın sekiz adet bükücü kirişi olmak üzere toplam on anatomik oluşum geçer. Bu sinoviyal anatomik yapılardaki  herhangi bir volümetrik artış sonucu, bu oluşumlar içerisinde basıya en duyarlı olan median sinir etkilenir ve “Karpal Tünel Sendromu” diye adlandırılan klinik tablo ortaya çıkar.

Karpal Tünel Sendromunun Nedenleri…

Genellikle sebep belirsizdir. Sinir üzerindeki basınç birkaç şekilde ortaya çıkabilir; Tenosinovit adı verilen parmakları büken kirişlerin çeperlerinin şişmesi, eklem çıkıkları, kırıklar, yumuşak doku tümörleri, kanal hacmini daraltan damar ve kas anomalileri, artrit  gibi durumlar; bileği uzun süre bükülü tutmak gibi postürel nedenler  karpal tüneli hacmini daraltabilir. Doğumsal nedenler, gebelikte olduğu gibi vücutta sıvı birikimi, tünelde daralmaya ve karpal tünel sendromu benzeri belirtilere yol açabilir; Ancak, bu belirtiler doğum sonrasında sıklıkla ortadan kalkar. 

Karpal tünel içerisindeki basınç  normal el bileğinde 7 - 8 mmHg’dır.  El bileğinin içe ve dışa doğru bükülmesi sırasında karpal tünel  2 ila 3 kat daralır ve kanal içerisindeki basınç 90 mmHg’ya kadar yükselebilir. Kanal içerisinde uzun süre devam eden 30 mmHg civarındaki basınç, şikayetlerin başlaması için yeterli olur. Bu sebepledir ki  el bileğini çok kullanan kişilerde karpal tünel sendromuna daha sık rastlanır.

Ayrıca, Karpal tünel sendromu şeker hastalığı,  tiroid hastalıkları, romatoid artrit, gut  ve aşırı şişmanlık gibi durumlarda; özellikle 30-60 yaş grubu kadınlarda daha sık görülür.
Karpal Tünel Sendromu aynı zamanda, her iki el bileğinde de görülebilir.

Karpal Tünel Sendromunu Belirti ve Bulguları

Karpal tünel sendromu  bazen dirseğe, kola, hatta omuza ve boyuna doğru yayılabilen ağrı, yanma, karıncalanma ve uyuşma veya bu yakınmaların kombinasyonları ile birlikte  ortaya çıkar. Uyuşukluk ve karıncalanma genellikle başparmak, işaret parmağı, orta parmak ve yüzük parmağındadır. Belirtiler genellikle gece ortaya çıkar; araba kullanmak, gazete okumak ve telefon ile konuşmak  gibi günlük aktiviteler sırasında belirtiler artabilir ve insanın günlük yaşam kalitesini etkileyebilir. 
Çok şiddetli olgularda, kalıcı duyu kayıpları gelişebilir ve “tenar kas erimesi” adı verilen, başparmağın tabanındaki kasların erimesi durumu ortaya çıkabilir. Böyle durumlarda, başparmağın oppozisyon hareketi bozulabilir,  kavrama  güçsüzleşebilir ve ince tutuşlarında sıkıntılar ortaya çıkabilir; ileri dönemlerde, tedavi görmeyen hastaların şikayetlerine ellerinden küçük cisimleri düşürme gibi belirtiler de eklenebilir.

Bazen başka hastalıkların belirtileri de Karpal Tünel Sendromu’nun belirtilerine benzeyebilir. Şikayetlerin gerçek nedeninin ortaya çıkartılması için, hekimin önereceği testler ile diğer problemlerin ekarte edilmesi gerekir. Bunlar,  kas, bağ veya tendon hasarları, başparmak veya bilek artriti,  Kırık ile birlikte olan bilek hasarı, Boyun omurgaları arasında sinir kökü sıkışması, şeker hastalığına bağlı Diyabetik nöropati gibi sinir problemleridir. 

Karpal Tünel Sendromu Tanısı

Hastaların tıbbi geçmişleri çok önemlidir. Genel tıbbi durum, hastanın elini nasıl kullandığı ve daha önce geçirilmiş kazalar sorgulanmalıdır. Artrit veya kırık gibi diğer durumları ekarte etmek için röntgen kontrolü yapılmalı;  Gerekir ise,  istenecek tetkiklere MR incelemesi ve kan tahlilleri de eklenmelidir. Diğer muhtemel sinir hastalıklarını dışlamak ve karpal tünel sendromu tanısını teyit etmek için, Elektromyografi (EMG)  ve elektriksel sinir ileti  çalışmaları yapılmalıdır. 

Karpal Tünel Sendromu Tedavisi

Belirtiler bazen cerrahi dışı yaklaşımlar ile  ortadan kaldırılabilir. Diğer tıbbi durumların tanısını koyup tedavilerini yapmak, elin kullanım alışkanlıklarını değiştirmek ve el bileğini, median sinir üzerindeki basıyı kaldıracak şekilde atele almak faydalı olabilir. Gece yatarken atel kullanmak, uykuyu bölen belirtilerin azaltılmasında yardımcı olabilir. Ağrı kesici ve anti-enflamatuar ilaçların kullanılması, çok özel durumlarda sinir etrafındaki sişliği azaltmak için karpal tünele (nadir de olsa) uygulanacak bir steroid enjeksiyonu, bazı hastalarda belirtileri (geçici olarak) ortadan kaldırabilir. 

Belirtiler çok şiddetli veya gerilemiyor  ise, cerrahi tedavi kaçınılmaz ve doğru tedavi seçeneğidir. Cerrahi tedavi ile karpal tünelin tavanını oluşturan bağ kesilerek sinirin içinde bulunduğu kanalın hacmi genişletilir,  sinirin üzerindeki basınç azaltılarak median sinir doğrudan  rahatlatılır. 

Ameliyatta kullanılan teknikler (açık veya kapalı teknikler), ve yapılacak  ameliyat kesileri (klasik veya mini insizyonlar şeklinde) değişebilir. Amaç ve hedef tüm tekniklerde aynıdır: Karpal tünel hacmini genişletmek, sinir üzerindeki basıyı direkt olarak azaltmak; büyültme altında sinire uygulanacak nöroliz işlemi ile siniri rahatlatmaktır. 

Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, o kadar başarılı sonuçlar alınabileceği akıldan çıkartılmamalıdır.

Karpal tünel cerrahisi genellikle Hastaneye yatış yapılmadan ayaktan uygulanan bir ameliyattır. Ameliyat genel veya bölgesel anestezi altında, kola pnömatik özel turnike uygulanarak, kansız ortamda ve büyütme altına gerçekleştirilir. Ameliyattan sonra el bileği istirahat atelli pansuman ile sarılır; Ameliyat dikişleri ameliyatın 10-14 günleri arasında alınır. Hastaya atel kullanması ve güç gerektiren işlerden 4 ile 6 hafta sakınması önerilir. 

Uyuşukluk ve karıncalanma ameliyattan sonra (24-72 saat içerisinde) ani olarak geçebilir, veya sinirdeki  hasara bağlı olarak düzelme süresi 6-12  ay sürebilir.  Ameliyat yerindeki ağrı birkaç hafta devam edebilir. El ve el bileğindeki kas gücünün normale dönmesi, birkaç ay alabilir. Özellikle çok ağır vakalarda, karpal tünel sendromunun belirtileri cerrahi tedavi sonrasında da devam edebilir. Ameliyat sonrası fizik tedavi uygulamaları  ve sekonder cerrahi girişimler gerekli olabilir.

Karpal Tünel Sendromu’ndan  korunmak için neler yapılabilir?

Eğer var ise, mevcut kronik hastalıklar kontrol altına alınmalıdır. 
El ve el bileklerini aşırı zorlayan işlerden kaçınılmasına, meslekleri nedeni ile el ve parmaklarını aşırı kullanan kişilerde, örneğin bilgisayar ve klavye kullanırken bileğin uzun süre bükülü kalmamasına, ergonomik tasarlanmış fare, klavye ve ofis malzemesi kullanılmasına özen gösterilmelidir.

Karpal Tünel Sendromundan korunmak için yaşam tarzı, düzenli yürüyüş ve yüzme çok önemli ve  etkilidir…
Vücudumuzda en ağır metabolizmaya sahip dokulardan birisi sinirlerimizdir. Spor, kardiyo egzersizleri ve yüzme vücuttaki yağ oranını ve ödemi azalttığı, aynı zamanda bütün dokulara giden kanlanmayı artırdığı için bileğimizdeki sinirlere de fayda sağlamakta ve karpal tünel sendromuna karşı güçlü bir koruma oluşturabilmektedir. 

Ancak, el ve el bileğinin aktif olarak kullanıldığı ağır spor ve egzersiz yapanların, ellerini ve el bileklerini koruyucu atel, bandaj ve özel olarak tasarlanmış eldivenler ile korumaları  gerekmektedir.

Fazla kilonun zarar verdiği organlarımızdan birisi de ellerimizdir. Özellikle aşırı kilolu kişilerde karpal tünel sendromuna daha sık rastlanmaktadır. Bu nedenle ideal kiloda kalmaya özen gösterilmel, bunun yanında B vitaminini ileri derecede kısıtlayan diyetlerden de kaçınılmalıdır.

Karpal Tünel Sendromu oluştuktan sonra belirli bir koruyucu egzersiz yoktur… 

Ancak hastalığın oluşmasını ve ilerlemesini önlemek için özellikle “risk taşıyan kişilere özel” egzersizler vardır. Hastalıktan korunabilmek için,  gün içinde uzun süre aynı pozisyonda hareketsiz kalan el ve el bileğinin belirli aralıklarla dinlendirilmesi,  dairesel egzersizler yaparak eklemlerin rahatlatması, sinir germe, sinir kaydırma ve tendon kaydırma egzersizleri, yararlı olabilmektedir.

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

/* */