Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Prostat Kanserinde Tedavi Seçenekleri: Radyoterapi ve Cerrahi

image

Florence Nightingale uzmanlarından Dr. Öğr. Üyesi Gizem Kaval, tedavi yöntemlerini ve yan etkilerini anlatıyor.
Anahtar Kelimeler: İstanbul prostat kanseri tedavisi, prostat kanseri ameliyatı, prostat radyoterapisi, prostat kanserinde cerrahi mi radyoterapi mi, Florence Nightingale onkoloji, SBRT tedavisi.

Prostat kanseri tanısı alan ve metastaz izlenmeyen hastalarda tedavi seçenekleri; hastalığın prostat içindeki yaygınlığına, PSA düzeyine, biyopsi sonuçlarına, hastanın genel sağlık durumuna ve yaşam beklentisine göre belirlenir. Bu aşamada cerrahi ve radyoterapi, hastalar için en önemli lokal tedavi seçenekleridir.

Prostat kanseri tedavisi için merkezimize başvuran hastaların en sık sorduğu sorulardan biri, "Cerrahi mi, radyoterapi mi?" sorusudur.  Günümüzde, özellikle prostat kanseri prostatla sınırlı olan hastalarda, hem cerrahi hem de radyoterapi kanseri kontrol etme ve uzun dönem sağkalım açısından oldukça başarılı tedavi seçenekleridir. Uygun hastalarda her iki yöntemle de benzer ve başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.

Bu nedenle tedavi kararı yalnızca "hangi yöntem kanseri daha iyi tedavi eder?" sorusuna göre verilmez. Cerrahi ve radyoterapinin yan etki profilleri birbirinden farklıdır ve hastanın yaşam tarzı, beklentileri ve öncelikleri de kararın önemli bir parçasıdır.

Cerrahi ve Radyoterapi Arasındaki Temel Fark Nedir?

Prostat kanseri tedavilerinde yöntemin uygulanış biçimi farklılık gösterir:

  • Cerrahide prostat tamamen çıkarılır.
  • Radyoterapide ise prostat yerinde bırakılır ve kanserli bölge yüksek hassasiyetle ışınlanır.
  • Her iki yöntemin amacı prostat kanserini kontrol etmek ve hastanın uzun süre sağlıklı yaşamasını sağlamaktır.
  • Ancak tedavilerin günlük yaşam üzerindeki etkileri farklı olabilir.

Tedavilerin Yan Etkileri Nasıl Farklılaşır?

Cerrahi ile radyoterapi arasındaki en önemli farklardan biri, yan etkilerin ortaya çıkış şeklidir:

  • Cerrahi Sonrası: Cerrahi sonrasinda idrar kaçırma daha sık izlenebilir. Ayrıca, özellikle ameliyat öncesinde ereksiyon fonksiyonu iyi olan hastalarda erektil fonksiyon (sertleşme) kaybı daha belirgin olabilir.
  • Radyoterapi Sonrası: Radyoterapi sonrasında idrar kaçırma daha nadir izlenebilmekle birlikte, idrar yapma sıklığında veya aciliyetinde artış görülebilir. Bağırsak alışkanlıklarında değişiklik, dışkılama ile ilişkili yakınmalar ve bağırsak şikayetleri daha belirgin olabilir ve bu şikayetler uzun dönemde bazen devam edebilir. Erektil fonksiyon üzerindeki etkiler ise genellikle daha yavaş ortaya çıkar ve özellikle hastalığın erken evrelerinde (düşük ve orta riskli prostat kanserinde), sertleşme fonksiyonu cerrahiye kıyasla daha iyi korunabilir. Ancak bu durum hastanın tedavi öncesindeki cinsel fonksiyonuna ve diğer bireysel özelliklerine göre değişebilir.
Dolayısıyla tek bir yöntemin herkes için "daha iyi" olduğunu söylemek doğru değildir. Hastanın yaşam tarzı ve hangi yan etkilerden daha fazla kaçınmak istediği tedavi seçiminde önemlidir.

İleri Evre ve Yüksek Riskli Prostat Kanserinde Yaklaşım

İlerleme ve yayılma riski daha yüksek olan prostat kanserinde yaklaşım değişebilir. Bu hastalarda amaç, prostat içindeki kanseri tedavi etmenin yanı sıra, hastalığın vücudun başka bölgelerine yayılma riskini de azaltmaktır.

  • Bu nedenle radyoterapi çoğu zaman uzun süreli hormon tedavisi (androjen baskılama tedavisi, ADT) ile birlikte uygulanır. Güncel kılavuzlarda yüksek riskli hastalarda radyoterapi ile birlikte 18–36 ay süreyle ADT önerilmektedir.
  • Yalnızca cerrahi de seçilmiş hastalarda uygun bir tedavi seçeneğidir. Ancak yüksek riskli hastalarda cerrahi sonrasında hastalığın özelliklerine ve PSA seyrine göre ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir.
  • Özellikle PSA'nın yeniden yükselmesi durumunda erken dönemde kurtarma radyoterapisi gündeme gelebilir.
Yüksek riskli hastalarda cerrahi ve radyoterapiyi doğrudan karşılaştıran çalışmaların sonuçları, hangi yöntemin tüm hastalarda daha üstün olduğunu kesin olarak göstermemektedir. Bu nedenle yüksek riskli hastalarda tedavi genellikle kişiye özel ve çok disiplinli olarak planlanır.

Pelvik Lenf Nodlarına ve Uzak Organlara Yayılım Durumu

Bazı hastalarda prostat kanseri pelvik lenf nodlarına yayılmış olabilir ancak uzak organlara metastaz bulunmayabilir. Bu hastalarda genellikle prostat ve pelvik lenf nodlarına radyoterapi, uzun süreli hormon tedavisi ve uygun hastalarda ek sistemik tedavilerin birlikte kullanıldığı çoklu tedavi yaklaşımı tercih edilir. Cerrahi bazı seçilmiş hastalarda tedavinin bir parçası olabilse de, tek başına cerrahinin yeterli olması her zaman beklenmez ve ek tedavilere ihtiyaç duyulabilir.

Prostat kanseri uzak organlara yayıldığında tedavinin temelini sistemik tedaviler oluşturur. Ancak metastaz yükü düşük olan hastalarda prostatın kendisine radyoterapi uygulanmasının sağkalım avantajı sağlayabileceği gösterilmiştir. Bu nedenle metastatik hastalarda prostat radyoterapisi; metastazların sayısı ve yerleşimi, hastanın genel durumu ve uygulanan sistemik tedaviler birlikte değerlendirilerek seçilmiş hastalarda kullanılmaktadır.

Radyoterapi Ne Kadar Sürer ve Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

Radyoterapinin süresi kullanılan tekniğe ve hastalığın özelliklerine göre değişir. Modern radyoterapi teknikleri sayesinde tedavi süresi geçmişe göre oldukça kısalmıştır.

  • Uygun hastalarda stereotaktik radyoterapi (SBRT) ile tedavi 5 seansta tamamlanabilir.
  • Diğer radyoterapi yöntemlerinde ise tedavi birkaç hafta sürebilir.
  • Tedavi sırasında amaç prostatı etkili şekilde ışınlarken mesane, rektum ve bağırsaklar gibi çevredeki sağlıklı dokuları mümkün olduğunca korumaktır.
Radyoterapi genellikle hastanede yatmayı gerektirmez ve hastaların büyük bölümü tedavi sırasında günlük yaşamına devam edebilir. Tedavi sırasında veya sonrasında idrar yapma sıklığında artış, idrar yaparken rahatsızlık, bağırsak alışkanlıklarında değişiklik ve yorgunluk görülebilir. Bu yakınmaların önemli bir bölümü tedaviden sonraki haftalar veya aylar içinde azalır. Ancak bazı yan etkiler uzun dönemde kalıcı olabileceğinden, tedavi planlanırken kısa ve uzun dönem yan etkiler birlikte değerlendirilmelidir.

Tedavi Kararı Nasıl Verilmelidir?

Sonuç olarak, cerrahi ve radyoterapiyi yalnızca "hangisi daha iyi?" şeklinde karşılaştırmak yerine, hangi tedavinin o hasta için uygun olduğuna karar vermek daha doğrudur. Tedavi kararı verilirken şu noktalar birlikte değerlendirilmelidir:

  • Hastalığın risk grubu ve yaygınlığı
  • PSA düzeyi ve biyopsi özellikleri
  • Hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve yaşam beklentisi
  • Mevcut idrar ve cinsel fonksiyonlar
  • Bağırsak alışkanlıkları
  • Hastanın günlük yaşam ve yaşam kalitesi açısından öncelikleri
  • Cerrahi veya radyoterapinin olası kısa ve uzun dönem yan etkileri
Uygun hastalarda her iki yöntem de prostat kanserini uzun süre kontrol edebilir. Tedavi seçiminin temelini ise hastalığın özellikleri ile birlikte hastanın beklentileri ve farklı yan etki profilleri oluşturur.

Florence Nightingale Web Yayın Kurulu Tarafından Yazılmıştır.
UZM.DR. GİZEM KAVAL
UZM.DR. GİZEM KAVAL
Radyasyon Onkolojisi
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading