Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Boş Gebelik (Anembriyonik Gebelik) Nedir? Kapsamlı Rehber

image

Gebelik, pek çok kadın için hayatlarının en özel ve umut dolu dönemlerinden biridir. Ancak her gebelik ne yazık ki beklenen şekilde ilerlemeyebilir. Bu zorlu durumlardan biri de boş gebeliktir. Peki, anne adaylarının merak ettiği boş gebelik nedir? Tıbbi adı anembriyonik gebelik olan bu durum, döllenme sonrası gebelik kesesinin oluştuğu ancak içerisinde embriyonun gelişmediği bir erken gebelik kaybı türüdür.

Genellikle gebeliğin çok erken evrelerinde, anne adayı henüz hamile olduğunun farkında bile değilken yaşanabilen bu durum, doğal olarak büyük bir hayal kırıklığına yol açabilir. Bu kapsamlı rehberimizde boş gebeliğin ortaya çıkış nedenlerini, yaygın belirtilerini, teşhis yöntemlerini, tedavi seçeneklerini ve bu sürecin ardından sizi bekleyen duygusal ve fiziksel iyileşme dönemini ayrıntılı olarak ele alacağız.

Boş Gebelik (Anembriyonik Gebelik) Nedir?

Boş gebelik, tıbbi adıyla anembriyonik gebelik, döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesine rağmen embriyonun hiç oluşmadığı veya gelişiminin çok erken bir evrede durduğu bir gebelik türüdür. Bu durumda döllenme gerçekleştiği ve hormonlar salgılanmaya başladığı için gebelik testi pozitif çıkar. Rahimde bir gebelik kesesi oluşur, ancak ultrasonda yapılan incelemede bu kesenin içinde bir embriyo veya yolk kesesi görülmez. Kısacası, boş gebelik nedir sorusunun yanıtı, embriyonik gelişimin olmadığı, yalnızca gebelik kesesinden ibaret bir hamilelik sürecidir.

Normal bir gebelikte döllenmiş yumurta rahme tutunduktan sonra hızla bölünerek embriyoyu ve onu besleyen yapıları oluşturur. Anembriyonik gebelik durumunda ise döllenmiş yumurta rahme tutunur ve plasentayı oluşturan hücreler gelişir, bu da hamilelik hormonu olan hCG'nin salgılanmasına yol açar. Bu nedenle gebelik testi pozitif sonuç verir ve bulantı veya göğüslerde hassasiyet gibi belirtiler yaşanabilir. Fakat embriyonun kendisi gelişmediğinden, ilerleyen haftalarda yapılan ultrason muayenesinde içi boş bir kese görülür. Bu durum genellikle gebeliğin ilk üç aylık döneminde, rutin doktor kontrolü sırasında teşhis edilir.

Erken dönem gebelik kayıplarının yaygın bir nedeni olan boş gebelik, çoğunlukla döllenme sırasında ortaya çıkan genetik veya kromozomal bozukluklardan kaynaklanır. Vücut, sağlıklı gelişme potansiyeli taşımayan bir gebeliği doğal olarak sonlandırma eğilimindedir. Bu durum, anne adayının gebelik belirtileri yaşamasına rağmen embriyonik gelişimin durması nedeniyle genellikle düşükle sonuçlanır. Dolayısıyla boş gebelik nedir sorusu, biyokimyasal olarak gebelik başlasa da embriyonun gelişmediği bir durumu tanımlar.

Boş Gebelik Nedenleri ve Risk Faktörleri

Anembriyonik gebelik, anne adayları için duygusal olarak zorlayıcı bir deneyimdir. Bu durumun temelinde genellikle kontrol dışı gelişen ve gebeliğin sağlıklı ilerlemesini engelleyen biyolojik faktörler yatar. En yaygın boş gebelik nedenleri arasında kromozomal sorunlar bulunsa da bazı fizyolojik ve çevresel etkenler de süreci etkileyebilir.

Kromozomal Anormallikler ve Genetik Faktörler Boş gebeliğin en yaygın nedeni, döllenme sırasında veya embriyonun gelişiminin ilk aşamalarında ortaya çıkan kromozomal anormalliklerdir. Yumurta ve sperm hücrelerinin birleşmesiyle oluşan zigottaki genetik materyalin hatalı dağılımı veya kromozom sayısındaki fazlalık ya da eksiklik, embriyonun sağlıklı büyümesini engeller. Bu genetik kusurlar genellikle rastlantısal olup ebeveynlerle ilgili bir sorundan kaynaklanmaz. Vücut, genetik olarak sağlıklı gelişme potansiyeli olmayan bu yapıyı tanıyarak gelişimi durdurur. Nadiren de olsa, ebeveynlerden birinde bulunan genetik bir taşıyıcılık (translokasyon gibi) durumu, tekrarlayan boş gebeliklere yol açabilir. Bu gibi durumlarda genetik danışmanlık alınması önemlidir. Diğer Boş Gebelik Risk Faktörleri Kromozomal sorunların haricinde bazı çevresel ve fizyolojik faktörler de boş gebelik risk faktörleri arasında sayılabilir. Bu faktörler, gebeliğin sağlıklı ilerlemesini olumsuz etkileyerek boş gebelik ihtimalini artırabilir:
  • Hormonal Dengesizlikler: Gebeliğin sürdürülmesi için progesteron ve östrojen gibi hormonların hassas bir denge içinde olması kritiktir. Bu dengenin bozulması, boş gebelik riskini artırabilir. Örneğin, Polikistik over sendromu (PCOS) ve tiroid sorunları (hipotiroidi veya hipertiroidi gibi) yumurtlamayı ve yumurta kalitesini olumsuz etkileyebilir. Benzer şekilde, luteal faz yetmezliği olarak bilinen yetersiz progesteron üretimi, döllenmiş yumurtanın rahim duvarına sağlıklı bir şekilde tutunmasını ve gelişimini sürdürmesini engelleyen önemli bir hormonal nedendir.
  • Rahim Anomalileri: Doğuştan gelen rahim şekil bozuklukları (septumlu rahim, çift rahim vb.) veya sonradan oluşan miyom, polip gibi yapılar embriyonun rahme tutunmasını ya da sağlıklı gelişimini engelleyebilir. Bu anomaliler kan akışını bozarak boş gebeliğe zemin hazırlayabilir.
  • Bağışıklık Sistemi Sorunları: Bazı otoimmün hastalıklarda bağışıklık sistemi, embriyoyu yabancı bir madde olarak algılayarak vücuttan atmaya çalışabilir. Bağışıklık sistemindeki bu tür dengesizlikler, erken gebelik kayıplarının altında yatan nadir boş gebelik nedenleri arasında yer alır.
  • Enfeksiyonlar: Gebelik öncesinde veya erken gebelik döneminde geçirilen bazı sistemik veya lokal enfeksiyonlar, rahim içindeki ortamı bozarak embriyonun gelişimine zarar verebilir. Özellikle sitomegalovirüs (CMV), toksoplazma, rubella (kızamıkçık) ve bazı cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlar, embriyonik gelişimi doğrudan etkileyerek veya rahimde bir inflamasyon (iltihaplanma) yaratarak boş gebeliğe yol açabilir.
  • Toksik Madde Maruziyeti: Sigara ve alkol tüketimi, yoğun kimyasallara veya radyasyona maruz kalmak gibi çevresel faktörler, hem yumurta hem de sperm kalitesini düşürerek kromozomal anormallik riskini artırır.
  • İleri Yaş: Kadınlarda 35 yaşından sonra yumurta kalitesinde doğal bir düşüş başlar ve kromozomal anormallik riski artar. Benzer şekilde, ileri baba yaşı da spermdeki genetik hataların artmasına yol açarak boş gebelik riskini etkileyebilir.
Boş gebelik genellikle önlenemese de sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmek ve altta yatan tıbbi durumları yönetmek, genel gebelik sağlığını destekler. Tekrarlayan gebelik kayıpları yaşayan çiftlerin ise bu olası boş gebelik risk faktörleri açısından detaylıca değerlendirilmesi, altta yatan nedenlerin belirlenmesi ve uygun tedavi seçeneklerinin planlanması kritik önem taşır.

Boş Gebelik Belirtileri Nelerdir?

Boş gebelik, başlangıçta normal bir gebelikle aynı hisleri yaşatabilir. Döllenme sonrası gebelik kesesinin oluşmasıyla vücut hamilelik hormonları üretmeye başladığı için adet gecikmesi, mide bulantısı, yorgunluk ve göğüslerde hassasiyet gibi tipik gebelik işaretleri görülebilir. Bu belirtiler, anne adayında doğal olarak bir umut ve heyecan yaratır. Ancak embriyo gelişimi durduğu için bu ilk belirtilerin bir süre sonra azalması veya tamamen kaybolması, anne adayında endişe yaratan ve en önemli boş gebelik belirtileri arasında yer alan bir durumdur.

Bu belirsiz başlangıç evresinin ardından daha somut işaretler ortaya çıkabilir. En sık rastlanan boş gebelik belirtileri vajinal kanama veya lekelenmedir. Bu kanama, bazen sadece iç çamaşırında fark edilen hafif kahverengi lekelenme şeklinde başlayabilirken, zamanla adet kanamasına benzer parlak kırmızı ve pıhtılı, yoğun bir kanamaya dönüşebilir. Kanamanın şiddeti ve süresi kişiden kişiye farklılık gösterir. Kanama ile birlikte genellikle adet sancısını andıran, bel ve kasık bölgesine yayılan hafif veya şiddetli karın krampları da yaşanabilir. Bu ağrılar, rahmin gebelik materyalini doğal yollarla dışarı atmaya çalışmasının bir sonucudur.

En kesin tanı ise ultrason muayenesiyle konulur. Gebelik testi, vücutta salgılanan beta HCG hormonu nedeniyle pozitif çıksa da genellikle gebeliğin 6. veya 7. haftasında yapılan ultrasonda gebelik kesesinin boş olduğu görülür. Sağlıklı bir gebelikte bu haftalarda embriyo ve kalp atışları izlenebilirken boş gebelikte kese içinde embriyonik bir yapıya rastlanmaz. Bu ultrason bulgusu, diğer boş gebelik belirtileri ile birleştiğinde tanıyı kesinleştirir. Bu nedenle, şüphe durumunda mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Boş Gebelik Tanısı Nasıl Konur?

Boş gebelik tanısı, modern tıbbi yöntemlerle dikkatli bir değerlendirme sürecini gerektirir. Tanı sürecindeki en önemli araçlardan biri ultrason muayenesidir. Rahim içi yapıların net bir şekilde görüntülenmesini sağlayan transvajinal ultrason, karından yapılan yönteme göre daha erken ve kesin sonuçlar verir. Normal bir gebelikte, belirli bir haftada kesenin içinde embriyo ve yolk kesesi (besin kesesi) görülmesi beklenir. Ancak boş gebelik durumunda, transvajinal incelemede içi boş bir gebelik kesesi görülür. Genellikle gebelik kesesinin 25 mm gibi belirli bir boyuta ulaşmasına rağmen içinde embriyo görülmemesi tanıyı kuvvetlendirir. Tanının kesinleşmesi için, olası bir tarih hatasını veya gecikmiş gelişimi elemek amacıyla birkaç gün arayla ultrason tekrarlanabilir.

Tanı sürecinde kullanılan bir diğer önemli yöntem ise kandaki beta HCG (insan koryonik gonadotropin) hormon seviyesinin takibidir. Normal bir gebelikte beta HCG seviyeleri, ilk haftalarda her 48-72 saatte bir ikiye katlanarak düzenli bir artış gösterir. Boş gebelikte ise bu artış hızı beklenenden yavaştır, belirli bir seviyede kalabilir (plato çizebilir) veya düşmeye başlayabilir. Hormon seviyelerindeki bu düzensizlik, ultrason bulgularıyla birleştiğinde boş gebelik tanısını kesinleştirir. Doktorlar, en doğru teşhis için bu iki veriyi birlikte değerlendirerek hastaya en uygun süreci planlar.

Boş Gebelik Tedavi Yöntemleri

Boş gebelik teşhisi konulduğunda, gebeliğin sonlandırılması için çeşitli tedavi yöntemleri bulunur. Hastanın fiziksel durumu, duygusal tercihleri ve tıbbi geçmişi göz önüne alınarak en uygun boş gebelik tedavisi, doktor ile hasta arasında ortak bir kararla belirlenir. Bu süreçte üç temel yaklaşım öne çıkar: bekleyerek doğal düşük, ilaçla düşük ve cerrahi müdahale.

Bekleyerek Doğal Düşük Bu yöntemde vücudun gebelik dokusunu kendiliğinden atması beklenir. Genellikle boş gebeliğin erken dönemlerinde ve kadının genel sağlık durumunun iyi olduğu durumlarda tercih edilebilir. Avantajı, herhangi bir tıbbi müdahale veya ilaç kullanımını gerektirmemesidir. Ancak bu bekleme süreci bazen uzayabilir ve bu sırada kanama ile ağrı gibi belirtiler görülebilir. Ayrıca düşük tamamlanmayabilir ve rahim içinde kalan doku parçası enfeksiyon veya şiddetli kanama riskini artırabilir, bu da ek tıbbi müdahaleyi zorunlu kılabilir. Bu yaklaşım, süreci doğal seyrinde deneyimlemek isteyen hastalar için uygun olabilir. İlaçla Düşük (Medikal Tedavi) İlaçla düşük, rahim kasılmalarını tetikleyerek gebelik dokusunun atılmasını sağlamak amacıyla oral veya vajinal yolla ilaç verilmesidir. Bu yöntem, doğal düşük sürecini hızlandırmak ve kontrol altına almak için kullanılır. Cerrahi müdahale gerektirmediği için birçok kadın tarafından tercih edilebilir. İlacın uygulanmasının ardından genellikle birkaç saat içinde yoğun kramplar ve kanama başlar. Avantajları arasında cerrahi risklerin olmaması bulunur. Ancak yan etkileri arasında şiddetli karın ağrısı, bulantı, ishal ve yoğun kanama görülebilir. Tedavinin başarısız olma veya tam olarak tamamlanmama riski de mevcuttur, bu da sonrasında cerrahi müdahaleyi gerektirebilir. Kürtaj (Cerrahi Tedavi) Kürtaj, gebelik materyalinin cerrahi olarak rahimden temizlenmesi işlemidir ve bu tedavide en hızlı, en kesin sonuç veren yöntemlerden biridir. Genellikle dilatasyon ve küretaj (D&C) veya vakum aspirasyonu şeklinde, lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Bu yöntemde rahim ağzı genişletilerek gebelik dokusu rahimden çıkarılır. Şiddetli kanama, enfeksiyon belirtileri veya diğer tedavi yöntemlerinin başarısız olduğu durumlarda sıklıkla tercih edilir. Avantajı, işlemin kısa sürmesi ve gebeliğin hızlı bir şekilde sonlandırılmasıdır. Dezavantajları ise anesteziye bağlı riskler, enfeksiyon, rahim delinmesi veya nadiren Asherman sendromu gibi cerrahi komplikasyonlardır.

Her bir boş gebelik tedavisi yönteminin kendine özgü avantajları ve riskleri bulunur. Bu nedenle tedavi seçimi, doktorun rehberliğinde hastanın kişisel durumu ve beklentileri doğrultusunda yapılmalıdır.

Boş Gebelik Sonrası İyileşme Süreci

Boş gebelik, anne adayları için hem fiziksel hem de duygusal açıdan zorlayıcı bir deneyimdir. Bu süreç, sadece bedenin değil, ruhun da iyileşmesini gerektirir. Her kadının iyileşme süreci farklıdır ve bu dönemde sabırlı olmak, hem fiziksel hem de zihinsel sağlığa öncelik vermek büyük önem taşır. İyileşme süreci, bedensel toparlanmanın yanı sıra ruhsal sağlığa odaklanmayı da gerektirir.

Fiziksel İyileşme Boş gebelik sonrası fiziksel iyileşme, genellikle kürtaj veya doğal düşükle başlar. Bu dönemde kanama ve kramp şeklinde ağrılar yaşanması normaldir. Kanama genellikle 1-2 hafta kadar sürebilir ve adet kanamasına benzer veya daha yoğun olabilir. Ağrı yönetimi için doktorunuzun önerdiği ağrı kesicileri kullanabilirsiniz. Bu süreçte vücudun dinlenmeye ihtiyacı vardır; ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak, yeterli uyku almak ve dengeli beslenmek iyileşmeyi hızlandırır. Enfeksiyon riskini azaltmak amacıyla doktorunuzun verdiği talimatlara uymanız, bir süre cinsel ilişkiden ve tampon kullanımından kaçınmanız önemlidir. Düzenli doktor kontrolleri, rahimin tamamen temizlendiğinden ve iyileşme sürecinin doğru ilerlediğinden emin olmak için kritik öneme sahiptir. Aşırı kanama, şiddetli ağrı veya ateş gibi durumlarda derhal doktorunuza başvurmalısınız. Duygusal İyileşme ve Psikolojik Destek Boş gebelik birçok kadın için derin bir kayıp ve yas sürecini beraberinde getirir. Üzüntü, öfke, hayal kırıklığı, suçluluk veya boşluk hissi gibi duygular yaşamak son derece doğaldır. Bu duyguların geçici olduğunu ve zamanla hafifleyeceğini unutmamak gerekir. Bu süreçte kendinize karşı şefkatli olmanız önemlidir. Partnerinizle, ailenizle veya güvendiğiniz arkadaşlarınızla duygularınızı açıkça paylaşmak, yalnız olmadığınızı hissetmenize yardımcı olabilir. Unutulmamalıdır ki yaşanan bu durum bir kayıptır ve yas tutmak bu sürecin sağlıklı bir parçasıdır. Eğer bu duygusal zorluklar günlük hayatınızı, iştahınızı, uyku düzeninizi olumsuz etkilemeye başlarsa veya yoğun umutsuzluk hissi devam ederse, bir psikolog veya terapistten destek almak faydalı olacaktır. Profesyonel psikolojik destek, bu travmatik deneyimi daha sağlıklı yönetmenize, duygusal dengenizi yeniden kurmanıza ve geleceğe umutla bakmanıza yardımcı olur. Yeniden Hamile Kalma Zamanı Boş gebelik yaşayan kadınların en çok merak ettiği konulardan biri, ne zaman tekrar hamile kalabilecekleridir. Doktorlar genellikle fiziksel ve hormonal dengenin sağlanması, rahimin iyileşmesi için birkaç adet döngüsü (genellikle 2 ila 3 ay) beklenmesini önerir. Bu bekleme süresi, vücudun bir sonraki gebelik planlaması için hazır hale gelmesini sağlar. Ayrıca bu süre, duygusal olarak toparlanmak ve yeni bir gebeliğe psikolojik olarak hazırlanmak için de bir fırsat sunar. Tekrar gebelik planlaması yapmadan önce doktorunuzla görüşerek kendi özel durumunuza uygun en doğru zamanlamayı belirlemeniz en sağlıklı yaklaşımdır. Bu görüşmede gerekirse ek testler veya vitamin takviyeleri gibi konularda da bilgi alabilirsiniz.

Tekrarlayan Boş Gebeliklerde Ne Yapmalı?

Boş gebelik deneyimi, anne adayları için zorlayıcı bir durumdur. Ancak tekrarlayan gebelik kaybı yaşamak, bu sürecin psikolojik ve fiziksel yükünü daha da artırabilir. Genellikle iki veya daha fazla gebelik kaybı yaşanması durumunda "tekrarlayan gebelik kaybı" tanımı kullanılır ve bu durumun ciddiyetle ele alınması gerekir. Bu gibi durumlarda, altta yatan nedenleri belirlemek ve gelecekteki gebelikler için sağlıklı bir yol haritası çizmek hayati önem taşır.

Öncelikle kapsamlı bir tıbbi değerlendirme şarttır. Bu süreçte ilk akla gelen adımlardan biri genetik danışmanlıktır. Hem anne hem de baba adayının genetik yapısı incelenerek olası kromozomal anormallikler araştırılır. Zira boş gebeliklerin önemli bir kısmı embriyonik gelişim sırasında meydana gelen genetik hatalardan kaynaklanabilir. Bunun yanı sıra altta yatan tıbbi sorunların araştırılması büyük önem taşır. Hormonal dengesizlikler (tiroid sorunları, progesteron eksikliği), rahim anomalileri, pıhtılaşma bozuklukları, bağışıklık sistemiyle ilgili durumlar veya bazı enfeksiyonlar tekrarlayan gebelik kaybı riskini artırabilir. Bu araştırmalar sonucunda belirlenen sorunlara yönelik özel tedaviler uygulanabilir.

Yaşam tarzı değişiklikleri de sürecin bir parçası olabilir. Dengeli beslenme, düzenli egzersiz, stresten uzak durma, sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan kaçınma, genel sağlığı iyileştirerek gebelik şansını olumlu etkileyebilir. Tüm bu adımlar, uzman bir doktor gözetiminde ve kişiye özel olarak planlanmalıdır. Unutulmamalıdır ki bu süreçte çiftlere psikolojik destek sağlamak da oldukça önemlidir. Her vaka farklı olduğu için doğru teşhis ve tedavi planı için mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Boş Gebelik Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Boş gebelik genellikle gebeliğin ilk üç aylık döneminde, 6 ila 8. haftalar arasında yapılan ultrason muayenesiyle teşhis edilir. Bu dönemde gebelik kesesi rahim içinde görülürken kese içinde embriyonik gelişim veya kalp atışı izlenemez. Ultrasonografi, bu tanıyı koymak için en güvenilir yöntemdir.
Boş gebelik sonrası çoğu doktor, vücudun tamamen iyileşmesi ve adet döngüsünün normale dönmesi için bir veya iki adet döngüsü beklenmesini önerir. Ancak bu süre kişiden kişiye değişebilir ve doktorun bireysel tavsiyesi esastır. Bu süreçte fiziksel iyileşmenin yanı sıra duygusal olarak da hazır hissetmek önemlidir.
Evet, boş gebelik yaşayan kadınların büyük çoğunluğu sonraki denemelerinde tamamen sağlıklı bir hamilelik geçirebilir. Boş gebelik genellikle rastgele gelişen bir kromozomal anormallikten kaynaklanır ve bu durumun sonraki gebelikleri etkileme olasılığı düşüktür. Tekrarlayan gebelik kaybı yaşanması durumunda ise daha detaylı incelemeler yapılması gerekir.
Evet, boş gebelik genellikle düşükle sonuçlanır. Vücut, gebelik kesesinin içinde sağlıklı bir embriyo gelişmediğini algıladığında gebeliği doğal yollarla sonlandırmaya yönelir. Bazı vakalarda bu süreci hızlandırmak veya rahim içini tamamen temizlemek amacıyla ilaçla düşük ya da kürtaj gibi tıbbi müdahaleler gerekebilir.
Boş gebeliğin tekrarlama riski genel olarak düşüktür. Çoğu boş gebelik, döllenme sırasında meydana gelen rastgele bir hatadan kaynaklanan tek seferlik bir olaydır. Ancak nadir durumlarda bazı kadınlarda birden fazla kez görülebilir. Bu durumda altta yatan nedenlerin araştırılması için genetik testler ve daha kapsamlı tıbbi araştırmalar önerilebilir.
Boş gebelik, doğru yönetildiği takdirde anne adayı için hayati bir tehlike oluşturmaz. Ancak tanı konulduktan sonra uygun tıbbi takip yapılmazsa enfeksiyon veya şiddetli kanama gibi komplikasyonlar gelişebilir. Erken teşhis ve yönetim bu riskleri en aza indirir. Özellikle ani ve şiddetli karın ağrısı veya yoğun kanama gibi boş gebelik belirtileri ortaya çıkarsa derhal doktora başvurulmalıdır.
Hayır, boş gebelik ve dış gebelik birbirinden tamamen farklı durumlardır. Boş gebelikte gebelik kesesi rahim içinde doğru bir şekilde oluşur ancak içinde embriyo gelişmez. Dış gebelikte ise döllenmiş yumurta rahim dışında, genellikle fallop tüplerinden birine yerleşir ve orada büyümeye çalışır. Dış gebelik, anne sağlığı için çok daha tehlikeli olup acil tıbbi müdahale gerektiren bir durumdur.
Boş gebelikte beta HCG hormonu seviyeleri başlangıçta normal bir gebelikteki gibi yükselebilir, çünkü gebelik kesesini oluşturan hücreler bu hormonu üretir. Ancak embriyo gelişmediği için ilerleyen haftalarda beta HCG seviyelerinin artış hızı yavaşlar, belirli bir düzeyde sabit kalır (plato çizer) veya düşüşe geçer. Bu durum, tanıyı destekleyen önemli bir bulgudur.
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
PROF.DR. ÖZGÜR DÜNDAR
PROF.DR. ÖZGÜR DÜNDAR
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. SİNAN BERKMAN
PROF.DR. SİNAN BERKMAN
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. A. CEM İYİBOZKURT
PROF.DR. A. CEM İYİBOZKURT
Kadın Hastalıkları ve Doğum
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. TALAT UMUT KUTLU DİLEK
PROF.DR. TALAT UMUT KUTLU DİLEK
Kadın Hastalıkları ve Doğum
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. BANU BİNGÖL GÜNENÇ
PROF.DR. BANU BİNGÖL GÜNENÇ
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. M. ZİYA GÜNENÇ
DOÇ.DR. M. ZİYA GÜNENÇ
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. BÜLENT FAKA
OP.DR. BÜLENT FAKA
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. BEGÜM KUSEYRİOĞLU
OP.DR. BEGÜM KUSEYRİOĞLU
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. AYKAN ÖZÇELİK
OP.DR. AYKAN ÖZÇELİK
Kadın Hastalıkları ve Doğum
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. TANSEL ÇETİNKAYA
OP.DR. TANSEL ÇETİNKAYA
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. TÜLAY TOP
OP.DR. TÜLAY TOP
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. SÜLEYMAN DOĞA
OP.DR. SÜLEYMAN DOĞA
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. İLGİ ESEN
UZM.DR. İLGİ ESEN
Kadın Hastalıkları ve Doğum
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. ADİLE YEŞİM AKDEMİR
DOÇ.DR. ADİLE YEŞİM AKDEMİR
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Ataşehir
Florence Nightingale Hastanesi
Ataşehir Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. AYLİN SEYREKBASAN
OP.DR. AYLİN SEYREKBASAN
Kadın Hastalıkları ve Doğum
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
UZM.DR. EFE AHMET ÖZDEN
UZM.DR. EFE AHMET ÖZDEN
Kadın Hastalıkları ve Doğum
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading