Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Alerji Testi Nasıl Yapılır? Bilmeniz Gereken Her Şey

image

Alerjiler, dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ve yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebilen yaygın bir sağlık sorunudur. Vücudun normalde zararsız olan maddelere aşırı tepki vermesiyle ortaya çıkan bu durum, kişiden kişiye farklı şiddette alerji belirtileri gösterebilir. Hapşırma, burun akıntısı, kaşıntı veya nefes darlığı gibi semptomlarla kendini belli eden alerjilerin doğru bir şekilde teşhis edilmesi, etkili tedavi ve korunma yöntemlerinin belirlenmesi açısından hayati öneme sahiptir.

Alerjenin ne olduğunu anlamak, alerjinin kontrol altına alınmasındaki ilk adımdır ve bu noktada modern tıbbın sunduğu alerji testleri devreye girer. Peki, genel olarak alerji testi nasıl yapılır ve bu testler bize hangi bilgileri sağlar? Bu kapsamlı rehberimiz, alerji testlerinin çeşitlerinden uygulama süreçlerine, test öncesinde ve sonrasında dikkat edilmesi gerekenlere kadar bilmeniz gereken her şeyi detaylı bir şekilde ele alacaktır.

Alerji Testi Nedir ve Neden Yapılır?

Alerji testi, vücudun belirli maddelere (alerjenlere) karşı verdiği anormal reaksiyonları tespit etmek amacıyla yapılan tıbbi bir değerlendirmedir. Bu testler, bağışıklık sisteminizin normalde zararsız olan bazı maddeleri yanlışlıkla tehdit olarak algılayıp onlara karşı geliştirdiği tepkileri belirler. Testler sayesinde hangi maddelerin sizde alerjik reaksiyonlara yol açtığı kesin olarak saptanabilir.

Bağışıklık sistemimiz, vücudu zararlı mikroorganizmalara karşı korumak üzere tasarlanmıştır. Ancak alerjik bünyeye sahip kişilerde polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri veya bazı gıdalar gibi genellikle zararsız olan maddeler tehlikeli olarak algılanır. Bu yanlış alarm sonucunda vücut, histamin gibi kimyasallar salgılayarak çeşitli alerji belirtileri göstermeye başlar.

Peki, ne zaman bir alerji testi yaptırmak gerekir? Sürekli hapşırma, burun akıntısı, gözlerde kaşıntı ve sulanma, ciltte döküntü, kızarıklık, egzama, nefes darlığı, öksürük veya tekrarlayan sinüs enfeksiyonları gibi alerji belirtileri yaşıyorsanız bir uzmana danışmanız önemlidir. Özellikle bu belirtilerin belirli mevsimlerde, farklı ortamlarda veya bazı gıdaları tükettikten sonra tekrarlaması, alerji olasılığını güçlendirir.

Aile öyküsünde alerji, astım veya egzama gibi rahatsızlıkları olan bireylerin alerji geliştirme riski daha yüksektir. Bu gibi risk faktörlerine sahipseniz veya açıklanamayan kronik semptomlarınız varsa, olası alerjenleri belirlemek için bir alerji testi yaptırmak hem mevcut şikayetlerinizi hafifletmek hem de gelecekteki ciddi reaksiyonların önüne geçmek adına kritik bir adımdır. Doğru teşhis, etkili bir tedavi planı oluşturmanın temelini oluşturur.

Alerji Testi Çeşitleri Nelerdir?

Alerjilerin doğru tanısı için kullanılan farklı alerji testi çeşitleri mevcuttur. Bu testler, kişinin hangi alerjenlere karşı hassasiyet gösterdiğini belirlemeyi hedefler. En yaygın alerji testi çeşitleri arasında Deri Prick Testi, Yama (Patch) Testi, kan üzerinden yapılan Spesifik IgE Testi ve Provokasyon Testleri yer alır. Her bir yöntem, farklı alerjen türlerini veya reaksiyon mekanizmalarını değerlendirmeye yönelik olduğundan, tedavi sürecine ışık tutarlar.

Deri Prick Testi Nasıl Yapılır? Deri prick testi, alerji tanısında en sık kullanılan, güvenilir ve hızlı sonuç veren yöntemlerden biridir. Özellikle polen, ev tozu akarı, küf mantarları gibi solunum yolu alerjileri, fındık, süt, yumurta gibi bazı gıda alerjileri ve arı sokması gibi böcek alerjilerinin teşhisinde oldukça etkilidir. Testin güvenilir sonuç vermesi için bazı hazırlıklar yapılması kritik önem taşır. Testten genellikle 3 ila 7 gün önce, antihistaminik ilaçlar, bazı antidepresanlar ve soğuk algınlığı ilaçları gibi alerji belirtilerini baskılayan ve test sonucunu etkileyebilecek ilaçların doktor kontrolünde kesilmesi gerekir. Ayrıca testin yapılacağı cilde (genellikle kolun iç kısmı veya sırt) krem, losyon, parfüm gibi ürünler sürülmemeli ve bölgenin temiz ve kuru olması sağlanmalıdır. Hamilelik, kontrolsüz astım, yaygın cilt hastalıkları veya ciddi kalp rahatsızlıkları gibi durumlar testin uygulanmasına engel olabileceğinden, sağlık geçmişinizi doktorunuza eksiksiz şekilde aktarmanız önemlidir.

Peki, bu alerji testi nasıl yapılır? Uygulama, uzman bir sağlık personeli tarafından klinik ortamında gerçekleştirilir ve genellikle ağrısızdır. İlk adım olarak cilt yüzeyinde test edilecek alerjenlerin yerleri bir kalemle işaretlenir ve numaralandırılır. Her işaretli noktaya, şüphelenilen alerjenlerin standart özütlerinden bir damla damlatılır. Ardından özel bir lanset adı verilen steril bir iğne ucuyla, damlanın içinden cildin en üst tabakasına hafif bir batırma işlemi yapılır. Bu işlem, alerjenin cilt altındaki bağışıklık hücreleriyle temas etmesini sağlar ancak kanamaya neden olmaz. Her deri prick testi uygulamasında olduğu gibi, testin geçerliliğini kontrol etmek için bir pozitif kontrol (histamin) ve bir negatif kontrol (alerjen içermeyen salin solüsyonu) de damlatılır. Yaklaşık 15-20 dakika beklendikten sonra, uygulama bölgelerindeki tepkiler değerlendirilir. Belirli bir alerjene karşı hassasiyet varsa o bölgede kaşıntılı bir kabarıklık (papül) ve çevresinde kızarıklık (eritem) oluşur. Bu reaksiyon, vücudun o maddeye karşı IgE antikorları aracılığıyla histamin salgıladığını gösterir. Uzman, oluşan kabarıklığın boyutunu milimetre cinsinden ölçerek sonucu klinik öykünüzle birlikte yorumlar. Bu deri prick testi sonuçları ışığında, hangi maddelerden kaçınmanız gerektiği belirlenir ve size özel bir tedavi planı oluşturulur. Yama (Patch) Testi Nasıl Yapılır? Yama testi, özellikle kontakt dermatit gibi gecikmiş tip alerjik reaksiyonların teşhisinde kullanılır. Bu test, cildin belirli kimyasallar, metaller, kozmetikler veya bitkiler gibi maddelerle doğrudan teması sonucu gelişen alerjileri belirlemek için yapılır. Anında ortaya çıkan tepkilerin aksine, kontakt dermatit belirtileri alerjenle temastan saatler veya günler sonra görülebilir. Bu yüzden yama testi, bu tür özel durumların tespiti için ideal bir yöntemdir.

Testin uygulanması oldukça basittir. Alerjiye neden olduğundan şüphelenilen çeşitli maddeler, özel yapışkan bantlar üzerine yerleştirilir. Bu bantlar, genellikle sırt bölgesindeki temiz ve kuru bir alana yapıştırılır. Uygulama öncesinde bölgeye krem gibi ürünler sürülmemesi ve doktorun belirttiği bazı ilaçların kullanımına ara verilmesi, sonuçların doğruluğu açısından önemlidir. Bantların ciltte 48 saat kalması gerekir. Bu süre zarfında duş almak, yüzmek veya aşırı terlemeye yol açacak egzersizler yapmak gibi bantların ıslanmasına veya çıkmasına neden olabilecek aktivitelerden kaçınılmalıdır. 48 saatin sonunda bantlar çıkarılarak ilk okuma yapılır. Ancak bazı reaksiyonlar hemen belirginleşmeyebilir. Bu nedenle, doğru bir teşhis için genellikle 72 veya 96 saat sonra ikinci bir değerlendirme daha gerekebilir. Bu ek okuma, geç ortaya çıkan hassasiyetleri kaçırmamak adına kritik öneme sahiptir. Doktor, her okumada ciltteki kızarıklık, şişlik veya kabarcık gibi tepkileri dikkatle inceler ve alerjen maddeyi teşhis eder. Bu kapsamlı yama testi süreci, klinik öykünüzle birleştirilerek size özel korunma ve tedavi planı oluşturulmasını sağlar. Kan Testi (RAST/IgE) Nasıl Yapılır? Deri testlerinin yapılamadığı; yaygın cilt rahatsızlıkları, şiddetli reaksiyon riski veya kesilemeyen ilaç kullanımı gibi durumlarda kan testi önemli bir alternatiftir. Eski adıyla RAST testi olarak da bilinen bu yöntem, vücudun belirli alerjenlere karşı ürettiği spesifik IgE antikorlarının seviyesini ölçerek alerji varlığını saptar. Alerjik reaksiyonlar sırasında bağışıklık sistemi tarafından salgılanan IgE antikorları, alerjenle karşılaştığında histamin salgılanmasına ve alerji belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olur.

Bu IgE testi için hastadan küçük bir kan örneği alınır ve bu örnek laboratuvarda incelenir. İnceleme sonucunda kişinin hangi maddelere (polen, ev tozu akarı, kedi tüyü, fıstık vb.) karşı antikor ürettiği belirlenir. Sonuçlar "negatif" veya "pozitif" olarak yorumlanır ve tespit edilen antikor seviyesi, alerjene karşı hassasiyetin gücü hakkında fikir verebilir.

Bu kan testi, deri testlerine göre bazı avantajlar sunar. Cilt rahatsızlığı olan veya antihistaminik ilaç kullanan kişilerde rahatlıkla uygulanabilir. Ayrıca bebekler gibi deri testinin riskli olabileceği durumlarda daha güvenli bir seçenektir. Ancak RAST testi, deri testlerine göre daha maliyetli olabilir ve sonuçların alınması birkaç gün sürebilir. Ayrıca bu IgE testi, hassasiyetinin bazı alerjenler için daha düşük olabilmesi nedeniyle yanıltıcı negatif sonuçlar verebilir. Bu nedenle alerji uzmanı, kişinin klinik öyküsünü ve bulgularını bir bütün olarak değerlendirerek hangi test yönteminin en uygun olduğuna karar verir.

Alerji Testi Öncesinde ve Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Alerji testlerinin doğru sonuç vermesi ve sürecin sorunsuz ilerlemesi, testten önce yapılacak hazırlıklara ve alerji testi sonrası takibe bağlıdır. Bu adımlar, testin doğruluğunu sağlarken olası yan etkilerin yönetilmesinde de büyük önem taşır. Testten önce ve sonra nelere dikkat etmeniz gerektiğini bilmek, süreci daha verimli hale getirir.

Alerji testi öncesi dikkat edilmesi gereken en önemli konu, test sonucunu etkileyebilecek ilaçların yönetimidir. Antihistaminikler, alerjik reaksiyonları baskıladığı için testin yanlış negatif sonuç vermesine neden olabilir. Bu nedenle deri testlerinden en az 3 ila 7 gün önce, doktorunuzun belirttiği süre boyunca antihistaminik ilaçların kullanımını kesmeniz gerekir. Soğuk algınlığı ilaçları ve bazı antidepresanlar gibi test sonucunu etkileyebilecek diğer ilaçlar hakkında da doktorunuza bilgi vermelisiniz. Etkili bir alerji testi öncesi hazırlık için test yapılacak cildin temiz ve kremsiz olması da şarttır. Testten bir gün önce bölgeye nemlendirici, losyon veya kortizonlu kremler sürmekten kaçınmalısınız. Tüm bu hazırlıkların yanında genel sağlık durumunuz ve kullandığınız diğer ilaçlar hakkında doktorunuzu bilgilendirmek, doğru alerji testi öncesi sürecin en önemli adımıdır.

Alerji testi sonrası genellikle hafif ve geçici yan etkiler görülebilir. Deri prick testinden sonra uygulama bölgesinde kaşıntı, kızarıklık ve hafif şişlik oluşması normal bir durumdur. Bu belirtiler çoğunlukla birkaç saat içinde kendiliğinden azalır. Kaşıntıyı hafifletmek için bölgeye soğuk kompres yapabilir veya doktorunuzun önerdiği yatıştırıcı bir kremi kullanabilirsiniz. Enfeksiyon riskini önlemek için bölgeyi kaşımaktan kaçınmak önemlidir. Yama testinden sonra da bandın çıkarıldığı yerde kızarıklık ve kaşıntı görülebilir. Bu belirtiler, alerji testi sonrası beklenen normal reaksiyonlardır ve kısa sürede kaybolur. Nadiren de olsa, alerji testi sonrası nefes darlığı, yaygın döküntü veya boğazda şişlik gibi ciddi reaksiyonlar gelişirse derhal tıbbi yardım alınmalıdır. Test sonuçlarınız, doktorunuz tarafından klinik öykünüzle birlikte değerlendirilerek size özel bir tedavi planı oluşturulmasını sağlayacaktır.

Alerji Testi Sonuçları Ne Anlama Gelir?

Alerji testi yapıldıktan sonra elde edilen alerji testi sonuçları, vücudunuzun hangi maddelere hassasiyet geliştirdiğini göstererek tedavi için bir yol haritası çizer. Sonuçlar genel olarak pozitif veya negatif şeklinde yorumlanır. Pozitif sonuç, test edilen alerjene karşı bağışıklık sisteminizin tepki verdiğini ve o maddeye alerjiniz olduğunu gösterir. Bu tepki, deri testlerinde kızarıklık ve kabarıklıkla, kan testlerinde ise spesifik IgE antikoru seviyesinin yüksekliğiyle belli olur. Negatif sonuç ise test edilen maddeye karşı belirgin bir hassasiyetiniz olmadığını ifade eder. Ancak bu, o maddeye kesinlikle alerjiniz olmadığı anlamına gelmez; bazen düşük seviyeli bir hassasiyet testte saptanamayabilir.

Bazen alerji testi sonuçları hastanın yaşadığı klinik belirtilerle örtüşmeyebilir. Bu durum “yanlış pozitif” veya “yanlış negatif” olarak adlandırılır. Örneğin test pozitifken kişinin o maddeye karşı hiçbir belirti göstermemesi yanlış pozitif bir durumdur ve geçmişteki bir maruziyetten kalan antikorlardan kaynaklanabilir. Tam tersi, test negatif olmasına rağmen kişinin belirli bir maddeyle temas ettiğinde semptomlar yaşaması ise yanlış negatif bir sonuçtur. Bu tür tutarsızlıklar test zamanlaması, kullanılan ilaçlar veya çapraz reaksiyon gibi faktörlere bağlı olabilir.

Bu nedenle elde edilen alerji testi sonuçları tek başına bir anlam ifade etmez ve mutlaka bir uzman hekim tarafından yorumlanmalıdır. Alerji uzmanı, sonuçları hastanın klinik öyküsü, mevcut belirtileri ve fiziksel muayene bulgularıyla birlikte değerlendirerek doğru teşhisi koyar ve kişiye özel bir alerji tedavisi planı oluşturur.

Test sonuçlarına göre belirlenen tedavi yöntemleri çeşitlilik gösterir. En temel yaklaşım, alerjen olduğu saptanan maddelerden kaçınmaktır. Bu, diyet değişiklikleri yapmayı veya yaşam alanında önlemler almayı içerebilir. Semptomları kontrol altına almak için antihistaminikler, dekonjestanlar veya kortikosteroidler gibi ilaçlar reçete edilebilir. Daha kalıcı bir çözüm olarak ise vücudun alerjene karşı tolerans geliştirmesini sağlayan alerjik immünoterapi (aşı tedavisi) uygulanabilir. Uzmanınızla yapacağınız değerlendirme, sizin için en uygun alerji tedavisi yönteminin belirlenmesinde kilit rol oynayacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular
Alerji testleri genellikle acısızdır. Özellikle en yaygın yöntem olan deri prick testinde, cildin üst katmanına yapılan batırma işlemi sinek ısırığına benzer hafif bir his yaratır ve kanamaya neden olmaz. Yama testinde ise herhangi bir acı veya batma hissi oluşmaz. Bu nedenle testler, çocuklar da dahil olmak üzere çoğu kişi için rahatlıkla uygulanabilir.
Testin süresi, uygulanan yönteme göre değişir. Deri prick testi, uygulama ve sonucun okunmasıyla birlikte yaklaşık 20-30 dakikada tamamlanır. Kan testinde numune vermek yalnızca birkaç dakika sürerken laboratuvar sonuçlarının çıkması birkaç günü bulabilir. Yama testleri ise bantların ciltte 48 saat kalmasını gerektirdiği için daha uzun bir süreçtir.
Alerji testi fiyatları; uygulandığı sağlık kurumuna, testin türüne, test edilen alerjen sayısına ve kişinin sigorta kapsamına göre değişiklik gösterir. Bu yüzden net bir fiyat aralığı vermek mümkün değildir. En doğru ve güncel bilgiyi, testi yaptırmayı planladığınız sağlık kuruluşundan almanız önerilir.
Nedeni bilinmeyen, sürekli tekrarlayan veya kronikleşen belirtileriniz varsa alerji testi yaptırmanız gerekebilir. Sürekli hapşırma, burun akıntısı, gözlerde sulanma, cilt döküntüleri, nefes darlığı veya belirli gıdalardan sonra yaşanan sindirim sorunları bu belirtilere örnektir. Özellikle semptomlar belli mevsimlerde veya ortamlarda artıyorsa, altta yatan nedeni bulmak için bir alerji testi yaptırmak önemlidir.
Sonuçların çıkma süresi testin türüne göre değişir. Deri prick testinin sonuçları yaklaşık 20 dakika içinde, yani anında alınır. Kan testlerinde ise laboratuvar sürecine bağlı olarak alerji testi sonuçları birkaç gün sonra çıkar. Yama testleri, 48 saat sonra yapılan ilk okuma ve sonrasındaki kontrollerle daha uzun bir değerlendirme süreci gerektirir.
Evet, alerji testleri bebekler de dahil olmak üzere her yaş grubuna uygulanabilir. Ancak testin türü, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna göre belirlenir. Örneğin, çok küçük bebeklerde deri prick testi yerine kan testleri daha uygun olabilir. Hangi alerji testi yönteminin sizin veya çocuğunuz için doğru olduğuna uzman bir hekim karar verecektir.
PROF.DR. GÜLDEN PAŞAOĞLU KARAKIŞ
PROF.DR. GÜLDEN PAŞAOĞLU KARAKIŞ
İmmünoloji ve Alerji Hastalıkları
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading