Guatr Nedir? Hastalıkları ve Tedavi Yöntemleri

Guatr, boynun ön kısmında bulunan tiroit bezinin büyümesine bağlı olarak gelişen bir hastalıktır. Tıpta, basit veya diffüz guatr olarak da bilinir. Guatr hastalığında tiroit benzinin salgıladığı T3 (Triiyodotironin) ve T4 (Tiroksin) adlı hormonların salınımı normaldir. Tiroit bezinde nodül bulunmaz. Çoğunlukla iyot eksikliğinden kaynaklanan diffüz guatr hastalığının ilk yıllarda oluştuğu tek fizyolojik fark, tiroit bezinin büyümesidir. Çocukluk ve ergenlik döneminde oluşan guatr vakalarında da nodül bulunmaz. Ancak guatr tedavi edilmediğinde, tiroit bezinin büyümesi devam eder ve nodül oluşumları başlar. Nodül sayısının artmasıyla birlikte tiroit bezinin çalışması bozulur. Bu durumu daha iyi anlayabilmek için tiroit bezinin, beyinde yer alan ve bir endokrin bezi olan hipofiz bezi tarafından salgılanan hormonlar aracılığıyla tetiklendiğini bilmek gerekir. Farklı bir deyişle hipofiz bezi, TSH hormonu salınımını arttırarak tiroit bezinin daha fazla tiroit hormonu üretmesini sağlar. TSH salınımı azaldığında ise tiroit bezi de daha az hormon salgılar. Ancak tiroit bezindeki nodüller, TSH hormonundan etkilenmeyerek, tiroit hormon salınımına kesintisiz devam eder. Bunun sonucunda da kişide hipertiroidi gelişir. İyot yetmezliğine bağlı olarak oluşan tiroit, kişinin kanındaki T3 hormon düzeyinin hafifçe artmasına yol açar. Ayrıca TSH hormonu da bir miktar artabilir. Fakat tiroit bezi tarafından salgılanan T4 hormon düzeyi normalin biraz altındadır. Guatr hastalığının nedenlerine geçmeden önce sıklıkla sorulan "Guatr nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.

Guatr Nedir?

Erkeklere oranla kadınlarda 4-5 kat daha fazla görülen guatr, tiroit bezinin büyümesine bağlı olarak gelişen bir rahatsızlıktır. Guatr, tek başına kullanıldığında basit diffüz guatr hastalığını ifade eder. Basit guatr, nodül ya da tirotoksikoz olmaksızın tiroit bezinin homojen olarak büyümesi anlamına gelir. Fakat bazen, asimetrik büyüme ya da nodül varlığının eşlik ettiği vakalar da tek başına guatr olarak adlandırılabilir. Bu yüzden guatr, çoğunlukla nodüllü ve nodülsüz guatr olarak ayrıştırılır. Nodülsüz guatr hastalığında tiroit bezi yumuşak yapıdadır ve simetrik olarak büyür. Nodüllü guatr ise nodül varlığına bağlı olarak tiroit bezinin fazla çalışmasından kaynaklanır. Tiroit bezi, boynun ön tarafında bulunan larinks tümseğinin (Adem elması, gırtlak çıkıntısı) hemen önünde yer alır. Ortası dar, her iki yana doğru genişleyen yapısı ile kelebeğe benzer. Endokrin sistemin önemli bir parçası olan tiroit bezi, salgıladığı T3 ve T4 hormonları ile vücutta yer alan pek çok hücrenin enerjiyi kullanma metabolizmasını düzenler. Farklı bir deyişle tiroit bezi, vücut metabolizması ve beyin fonksiyonları üzerinde büyük öneme sahiptir. Guatr hastalığı da bir tür tiroit hastalığıdır ve tiroit bezinin büyümesi ile karakterizedir. Boynun ön tarafında yumru görünümüne yol açan guatr varlığında kişi yutkunduğunda yumru aşağı ve yukarı doğru hareket eder. Solunum sırasında zorlanma, boğazda yumru hissi ve öksürüğe yol açabilen hastalık, çoğunlukla ağrısızdır. Büyük oranda iyot eksikliğine bağlı olarak oluşan guatr, medikal yöntemlerle tedavi edilebilir. Guatr hastalığının tedavi yöntemlerine geçmeden önce sıkça sorulan "Guatr hastalığının nedenleri nelerdir?" sorusunu cevaplamak gerekir.

Guatr Nedenleri Nelerdir?

Tiroit bezinin anormal şekilde büyümesi ile karakterize olan guatrın temel sebebi, vücuttaki iyot eksikliğidir. Tiroit bezi, tiroit hormonlarını üretebilmek için iyot kullanır. Alınan iyot miktarı, tiroit bezi tarafından salgılanan T3 ve T4 hormon düzeylerini direkt olarak etkileyebilir. İyot eksikliğinde ise tiroit bezinin daha fazla çalışması gerekir. Bu da tiroit bezinin büyümesine yol açar. İyot bakımından fakir beslenen ya da deniz suyuna uzak, düzensiz toprağı olan bölgelerde yaşayan kişilerde guatr hastalığının daha sık görülmesinin nedeni budur. Guatr hastalığının en sık rastlanan ikinci sebebi ise hashimoto hastalığıdır. Hashimoto tiroiditi olarak da bilinen bu hastalığın varlığında kişinin bağışıklık sistemi, tiroit bezini tahrip eder. Buna bağlı olarak tiroit bezi, vücut için gerekli miktardaki hormonu üretemez. Dolayısıyla beyinde bulunan hipofiz bezi, daha fazla TSH hormonu üreterek tiroit bezini uyarır. Sonuç olarak tiroit bezinde büyüme ve guatr hastalığı oluşur. Guatra neden olan bir diğer hastalık da halk arasında zehirli guatr olarak bilinen graves hastalığıdır. Bağışıklık sisteminin tiroit uyarıcı immunoglobulin salgılamasına yol açan bu hastalıkta tiroit hormonu, fazla çalışarak vücudun ihtiyacından fazla hormon üretir. Netice olarak guatr ve hipertiroidi hastalıkları meydana gelir. Tiroit bezinde oluşan kistik yapılar, nodül olarak tanımlanır. Tiroit nodülleri de guatra yol açabilir. Tüm bunların yanı sıra tiroit kanseri de tiroit hormon üretimini etkileyerek tiroit bezinin şişmesine neden olabilir. Ancak bu, nadir görülen bir durumdur.

Guatr Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?

Guatr, bazı olgularda hiç belirti vermeyebilir. Fakat hastaların bir kısmında, boyunda şişlik, öksürük, yutma güçlüğü, solunum sıkıntısı, boğazda yumru hissi ve ses kısıklığı gibi belirtiler görülebilir. Guatr varlığında tiroit bezi çoğunlukla daha fazla çalışır. Bu da kişide baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, kusma, ishal, titreme ve sinirlilik gibi belirtilerin görülmesine yol açabilir.

Guatr İçin Risk Faktörleri Nelerdir?

Guatr; 50 yaş üzeri kişilerde, kadınlarda, bağışıklık sistemi sorunları olanlarda, gebelik ve menopoz dönemlerinde ve bazı coğrafyalarda yaşayan kişilerde daha sık görülür. Guatr için başlıca risk faktörleri şu şekilde sıralanabilir:
  • İyot eksikliği: Denizden uzak bölgelerde yaşanması ve gıda yoluyla yeterince iyot tüketilmemesi, iyot eksikliğine yol açabilir. Tiroit hormonunun üretiminde kullanılan iyodun az olması, tiroit bezinin daha fazla çalışmasına yol açar.
  • Yaş: Guatr her yaş grubunda görülse de, hastalığa 40 yaş üstü kişilerde daha sık rastlanır.
  • Cinsiyet: Guatr, erkeklere oranla kadınlarda 4-5 kat daha fazla görülür.
  • Gebelik ve menopoz: Gebelik ve menopoz dönemi, guatr hastalığının daha sık rastlandığı dönemlerdir.
  • İlaç kullanımı: Kalp ilaçları ve psikiyatrik ilaçların kişide guatr gelişimini hızlandırdığı düşünülse de bu tür ilaçların doktor tavsiyesi olmadan kesinlikle bırakılmaması gerekir.
  • Genetik Yatkınlık: Ailesinde guatr öyküsü bulunan kişilerde guatr daha sık görülür.

Guatr Tanısı Nasıl Koyulur?

Boynun ön bölgesinde bulunan tiroit bezinin farklı nedenlere bağlı olarak büyümesiyle oluşan guatr, rutin sağlık taramaları sırasında ya da hastalığın belirti vermesiyle fark edilir. Kişinin hekime başvurmasının üzerine hekim, öncelikle hastanın öyküsünü dinler ve fizik muayenesini yapar. Tiroit hormon düzeylerinin ölçümü için laboratuvar testleri yapılır. Ayrıca ultrasonografi ile tiroit bezi ayrıntılı olarak incelenir. Hekim, gerektiğinde ek olarak sintigrafi ve biyopsi yapılmasını isteyebilir. Elde edilen verilerin ışığında kişiye guatr tanısı koyulur.

Guatr Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Guatr tedavisi, hastalığın mevcut durumuna, boyutuna ve belirtilerine bağlı olarak farklı şekillerde uygulanır. Eğer guatr küçükse ve belirtiler hastayı rahatsız etmiyorsa hekim, hastalığın yalnızca gözlemlenmesini isteyebilir. Bu durumda hekimin belirlediği aralıklarla kontrole gidilmesi önerilir. Guatr, tiroit bezinin fazla çalışmasına neden oluyorsa, farklı bir deyişle kişide hipertiroidi varsa ilaçlı tedavi uygulanır. Hastalığa eşlik eden iltihaplanma gibi farklı bir durum varsa bu rahatsızlıklar da ilaçlı olarak tedavi edilir. Belirtilerin şiddetli olduğu vakalarda tiroit bezinin bir kısmının ya da tamamının cerrahi operasyonla alınması gerekebilir. Cerrahi operasyon sonrasında tedavi, ilaçla desteklenir.
Guatr ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

İlgili Yazılar: