Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Geniz Akıntısı: Nedenleri, Belirtileri ve Rahatlama Yolları

image

Geniz akıntısı, pek çok kişinin hayatının belli dönemlerinde karşılaştığı, genellikle rahatsız edici bir durumdur. Boğazın arkasına doğru mukusun süzülmesiyle hissedilen bu durum, günlük yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir. Mevsimsel alerjiler, soğuk algınlığı ve sinüzit gibi çeşitli faktörlerden kaynaklanabilen bu yaygın sorun, bazen basit ev çözümleriyle hafifletilebilirken bazen de tıbbi müdahale gerektiren altta yatan bir nedeni işaret edebilir.

Bu kapsamlı rehber, geniz akıntısı ile ilgili merak ettiğiniz tüm sorulara yanıt vermeyi amaçlamaktadır. Yazının devamında öncelikle geniz akıntısı nedenleri üzerinde durulacak ve bu rahatsızlığa yol açan yaygın tetikleyiciler ele alınacaktır. Ardından, geniz akıntısı belirtileri incelenerek durumun farklı şekillerde nasıl kendini gösterdiği açıklanacak ve geniz akıntısına ne iyi gelir sorusuna yönelik etkili rahatlama yolları sunulacaktır. Bu rehber sayesinde, söz konusu durumla başa çıkma konusunda daha bilinçli adımlar atabilirsiniz.

Geniz Akıntısı Nedir?

Geniz akıntısı, burun ve sinüslerde üretilen mukusun boğazın arkasına doğru hissedilir şekilde akmasıdır. Vücudumuz, solunum yollarını nemli tutmak, solunan havayı filtrelemek ve toz, polen, mikrop gibi yabancı partikülleri yakalamak amacıyla her gün belirli bir miktarda mukus salgılar. Bu salgının temel görevi, solunum sistemini dış etkenlere karşı korumak ve sağlıklı işleyişini sürdürmektir. Normal koşullarda üretilen bu mukus, farkına varılmadan yutulur ve sindirim sistemine karışır. Dolayısıyla sağlıklı bir birey, bu doğal ve sürekli döngüyü hissetmez.

Ancak bazı durumlarda, özellikle enfeksiyon veya alerji gibi tetikleyicilerle karşılaşıldığında, mukus üretimi normalin üzerine çıkar veya salgının kıvamı daha kalın ve yapışkan bir hal alır. Vücudun bu artan üretimi, aslında bir savunma mekanizmasıdır; amacı, istilacı mikropları veya alerjenleri daha etkili bir şekilde yakalayıp vücuttan atmaktır. Fakat bu durum, salgının boğazda birikmesine ve rahatsız edici geniz akıntısı hissine yol açar. Genellikle burun akıntısı ile karıştırılsa da geniz akıntısı, mukusun öne doğru değil, boğazın arkasına süzülmesiyle kendini gösterir. Bu durumun sürekli hale gelmesi, altta yatan bir soruna işaret edebilir.

Sürekli bir boğaz akıntısı hissi; kronik öksürük, sık sık boğaz temizleme ihtiyacı, boğazda gıcıklanma veya takılma hissi ve ses kısıklığı gibi belirtilere neden olabilir. Vücudun bir savunma mekanizması olan bu tepki, aşırıya kaçtığında günlük yaşamı olumsuz etkileyen bir şikayete dönüşür. Alerjiler, soğuk algınlığı, sinüzit gibi enfeksiyonlar veya mide reflüsü gibi çeşitli sağlık sorunları, geniz akıntısı oluşumunu tetikleyen başlıca nedenlerdendir.

Geniz Akıntısı Nedenleri

Geniz akıntısı, boğazın arkasına doğru akan mukus hissiyle kendini gösteren ve oldukça rahatsız edici olabilen bir durumdur. Bu durum genellikle sürekli boğaz temizleme isteği, öksürük, ses kısıklığı veya boğaz ağrısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Geniz akıntısı nedenleri oldukça çeşitlidir ve altta yatan faktörleri anlamak, doğru teşhis ve tedavi için kritik öneme sahiptir.

Geniz akıntısının ortaya çıkmasına neden olan başlıca faktörleri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

Enfeksiyonlar Burun ve sinüs boşluklarındaki enfeksiyonlar, geniz akıntısı nedenleri arasında önemli bir yer tutar.
  • Viral Enfeksiyonlar: Soğuk algınlığı ve grip gibi viral enfeksiyonlar, burun ve boğaz mukozasında iltihaplanmaya yol açarak mukus üretimini artırır. Vücut, enfeksiyonla savaşmak ve mikropları temizlemek amacıyla daha fazla mukus üretir ve bu fazla mukus boğazın arkasına doğru süzülür.
  • Bakteriyel Enfeksiyonlar: Akut veya kronik sinüzit, burun ve sinüslerdeki bakteriyel enfeksiyonların neden olduğu ciddi bir iltihaplanmadır. Sinüslerin tıkanmasıyla biriken koyu renkli ve yapışkan mukus, geniz akıntısı olarak boğaza akar ve uzun süreli rahatsızlığa neden olabilir. Sinüzit genellikle burun tıkanıklığı, yüz ağrısı ve basınç hissiyle birlikte görülür.
Alerjiler Alerji, geniz akıntısının yaygın bir sebebidir. Vücudun polen, toz akarları, hayvan tüyleri veya küf gibi maddelere karşı gösterdiği aşırı tepkiler, burun ve sinüslerde iltihaplanmaya ve mukus üretiminin artmasına yol açar.
  • Mevsimsel Alerjiler: Özellikle bahar aylarında polenlere maruz kalındığında ortaya çıkan saman nezlesi (alerjik rinit), sulu ve şeffaf bir akıntıya neden olabilir.
  • Yıl Boyu Süren Alerjiler: Ev tozu akarları veya hayvan tüyleri gibi iç mekan alerjenlerine karşı gelişen alerji, yıl boyunca devam eden bir akıntıyı tetikleyebilir. Bu reaksiyonlar, burun mukozasının şişmesine ve sürekli mukus salgılanmasına neden olur.
Çevresel Faktörler ve Tahriş Ediciler Bazı çevresel etkenler, solunum yollarını tahriş ederek akıntıyı tetikleyebilir.
  • Hava Kirliliği ve Sigara Dumanı: Kuru hava, sigara dumanı, kimyasal buharlar veya yoğun hava kirliliği, burun ve boğaz mukozasını tahriş ederek mukus üretimini artırabilir.
  • Kuru Hava: Özellikle kış aylarında iç mekanlardaki düşük nem oranı, burun mukozasının kurumasına ve mukusun daha yapışkan hale gelmesine neden olabilir. Bu durum da akıntı hissini artırır.
Anatomik ve Yapısal Nedenler Burun ve sinüslerin yapısındaki bazı anormallikler de geniz akıntısına yol açabilir.
  • Nazal Polipler: Burun boşluğunda veya sinüslerde oluşan iyi huylu et parçaları olan nazal polipler, mukus drenajını engelleyerek akıntıya neden olabilir.
  • Burun Kemiği Eğriliği (Septum Deviasyonu): Burun orta duvarının eğri olması, bir burun deliğinin daralmasına ve mukus akışının bozulmasına yol açarak bu şikayetleri artırabilir.
Diğer Nedenler Yukarıda belirtilen faktörlerin dışında, bu duruma yol açabilecek başka geniz akıntısı nedenleri de bulunmaktadır.
  • Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GERD): Mide asidinin yemek borusuna geri kaçması boğazı tahriş edebilir ve vücut bir savunma mekanizması olarak mukus üretimini artırabilir.
  • Hormonal Değişiklikler: Gebelik veya tiroid sorunları gibi hormonal dalgalanmalar, bazı kişilerde bu durumu tetikleyebilir.
  • Bazı İlaçlar: Tansiyon ilaçları veya doğum kontrol hapları gibi bazı ilaçların yan etkisi olarak da geniz akıntısı görülebilir.
  • Gıda Hassasiyetleri: Başta süt ürünleri olmak üzere bazı gıdalara karşı gelişen hassasiyetler mukus üretimini artırarak bu rahatsızlığa sebep olabilir.

Geniz Akıntısı Belirtileri

Geniz akıntısı, burun ve sinüslerden salgılanan mukusun boğazın arkasına doğru süzülmesiyle ortaya çıkar. Bu durum normalde vücudun doğal bir işlevi olsa da mukusun miktarının artması veya kıvamının değişmesi, rahatsız edici geniz akıntısı belirtileri yaşanmasına neden olabilir. Bu durum, kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilir. Bu geniz akıntısı belirtileri doğru tanındığında, uygun çözüm yollarını bulmak da kolaylaşır.

En sık görülen geniz akıntısı belirtileri şunlardır:

  • Boğazda Takılma ve Gıcık Hissi: Boğazın arkasında hissedilen sürekli balgam veya yabancı cisim hissi, en belirgin semptomlardan biridir. Bu durum, kişiyi sürekli boğazını temizlemeye yönlendirir.
  • Sürekli Boğaz Temizleme İhtiyacı: Mukusun boğazda birikmesiyle birlikte kişiler, sık sık boğazlarını temizleme ve öksürerek rahatlama ihtiyacı duyarlar. Bu durum, sosyal ortamlarda rahatsızlık yaratabilir.
  • Öksürük: Geniz akıntısının yol açtığı kronik öksürük oldukça yaygındır. Özellikle geceleri yatarken mukusun boğazın arkasına daha kolay süzülmesi, öksürük nöbetlerinin şiddetlenmesine neden olabilir. Bu durum uyku kalitesini bozarak yorgunluğa yol açar.
  • Ses Kısıklığı veya Ses Değişiklikleri: Boğazın sürekli tahriş olması ve mukusun ses tellerini etkilemesi sonucu seste çatallanma, kısıklık veya ton farklılıkları görülebilir.
  • Ağız Kokusu: Boğazın arkasında biriken mukus, bakterilerin çoğalması için uygun bir ortam oluşturarak kötü ağız kokusuna neden olabilir.
  • Sık Yutkunma İhtiyacı: Kişi, boğazdaki rahatsız edici hissi gidermek amacıyla sürekli yutkunma gereksinimi duyabilir.
  • Burun Akıntısı veya Tıkanıklığı: Genellikle geniz akıntısı problemine şeffaf veya koyu kıvamlı burun akıntısı ya da burun tıkanıklığı eşlik eder.
  • Boğaz Ağrısı: Mukusun sürekli tahriş edici etkisi, boğazda hafif veya orta şiddette ağrıya yol açabilir.
  • Kulaklarda Doluluk Hissi: Akıntı, östaki borusunu etkileyerek kulaklarda doluluk hissine veya hafif bir ağrıya neden olabilir.
  • Genel Halsizlik: Kronikleşen belirtiler, kişinin uyku düzenini bozarak genel bir yorgunluk ve halsizlik haline yol açabilir.
Çocuklarda ise geniz akıntısı, yetişkinlerden farklı semptomlarla ortaya çıkabilir. Küçük çocuklarda görülen sürekli boğaz akıntısı, mide bulantısına ve hatta kusmaya neden olabilir. Bunun temel sebebi, çocukların biriken mukusu farkında olmadan yutmaları ve midelerinin bu duruma daha hassas tepki vermesidir. Belirtilerin uzun sürmesi veya şiddetlenmesi halinde doğru teşhis ve tedavi için bir uzmana başvurulmalıdır.

Geniz Akıntısı Tanısı Nasıl Konur?

Geniz akıntısı şikayetiyle doktora başvurulduğunda, tanı süreci hastanın tıbbi öyküsünün alınmasıyla başlar. Doktor, belirtilerin ne zamandır devam ettiğini, akıntının rengini ve kıvamını, öksürük veya boğaz ağrısı gibi eşlik eden semptomları sorarak ilk değerlendirmeyi yapar ve geniz akıntısı probleminin olası kaynaklarını daraltır. Alerjiler, kronik hastalıklar, yaşam tarzı alışkanlıkları (sigara kullanımı gibi) ve belirtileri tetikleyen olası faktörler (mevsimsel değişiklikler, belirli gıdalar vb.) de bu aşamada sorgulanır. Sonrasında yapılan fiziksel muayenede doktor, burun, boğaz ve geniz bölgesini bir ışık yardımıyla inceler. Mukozadaki şişlik, kızarıklık, akıntının varlığı ve yapısal problemler bu muayene ile tespit edilebilir.

Daha net bir görüntüleme ve kesin bir değerlendirme için sıklıkla nazal endoskopi yöntemine başvurulur. Bu işlemde ucunda kamera bulunan ince ve esnek bir tüp (endoskop) ile burun boşlukları ve geniz bölgesi detaylı olarak incelenir. Endoskopi, akıntının kaynağını, sinüs kanallarının durumunu ve nazal polip gibi olası yapısal sorunları net bir şekilde gösterir. Böylece geniz akıntısı probleminin altında yatan neden daha doğru saptanır. Alerji şüphesi varsa deri testleri veya kan testleri, kronik sinüzit düşünülüyorsa bilgisayarlı tomografi (BT) gibi ek tetkikler istenebilir. Eğer reflüden şüpheleniliyorsa, mide asidini ölçmek için pH ölçümü gibi daha spesifik testler de gündeme gelebilir. Tüm bu bulgular bir araya getirilerek doğru teşhis konulur ve kişiye özel tedavi planı oluşturulur.

Geniz Akıntısına Ne İyi Gelir?

Geniz akıntısının neden olduğu rahatsızlık hissini hafifletmek için hem evde uygulanabilecek doğal yöntemler hem de tıbbi tedavi seçenekleri bulunur. Peki, geniz akıntısına ne iyi gelir? Bu sorunun yanıtı, problemin altında yatan nedene göre değişir. Genellikle ilk adım olarak mukus kıvamını inceltmeye ve boğazdaki tahrişi azaltmaya odaklanan basit çözümler denenebilir. Bu yaklaşımlar çoğu zaman geçici rahatlama sağlar.

Eğer belirtileriniz uzun sürüyor, şiddetleniyor veya günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyorsa kalıcı çözüm için bir uzmana danışmak önemlidir. Doğru teşhisin ardından uygulanacak etkili bir geniz akıntısı tedavisi ile şikayetleriniz kontrol altına alınabilir. Şimdi, bu yöntemleri daha yakından inceleyelim.

Evde Uygulanabilecek Doğal Çözümler Geniz akıntısının yarattığı rahatsızlık hissini hafifletmek için evde uygulanabilecek pek çok etkili doğal çözümler mevcuttur. Bu yöntemler, mukusun kıvamını incelterek boğazdaki tahrişi azaltmaya odaklanır. İşte deneyebileceğiniz bazı pratik adımlar:

Uygulanabilecek ilk evde tedavi yöntemlerinden biri tuzlu su ile burun yıkamaktır. Bu işlem, burun ve sinüslerde biriken mukusu temizleyerek rahatlama sağlar. Eczanelerden temin edebileceğiniz burun yıkama kitlerini veya neti potları kullanabilirsiniz. Alternatif olarak bir bardak ılık suya bir çay kaşığı tuz (iyotsuz olması önerilir) ekleyerek kendi solüsyonunuzu hazırlayabilirsiniz. Bu karışım, burun kanallarını nemlendirir, tahrişi azaltır ve mukusun atılımını kolaylaştırır. Düzenli uygulama, belirtileri ciddi oranda hafifletebilir.

Buhar inhalasyonu da bu soruna karşı etkili bir yöntemdir. Sıcak buhar solumak, burun ve boğazdaki kalın mukusun incelmesine ve daha kolay atılmasına yardımcı olur. Geniş bir kaseye sıcak su doldurup başınızı bir havluyla örterek buharı içinize çekebilirsiniz. Solunum yollarını açmak için suya birkaç damla okaliptüs veya nane yağı ekleyebilirsiniz. Bu uygulama, özellikle gece yatmadan önce yapıldığında uyku kalitesini artırarak rahatlamaya yardımcı olur.

Bol sıvı tüketmek, vücudun genel sağlığı için olduğu kadar geniz akıntısı için de kritik önem taşır. Su, bitki çayları ve et suyu gibi sıcak içecekler, mukusun akışkanlığını artırarak boğazdan kolayca temizlenmesini sağlar. Yeterli sıvı alımı, boğazın nemli kalmasına ve tahrişin azalmasına da katkıda bulunur. Özellikle zencefil çayı anti-inflamatuar özellikleri, papatya çayı ise yatıştırıcı etkisiyle öne çıkar. Ballı nane çayı da boğazı rahatlatarak öksürüğü ve kaşıntıyı yatıştırır. Bu tür doğal çözümler, işlevsel bir evde tedavi seçeneği sunar.

Ek olarak, yaşam alanınızdaki havayı nemli tutmak da önemlidir. Özellikle kış aylarında kaloriferlerin kuruttuğu havayı nemlendirmek için buhar makinesi kullanabilir veya odanıza ıslak bir havlu asabilirsiniz. Gece uyurken başınızı birkaç yastıkla yükseltmek, mukusun boğazınıza birikmesini engelleyerek daha konforlu bir uyku uyumanıza yardımcı olur. Tıbbi Tedavi Yöntemleri Geniz akıntısı, birçok farklı nedene bağlı olarak ortaya çıkabildiği için etkili bir geniz akıntısı tedavisi için öncelikle sorunun kaynağının doğru teşhis edilmesi gerekir. Tedavi planı, akıntının nedenine göre kişiye özel olarak belirlenir. Her türlü tıbbi müdahalenin mutlaka doktor kontrolünde yapılması gerektiği unutulmamalıdır. Bilinçsiz ilaç kullanımı veya yanlış tedavi yöntemleri, mevcut durumu kötüleştirebilir ve istenmeyen yan etkilere yol açabilir.

Geniz akıntısının sebebine göre farklı ilaç grupları kullanılır. Alerji kaynaklı durumlarda, histamin etkisini engelleyen antihistaminikler öne çıkar. Burun tıkanıklığını gidermek içinse kan damarlarını daraltan dekonjestanlar kullanılır; ancak bunların sprey formları bağımlılık riski nedeniyle doktor kontrolünde kısa süreli kullanılmalıdır. Bakteriyel bir enfeksiyonun, örneğin kronik sinüzitin neden olduğu akıntılarda antibiyotik tedavisine başvurulur. Bu kapsamlı geniz akıntısı tedavisi yaklaşımında, burun içindeki iltihabı azaltan steroidli burun spreyleri ve mukusun kıvamını incelterek atılımını kolaylaştıran mukolitikler (mukus incelticiler) de sıkça reçete edilir.

İlaç tedavilerinin yetersiz kaldığı kronik vakalarda daha ileri bir geniz akıntısı tedavisi planı devreye girer. Özellikle tekrarlayan alerjik geniz akıntısında uzun vadeli bir çözüm sunan immünoterapi (aşı tedavisi), vücudun alerjenlere karşı toleransını artırmayı hedefler. Nadiren, yapısal bir soruna bağlı ve diğer tedavilere yanıt vermeyen şiddetli vakalarda cerrahi müdahale gerekebilir. Nazal poliplerin alınması veya burun kemiği eğriliğinin düzeltilmesi gibi operasyonlar bu durumlarda kalıcı bir çözüm sunabilir. Unutulmamalıdır ki en uygun tedavi yaklaşımının belirlenmesi için mutlaka bir uzman hekime başvurulmalıdır.

Geniz Akıntısını Önleme Yolları

Geniz akıntısı, mukusun boğazın arkasına birikmesiyle ortaya çıkan ve öksürük ya da sürekli boğaz temizleme ihtiyacı gibi belirtilere yol açan rahatsız edici bir durumdur. Bu durumu tetikleyen faktörlerden korunarak şikayetleri önemli ölçüde azaltmak mümkündür. İşte geniz akıntısı oluşumunu önlemek için dikkat edilmesi gerekenler:

  • Alerjen Maruziyetini Azaltmak: Özellikle mevsimsel veya çevresel faktörlere bağlı alerji durumlarında mukus üretimi artar. Polen, ev tozu akarları ve hayvan tüyleri gibi yaygın alerjenlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Bunun için evde hava temizleyici kullanmak, yatak çarşaflarını düzenli olarak yüksek sıcaklıkta yıkamak ve yatak odasını sık sık havalandırmak etkili önlemlerdir.
  • Ortam Nemi Dengesini Korumak: Kuru hava, burun ve boğaz mukozasını tahriş ederek mukus üretimini artırabilir. Özellikle kış aylarında iç mekanlarda nemlendirici cihazlar kullanarak havanın nem dengesini korumak, bu tahrişin önüne geçmeye yardımcı olur.
  • Bol Sıvı Tüketmek: Yeterli miktarda su içmek, mukusun daha akışkan kalmasını sağlar ve boğazda birikmesini önler. Günde en az 8-10 bardak su tüketmek, vücudun genel hidrasyonunu destekleyerek mukusun kolayca atılmasına katkıda bulunur.
  • Tahriş Edicilerden Kaçınmak: Sigara dumanı, parfüm ve güçlü kimyasallar gibi tahriş edici maddeler, solunum yollarında hassasiyet yaratarak mukus üretimini tetikler. Hem aktif hem de pasif içicilikten uzak durmak bu anlamda kritik önem taşır.
  • Burun Hijyenini Sağlamak: Tuzlu su spreyleri veya burun yıkama solüsyonları, burun kanallarındaki fazla mukusu, toz ve alerjenleri temizler. Düzenli olarak burun hijyenine dikkat etmek, geniz akıntısı belirtilerini hafifletir.
  • Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek: Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli egzersiz, bağışıklık sistemini güçlendirerek vücudun enfeksiyonlara karşı direncini artırır. Bu durum, geniz akıntısına yol açabilen üst solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riskini azaltır.

Geniz Akıntısı Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Geniz akıntısı tek başına bulaşıcı bir durum değildir. Bulaşıcılık, akıntıya neden olan altta yatan sebebe bağlıdır. Eğer geniz akıntısı soğuk algınlığı, grip veya sinüs enfeksiyonu gibi bir hastalıktan kaynaklanıyorsa bu hastalık başkalarına bulaşabilir. Ancak alerji veya reflü gibi enfeksiyon dışı nedenlerle oluşan geniz akıntısı bulaşıcı özellik taşımaz.
Geniz akıntısı genellikle ciddi bir soruna işaret etmese de bazı durumlarda tıbbi yardım gerekebilir. Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, nefes darlığı, yutma güçlüğü veya kanlı balgam gibi belirtiler varsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. Ayrıca akıntının renginin yeşil veya sarıya dönmesi ve bu durumun birkaç günden uzun sürmesi, bakteriyel bir enfeksiyona işaret edebilir. Tedavi edilmeyen kronik geniz akıntısı, sinüs enfeksiyonlarının tekrarlamasına, orta kulak iltihabı veya bronşit gibi komplikasyonlara yol açabilir. Özellikle reflü kaynaklı durumlarda laringospazm, uyku apnesi şiddetlenmesi veya astım atakları tetiklenebilir. Ayrıca ses tellerinin sürekli tahrişi nodül veya polip oluşumuna katkıda bulunabilir.
Geniz akıntısı tedavisi, altında yatan nedene göre şekillenir. Alerji kaynaklıysa antihistaminikler, viral enfeksiyonlarda ise bol sıvı tüketimi, tuzlu suyla burun temizliği ve buhar soluma gibi yöntemler rahatlama sağlar. Bakteriyel enfeksiyonlar için doktor kontrolünde antibiyotik tedavisi gerekebilir. Bunların yanı sıra bulunulan ortamı nemlendirmek, uyurken başı hafifçe yüksekte tutmak ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmak da geniz akıntısı şikayetlerini azaltmaya yardımcı olur.
Bebeklerde geniz akıntısı genellikle viral enfeksiyonlar, alerjiler veya kuru hava gibi nedenlerle ortaya çıkar. Bebekler mukusu etkin bir şekilde temizleyemediği için bu durum onlarda daha belirgin olabilir. Burun aspiratörü ile burun temizliğini yapmak, odanın nem seviyesini artırmak ve bebeğin yeterli sıvı aldığından emin olmak önemlidir. Yüksek ateş, beslenme güçlüğü veya nefes almada zorlanma gibi belirtiler gözlemlenirse mutlaka çocuk doktoruna danışılmalıdır.
Hamilelikte geniz akıntısı, “gebelik riniti” olarak da bilinen yaygın bir durumdur. Gebelik sürecindeki hormonal değişiklikler, burun mukozasının şişmesine ve mukus üretiminin artmasına yol açabilir. Genellikle zararsız olan bu durum, doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Tuzlu su spreyleri gibi doğal yöntemler semptomları hafifletebilir. Ancak şikayetleriniz şiddetliyse veya endişeleriniz varsa doktorunuza danışmanız en doğrusudur.
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Bu Makale Size Yardımcı Oldu mu?
Web ve Tıbbi Yayın Kurulu
OP.DR. ERKAN AKTAN
OP.DR. ERKAN AKTAN
Kulak Burun Boğaz
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. CAHİT GAFFAR ASLAN
PROF.DR. CAHİT GAFFAR ASLAN
Kulak Burun Boğaz
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. ALAETTİN ALİ OĞUZ
DOÇ.DR. ALAETTİN ALİ OĞUZ
Kulak Burun Boğaz
Gayrettepe
Florence Nightingale Hastanesi
Gayrettepe Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. EMRE ALTUĞ YÜCEL
DOÇ.DR. EMRE ALTUĞ YÜCEL
Kulak Burun Boğaz
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. ESRA ERYAMAN YEL
PROF.DR. ESRA ERYAMAN YEL
Kulak Burun Boğaz
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
OP.DR. SEYİT AHMET AYDOĞMUŞ
OP.DR. SEYİT AHMET AYDOĞMUŞ
Kulak Burun Boğaz
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
OP.DR. AHMET BOZKURT
OP.DR. AHMET BOZKURT
Kulak Burun Boğaz
Kadıköy
Florence Nightingale Tıp Merkezi
Kadıköy Florence Nightingale Tıp Merkezi
PROF.DR. MEHMET TINAZ
PROF.DR. MEHMET TINAZ
Kulak Burun Boğaz
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
DOÇ.DR. MAZHAR ÇELİKOYAR
DOÇ.DR. MAZHAR ÇELİKOYAR
Kulak Burun Boğaz
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
PROF.DR. BORA BAŞARAN
PROF.DR. BORA BAŞARAN
Kulak Burun Boğaz
İstanbul
Florence Nightingale Hastanesi
İstanbul Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading