12 Ocak 2026
Günümüzde sağlıklı yaşam ve beslenme konularına olan ilgi arttıkça doğal takviyeler de daha fazla gündeme gelmektedir. Bu takviyeler arasında son yıllarda adını sıkça duyuranlardan biri de krill yağı oldu. Antarktika'nın soğuk ve temiz sularında yaşayan küçük deniz canlılarından elde edilen bu özel yağ, içerdiği değerli bileşenlerle dikkat çekmektedir. Sunduğu potansiyel sağlık yararları, onu hem tüketiciler hem de uzmanlar için merak konusu haline getiriyor.
Bu rehberde, popülerliği giderek artan krill yağı takviyesini tüm yönleriyle ele alacağız. Krill yağı faydaları nelerdir, sıkça karşılaştırıldığı balık yağından ne gibi farkları vardır ve krill yağı omega 3 yapısını diğerlerinden ayıran özellikler nelerdir gibi temel soruları yanıtlayacağız. Ayrıca uzman görüşleri ışığında bu takviyenin nasıl kullanılması gerektiği, kimler için uygun olduğu ve seçim yaparken nelere dikkat edilmesi gerektiği konularına da açıklık getireceğiz. Yazımızın sonunda, bu eşsiz takviyeye dair aklınızdaki tüm soru işaretlerini gidermeyi hedefliyoruz.
Krill Yağı Nedir?
Krill, okyanusların soğuk ve temiz sularında, özellikle Antarktika çevresinde devasa sürüler halinde yaşayan, karides benzeri küçük kabuklu canlılardır. Bilimsel adı *Euphausia superba* olan ve boyutları genellikle 1 ila 6 cm arasında değişen bu canlılar, okyanus ekosisteminin temel besin kaynaklarından birini oluşturur. Balinalar, foklar ve penguenler gibi birçok deniz canlısı için hayati bir gıda olan kriller, sahip oldukları zengin besin profili sayesinde insan sağlığı için de değerli bir kaynak haline gelmiştir. Bu durum, krill yağı nedir sorusunun temelini oluşturur.
Peki, bu minik canlılardan krill yağı nasıl elde edilir? Krill yağı, sürdürülebilir avcılık yöntemleriyle hasat edilen krillerden, genellikle soğuk presleme veya çözücü ekstraksiyonu gibi yağın besin değerini ve saflığını koruyan özel işlemlerle çıkarılır. Bu yağın değerini belirleyen temel unsur ise içerdiği zengin ve eşsiz bileşenlerdir.
Krill yağı nedir sorusunun en önemli yanıtı, içeriğindeki değerli besinlerde gizlidir. Bu yağ, omega-3 yağ asitleri olan eikosapentaenoik asit (EPA) ve dokosaheksaenoik asit (DHA) açısından oldukça zengindir. Vücut tarafından üretilemeyen bu elzem yağ asitleri, kalp sağlığının korunmasından beyin fonksiyonlarının desteklenmesine kadar birçok kritik süreçte rol oynar.
Krill yağını diğer omega-3 kaynaklarından ayıran bir diğer önemli bileşen, güçlü bir antioksidan olan astaksantin pigmentidir. Krill'e karakteristik kırmızı rengini veren bu madde, vücudu serbest radikallerin neden olduğu hücresel hasara karşı korumaya yardımcı olur. Astaksantin, aynı zamanda yağın kendisini oksidasyona karşı koruyarak doğal bir koruyucu görevi görür ve takviyenin raf ömrünü uzatır.
Bu takviyenin en dikkat çekici özelliği ise omega-3'lerin kimyasal yapısıdır. Balık yağlarındaki omega-3 yağ asitleri genellikle trigliserit formunda bulunurken, krill yağındakiler fosfolipidlere bağlıdır. Hücre zarlarımızın da ana yapı taşı olan fosfolipidler, omega-3'lerin suda çözünmesini ve vücut tarafından çok daha kolay emilmesini sağlar. Bu yüksek biyoyararlanım, takviyenin daha düşük dozlarda bile verimli kullanılmasına olanak tanır ve onu diğer omega-3 kaynaklarından ayıran en önemli avantajlardan birini oluşturur.
Krill Yağının Faydaları Nelerdir?
Krill yağı, Antarktika'nın soğuk sularındaki krillerden elde edilen ve EPA (eikosapentaenoik asit) ile DHA (dokosaheksaenoik asit) gibi omega-3 yağ asitleri açısından zengin bir kaynaktır. Onu diğer takviyelerden ayıran en önemli özellik, omega-3'lerin vücut tarafından daha kolay emilen fosfolipit formda bulunmasıdır. Aynı zamanda güçlü bir antioksidan olan astaksantin de içeren bu yağ, benzersiz bileşimi sayesinde çok yönlü sağlık yararları sunar. Bu doğal takviye, insan sağlığına birçok alanda destek olabilir. Peki, krill yağı ne işe yarar ve bu değerli yağın potansiyel katkıları nelerdir? Gelin, bu değerli takviyenin sunduğu krill yağı faydalarını yakından inceleyelim.
Kalp ve Damar Sağlığına Destek Kardiyovasküler sistem üzerindeki olumlu etkileri, krill yağı faydaları arasında önemli bir yer tutar. İçeriğindeki EPA ve DHA, kalp ve damar sisteminin sağlıklı işleyişini destekleyebilir. Araştırmalar, düzenli omega 3 takviyesi alımının, kalp hastalığı için bir risk faktörü olan trigliserit seviyelerini düşürmeye yardımcı olabileceğini göstermektedir. Bu yağın bu seviyelerin dengelenmesine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.Ayrıca bu yağ, LDL (kötü kolesterol) seviyelerinin düşürülmesine ve HDL (iyi kolesterol) seviyelerinin artırılmasına da destek olabilir. Kolesterol dengesinin sağlanması, damar tıkanıklığı gibi durumların önlenmesinde önemli bir rol oynar. Bazı çalışmalar, krill yağının kan basıncını düzenlemeye de yardımcı olabileceğini öne sürmektedir. Kan damarlarının esnekliğini artırarak ve iltihaplanmayı azaltarak dolaşım sistemini destekleyebilir. Bu nedenle kalp-damar sağlığını korumak ve iyileştirmek isteyenler için değerli bir seçenek olabilir. Beyin Fonksiyonlarını Geliştirme Beyin sağlığını desteklemek, krill yağı ne işe yarar sorusunun önemli yanıtlarından biridir. Beyin hücre zarlarının önemli bir yapısal bileşeni olan DHA, bilişsel fonksiyonlar için hayati öneme sahiptir. Bu takviyenin düzenli tüketimi; hafızayı güçlendirmeye, öğrenme kapasitesini artırmaya ve odaklanma yeteneğini geliştirmeye yardımcı olabilir.
Bilişsel sağlığı destekleyerek yaşa bağlı bilişsel gerilemeyi yavaşlatmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir. İçeriğindeki fosfolipit formdaki omega-3'ler sayesinde bu yağ asitleri, kan-beyin bariyerini daha etkin bir şekilde geçerek beyin hücrelerine ulaşabilir. Bu durum, sinir hücreleri arasındaki iletişimi optimize ederek beyin sağlığını genel anlamda destekleyebilir. Özellikle yoğun zihinsel aktivite gerektiren kişiler veya yaşlı bireyler için beyin fonksiyonlarını koruma ve geliştirme konusunda önemli bir takviye olabileceği düşünülmektedir. Eklem Sağlığı Üzerindeki Etkileri Eklem ağrıları ve iltihaplanmalar, birçok kişinin yaşam kalitesini olumsuz etkileyen yaygın sorunlardır. Krill yağının içerdiği omega-3 yağ asitleri ve astaksantin, vücuttaki iltihaplanmayı tetikleyen moleküllerin üretimini azaltmaya yardımcı olabilir. Bu durum, özellikle osteoartrit ve romatoid artrit gibi iltihaplı eklem rahatsızlıkları olan kişilerde ağrıyı ve sertliği hafifletmeye destek olabilir.
Yapılan bazı klinik çalışmalar, krill yağı takviyesinin eklem rahatsızlıklarına bağlı şişliği ve hassasiyeti azaltmada etkili olabileceğini göstermiştir. Eklem hareketliliğini artırarak ve günlük aktivite yeteneğini iyileştirerek yaşam kalitesini yükseltmeye yardımcı olabilir. Sporcularda ve fiziksel aktivite yoğunluğu yüksek kişilerde eklem sağlığını korumak ve olası sakatlık sonrası iyileşme sürecini hızlandırmak amacıyla da kullanılabilir. Bu nedenle, eklem sağlığını desteklemek isteyen bireyler için omega 3 takviyesi olarak düşünülebilir. Göz Sağlığını Koruma Gözlerimiz, sağlıklı görme yeteneği için vazgeçilmez organlardır. Krill yağının, göz sağlığı üzerinde de olumlu etkileri olabilir. Gözümüzün ışığı algılayan bölümü olan retinanın yapısında yüksek oranda DHA bulunur. Bu yağ, içerdiği DHA sayesinde göz sağlığını destekleyerek görme fonksiyonlarının korunmasına yardımcı olabilir.
Dijital ekranlara uzun süre maruz kalmak, göz yorgunluğuna ve kuru göz sendromuna yol açabilmektedir. Krill yağı takviyesinin, kuru göz semptomlarını hafifletmeye ve gözyaşı filminin kalitesini artırmaya destek olabileceği bazı araştırmalar tarafından öne sürülmektedir. Ayrıca yaşa bağlı makula dejenerasyonu gibi ciddi göz hastalıklarının riskini azaltmada potansiyel bir rol oynayabilir. İçeriğindeki antioksidan astaksantin ise gözleri serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyarak genel göz sağlığını destekleyebilir. Cilt Sağlığına Katkıları Cildimiz, vücudumuzun en büyük organı olarak hem dış etkenlere karşı bir bariyer görevi görür hem de genel sağlığımızın bir yansımasıdır. Sağlıklı bir cilde sahip olmak için krill yağı tüketimi içeriden destek sağlayabilir. Omega-3 yağ asitleri, cilt hücrelerinin yapısal bütünlüğünü koruyarak cildin nem bariyerini güçlendirmeye yardımcı olabilir. Bu durum, cildin daha nemli kalmasını sağlayarak kuruluk ve pul dökülme gibi sorunları azaltmaya destek olabilir.
Ciltteki iltihaplanma; akne, egzama ve sedef hastalığı gibi birçok rahatsızlığın temelinde yatar. Bu takviyenin sahip olduğu güçlü anti-inflamatuar özellikler, bu tür cilt iltihaplanmalarını azaltmaya katkıda bulunabilir. Astaksantin ise bir antioksidan olarak cildi UV ışınlarının neden olduğu hasara ve çevresel stres faktörlerine karşı korumaya destek olabilir. Bu durum, cildin çevresel hasarlara karşı korunmasına destek olarak yaşlanma belirtilerinin görünümünü azaltmaya yardımcı olabilir. Bu yönleriyle cilt sağlığına sunduğu katkılar, krill yağı faydaları arasında dikkat çeker. Diğer Potansiyel Faydalar Krill yağının faydaları, yukarıda belirtilen ana başlıkların yanı sıra vücudun diğer sistemleri üzerinde de potansiyel olarak olumlu etkiler gösterebilir.
- Bağışıklık Sistemini Destekleme: İçeriğindeki bileşenler, bağışıklık sisteminin işleyişini güçlendirmeye yardımcı olabilir. İltihabı azaltarak ve bağışıklık hücrelerinin fonksiyonlarını optimize ederek vücudun hastalıklara karşı direncini artırmaya destek olabilir.
- Karaciğer Sağlığına Katkı: Karaciğer, vücudumuzdaki metabolik süreçlerin merkezidir. Bazı araştırmalar, krill yağı kullanımının karaciğerdeki yağ birikimini azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürmektedir. Bu durum, özellikle alkolsüz yağlı karaciğer hastalığı (NAFLD) riski taşıyan bireyler için faydalı olabilir.
- Adet Öncesi Sendromu (PMS) Semptomlarını Hafifletme: Birçok kadın, adet döneminden önce karın ağrısı, şişkinlik ve ruh hali değişimleri gibi PMS semptomları yaşar. Krill yağının anti-inflamatuar etkileri, bu sancıları ve ilgili rahatsızlıkları azaltmaya yardımcı olabilir.
- Güçlü Antioksidan Etki: Doğal olarak içerdiği astaksantin, bilinen en güçlü antioksidanlardan biridir. Serbest radikallerin neden olduğu hücresel hasarı önleyerek vücudu oksidatif stresten korumaya yardımcı olabilir. Bu antioksidan güç, yaşlanma karşıtı etkiler sağlayabilir.
Krill Yağı mı, Balık Yağı mı? Farkları Nelerdir?
Omega-3 yağ asitleri, kalp sağlığından beyin fonksiyonlarına kadar birçok alanda fayda sağlayan esansiyel besinlerdir. Bu değerli yağ asitlerini almanın en popüler yollarından ikisi krill yağı ve balık yağı takviyeleridir. Her ikisi de zengin birer Omega-3 kaynağı olmasına rağmen yapıları, emilimleri ve ek bileşenleri açısından önemli farklılıklar gösterirler. Bu başlık altında, krill yağı balık yağı farkı detaylı bir şekilde ele alınacak ve hangi takviyenin sizin için daha uygun olabileceğine dair kapsamlı bilgiler sunulacaktır.
Omega-3 Yapısı ve Biyoyararlanım Balık yağındaki Omega-3 yağ asitleri (EPA ve DHA) genellikle trigliserit formunda bulunur. Trigliseritler, diyetle aldığımız yağların çoğunluğunu oluşturan yaygın bir yağ türüdür. Vücudumuz bu trigliseritleri emebilmek için öncelikle pankreas lipaz enzimi ile parçalamak zorundadır. Bu sindirim süreci, bazı kişilerde emilim verimliliğini etkileyebilir.Önemli bir krill yağı balık yağı farkı ise krill yağındaki Omega-3'lerin büyük ölçüde fosfolipidler formunda olmasıdır. Fosfolipidler, hücre zarlarımızın temel yapı taşlarıdır ve bu nedenle vücut tarafından daha kolay tanınır ve emilirler. Bu durum, krill yağı omega 3'ün biyoyararlanımının, yani vücut tarafından kullanılabilirliğinin daha yüksek olabileceği anlamına gelir. Bazı araştırmalar, aynı miktarda Omega-3 içeriği için krill yağının, balık yağına kıyasla daha etkili bir emilim sağlayabileceğini göstermektedir. Krill yağının bu fosfolipidler sayesinde hücrelere daha hızlı ve verimli bir şekilde ulaşması, etkinliğini artıran temel faktörlerden biridir. Antioksidan İçeriği: Astaksantin Bir diğer belirgin krill yağı balık yağı farkı, krill yağının doğal olarak güçlü bir antioksidan olan astaksantin içermesidir. Krillere kırmızı rengini veren de bu pigmenttir. Astaksantin, serbest radikallerle savaşarak hücreleri oksidatif stresten korur. Bu antioksidan etkisi sadece vücuttaki hücreler için değil, aynı zamanda krill yağındaki Omega-3 yağ asitlerinin kendisi için de faydalıdır. Bu antioksidan, Omega-3'lerin oksidasyonunu (bozulmasını) yavaşlatarak ürünün raf ömrünü uzatır ve etkinliğini korumasına yardımcı olur. Balık yağlarında ise genellikle astaksantin bulunmaz veya çok az miktarda bulunur; bu nedenle balık yağı takviyelerine ek antioksidanlar eklenebilir. Tat ve Koku Farkı Birçok kişi balık yağı takviyeleri kullandıktan sonra ortaya çıkan "balık tadı" veya "balık geğirmesi" sorunundan şikâyet eder. Bu durum, özellikle trigliserit formundaki balık yağlarının mide asitleriyle etkileşime girmesi sonucu oluşabilir. Krill yağı ise genellikle bu tür yan etkileri daha az gösterir. Krill yağındaki Omega-3'lerin fosfolipid yapısı suya daha iyi karıştığı için sindirim sisteminde balık yağına kıyasla daha kolay işlenebilir ve bu da istenmeyen tat ve kokuların azalmasına yardımcı olur. Sürdürülebilirlik Endişeleri Hem krill hem de balık kaynaklı Omega-3 takviyelerinin sürdürülebilirliği, çevre bilinci yüksek tüketiciler için önemli bir konudur. Krill avcılığı, Antarktika krili popülasyonunu korumak amacıyla sıkı uluslararası düzenlemelere tabidir. Antarktika Deniz Canlı Kaynaklarını Koruma Komisyonu (CCAMLR) tarafından belirlenen kotalar ve bölgelerle krill avcılığı kontrol altında tutulmaktadır. Balık yağı için ise sürdürülebilirlik, balık türüne ve avlanma yöntemlerine bağlı olarak büyük farklılıklar gösterir. Sertifikalı ve sürdürülebilir balıkçılık uygulamalarına sahip ürünleri tercih etmek her iki takviye için de önemlidir.
Özetle, krill yağı ve balık yağı arasındaki temel farklar şu şekilde sıralanabilir:
|
Özellik |
Krill Yağı |
Balık Yağı |
|---|---|---|
|
Omega-3 Formu |
Çoğunlukla fosfolipidler |
Çoğunlukla trigliseritler |
|
Biyoyararlanım |
Yüksek, hücre zarlarıyla uyumlu |
Orta, sindirim gerektiren trigliserit formu |
|
Antioksidan |
Doğal olarak astaksantin içerir |
Genellikle içermez |
|
Tat ve Koku |
Daha az balık tadı/geğirme |
Daha yaygın balık tadı/geğirme şikâyetleri |
|
Kaynak |
Antarktika krili |
Çeşitli yağlı balıklar (somon, uskumru vb.) |
Her iki takviye de Omega-3 alımı için etkili yollar sunsa da yüksek biyoyararlanım, doğal antioksidan içeriği ve daha az tat/koku sorunları açısından krill yağı bazı avantajlara sahip olabilir. Ancak seçim yaparken kişisel ihtiyaçlarınızı, alerjilerinizi ve bütçenizi göz önünde bulundurmanız önemlidir. Herhangi bir takviyeye başlamadan önce bir sağlık uzmanına danışmak her zaman en doğru yaklaşımdır.
Krill Yağı Nasıl Kullanılır?
Krill yağı, içerdiği omega-3 yağ asitleri (özellikle EPA ve DHA), fosfolipidler ve güçlü bir antioksidan olan astaksantin sayesinde sağlık destekleyici özellikleriyle bilinir. Bu faydalardan en iyi şekilde yararlanmak için doğru krill yağı kullanımı büyük önem taşır. Ürünün formu, dozajı ve ne zaman alınacağı gibi detaylar, etkinliği açısından belirleyici olabilir. Çoğu zaman takviye edici gıda olarak piyasada bulunan krill yağı, genellikle kapsül veya daha nadiren sıvı formda tüketime sunulur.
Yetişkinler için önerilen günlük dozaj, ürünün konsantrasyonuna bağlı olarak değişmekle birlikte, genellikle 500 mg ile 2.000 mg arasında yer alır. Her ürünün etiketinde belirtilen dozaj talimatlarına uymak en doğrusudur. Kapsül formundaki krill yağı pratikliği nedeniyle sıklıkla tercih edilir. Sıvı form ise yutma güçlüğü çekenler veya daha esnek dozaj ayarlaması yapmak isteyenler için uygun olabilir. Emilimin artırılması ve olası mide rahatsızlıklarının önüne geçilmesi adına krill yağının yemeklerle birlikte alınması önerilir. Özellikle yağlı bir yemekle tüketildiğinde, yağda çözünen bileşenlerin emilimi daha verimli hale gelir. Aç karnına alınması durumunda bazı kişilerde hafif mide rahatsızlığı veya hazımsızlık görülebilir.
Kimler Krill Yağı Kullanmamalı?
Her takviye ürününde olduğu gibi krill yağının da bazı kişiler için uygun olmayabileceği durumlar vardır. Özellikle deniz ürünlerine karşı bilinen bir alerjisi olan bireylerin krill yağı kullanmaktan kaçınması gerekir, çünkü krill küçük bir deniz kabuklusu olduğu için alerjik reaksiyonlara neden olabilir. Hamile ve emziren kadınlar, herhangi bir takviyeyi kullanmadan önce mutlaka doktorlarına danışmalıdır. Bu dönemlerdeki olası etkileri hakkında yeterli çalışma bulunmadığından, ihtiyatlı olmak esastır. Kan sulandırıcı ilaç (örneğin Warfarin, Aspirin) kullanan kişilerin de krill yağı takviyesi almadan önce doktorlarıyla konuşmaları hayati önem taşır. Krill yağı kanın pıhtılaşmasını etkileyebileceği için kanama riskini artırabilir. Ayrıca cerrahi bir operasyon geçirecek kişiler, ameliyat öncesinde ve sonrasında doktor onayı olmadan krill yağı kullanımına ara vermelidir.
Olası Krill Yağı Yan Etkileri
Krill yağı genellikle iyi tolere edilen bir takviye olsa da bazı kişilerde çeşitli krill yağı yan etkileri görülebilir. En yaygın yan etkiler arasında hafif mide rahatsızlıkları, hazımsızlık, ishal ve geğirme sonrası ağızda balık tadı hissi yer alır. Bu tür belirtiler genellikle hafif düzeyde seyreder ve dozaj ayarlaması veya yemekle birlikte alma gibi yöntemlerle kontrol altına alınabilir. Nadir durumlarda, özellikle deniz ürünleri alerjisi olan bireylerde daha ciddi alerjik reaksiyonlar (cilt döküntüsü, kaşıntı, nefes darlığı, yüz veya boğazda şişlik) ortaya çıkabilir. Böyle bir durumda derhal tıbbi yardım alınmalıdır.
Herhangi bir takviye edici gıda kullanmadan önce, özellikle kronik bir rahatsızlığınız varsa veya düzenli ilaç kullanıyorsanız bir sağlık uzmanına danışmak en güvenli yaklaşımdır. Sağlık profesyoneli, sizin için en uygun dozajı belirleyebilir ve doğru krill yağı kullanımı ile olası krill yağı yan etkileri hakkında sizi detaylıca bilgilendirebilir.
Krill Yağı Seçiminde Nelere Dikkat Etmeli?
Krill yağı, içerdiği omega-3 ve astaksantin sayesinde değerli bir takviyedir. Ancak piyasada çok sayıda ürün bulunduğundan, bu faydalardan tam olarak yararlanabilmek için doğru seçimi yapmak kritik önem taşır. Kaliteli bir ürün tercih ederken aşağıdaki kriterleri göz önünde bulundurmanız, bilinçli bir karar vermenize yardımcı olacaktır:
- Güvenilir Krill Yağı Markaları: Piyasada çok sayıda krill yağı markaları bulunduğu için seçiminizi yaparken güvenilir ve şeffaf üretim süreçlerine sahip olanlara yönelmelisiniz. Bilinirliği yüksek ve olumlu kullanıcı yorumları alan krill yağı markaları, genellikle üçüncü taraf laboratuvar testleri gibi kalite kontrollerine daha fazla yatırım yapar.
- Kalite Sertifikaları ve Saflık: Ürünün üzerinde IFOS (Uluslararası Balık Yağı Standartları Programı) gibi kalite sertifikalarının olup olmadığını kontrol edin. Bu tür sertifikalar, ürünün ağır metaller, PCB'ler ve diğer kirleticiler açısından test edildiğini ve saflık standartlarını karşıladığını gösterir.
- EPA ve DHA Oranları: Krill yağının temel faydalarını sağlayan omega-3 yağ asitleri, EPA (eikosapentaenoik asit) ve DHA (dokosaheksaenoik asit) olarak bilinir. Ürünün etiketini dikkatlice okuyarak her dozda ne kadar EPA ve DHA içerdiğini kontrol etmelisiniz. İhtiyaçlarınıza uygun dozajı sunan bir ürün tercih etmek önemlidir.
- Astaksantin Miktarı: Krill yağına pembe rengini veren ve güçlü bir antioksidan olan astaksantin, serbest radikallerle savaşarak hücre korumasına yardımcı olur. Seçtiğiniz krill yağının yeterli miktarda astaksantin içerdiğinden emin olun. Genellikle miligram cinsinden belirtilen bu miktar, ürünün antioksidan potansiyelini gösterir.
- Katkı Maddeleri: Mümkün olduğunca saf bir ürün tercih etmeye özen gösterin. İçerik listesini dikkatlice inceleyerek gereksiz dolgu maddeleri, yapay renklendiriciler veya koruyucular içermeyen ürünleri tercih edin.
- Krill Yağı Fiyat Değerlendirmesi: Krill yağı fiyat etiketi, tek başına bir kalite göstergesi değildir. En pahalı ürün her zaman en iyisi olmayabileceği gibi, çok ucuz ürünler de kaliteden ödün vermiş olabilir. Fiyatı; ürünün saflığı, içeriğindeki EPA/DHA/astaksantin oranları, marka itibarı ve sertifikalarıyla birlikte değerlendirmelisiniz.