Anevrizma

Anevrizma yetişkinler arasında  sıkça görülen ve dolayısıyla ismi bilinen bir hastalıktır. Görülme oranının yüksek olması ve  hayati tehlike riski taşımasına rağmen, belirtileri pek çok kişi tarafından önemsenmez. Ancak hastalık ile mücadele edebilmek için öncelikle bu hastalığın anlaşılması ve gerekli tedbirlerin alınması büyük önem taşır. O halde anevrizma ne demek, sorusu ile başlayalım…

Anevrizma nedir?

AnevrizmaAnevrizma, zayıflayan kan damarlarının duvarında oluşan ve baloncuk şeklinde olan genişlemelere verilen genel bir isimdir. Bu damar zayıfladığı için yırtılma riski taşıyor. Kanayıp kanamayacağı önceden bilinemediği gibi her anevrizma kanamaya neden olmaz.

Vücuttaki her kan damarında görülebilmekle birlikte daha çok atardamarda görülüyor.

Özellikle de, beyin atardamarı ve aortta sıkça karşımıza çıkıyor. Beyin damarlarında anevrizma ve aort anevrizması yazılarımızda detaylarını okuyabilirsiniz.

Beyinde zayıflayan bir damarın yırtılması, kişinin beyin kanaması (Serebral Anevrizma) geçirmesine neden olur.

Kafatası içinde gerçekleşen bu kanama genelde damarların çatallandığı, ikiye ayrıldığı kısımda oluşur ve bu bölgede kanama gerçekleşmesine İntrakranial Anevrizma denir.

Anevrizma belirtileri nelerdir?

Bilinen pek çok anevrizma belirtisi vardır. Bunlardan bazıları;

  • Şiddetli ve devamlı baş ağrısı,
  • Görme bozuklukları (görme kaybı, çift görme, bulanık görme vb.)
  • Bulantı ve kusma
  • Göz kapağında ani düşüklük oluşması
  • Bayılma

Bu belirtilerden bir ya da birkaçı görüldüğünde en yakın hastaneye başvurulmalı ve gerekli tetkikler yaptırılmalıdır.  

Anevrizma neden olur?

Genelde ileri yaşlarda ve sıklıkla kadınlarda ortaya çıkıyor; fakat 20'li yaşlardan itibaren de risk faktörleri ile  görülebiliyor. Anevrizma neden oluşur sorusunun çok sayıda yanıtı olabiliyor. Bunların arasında;

  • Genetik damar zayıflığı
  • Damar sertliği
  • Damar iltihaplanması (enfeksiyon)
  • Özellikle kafada darbe veya kaza sonucu oluşan travmalar
  • Zararlı maddelerin kullanımı 

Anevrizmalar, oluşumları itibariyle gerçek ve yalancı (psödo) olmak üzere ikiye ayrılıyor.

Psödoanevrizma nedir, hangi durumda ortaya çıkar?

Bazı durumlarda damar içinde kanama olmasına rağmen "baloncuk" görülmez. Psödoanevrizma, damar genişlemesi olmamasına rağmen gerçekleşen kanamalara ve bu kanın pıhtılaşıp bir zarla sarılması durumuna denir. Yaralanmalar, enfeksiyon ve damardan ilaç kullanımının yan etkisi olarak, zaman zaman da anjiyografi için takılan stent nedeniyle psödoanevrizma görülebilir.

Anevrizmal kemik kisti nedir?

Genelde çocuk ve gençlerde, uzun yapılı kemiklerde ortaya çıkan ve kemiği genişleten tümörlere anevrizmal kemik kisti denir. Bu kistler iyi huylu olur ve kemiklerin orta ve/veya uç kısımlarında görülür. Kişide ağrı hissi uyandırır ve radyolojik görüntüleme aletleri ile tespit edilir. Uyluk, kaval, kol kemiği gibi kemiklerde daha çok meydana gelir. Belirtileri arasında;

  • Şiddetli ağrı 
  • Şiddetli baskı hissi
  • Bölgesel şekil ve duruş bozuklukları
  • Vücut ısısında artışlar bulunabilir.

Anevrizmal kemik kistinin tedavisi kistin bulunduğu bölge ve kistin büyüklüğüne göre değişebilir. Tedavi seçenekleri arasında kemiğin traşlanması, dokunun tamamen alınması ve yerine protez konması bulunur. 

Anevrizma tedavisi nasıl olur?

Anevrizma günümüzde ihmal edilmediği takdirde düzenli takiple kolayca tedavi edilebilen bir rahatsızlıktır. Tedavisi düzenlenen ve devam eden kişilerin kan basıncını artıracak aşırı fiziksel aktivitede bulunmamaları, ağır eşya kaldırmamaları, alkol ve sigara gibi zararlı madde kullanmamaları, doktorlarına danışmadan ilaç kullanmamaları önemlidir. 

AnevrizmaKullanılacak tedavi yöntemi hastanın yaşı, fiziksel durumu, anevrizmanın boyutu, büyüme hızı, bulunduğu yer, patlama riski gibi pek çok faktöre bağlı olarak değişkenlik gösterir. Boyutu küçükse hastalar genelde sadece takip edilir. Bunun yanında gerekli durumlarda ilaç tedavisi düzenlenebilir. Hastalığın bir başka tedavi yöntemi ise ameliyattır.

Anevrizma ameliyatı açık veya kapalı cerrahi yöntemler ile yapılabilir. Bu cerrahi yöntemler uzman kalp ve damar cerrahları tarafından gerçekleştirilir. Günümüzde endovasküler adı verilen kapalı cerrahi yöntem sıklıkla kullanılır, hastalar birkaç gün hastanede kaldıktan sonra hızla iyileşir. Bu tedavi yönteminde hastaya damardan plastik bir tüp yerleştirilir ve bu tüp anevrizmaya kadar ilerletilir. Bu sayede o bölgedeki damar akışında anevrizma devre dışı kalır ve plastik tüp aracılığıyla kan akışı gerçekleştirilir. Amaç, anevrizmanın dolmasını engelleyerek patlama riskini ortadan kaldırmaktır. Açık cerrahi yöntemlerde hasta genel anestezi altında iken kafatasına küçük bir delik açılır ve operasyon buradan gerçekleşir. Hasta, birkaç gün daha fazla hastanede kalır ve cerrahi bölgenin iyileşmesi 1 ayı bulabilir.

Anevrizma ameliyatı sonrası neler yaşanır?

Ameliyat sonrası hastalardan beslenmelerine dikkat etmeleri, zararlı madde kullanımını en aza indirgemeleri, yüksek tansiyon hastası ise ilaçlarını düzenli kullanmaları beklenir. Ayrıca stent uygulaması olan hastaların kan sulandırıcı ilaç kullanması gerektiğinden, hastaların bu konuda özenli davranmaları gerekir. Bunun yanında kontrollerin ihmal edilmemesi gerekir. MR anjiyografi yöntemi ile hastalar doktorun belirttiği aralıklarla kontrollerine gelir, yaşam tarzına dikkat ederse hastalığın tekrarlama ihtimali düşüktür.   

Anevrizma ameliyatı olanların yorumları kullanılan cerrahi yönteme göre değişmekle birlikte hastalar önceye nazaran rahatladıklarını ifade etmektedir. Özellikle endovasküler yöntem kullanılan hastalar; kısa sürede hastaneden çıktıkları ve hızlıca iyileştikleri için; süreci çok rahat atlatmaktadırlar.

Florence Nightingale Hastaneleri, bu ve benzeri kalp ve damar rahatsızlıklarının önlenmesi ve tedavisinde alanında uzman bir ekiple çalışmakta. Son teknoloji ekipmanlara ve modern tedavi yöntemlerine sahip hastanemize başvurabilir, gerekli tedaviyi en kısa zamanda ve en iyi şekilde alabilirsiniz. 


İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

/* */