Sinüzit Nedir?

Üst çene, burun çevresi, göz altı ve alın kemiğinin içinde yer alan hava boşlukları sinüs olarak tanımlanır. Mukoza yapısına benzer bir yapıya sahip olan sinüsler ince bir zar ile çevrilidir. Kafatasında gözlerin altında bulunan sinüsler maksiller olarak tanımlanır ve tüm sinüsler arasındaki en büyük yapıdır. Genzin üstünde yer alan sinüsler sfenoid sinüs, göz üzerindekiler frontal sinüs ve iki gözün arasındakiler etmoid sinüs olarak tanımlanır. Solunum sisteminin bir parçası olan sinüsler, kişinin ses tonunun şekillenmesinde, solunan havanın nemlendirilmesinde ve kafatası ağırlığının hafifletilmesinde rol oynar. Burnun yanı sıra sinüsler de mukus salgılar. Burun mukozası üzerinde hareket eden mukus, dış ortamdan solunumla vücuda giren toz partiküllerinin ve yabancı organizmaların akciğerlere ulaşmasını engeller. Farklı bir deyişle mukus tarafından süpürülen yabancı maddeler ve organizmalar, boğaza ve oradan da mideye gönderilir. Sağlıklı bir vücut fonksiyonu olan bu durumda mukus tarafından süpürülerek vücuda giren yabancı organizmaların bir kısmı, mide asidi tarafından parçalanarak etkisiz hâle getirilir. Ancak bazı durumlarda, sinüslerde bulunan mukoza, bakteri, virüs veya mantar gibi yabancı mikroorganizmalara bağlı olarak iltihaplanır. Bu durum sinüzit hastalığı olarak bilinir. İltihaplanmanın iki hafta sürmesi akut sinüzit, iki ila 12 hafta sürmesi, subakut sinüzit olarak tanımlanırken bu durumun 12 haftadan uzun sürmesi kronik sinüzit olarak adlandırılır. Sinüzit, bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak oluşan üst yolunum yolu enfeksiyonlarından oluşabileceği gibi sinüs kanallarının tıkalı olması ve geniz eti büyüklüğü gibi pek çok farklı nedene bağlı olarak gelişebilir. Sinüzit hastalığının nedenlerine geçmeden önce sıklıkla sorulan "Sinüzit nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.

Sinüzit Nedir?

Yüz kemikleri ve kafatasının içinde bulunan sinüsler, içi hava dolu boşlukları olarak tanımlanabilir. Sinüslerin içi, solunum yolu hücreleri ile doludur. Solunan hava ısısının dengelenmesi, nemlendirilmesi, havada bulunan partiküllerin tutulması, yabancı organizmaların çoğalmasının önlenmesi ve mukus salgılanması gibi pek çok görevi bulunur. Sinüslerin üzerindeki zar kısmını oluşturan hücrelerin iltihaplanması ve sinüs boşluklarının iltihaplı doku ile dolması ise sinüzit olarak tanımlanır. Burun tıkanıklığı, geniz akıntısı, baş ağrısı, koku duyusunun kaybı ve renkli burun akıntısı gibi semptomlara yol açan sinüzit, ülkemizde yaklaşık her 100 kişiden 5'inde görülür. Kadın popülasyonu arasında görülme oranı %5.9 iken erkeklerde bu oran %4.8'dir. Rinosinüzit olarak da tanımlanan sinüzitin gelişimi çok büyük oranda enfeksiyon varlığına bağlıdır. Uzun süre ile devam eden, ilaç tedavisine yanıt vermeyen ve tedaviye rağmen sık tekrarlayan sinüzit vakalarının tedavisinde cerrahi yöntemlere başvurulabilir. Sinüzit hastalığının tanı ve tedavi yöntemlerine geçmeden önce sıkça sorulan "Akut ve kronik sinüzit nedir?" sorusunu yanıtlamak gerekir.

Sinüzit Tipleri Nelerdir?

Sinüslerin iltihaplanmasına bağlı olarak oluşan sinüzit, hastalığın süresine ve hastalığın etkenine göre farklı isimler altında sınıflandırılır. Hastalığın etkenine göre sınıflandırma viral ya da bakteriyel sinüzit şeklinde yapılırken sınıflandırma yaygın olarak hastalığın süresine göre yapılır. Sinüzit varlığına bağlı olarak oluşan iltihaplanmanın 2 hafta sürmesi akut sinüzit olarak tanımlanır. 2 ila 12 hafta süren sinüzit vakaları subakut sinüzit olarak tanımlanırken, 12 hafta ve daha uzun süren sinüzit hastalığı ise kronik sinüzit olarak tanımlanır.

Akut Sinüzit

Çoğunlukla grip ya da soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarını takiben oluşan akut sinüzit, akut rinosinüzit olarak da bilinir. Alerji, mantar ve bakteriyel enfeksiyonlarına bağlı olarak da oluşabilir. Sinüs çevresinde iltihap oluşumuna yol açan bu durum, mukus drenajını etkileyerek sinüslerde birikime ve tıkanıklığa yol açar. Akut sinüzit, burun tıkanıklığı, ateş, geniz akıntısı, baş ağrısı, gece artan öksürük, sinüs bölgesinde ağrı, sarı veya yeşil renkte burun akıntısı, koku ve tat duyusunda kayıp gibi belirtilere yol açabilir. Akut sinüzit, astım ataklarını tetikleyebilir ve çocuklarda kulak enfeksiyonlarına neden olabilir.

Kronik Sinüzit

Kronik sinüzit ya da kronik rinosinüzit olarak tanımlanan hastalık, sinüzitin en az 12 hafta sürmesi olarak tanımlanabilir. 3 ay boyunca kişide, burun tıkanıklığı, burun ve / veya geniz akıntısı, yüzde dolgunluk ya da basınç hissi ve koku duyusunda azalma bulgularının en az ikisinin bulunması gerekir. Çoğunlukla kişinin kendini yorgun hissetmesine neden olan kronik sinüzit, akut sinüzitte olduğu gibi çoğunlukla üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben başlar.

Sinüzit Belirtileri Nelerdir?

Sinüzit belirtileri, kişiden kişiye farklılık gösterse de sıklıkla şu belirtilere yol açar:
  • Burun tıkanıklığı,
  • Yüz ve gözlerin tarafında dolgunluk hissi,
  • Sarı ya da yeşil renkte burun akıntısı,
  • Kulakta dolgunluk hissi,
  • Gece artış gösteren inatçı öksürük,
  • Baş ağrısı,
  • Geniz akıntısı,
  • Boğazda yanma,
  • Ağız kokusu,
  • Ses tonu değişimi,
  • Koku ve tat duyularında kayıp,
  • Horlama,
  • Mide bulantısı ve / veya kusma,
  • Hâlsizlik ve yorgunluk,
  • Ateş.

Sinüzit Nedenleri Nelerdir?

Sinüzit, çoğunlukla viral üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı olarak gelişir. Üst solunum yolu enfeksiyonu varlığında burun mukozasında ödem oluşması ya da sinüs boşaltım kanallarının tıkanması sinüzite yol açabilir. Tıpta septum deviasyonu olarak bilinen burun içi eğrilikler, polip varlığı, konka hipertrofisi (burun eti büyümesi) gibi sinüsün sağlıklı bir şekilde boşaltılmasını engelleyen anatomik patolojiler de sinüzite sebep olan etkenler arasındadır. Yüzme, dalma, tırmanma ya da uçak yolculuğu gibi aktivitelere bağlı olarak oluşan basınç değişiklikleri de sinüs boşluklarının kapanmasına ve dolayısıyla sinüzite neden olabilir.

Sinüzitten Korunma Yöntemleri Nelerdir?

Sinüzitten korunmak için ortamın uygun şekilde nemlendirilmesi büyük önem taşır. Solunan havanın çok kuru ya da fazla nemli olması sinüzit oluşumuna yol açabilir. Bu yüzden ortamın yaklaşık olarak %35 ila %50 oranında nemli olması sağlanmalıdır. Burnun kurumasına neden olan ve sinüs mukozasını bozan kirli havadan uzak durmak önerilir. Grip ve nezle gibi üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında bol su içmek, sıcak duşa girmek, kişinin sinüzitten korunmasına yardımcı olabilir. Uyurken yüksek yastık kullanmak ve burun boşluğunu temiz tutmak da sinüzitten korunma yöntemleri arasında sayılabilir.

Sinüzit Tanısı Nasıl Koyulur?

Kişinin sinüzit belirtileriyle hekime başvurmasının ardından hekim, öncelikle hastanın öyküsünü dinler ve fizik muayenesini yapar. Gerekli görülen bazı durumlarda hekim, bilgisayarlı tomografi, (BT) alerji testi, burun salgı örneklemesi ve endoskopik görüntüleme gibi ek tetkikler yapılmasını isteyebilir. Elde edilen bulgular eşliğinde kişiye sinüzit tanısı koyulur. Sinüzit tedavi edilmediğinde, gastrit, reflü, göz enfeksiyonu, kronik faranjit, menenjit ve beyin apsesi gibi pek çok sağlık problemine yol açabilir.

Sinüzit Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Sinüs tedavisi, ilaçlı ya da cerrahi yöntemlerle yapılabilir. 4 hafta süren akut sinüzit, çoğunlukla kendiliğinden iyileşir. Tedavinin planlanması çoğunlukla sinüzit oluşumuna neden olan etkene bağlı olarak farklılık gösterir. Sinüzit tedavisinde antibiyotiklerden faydalanılır. Hastanın diğer semptomlarının giderilmesi için farklı ilaçlar da kullanılabilir. Sinüzitin kronikleşmesi ya da ilaç tedavisine yanıt alınamaması durumunda sinüzit ameliyatı olarak bilinen cerrahi tedavi yöntemi uygulanabilir. Endoskopik sinüs cerrahisi ya da balon sinoplasti yöntemleriyle yapılan operasyonlarla hastalık tedavi edilebilir. Endoskopik sinüs cerrahisi sayesinde sinüs kanallarının tıkanmasına yol açan anatomik bozukluklar giderilir. Balon sinoplasti yönteminde ise burun içi dokusuna zarar verilmeden tedavi uygulanır. Bu yöntemde sönmüş balonlar sinüslerin kapalı deliklerine yerleştirilir ve röntgen altında balon yavaşça şişirilerek sinüslerin açılması sağlanır.
Sinüzit ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.