OTİZM nedir?

Otizm genelde yaşamın ilk 3 yılı içinde tanı konan nörogelişimsel bir durumdur. Sıklıkla anne-babalar çocuklarının konuşma gelişiminin geciktiğinden, sosyal iletişimin kısıtlı olmasından, ilgileri ve aktivitelerinin çok dar olmasından endişe ederler. Çocuk direk göz temasından kaçıyor olabilir ve nesnelerin sadece bir parçasına odaklanmak gibi (örneğin oyuncak arabanın sadece dönen tekerleği ile ilgilenmek gibi) garip görünen davranışlar sergiliyor olabilir. El çırpmak, kendini uyarma (bedenini sallama, sesler çıkarma, dokunsal olarak kendini çizme ya da vurma, nesneleri koklama ya da ağzına koyarak tadına bakma) ya da ayak parmakları üzerinde yürümek gibi beklenmedik motor hareketler yapıyor olabilir.

Her ne kadar otizmin nedeni bilinmese de genelde birçok faktöre bağlı olduğuna inanılmaktadır. Beynin normal işlevselliğini etkileyen genetik, çevresel, metabolik ve nörolojik birçok durum araştırılmaktadır.

Otizm tanısı konabilmesi için üç ayrı boyutta da belirtilerin görülmesi gerekir ve Otistik Spektrum Bozukluğu içinde değerlendirilir.

1- Sosyal İletişim
2- Sınırlı ve Tekrarlayıcı Davranış, İlgi ve Aktivite Örüntüleri
3- Dil ve Konuşma ile ilgili gelişimsel sorunlar

Tedavi planlanması çok boyutludur çünkü her çocuğun güçlü yönleri ve desteğe ihtiyacı olan yönleri farklıdır. Araştırma sonuçları otizmin erken fark edilmesi ve erken müdahale edilmesinin bozukluğun gidişatını olumlu etkilediğini gösterdiğinden, erken tanı çocuğun uyum becerilerini ve gelecekteki işlevselliğini geliştirmek açısından çok önemlidir. Otistik spektrumdaki bozuklukların kişiden kişiye ve kişinin zaman içindeki durumuna göre çok fazla değişkenlik göstermesi klinik tanı ve tedavi için belli güçlükler yaratmaktadır.

Otizmin erken belirtileri nelerdir?

Anne-babalar ve akrabalar bebekleri ya da küçük çocuklarında aşağıdaki gelişimsel gecikmelerden ya da davranış problemlerinden herhangi birini fark ederlerse endişelerini uzman çocuk psikyatri doktoru ile paylaşmalılardır ki doktor değerlendirme için gerekli yönlendirmeleri yapsın.

• Konuşma dilinin gelişiminde gecikme ya da hiç konuşma olmayışı
• Konuşmanın ve/veya motor hareketlerin tekrarlayıcı şekilde kullanımı (örneğin: el çırpma, nesneleri çevirme gibi)
• Az göz kontağı kurma ya da hiç kurmama
• Arkadaş ilişkilerine ilgi yoksunluğu
• Kendiliğinden ve –mış gibi hayali oyunlar kuramama
• Nesnelerin parçalarına olan ısrarlı saplantı

Anne-baba ya da bakım veren olarak sizin gözlemlemeniz gereken Otizm belirtileri nelerdir?

Otizm tanısı almış çocuklar çevrelerinden algıladıkları bilgiyi kendilerine özgü bir biçimde işlerler ve yine kendilerine özgü yanıtlar/tepkiler verirler. Bazı durumlarda, baş etmesi çok zor saldırgan ya da kendine zarar verici davranışlar ortaya çıktığından anne-babalar korkarlar. 

Kısaltmalar: Sosyal İletişim (Sİ), Takıntılı davranış - Sınırlı ve Tekrarlayıcı Davranış, İlgi ve Aktivite Örüntüleri (T)

• Rutinlerde değişmezlik/aynılık konusunda ısrarcı olmak (T)
• İhtiyaçlarını sözlü ifade etmede güçlük, sözler yerine işaret etme ve mimikleri kullanma (Sİ)
• Normal, karşılıklı iletişime dayanan bir dil yerine kelimeleri ve sözlü ifadeleri tekrar etme (Sİ)
• Belli bir neden olmadan gülme (ve/veya ağlama); diğerlerinin göremediği nedenlere üzülme (Sİ)
• Yalnız kalmayı tercih etme; hem aile üyelerine karşı hem de yabancılara karşı belirgin uzak ve ilgisiz tavır (Sİ)
• Öfke nöbetleri ve engellenmeye ve düş kırıklıklarına karşı tahammülün düşük olması (Sİ)
• Kucaklanmak gibi sevgi ve şefkat dolu fiziksel temasta bile kendini rahatsız hissetme (Sİ)
• Doğrudan onunla konuşulsa bile çok az göz teması kurma ya da hiç kurmama (Sİ)
• Normal öğretme yöntemlerine yanıtsızlık (Sİ)
• Oyuncaklarla nesne gibi oynama (Sİ)
• Belli bazı nesnelere saplantılı şekilde bağlanma (T)
• Oyuncak bir helikopterin pervanesi ya da vantilatör gibi dönen nesnelere odaklanma (T)
• Acıya karşı çok belirgin bir aşırı duyarlılık ya da aşırı duyarsızlık (Sİ)
• Çok belirgin zarar göreme riskine rağmen tehlikeler karşısında gerçek bir korku hissedememe (Sİ)
• Fiziksel açıdan aşırı fazla hareketlilik ya da aşırı hareketsizlik (Sİ)
• Zayıf ince motor ve kaba motor beceriler (Sİ)
• Duyma testleri normal düzeylerde olmasına rağmen çocuğun sanki sağırmışçasına sözlü yönergelere karşı yanıt vermemesi (Sİ)

Asperger ve Otizm arasındaki fark nedir?

Asperger Bozukluğu yaşamın ilk yıllarında Otizmi olan çocuklarda olduğu gibi kendini dil öğrenmede gecikmeler ve olağandışı davranışlar ya da olağandışı tepkisellikle göstermez. Bu nedenle, genellikle anne-babaların çocuklarının erken gelişimleri ile ilgili hiçbir tereddüdü yoktur.

Asperger tanısının konması 3 yaşından sonra olabilir çünkü çocuk gelişim aşamalarını normal zamanda tamamlamaktadır fakat sadece anne-baba çocuklarının kendi yaşıtlarından farklı davrandığını gözlemlediğinden değerlendirme için yönlendirilmişlerdir.

Sosyal olarak garip görünebilir, geleneksel topluluk kurallarının farkında olmayabilir, ya da diğerlerine sınırlı empati/eşduyum gösterebilir. Sosyal etkileşimleri göz temasının az oluşundan, sohbetlere katılamayışından ve sosyal ipuçlarını yakalayamayışından ya da mimiklerin anlamını kavrayamayışından olumsuz etkilenmektedir. Dili kullanımı olağan dışı olabilir ve gerekli tonlamadan yoksun olabilir ya da çok resmi olabilir fakat aşırı yüksek sesle konuşur. Aspergeri olan çocuklar ironi ve mizah gibi lisanın örtük inceliklerini anlayamayabilirler. Sıklıkla karşılıklı konuşma ya da sohbetin alışverişe dayanan doğasını fark edemeyebilirler ve bu da sohbeti başlatma ve sürdürmede güçlüklere neden olur.

Asperger ve Otizm arasındaki bir diğer farklılık bilişsel becerileri ile ilgilidir. Otizmi olan bazı kişilerin zihinsel işlevselliğinin düşük olmasına rağmen, Aspergeri olan bir kişi klinik tanımı gereği anlamlı derecede bir zeka geriliği gösteremez ve çoğu Aspergerli kişi ortalama bir zeka seviyesine sahiptir. Asperger Bozukluğunda gidişat ve sonlanım genelde Otizme göre daha iyidir. Gerçi gidişatın daha olumlu oluşu daha iyi seviyedeki bilişsel ve sözel becerilerle de ilişkilidir.

Otizm için tedaviler var mıdır?

Otizmi tamamen ortadan kaldıracak belli bir tedavi şekli yoktur.  Otizm spektrum bozukluğu olan her çocuğun kendine özgü gelişimsel gecikmeleri, konuşma bozuklukları, sosyal ve bilişsel eksiklikleri vardır. Bundan dolayı, her çocuğun kendine özgü güçlü ve zayıf yönlerinin oluşturduğu profile göre geniş kapsamlı bir tedavi planı geliştirilmesi gerekir. En önemli tedavinin erken tanı ve özel eğitim desteği yanı sıra, tıbbı tedavi olduğu bilinir.

Otizm için ilaç tedavisi var mıdır?

Otizmin temel belirtilerini tedavi eden bir ilaç tedavisi yoktur. Fakat, Otizmi olan çocuklar sıklıkla hem kendileri hem de anne-babaları için sıkıntı verici olabilen tekrarlayıcı, basmakalıp ya da kendine zarar verici olumsuz davranışlar gösterebilirler. Çocuğun kendine tekrarlayıcı şekilde vurduğu, duygu durum dengesizlikleri yaşadığı, diğer çocuklara ya da aile bireylerine karşı saldırgan davrandığı vakalarda ilaç müdahalesi gerekir. Şiddetli duygu durum dalgalanmaları ve agresyon gibi Otizmin aşırı müdahalesi zor olan belirtileri için ilaçlar kullanılmaktadır.

Otizm spektrum bozukluğu olan kişilerde ilaç tedavisi eğitimsel ve diğer müdahalelerden fayda görme kapasitelerini arttırabilir ve otizme eşlik eden şiddetli ve zorlayıcı davranışlarla daha kısıtlayıcı olmayan ortamlarda baş edilebilmesini sağlar. İlaç tedavisinde sık sık hedeflenen belirtiler saldırganlık, kendine zarar verici davranışlar, aşırı hareketlilik, dikkat eksikliği, kaygı, uyku bozuklukları, takıntılı davranışlar ve diğer tekrarlayıcı ve basmakalıp davranışlardır. Bazen otizmi olan çocuk ve ergenlerde duygu durum ve kaygı belirtilerini değiştirmeyi hedefleyen farklı ilaçlar da kullanılır.

Otizmi olan bir çocuk sıradan bir sınıf ortamında öğrenmekte neden zorluk çeker?

Otizmi olan bir çocuğun sıradan bir sınıf ortamında öğrenmekte zorluk çekmesinin birçok nedeni vardır. Bunlar aşğaıdakileri nedenleri de içerir fakat sadece bunlarla sınırlı değildir:

  • Otizmin yanı sıra öğrenme güçlüklerinin, dikkatsizliğin ve hiperaktivitenin olması
  • Otizmin yanı sıra zihinsel işlevselliğin zayıf oluşu
  • Kendine ya da diğerlerine saldırganlığının olması
  • Duygularındaki dengesizlik
  • Sınıf ortamına katılabilmek için yanında bireysel bir yardımcıya ihtiyaç duyması
  • Sosyal anlamda karşılıklı ilişkiler kurmadaki güçlükleri
Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz