Hematopoetik kelimesi latince bir kelime olup kan oluşturan anlamına gelmektedir. Vücudumuzdaki kan hücrelerinin tümü kemik iliğinde üretilen hematopoetik kök hücrelerden gelişir.

Kök hücre bir takım hormonlar ve büyüme faktörlerine maruz kaldığında farklı hücrelere dönüşebilen hücrelere denir. Bu hücreler multipotent yani bir kaç farklı hücre tipine dönüşebilir özelliktedir. Kemik iliği kemiklerin merkezindeki bulunan süngerimsi dokudur. Yenidoğan bir bebekte tüm kemiklerde aktif bir kemik iliği mevcuttur, erişkin çağa doğru aktif kemik iliği olan kemik sayısı azalır ve erişkin çağda sadece omurga, kalça, kafatası, göğüs kafesi ve omuz kemiklerinde aktif kemik iliği kalır. Multipotent bir kök hücre lenfoid ya da myleoid kök hücrelere dönüşür.

Myleoid kök hücreler: 

Eritrositler (Kırmızı kan hücreleri, alyuvarlar): Vücudumuzda aktif oksijen ve karbondioksit taşıyan hemoglobin proteini barındıran hücrelerdir. 

Trombositler (Kan pulcukları): Vücudun herhangi bir noktasında meydana gelen kanamaları durdurmaya yardımcı olan yani pıhtılaşmada rol oynayan hücrelerdir.

Lökositler (akyuvarlar, beyaz kan hücreleri): Bu hücreler vücudun bağışıklık sistemini oluşturur. Vücuda dışarıdan giren bakteri, virüs ve mantarlara karşı vücudu korurlar. Hepsinin de farklı görevleri olan bu hücreler de 3 gruba ayrılır:

Granülositler (nötrofil, bazofil, eozinofil),
Monositler  
Lenfositler

Bunlardan nötrofiller ve monositler, fagositler olarak da adlandırılırlar ve yabancı hücreleri içine alarak öğüten beyaz kan hücreleridir. Sadece kanın içinde dolaşan eritrositler ve trombositlerin tersine monositler kan dolaşımından ayrılarak dokulara girme ve enfeksiyonlarla savaşmaya devam ederler. Eozinofil ve bazofiller ise vücutta allerjik reaksiyon oluşturan maddelere ve parazitlere karşı etki eden hücrelerdir. 

Lenfoid kök hücreler ise lenfositlere dönüşür. Lenfositlerin çoğu dalak, lenf bezleri ve lenf kanallarında bulunur. Genellikle kana geçmezler. Bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan antikorları üreten B-lenfositler, bu hücrelere yardımcı olan T-lenfositler ve kanser hücrelerine ve virüslere saldıran NK (Natural Killer, doğal katil hücreler) olmak üzere 3 tipi mevcuttur. 
Bu hücrelerden herhangi bir tipinin kontrolsüz aşırı çoğalmasıyla hematolojik malignansiler denilen kötü huylu kan hastalıkları oluşur. 

Lösemi: 

Kemik iliğinde bulunan lenfoid veya myeloid hücrelerin kontrolsüz ve aşırı çoğalmasına bağlı olarak gelişen lösemi hastalığı halk arasından kan kanseri olarak da bilinir. Aşırı çoğalan bu hücreler tam olarak fonksiyon görecek hale ulaşamaz dolayısıyla vücutta bağışıklık sisteminde bozukluk gelişir.

Bunun yanı sıra eritrositler ve trombositler de kemik iliğinde yapıldığı için bu hücrelerin de yapımı engellenerek, bu hücre tiplerinin eksikliğine bağlı semptomlar ortaya çıkar. Lösemiler oluştukları hücre tiplerine lenfoid veya myleoid seri tutulumuna bağlı olarak, hastalığın ani ya da uzun dönemde oluşmasına göre de "akut" veya "kronik" olmak üzere 4 şekilde gruplanır. 

Akut lenfoblastik lösemi (ALL)
Akut miyeloid lösemi (AML)
Kronik lenfositer lösemi (KLL)
Kronik miyeloid lösemi (KML)

Kan kanseri hastalarının %90'ında altta yatan bir sebep bulunamaz. Bu hastaların %10'unda daha önce alınan radyoterapi veya kemoterapi, bir kimyasal ajana maruz kalma ya da Down Sendromu gibi lösemiye yatkınlık oluşturan bir hastalık hikayesi vardır. Erişkinlerde löseminin nedenleri genellikle sigara, alkol, enfeksiyonlar, yanlış beslenme alışkanlıkları gibi faktörler olabilirken çocuklarda genellikle genetik sebeplere bağlı olarak ortaya çıkar.

Löseminin belirtileri arasında: 

Kansızlık (anemi)
Ciltte kolay morarma, sebebi açıklanamayan kanamalar
Yüksek ateş, titreme
Halsizlik, bitkinlik
Açıklanamayan kilo kaybı, iştahsızlık
Burun, diş ve diş etlerinde sebepsiz kanamalar
Lenf bezlerinde ağrısız şişlikler 
Diş etlerinde ağrı veya kanama
Burun kanaması
Kemik ve eklemlerde ağrılar, çocuklarda bacak ağrıları sayılabilir. 

Lösemi tanısı iyi bir anamnez (hastalığın öyküsünün alınması) ve fizik muayene ile konulabilir. Kesin tanı için periferik yayma yapılmalı yani kan hücreleri mikroskop altında incelenmelidir. Çoğalmış anormal yapılı hücrelerin görülmesi tanıyı kesinleştirir. Ayrıca kemik iliği biyopsisi ile patolojik ve genetik testler de yapılmalıdır. Tedavide kemoterapi, bazı durumlarda radyoterapi, kemik iliğini güçlendirici ilaçlar, kan ve kan ürünleri, enfeksiyonlara karşı korumada antimikrobiyal ajanlar kullanılmalıdır. Kemik iliğinin tama yakın baskılandığı durumlarda kemik iliği nakli gerekebilir. Lösemi yani kan kanseri hakkında daha geniş bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilirsiniz. 

Lenfoma: 

Lenf kanseri (lenfoma) lenfositlerin kontrolsüz büyümesi sonrası kanserleşmesidir. Vücudun en önemli savunma mekanizmalarından biri olan lenf bezleri lenf kanserinin en sık görüldüğü yerleri oluşturur. Vücutta gelişen enfeksiyonlar sırasında lenf bezleri büyür ve şişer, hastalık geçtikten sonra da normale döner; normal bağışıklık sistemi bu şekilde çalışır. Lenfoma geliştiğinde lenfositleri yapımı bozulur, anormal çoğalma sonucu anormal yapılı hücreler gelişir. 

Lenf kanserleri temel olarak Hodgkin ve non-Hodgkin (Hodgkin olmayan) Lenfoma olmak üzere iki şekilde görülür. Her iki şeklin de belirtileri benzer olabilmekle beraber, hangi tür olduğuna yapılan tetkiklerde saptanan bir takım özel hücrelere göre karar verilir. Ağrısız lenf bezi şişlikleri, sebebi bilinmeyen ateş, açıklanamayan ateş, sürekli yorgunluk, solunum problemleri, öksürük ve göğüs ağrısı, karında dolgunluk hissi ve karın ağrısı, kaşıntı gibi belirtileri mevcuttur. Lenfomalarda tedavi seçeneklerinin belirlenebilmesi açısından lenfomanın hangi tür olduğunun belirlenmesi önemlidir. Ana tedavi yöntemleri kemoterapi, biyolojik tedavi denilen antikor tedavisi ve radyoterapidir. Lenfomalar ile ilgili ayrıntılı bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilirsiniz. 


Multiple Myelom:

Multiple myelom B-lenfositlerden gelişen plazma hücrelerinin aşırı artmasıyla ortaya çıkan bir çeşit hematolojik malignansidir. Vücudumuza bir virüs ya da bakteri girdiğinde B-lenfositler plazma hücrelerine dönüşerek, her tip bakteri ve virüse özel protein yapıda antikorlar üretirler. İmmünglobulinler de denilen bu maddeler bakteri ve virüslere yapışarak onlarla savaşta büyük rol oynar. Multipl myelom hastalığında ise artan anormal plazma hücreleri olması gereken antikorlar yerine anormal bir protein üretirler. Paraprotein ya da M protein olarak adlandırılan bu protein hiç bir fonksiyon gösteremez; enfeksiyonlarla savaşamaz ve kanı yoğunlaştırdığı için böbreklere zarar verir. Bu hastalarda genellikle sırt ve kaburgalarda kemik ağrıları, omurgalarda kemik kırıkları, sık sık hastalanma ve yüksek ateş, nefes darlığı, halsizlik ve yorgunluk hissi, kilo kaybı izlenir.

Tanı genellikle fizik muayene ile konur. Yapılan kan testlerinde kanda artmış oranda bulunan proteinler saptanır. Daha sonra kemik iliği biyosisi uygulanır. Tedavide kemoterapi, plazma hücrelerinin büyümesini durduran hedefe yönelik tedavi ve streoidler kullanılır. Multiple Myelom ile ilgili ayrıntılı bilgiye ilgili yazımızdan ulaşabilirsiniz. 

Myelodisplastik Sendrom: 

Myelodisplastik Sendrom kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinin tam olarak olgunlaşamaması, normal şekillerine ulaşamaması ve fonksiyon bozukluğu ile karakterize bir hastalıktır. Sıklıkla 40 yaş üstü erişkinlerde görülen bu hastalıkta belirtiler tutulan kan hücresinin tipine göre değişir. Eritrosit serisi yani alyuvarların yapımında bozukluk olduğunda hastalarda kansızlık görülür. Bu hastaların çoğunda sadece kırmızı kan hücreleri tutulur. Ana belirti halsizliktir. Nefes darlığı, uzun yol yürüyememesi, aktivite esnasında çabuk yorulma, baş dönmesi, nefes darlığı gibi şikayetler izlenir.

Lökositler etkilenmişse sık hastalanma ve enfeksiyonlara yatkınlık, tormbositler tutulmuşsa pıhtılaşma bozuklukları, kanamalar ve ciltte çabuk morarma izlenir. Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte radyoterapi, kemoterapi sonrası ya da tarım ilaçlarına maruz kalma sonrasında ortaya çıkabilir. Hastaların büyük çoğunluğunda kemik iliğinde kromozom anomalileri izlenmektedir. Tedavi genellikle eksik olan hücrenin yerine konması şeklinde düzenlenir. Kan ve kan ürünleri nakli ve kemik iliğinden kan yapımını aktive edici ilaçlar kullanılır. Demir, B12 ve folik asit replasmanı yapılır. 

Hairy Cell Lösemi (Saçlı hücreli lösemi):

Saçlı hücreli lösemi ya da tüylü hücreli lösemi nadir görülen bir kronik lösemi şeklidir. Lenfoid seri hastalıklarındandır. Mikroskop altında lenfositlerin etrafındaki çıkıntıların saç şeklinde görülmesinden dolayı bu adı almaktadır. 
 

TIBBİ BÖLÜME BAĞLI SAĞLIK REHBERİ YAZILARI