Arama

Üzgünüz, Aradığınız Sonuç Bulunamadı

Aramanızla eşleşen herhangi bir sonuç bulunamadı, lütfen arama terimlerinizi değiştirerek tekrar deneyiniz.

Çocuklarda Astım Nasıl Geçer? Belirtiler, Tedavi ve Yönetim Yöntemleri

image

Çocuğunuzda astım teşhisi konulması, ebeveynler için endişe yaratabilir. Ancak modern tıp ve doğru yönetim stratejileri sayesinde, çocuklarda astım nasıl geçer sorusu artık çok daha umut vaat eden yanıtlarla karşılanmaktadır. Günümüzde çocukluk çağı astımı, etkili bir şekilde kontrol altına alınabilen ve çocukların sağlıklı, aktif bir yaşam sürmelerine olanak tanıyan bir durumdur. Bu rehberde, astımın belirtilerinden, güncel tedavi yöntemlerine ve günlük yaşamda uygulanabilecek yönetim stratejilerine kadar birçok önemli konuyu ele alacağız.

Çocukluk Çağı Astımı Nedir?

Çocukluk çağı astımı, çocuklarda sıkça görülen, solunum yollarını etkileyen kronik bir hastalıktır. Bu durum, çocukların nefes borularının hassaslaşması ve çeşitli tetikleyicilere karşı aşırı tepki vermesiyle kendini gösterir. Normalde açık ve rahat olan hava yolları, astım atağı sırasında iltihaplanır, daralır ve aşırı mukus (balgam) üretmeye başlar. Bu daralma ve mukus birikimi, çocuğun nefes almasını güçleştirir.

Çocuğunuzun akciğerlerine hava taşıyan borular (bronşlar) hassas hale gelir. Normal bir öksürük veya soğuk algınlığında bu hassasiyet geçiciyken, çocukluk çağı astımı olan bir çocukta bu hassasiyet süreklidir. Polen, toz akarları, evcil hayvan tüyleri gibi alerjenler; soğuk hava, egzersiz veya duman gibi tahriş ediciler bu hassas hava yollarını etkileyerek daralmalarına yol açabilir.

Bu durumun en belirgin işaretlerinden biri, hırıltılı solunumdur. Çocuklarda astım belirtileri arasında tekrarlayan öksürük nöbetleri (özellikle geceleri veya egzersiz sonrası), nefes darlığı ve göğüste sıkışma hissi de bulunur. Astım, yalnızca geçici bir öksürükten veya nezleden farklıdır çünkü bu belirtiler tekrarlayıcıdır, tetikleyicilere bağlı olarak şiddetlenebilir ve kalıcı olabilir. Doğru teşhis ve yönetimle, çocuklar astım belirtilerini kontrol altında tutarak normal bir yaşam sürebilirler.

Çocuklarda Astım Belirtileri Nelerdir?

Çocuklarda astım, solunum yollarının iltihaplanması ve daralması sonucu ortaya çıkan kronik bir hastalıktır. Çocuklarda astım belirtileri, hastalığın ciddiyetine göre farklılık gösterebilir ve genellikle tekrarlayıcı niteliktedir. Ailelerin bu belirtileri tanıması, erken teşhis ve tedavi açısından büyük önem taşır. İşte çocuklarda en sık görülen astım belirtileri:

  • Tekrarlayan Öksürük: Genellikle gece veya sabahın erken saatlerinde, bazen de egzersiz sonrası artan inatçı bir öksürüktür. Soğuk algınlığı gibi enfeksiyonlar olmadan da sıkça görülebilir.
  • Hırıltılı Solunum: Nefes alıp verirken duyulan ıslık benzeri sestir. Bu durum, daralan hava yollarından geçen havanın çıkardığı sestir.
  • Nefes Darlığı: Çocuğun normalden daha hızlı ve zor nefes alması, kısa ve yüzeysel solunum yapmasıdır. Özellikle oyun oynarken veya fiziksel aktivite sırasında belirginleşebilir.
  • Göğüste Sıkışma: Çocuklar bu durumu genellikle "göğsümde fil oturuyor" veya "göğsüm ağrıyor" gibi ifadelerle dile getirebilirler. Küçük çocuklarda ise huzursuzluk ve aktiviteden kaçınma şeklinde gözlemlenebilir.
Bu çocuklarda astım belirtileri; gece, sabah erken saatlerde veya fiziksel aktivite sonrası artış gösterebilir. Ayrıca alerjenlere (polen, ev tozu akarı, hayvan tüyü) maruz kalma veya soğuk hava gibi tetikleyicilerle de şiddetlenebilir.

Bebeklerde astım belirtileri daha farklı şekillerde görülebilir ve tanınması zor olabilir. Bebekler öksürük veya hırıltı dışında, beslenme güçlüğü, huzursuzluk, uyku düzeninde bozukluklar, emzirirken nefes nefese kalma gibi işaretler de sergileyebilir. Bu durumlar ebeveynler tarafından dikkatle takip edilmelidir.

Bir astım atağı sırasında ise bu belirtiler aniden şiddetlenebilir ve çocuğun nefes alması ciddi anlamda zorlaşabilir. Dudaklarda veya tırnaklarda morarma, hızlı solunum, kaburgalar arası çekilmeler gibi acil müdahale gerektiren durumlar ortaya çıkabilir. Ebeveynler, çocuklarında bu tür belirtiler gözlemlediklerinde mutlaka bir çocuk doktoruna veya alerji uzmanına başvurmalıdır.

Astımı Tetikleyen Faktörler ve Risk Grupları

Astım, hava yollarının iltihaplanması ve daralmasıyla karakterize, kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Astım atağı yaşanmasına neden olan birçok faktör bulunur. Bu tetikleyicileri bilmek ve yaşamdan mümkün olduğunca uzaklaştırmak, hastalığın kontrol altında tutulması için büyük önem taşır.

Yaygın Tetikleyici Faktörler:

Alerjenler:

  • Polenler: Özellikle bahar aylarında ağaç, çim ve yabani ot polenleri astım semptomlarını şiddetlendirebilir.
  • Toz Akarları: Evlerdeki halı, yatak ve mobilyalarda bulunan mikroskobik canlılardır. Dışkıları ve ölü bedenleri güçlü alerjenlerdir.
  • Evcil Hayvan Tüyleri ve Derisi: Kedi, köpek gibi evcil hayvanların tüy ve deri döküntüleri, hassas kişilerde astım ataklarını tetikleyebilir.
  • Küf Sporları: Nemli ortamlarda gelişen küfler, havaya saldıkları sporlarla alerjik reaksiyonlara yol açabilir.
  • Hamam Böcekleri: Atıkları alerjik etki yaratabilir.
Hava Yolu Tahriş Ediciler (İrritanlar):
  • Sigara Dumanı: Hem aktif hem de pasif içicilik, astım semptomlarını ağırlaştırır ve atak riskini artırır.
  • Hava Kirliliği: Endüstriyel dumanlar, egzoz gazları ve ozon gibi kirleticiler hava yollarını tahriş eder.
  • Kimyasal Buharlar: Temizlik malzemeleri, boyalar ve parfümler gibi ürünlerin yaydığı kokular ve buharlar astımı tetikleyebilir.
  • Toz ve Partiküller: İnşaat tozları, odun dumanı gibi partiküllü maddeler.
Enfeksiyonlar:
  • Viral Enfeksiyonlar: Grip, soğuk algınlığı ve diğer üst solunum yolu enfeksiyonları, özellikle çocukluk çağı astımı olanlarda astım ataklarını şiddetlendirebilir.
Egzersiz: Bazı astım hastalarında, özellikle soğuk ve kuru havada yapılan yoğun egzersizler astım semptomlarını tetikleyebilir.
Hava Koşulları: Soğuk ve kuru hava, ani ısı değişimleri bazı kişilerde astım semptomlarına neden olabilir.
Stres ve Duygusal Durumlar: Yoğun stres, kaygı veya diğer güçlü duygusal tepkiler, solunum yollarını etkileyerek astım atağını tetikleyebilir.

Risk Grupları:

Bazı kişiler astım geliştirme veya şiddetli astım atakları yaşama açısından daha yüksek risk altındadır.
  • Aile Öyküsü: Ailede astım, alerji veya egzama gibi alerjik hastalık öyküsü bulunması, genetik yatkınlığı gösterir ve astım riskini önemli ölçüde artırır.
  • Alerjiler: Diğer alerjik durumları (alerjik rinit, egzama gibi) olan kişilerde astım görülme olasılığı daha yüksektir. Alerjik astım tedavisi, bu faktörler göz önünde bulundurularak kişiye özel olarak planlanır.
  • Çevresel Faktörler: Sigara dumanına maruz kalma, hava kirliliği ve belirli kimyasallara maruz kalan kişiler risk grubundadır.
  • Obezite: Fazla kilo, astım semptomlarının şiddetini artırabilir ve hastalığın kontrolünü zorlaştırabilir.
  • Viral Enfeksiyonlar: Erken yaşta geçirilen ciddi viral solunum yolu enfeksiyonları, astım gelişimini etkileyebilir.
Bu risk faktörlerini ve tetikleyicileri tanımak, astım yönetiminde kritik bir rol oynar.

Çocuklarda Astım Nasıl Tedavi Edilir?

Astım tedavisi, çocukların semptomlarını kontrol altına almayı, atakları önlemeyi ve aktif bir yaşam sürmelerini sağlamayı hedefler. Her çocuğun durumu farklı olduğundan, tedavi planı doktor tarafından özel olarak belirlenir. Bu süreçte ailelerin doktorla işbirliği yapması ve tedaviye uyması büyük önem taşır.

Tedavide ilaç kullanımı, tetikleyicilerden kaçınma ve düzenli doktor kontrolleri esastır. İlaçlar genellikle uzun etkili kontrol edici ilaçlar ve hızlı etkili rahatlatıcı ilaçlar olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Uzun etkili ilaçlar, hava yolu iltihabını azaltarak ve hava yollarını genişleterek atakların sıklığını ve şiddetini düşürmeyi amaçlar. Hızlı etkili ilaçlar ise atak anında hava yollarını açarak semptomları hafifletir. Alerjik astım tedavisi söz konusu olduğunda, alerjenlerden uzak durmanın yanı sıra alerji aşıları (immünoterapi) da tedavi planına dahil edilebilir. Ebeveynlerin merak ettiği "çocuklarda astım nasıl geçer?" sorusunun cevabı, düzenli ve doğru tedavi ile hastalığın kontrol altına alınması ve çocuğun yaşam kalitesinin yükseltilmesidir. Tedavideki en önemli unsur, semptomların takibi ve doktorun talimatlarına titizlikle uyulmasıdır.

Modern Astım İlaçları ve Kullanımları Astım tedavisinde modern ilaçlar, hastaların yaşam kalitesini artırmanın yanı sıra atakların sıklığını ve şiddetini azaltmayı hedefler. Bu ilaçlar temel olarak iki ana kategoriye ayrılır: kontrol edici (koruyucu) ilaçlar ve rahatlatıcı (kurtarıcı) ilaçlar.

Kontrol edici ilaçlar, hava yolu iltihabını azaltarak ve hava yollarını genişleterek astım semptomlarının uzun vadede önlenmesine yardımcı olur. Genellikle steroid içeren bu inhalerler, düzenli olarak, yani her gün belirli saatlerde kullanılmalıdır. Etkileri hemen görülmez. Ancak düzenli kullanımda astım kontrolünü sağlarlar. Özellikle çocuklarda astım ilaçları konusunda bu disiplinli kullanım, hastalığın seyrini olumlu yönde etkiler.

Rahatlatıcı (kurtarıcı) ilaçlar ise astım atağı sırasında hızla etki eden, solunum güçlüğünü gideren ilaçlardır. Bu ilaçlar, hava yollarındaki kasları gevşeterek nefes almayı kolaylaştırır ve sadece ihtiyaç duyulduğunda kullanılır. Hem kontrol edici hem de rahatlatıcı ilaçlar, genellikle inhaler veya nebulizatör denilen cihazlar aracılığıyla alınır. İnhalerler, ilacı doğrudan akciğerlere ulaştıran küçük, taşınabilir cihazlardır. Nebulizatörler ise ilacı ince bir sise dönüştürerek hastanın daha uzun süre solumasını sağlayan cihazlardır. Özellikle küçük çocuklarda astım ilaçlarının etkin bir şekilde verilmesinde nebulizatörler tercih edilmektedir. İlaç Dışı Tedavi ve Yönetim Stratejileri Astım yönetiminde ilaç tedavisi kadar, ilaç dışı yöntemler de önem taşır. Çocuğun astım ataklarını tetikleyen alerjenlerden (polen, ev tozu akarı, hayvan tüyleri vb.) uzak durmak ve maruziyeti azaltmak kritik bir adımdır. Aynı zamanda pasif içicilikten (sigara dumanı) kesinlikle kaçınmak gerekir, çünkü duman hava yollarını tahriş ederek atakları tetikleyebilir.

Çevre kontrolü, alerjik astım tedavisi sürecinde dikkat edilmesi gereken önemli bir husustur. Evde düzenli temizlik yapmak, yatak takımlarını sık sık yıkamak, nemli ortam oluşumunu engellemek gibi önlemler alınmalıdır. Hava filtreleri kullanmak da iç mekandaki alerjenleri azaltmaya yardımcı olabilir. Doktor kontrolünde yapılabilecek solunum egzersizleri ve fizyoterapi uygulamaları, akciğer kapasitesini artırmaya ve solunum kaslarını güçlendirmeye yardımcı olabilir. Bu yöntemler, çocuğun nefes almasını kolaylaştırır ve genel yaşam kalitesini artırır. Ayrıca, sağlıklı ve dengeli beslenme ile düzenli fiziksel aktivite (çocuğun durumuna uygun olanlar) bağışıklık sistemini destekleyerek astım yönetiminde pozitif etki yaratır. Bu tür stratejilerin bir doktor veya uzman eşliğinde belirlenmesi ve uygulanması esastır.

Astımlı Çocuğun Yaşam Kalitesini Artırmak İçin Öneriler

Astımlı bir çocuğa sahip olmak, ebeveynler için endişe verici olabilir. Öncelikle, ev ortamını astım tetikleyicilerinden arındırmak büyük önem taşır. Evde alınabilecek önlemler, çocuğunuzun daha rahat nefes almasını ve astım ataklarının sıklığını azaltmasını sağlar. Örneğin, HEPA filtreli elektrik süpürgesi kullanmak, evdeki toz akarlarını ve diğer alerjenleri önemli ölçüde azaltmaya yardımcı olur. Bu filtreler, havada asılı kalan mikroskobik partikülleri yakalayarak iç hava kalitesini iyileştirir. Ayrıca, yatak takımlarını sık sık, tercihen haftada bir kez sıcak suyla yıkamak, toz akarlarının üremesini engellemek için etkili bir yoldur. Nevresim, çarşaf ve yastık kılıflarının düzenli olarak temizlenmesi, çocuğunuzun uyurken maruz kaldığı alerjen miktarını düşürür. Evdeki nem oranını dengede tutmak da kritik bir faktördür. Yüksek nem, küf ve toz akarı oluşumunu tetikleyebilirken, aşırı kuru hava solunum yollarını tahriş edebilir. İdeal olarak, evdeki nem seviyesi %30 ila %50 arasında tutulmalıdır. Gerekirse nem alma cihazları veya nemlendiriciler kullanılabilir, ancak nemlendiricilerin de temizliğine dikkat etmek gerekir.

Beslenmenin rolü de çocukluk çağı astımı yönetiminde göz ardı edilmemelidir. Anti-inflamatuar özelliklere sahip besinler, astım semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilir. Omega-3 yağ asitleri açısından zengin balıklar, taze meyve ve sebzeler, tam tahıllar içeren dengeli bir diyet, genel sağlıklarını desteklemenin yanı sıra solunum yollarının iltihaplanmasını azaltmaya da katkıda bulunabilir. İşlenmiş gıdalardan, aşırı şeker ve koruyucu içeren ürünlerden kaçınmak da faydalı olabilir.

Okul yönetimi ve öğretmenlerle iş birliği yapmak, astımlı çocuğunuzun okulda da güvende ve desteklenmiş hissetmesini sağlar. Okul hemşiresi, öğretmenler ve idarecilerle çocuğunuzun astım eylem planını paylaşmak, ilaçlarının nerede ve nasıl saklandığını ve acil durum anında ne yapılması gerektiğini onlara bildirmek çok önemlidir. Bu iş birliği sayesinde, çocuğunuzun okul ortamında da herhangi bir astım atağı durumunda hızlı ve doğru müdahale alması sağlanır. Okulda spor etkinliklerine katılım ve fiziksel aktivite konusunda da öğretmenlerin bilgilendirilmesi, uygun önlemlerin alınmasına olanak tanır. Bu uygulamalarla, astımın günlük yaşam üzerindeki etkileri en aza indirilerek çocuğunuzun yaşam kalitesi artırılabilir.

Astım Atağı Anında Neler Yapılmalı?

Astım atağı, hem çocuk hem de ebeveynler için endişe verici bir deneyim olabilir. Böyle anlarda sakin kalmak ve doğru adımları atmak hayati önem taşır. Bir astım atağı anında izlenmesi gereken adım adım acil durum planı şöyledir:

1.  Sakin Kalın ve Çocuğunuzu Rahatlatın: Öncelikle kendi sakinliğinizi koruyun. Çocuğunuzun panik yapmasını engellemek için onu sakinleştirici bir ses tonuyla konuşun ve güvende olduğunu hissettirin. Panik, solunumu daha da zorlaştırabilir.

2.  Çocuğu Dik Oturtun: Çocuğunuzu sırtı dik bir şekilde oturtmak, ciğerlerinin daha rahat hava almasına yardımcı olacaktır. Gerekirse kucağınızda veya bir sandalyede, öne eğilmiş ve dirsekleri dizlerinin üzerinde olacak şekilde pozisyon verin.

3.  Rahatlatıcı İlacı Uygulayın: Doktorunuzun önerdiği ve size öğrettiği şekilde, hızla etki eden rahatlatıcı ilacı (genellikle bronkodilatör inhaler) kullanın. Eğer bir spacer (aracı) kullanmanız gerekiyorsa, bunu doğru şekilde takıp ilacı uygulayın. Genellikle 10-15 dakika içinde bir rahatlama görülmesi beklenir. Doktorunuzun önerdiği miktar ve sıklığa sıkıca uyun. Çocuklarda astım ilaçları, doktor kontrolünde ve doğru dozlarda kullanılmalıdır.

4.  Gözlemlemeye Devam Edin: İlk müdahaleden sonra çocuğunuzun durumunu yakından gözlemleyin. Nefes alışverişi düzeliyor mu? Öksürük ve hırıltısı azalıyor mu? Dudak rengi normale dönüyor mu?

5.  Acil Yardım İsteyin (112'yi Arayın): Aşağıdaki durumlardan herhangi birini fark ederseniz derhal 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun:

  • İlaç uygulandıktan sonra 10-15 dakika içinde belirtilerde herhangi bir düzelme olmuyorsa.
  • Çocuğunuzun dudaklarında, parmak uçlarında veya tırnak yataklarında morarma başlıyorsa.
  • Konuşmakta, cümle kurmakta veya yemek yemekte aşırı zorlanıyorsa.
  • Nefes alırken göğüs kafesinde belirgin çekilmeler meydana geliyorsa.
  • Çocuğunuz uyuşuk, tepkisiz veya bilinci bulanık görünüyorsa.
6.  İkinci Doz İlaç Uygulaması (Gerekirse): İlk ilacın ardından çocuğunuzun durumu kötüleşmeye devam ederse doktorunuzun talimatlarına uygun olarak ikinci dozu uygulayabilirsiniz. Ancak bu tür durumlarda mutlaka tıbbi yardım almayı geciktirmeyin.

Bu adımları bilmek, bir astım atağı sırasında daha güvende hissetmenizi ve çocuğunuza en hızlı ve etkili yardımı sağlamanızı sağlayacaktır. Unutmayın, doktorunuzun size özel verdiği talimatlar her zaman önceliklidir. Bu acil durum senaryolarına hazırlıklı olmak, panik anını yönetme becerisi kazandırırken, çocuğunuzun sağlığını korumak adına kritik bir rol oynar. Ailelerin, çocuklarının astım eylem planını düzenli olarak gözden geçirmeleri ve bu planı evde, okulda ve bakıcılarla paylaşmaları önemlidir.

Sıkça Sorulan Sorular
Çocuklarda astım, hava yollarının iltihaplanması ve daralması sonucu nefes almada zorluk, öksürük, hırıltı ve göğüste sıkışma hissiyle ortaya çıkan kronik bir solunum yolu hastalığıdır. Hava yollarındaki bu hassasiyet, alerjenler (polen, ev tozu akarları, hayvan tüyleri), soğuk hava, egzersiz, enfeksiyonlar veya irritanlar (sigara dumanı) gibi tetikleyicilere karşı aşırı tepki verir. Çocuklarda astım belirtileri genellikle gece veya sabaha karşı kötüleşir, çocuğun aktivite düzeyini düşürebilir ve okul başarısını etkileyebilir. Özellikle küçük çocuklarda bu belirtiler soğuk algınlığı ile karıştırılabilir, bu nedenle sürekli öksürük veya hırıltı varsa mutlaka bir uzmana danışılması önemlidir. Erken teşhis, hastalığın yönetimi açısından kritik rol oynar.
Çocuklarda astım tanısı, doktor muayenesi, çocuğun tıbbi öyküsü, fiziksel bulgular ve bazı testlerin birleşimiyle konulur. Doktor, çocuğun semptomlarını (öksürük, hırıltı, nefes darlığı gibi) ve bunların ne zaman ortaya çıktığını, tetikleyicileri ve ailedeki alerji/astım öyküsünü detaylı olarak sorgular. Fizik muayenede akciğer sesleri dinlenir. Daha büyük çocuklarda (genellikle 5-6 yaş ve üzeri) solunum fonksiyon testleri, özellikle spirometri ile akciğer kapasitesi ve hava akışı ölçülür. Bu test, hava yollarındaki daralmayı ve bronş genişleticilere verilen yanıtı değerlendirir. Ayrıca, alerjik astım şüphesi varsa alerji testleri (deri prick testi veya kan testi) yapılabilir. Bu testler, astımı tetikleyebilecek spesifik alerjenleri belirlemeye yardımcı olur. Küçük çocuklarda ise tanı, semptomların takibi ve tedaviye verilen yanıt üzerinden konulabilir.
Çocuklarda astım nasıl geçer sorusu, birçok ebeveynin merak ettiği bir konudur. Astım kronik bir hastalık olduğu için tamamen ortadan kalkmayabilir. Ancak doğru tedavi ve yönetim stratejileriyle belirtiler kontrol altına alınarak çocuğun normal, aktif bir yaşam sürmesi sağlanabilir. Tedavinin amacı, hava yollarındaki iltihabı azaltmak, bronşları genişletmek ve astım ataklarını önlemektir. Genellikle uzun süreli kontrol edici ilaçlar ve hızlı rahatlatıcı ilaçlar birlikte kullanılır. Ayrıca, çocuğu tetikleyicilerden uzak tutmak, düzenli doktor kontrollerine gitmek ve doktorun talimatlarına uymak da hastalığın seyrini olumlu etkiler. Bu yaklaşımlar, çocuğun yaşam kalitesini önemli ölçüde artırır.
Astım ilaçları, doğru kullanıldığında çocuklarda astım semptomlarını etkili bir şekilde kontrol altına alan ve genellikle güvenli ilaçlardır. Ancak her ilaçta olduğu gibi, astım ilaçlarının da bazı yan etkileri olabilir. Kontrol edici ilaçlar olan inhaler kortikosteroidler, genellikle düşük dozlarda kullanıldığı ve doğrudan akciğerlere ulaştığı için sistemik yan etkileri minimaldir. Nadiren ağızda pamukçuk (mantar enfeksiyonu) veya ses kısıklığı gibi lokal yan etkiler görülebilir; bu durumlar ilaçtan sonra ağzın çalkalanmasıyla önlenebilir. Hızlı rahatlatıcı ilaçlar ise kalp çarpıntısı, titreme veya huzursuzluk gibi geçici yan etkilere neden olabilir. Bu yan etkiler genellikle hafif ve kısa sürelidir. Önemli olan, ilaçların doktorun önerdiği dozda ve şekilde kullanılmasıdır. Ebeveynlerin, ilaçların potansiyel yan etkileri hakkında doktorlarından bilgi alması ve herhangi bir endişe durumunda hekime danışması önemlidir. İlaçların faydaları, genellikle potansiyel risklerinden çok daha fazladır ve astımın kontrol altında tutulması, çocuğun yaşam kalitesi ve sağlığı için hayati önem taşır.
Kesinlikle evet, astımlı çocuklar doğru önlemler alındığında spor yapabilir ve yapmalıdır da. Fiziksel aktivite, akciğer kapasitesini artırır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve genel sağlığa olumlu katkıda bulunur. Spor yapmadan önce mutlaka ısınma egzersizleri yapmak, soğuk ve kuru havada dışarıda spor yapmaktan kaçınmak, tetikleyicilerden uzak durmak ve doktorun önerdiği hızlı rahatlatıcı ilaçları yanında bulundurmak önemlidir. Hekim kontrolünde bir egzersiz planı oluşturulması, çocuğun güvenli bir şekilde spor yapmasını sağlar. Yüzme gibi nemli ortamlarda yapılan sporlar, solunum yollarını daha az tahriş ettiği için astımlı çocuklar için özellikle faydalı olabilir ve tercih edilebilir.
Hayır, öksüren her çocuk astım değildir. Öksürük, çocuklarda çok yaygın görülen bir semptom olup, genellikle soğuk algınlığı, grip, alerjiler, sinüzit veya geniz akıntısı gibi birçok farklı nedenden kaynaklanabilir. Astım öksürüğü ise genellikle belirli özelliklere sahiptir: tekrarlayıcıdır, özellikle geceleri veya sabahın erken saatlerinde artar, egzersizle veya belirli tetikleyicilere (toz, polen, duman gibi) maruz kalmakla kötüleşir ve sıklıkla hırıltı veya nefes darlığı gibi diğer astım semptomlarıyla birlikte görülür. Soğuk algınlığına bağlı öksürük genellikle birkaç hafta içinde geçerken, astım öksürüğü daha uzun süreli olabilir ve mevsimsel olarak tekrarlayabilir. Çocuğunuzda uzun süreli, tekrarlayan veya diğer astım belirtileriyle birlikte seyreden bir öksürük varsa, doğru tanı ve tedavi için mutlaka bir çocuk doktoruna veya alerji uzmanına başvurmak önemlidir.
Astım atağı sırasında sakin kalmak çok önemlidir. İlk olarak, çocuğa doktoru tarafından reçete edilmiş hızlı etkili rahatlatıcı ilacını (genellikle mavi renkli inhalatör) vermek gerekir. Çocuğun dik oturmasına yardımcı olmak ve sıkı giysilerini gevşetmek de nefes almasını kolaylaştırabilir. İlaç verildikten sonra 5-10 dakika içinde belirtilerde bir iyileşme olmazsa veya kötüleşme devam ederse, ilaç ikinci kez verilebilir. Belirtiler düzelmezse ya da çocukta morarma, konuşma güçlüğü veya bilinç bulanıklığı gibi ciddi belirtiler ortaya çıkarsa derhal acil yardım çağrılmalıdır (112). Her ailenin, çocuklarının astım eylem planını bilmesi ve her durumda ne yapacağını öğrenmesi hayati önem taşır. Bu plan, acil durumlarda hızlı ve doğru müdahale edilmesini sağlar.
Florence Nightingale Web Yayın Kurulu Tarafından Yazılmıştır.
PROF.DR. AYTEN PAMUKÇU
PROF.DR. AYTEN PAMUKÇU
Çocuk Göğüs Hastalıkları
Kadıköy
Florence Nightingale Hastanesi
Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
İletişim Formu
Yukarı Kaydır
loading