Glüten Nedir? Glütensiz Diyet Zayıflamada Kullanılmalı Mı?

Tahıllar çağımızda insanoğlunun beslenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Glüten ise başta buğday olmak üzere arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein olup günümüzde değişik hastalıklarla ilişkisi nedeniyle adından çok söz edilen bir besin maddesi haline gelmiştir.

Tahıllar çağımızda insanoğlunun beslenmesinde çok önemli bir yere sahiptir. Glüten ise başta buğday olmak üzere arpa ve çavdar gibi tahıllarda bulunan bir protein olup günümüzde değişik hastalıklarla ilişkisi nedeniyle adından çok söz edilen bir besin maddesi haline gelmiştir. Günümüzde glüten ilişkili hastalık denildiğinde ilk akla gelen ve en yaygın olarak tanınan Çölyak hastalığıdır. Çölyak hastalığı hakkında detaylı bilgiye Çölyak Hastalığı adresinden ulaşabilirsiniz.
 

Glütensiz Beslenme Diyeti Nedir? Glütensiz Beslenmenin Hangi Hastalıklarda Faydalıdır?

·    Glütenin hastalığın gelişimindeki rolü anlaşıldığı günden beri Çölyak hastalığı tedavisinin en önemli kısmını glütensiz diyet oluşturmuştur. 
-    Glütensiz diyette buğday, arpa, çavdar unu içeren her türlü besin maddesinin yenilmesi yasaklanır. 
-    Mısır ve pirinç zararlı olmayıp diğerlerinin yerine kullanılabilir. Günümüzde tüm Çölyaklı hastaların glütensiz diyete tam olarak uyması ve yaşam boyu sürdürmesi gerektiği konusunda görüş birliği vardır.

·    Glüten ile ilişkili ikinci hastalık glüten alerjisidir. En sık alerjiye neden olan besinler Glütensiz Diyetin Sağlık Üzerine Etkileri Amerika Birleşik Devletleri’nde en sık alerji nedenlerinden bir olarak tanımlanmasına rağmen hekim tarafından tanı konanların sıklığı çocuklarda %0,4 olarak bildirilmiştir.
-    Glüten alımı ile hemen ortaya çıkan aşırı duyarlılık reaksiyonu (anjioödem, şok),
-    geç başlayan deri bulguları (döküntü, ürtiker vb.), 
-    sindirim sistemi (kusma, ishal vb.),
-    solunum sistemi belirtileri (rinit, bronşit, astım), görülebilir. 
-    Diyetten unlu gıdaların çıkarılması ile iyileşme olması ve tekrar verildiğinde ise belirtilerin tekrarlaması ile gerçekleştirilen uyarı testi tanıyı doğrular. 

·    Çölyak hastalığından farklı olarak glüten alerjisi yıllar içinde iyileşir. Çocuklarda yapılan geniş serili bir çalışmada glüten alerjisinin 4 yaşında %29, 8 yaşında %56, 12 yaşında ise %65 oranında iyileştiği saptanmıştır.

Glüten duyarlılığının patogenezi iyi bilinmese de belirtiler glüten alımı ile başlamakta ve diyetten çıkarılması ile kaybolmaktadır. Hastalığın en sık rastlanan klinik belirtileri:

-    karın ağrısı, 
-    arın şişkinliği, 
-    gaz, 
-    ishal ya da kabızlıktır. 
Bunların dışında 
-    yorgunluk, 
-    bacak ağrıları, 
-    başağrısı, 
-    döküntü
-    depresyon bulguları da görülebilmektedir. 

Bu hastalarda glütensiz beslenme yararlı olsa da ne kadar sürdürüleceği henüz çok net değildir.

Otizmli Çocuklar Glütensiz Diyetten Fayda Görür Mü?

Otizm, yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde sorunlar, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur. 

Günümüzde sıklığının 1/68’e ulaştığı bildirilmiş olup,  otizmli çocukların bir kısmının bağırsak geçirgenliğinin artmış olduğu,  kazein ve glüten gibi bazı besinlerin hastalığın oluşmasından sorumlu olabileceği öne sürülmüştür. 

Bu nedenle ailelerin %21–66’sının glüten ve kazein içermeyen diyet denedikleri ortaya çıkmış, ancak literatüre bakıldığında, sadece dördünde düşük düzeyde bilimsel kanıt gözlenebilmiştir. 

Diyetin beslenme üzerine olumsuz etkileri de göz önüne alındığında bu tür diyetlerin ancak alerji/ entolerans gösterilebildiği durumlarda uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Aksi halde glütensiz diyet yarardan çok zarar getirebilir.

Glütensiz Beslenme Zayıflamak İçin Kullanılmalı Mı?

Bu hastalıkların dışında gelişmiş batı toplumlarında yaygın olarak glütenin sağlık üzerine olumsuz etkileri olduğu düşünülerek, glüten ilişkili bir hastalık saptanmasa da %30’lara varan oranda glütensiz beslenme eğilimi ortaya çıkmıştır. Bazen kilo vermek için bile glütensiz beslenme tercih edilir olmuştur. 

Son yıllarda, Atkins diyeti ve taş devri diyeti gibi değişik moda diyetler gibi glütensiz diyet de orantısız olarak büyüyerek, diğerlerine kıyasla çok uzun süreli olmuştur.  

Son on yılda, Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan insanların neredeyse her üç kişiden birisi glüteni diyetlerinden çıkarmaya çalışmaktadır. Bunun nedenlerinden birisinin de, glüten içermeyen diyetlerin genel sağlık için yararlı olduğu konusunda oluşturulan bilgi kirliliği düşülmektedir. 

Glütensiz diyeti sürdürebilmek için hastalar glüten içermeyen süt, et, sebze ve meyve gibi besinleri rahatlıkla tüketmektirken glüten içeren ekmek, makarna gibi tahıl unu ile yapılan besinler yerine endüstri tarafından üretilen, glüten içermeyen özel unlar ile yapılan yiyecekleri tercih etmektedir. Bu özel olarak üretilen glütensiz besin maddeleri içinde protein, lif, demir ve folik asid, niasin, tiamin ve riboflavin gibi vitaminlerin daha az olduğu, karbonhidrat ve dolayısıyla kalori içeriğinin artmış olduğu bilinmektedir. Glütensiz ekmeğin yağ miktarının normal ekmekten en az 2 kat fazla olduğu, glütensiz makarnanın ise daha fazla karbonhidrat ve sodyum içerdiği gösterilmiştir.

Avrupa Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Derneğinin 2017 yılı toplantısında; 665 adet glüten içeren ve 654 glütensiz beslenme alternatifi gıda birbiri ile karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucuna göre;

-    glütensiz diyetlerin, glüten içeren tahıl ağırlıklı diyetlere göre iki kat daha fazla doymuş yağ asidi,
-    daha az protein içerdiği,
-    daha fazla kilo alımına neden olduğu bildirilmiştir. 
Çölyak hastaları tükettikleri glütensiz gıdaların içerikleri nedeni ile normal beslenen bireylere göre, obezite risklerinde artış ile karşı karşıya oldukları ileri sürülmektedir. 

Bu nedenlere bağlı olarak glütensiz ürün tüketen kişilerin yetersiz düzeyde;
 
-    demir, 
-    folik asit, 
-    kalsiyum, 
-    selenyum, 
-    magnezyum, 
-    çinko, 
-    niasin, 
-    tiamin, 
-    A ve D vitamini aldığı gösterilmiştir. 

On yıl diyet sonrasında ve mukozanın düzelmesine rağmen Çölyaklı hastalarda yüksek homosistein düzeyi saptanmıştır. Bu durum folik asit, B6 ve B12 vitaminlerinin eksikliğini gösterir. 

Ayrıca Çölyaklı erişkin hastalarda glütensiz diyet sonrasında bir yıl gibi kısa bir zamanda bile metabolik sendrom gelişebildiği de bildirilmiştir. 

Günümüzde diyetine uymayan Çölyaklı hastalarda kardiyovasküler hastalıklar nedeni ile ölüm riskinin arttığı saptanmıştır. Bu da glütensiz olarak üretilen besin maddelerinin aşırı tüketimi ile ilişkili olabilir.
 
·    Glütensiz diyetler vücut ağırlık kaybı sağlamanın aksine enerji,  yağ,  karbonhidrat ve posa gibi besin ögelerinin dengesiz alımına bağlı kilo alımına yol açabilmektedir.  
·    Glütensiz besinlerin enerji ve yağ içeriği yüksek,  posa içeriği düşük olduğundan,  kardiyovasküler hastalıklar için potansiyel risk faktörü olabileceği düşünülmektedir. 
·    İrritabl bağırsak sendromu, şizofreni, atopi, fibromiyalji, endometriozis,   atletik performans üzerine olumlu etkileri olabileceği düşünülse de glütensiz diyetlerin bu hastalıkların tedavisinde kullanılması gerektiği kesin olarak kanıtlanamamıştır.
·    Tüm bu nedenlerden dolayı hekim tarafından kanıtlanmış glüten ilişkili bir hastalık olmadıkça, 
-    zayıflamak ya da daha sağlıklı olmak için glütensiz diyet uygulanmamalı,
-    tıbben gerektiği durumlarda (allerji, Çölyak hastalığı, glüten duyarlılığı...) makro ve mikrobesin eksikliğini engellemek amacıyla bu konuda deneyimli diyetisyen gözetiminde beslenme programları hazırlanmalıdır.

Glütensiz Beslenmede Nelere Dikkat Edilmelidir?

Glütensiz beslenme planında uzak durulması gerekenler gıdalar:
·    Buğday, arpa, çavdar veya yulaf unlarından hazırlanan ekmek, bisküvi, kek ve pasta gibi besinler,
·    Glüten, sosis, salam, hazır çorbalar gibi gıdaların içinde inceltici, tekstür geliştirici, su veya yağ tutucu olarak kullanılır. Bu nedenle bu tür ürünlerin tüketiminde dikkatli olunmalıdır.
·    Vitamin ve mineraller ile zenginleştirilmiş unlar,
·    Pastanelerde satılan kek, poğaça, börek gibi hamur işleri,
·    Tam buğday unu, graham unları, kepekli uni galeta unu,
·    Hazır çorbalar, hazır bulyonlar,
·    Müsli, kahvaltılık gevrekler, baharatlı pirinç karışımları ve krakerler,
·    Malt, malt aroması içeren bira, votka gibi içecekler,
·    İrmik, makarna, noodle bulgur, şehriye ve kuskus gibi öğütülmüş buğday parçaları içeren gıdalar.
·    Buğday nişastası ve glüten bazı ilaçların yapısında da yer alabilmektedir. Bu besinler de tüketilmeden önce içeriğine dikkat edilmelidir.

Günlük yaşamımızda sık tüketilen gıdalar arasında glütensiz yiyeceklerin listesi:

·    Taze meyve ve sebzeler,
·    Kuru fasulye, nohut, mercimek, soya fasulyesi, barbunya gibi bakliyat çeşitleri,
·    Fındık, ceviz, badem gibi işlenmemiş kabuklu kuruyemişler,
·    Süt, peynir, yoğurt, kefir, ayran gibi az yağlı süt ve süt ürünleri,
·    Yumurta, tavuk, kırmızı et, hindi eti, balık ve diğer deniz ürünleri gibi protein kaynakları,
·    Patates, mısır, pirinç, karabuğday, kinoa, teff, keten ve chia tohumu gibi tahıl grubunda yer alan besinler,
·    Mısır, soya, pirinç, patates ve fasulyeden yapılmış glütensiz unlar,
·    Mısır nişastası ve patates nişastası,
·    Tüm katı ve sıvı yağlar,
·    Toz şeker, beyaz şeker ve esmer şeker.

Glütensiz beslenme ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”
Glüten Nedir? Glütensiz Diyet Zayıflamada Kullanılmalı Mı? biriminden
Uzman Görüşü Alın

Uzman Görüşü Alın

Adınız Soyadınız
GSM
Eposta Adresiniz