Gastrit (Midede Artmış Asit Salgısı) Nedir?

Ağızdan başlayıp anüse kadar devam eden, vücuda alınan besinlerin yapı taşlarına ayrılması ve vücut için gerekli olmayan maddelerin dışkıya dönüştürülerek vücuttan atılmasını sağlayan sistem, sindirim sistemi olarak adlandırılır. Sindirim sistemini oluşturan ağız, mide, ince ve kalın bağırsak, anüs gibi organlara ilişkin hastalıklar sindirim sistemi hastalıkları olarak adlandırılır. Mide de sindirim sistemi organlarından biridir ve bilinen birçok mide hastalığı vardır. Bu hastalıklardan halk arasında en çok bilinenlerden birisi gastrittir. Son zamanlarda değişen yaşam koşulları ve beslenme şekilleri mide ile ilgili hastalıkların artmasına neden olmuştur. Gastrit de son zamanlarda gittikçe artış gösteren mide hastalıklarından biridir. Çoğunlukla geçiştirilen gastrit, mide asidinin gereğinden fazla salgılanmasıyla ilgilidir ve tedavi edilmediğinde daha ciddi mide sorunlarına yol açar. Bu nedenle gastritin geri dönüşü zor olan başka hastalıklara sebebiyet vermeden tedavi edilmesi gerekir.

Gastrit Nedir?

Gastrit, basit olarak mide astarının çeşitli nedenlerden dolayı zarar görerek iltihaplanması olarak tanımlanır. Tedavi edilmediğinde mide ülserine neden olan bakteri, bu hastalığa yol açar. Akut gastrit olarak adlandırılan gastrit aniden ortaya çıkarken, midede daha önce görülen hastalıkların tedavisinin geciktirilmesinden dolayı, kalıcı iltihaplanma olan kronik gastrit de ortaya çıkabilir. Son yıllarda beslenme ve hayat alışkanlıklarından dolayı mide hastalıkları çok artmıştır ve gastrit bu hastalıklardan en yaygın olanlardan biridir. İnsanların yaşam standartlarını oldukça düşüren gastrit, tedavi edilmediği takdirde daha ciddi hastalıklara sebep olur. Çoğu insanda gastrit ciddi boyutlarda değildir ve basit tedavilerle tedavi edilir. Ancak tersi durumlarda kronik gastrit hastalığı yıllarca sürebilir. Bu nedenle tedavisinin geciktirilmemesi gerekir. Mide için sindirilmesi zor olan besinlerin fazla tüketilmesi, yeteri kadar hareket edememek gibi birçok etken, mide asidinin daha fazla salgılanmasına neden olur. Mide asidi besinlerin parçalanması için gerekli olan çok etkili bir maddedir. Çok fazla üretilmesi mide zarının zamanla zayıflamasına ve hasar görmesine neden olur. Mide asidinden dolayı zayıflayan mide zarı zamanla iltihaplanır. Oluşan bu iltihap insanların beslenmesini ve günlük hayatını etkiler. Bu nedenle gastrit ciddiye alınmalıdır. Vakit kaybetmeden tedavi edilmesi halinde çoğunlukla başarılı bir şekilde ortadan kaldırılır. Ancak eski beslenme alışkanlıklarının devam etmesi halinde yeniden ortaya çıkması mümkündür. 

Gastrit Belirtileri Nelerdir?

Bakteriyel bir enfeksiyonun ortaya çıkardığı gastritin başlangıçta çoğu insanda herhangi bir belirti göstermez. Ancak hastalığın ilerlemesi halinde;

  • Midede hissedilen rahatsızlık ve yanma hissi,
  • Göbek ve alt kaburgalar arasında hissedilen kalıcı ağrı,
  • Zaman zaman kusmaya yol açabilecek mide bulantısı,
  • Midenin rahatsız olmasından dolayı ortaya çıkan iştahsızlık,
  • Sürekli geğirme isteği, şişkinlik ve doygunluk hissi,
  • Hastalığın ilerleyen düzeyinde mide astarının çok fazla aşınmasından dolayı kanlı kusma (Kusmadan dolayı ortaya çıkan sıvı çoğunlukla kahve kıvamındadır.),
  • Yine hastalığın çok fazla ilerlemesinden dolayı siyah renkli dışkılama yaygın belirtiler arasındadır.

Akut gastritten dolayı bu belirtiler bir anda ortaya çıkabileceği gibi kronik gastritten dolayı zaman zaman görülmesi ihtimali de vardır. Ancak birçok hastada bu belirtiler ortaktır. Hastalığın ilerleyen düzeylerinde ortaya çıkan belirtiler yaşam standartlarını çok fazla düşürür. Bu nedenle gastritin insan yaşamını çok fazla etkilemeden tedavisinin yapılması gereklidir.

Gastrit Nedenleri Nelerdir?

Gastrit mide astarının, mide asidinin fazla salgılanmasından dolayı aşınması nedeniyle iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Bu iltihaplanmaya sebep olan bir bakteri türü helikobakter pilori bakterisidir. Direkt olarak mide astarına enfekte olan bir bakteri türüdür. Bu enfeksiyonun kişiden kişiye bulaşması mümkündür. Kesin olarak kanıtlanmasa da bu bakterinin midede oluşması genetik koşullara da bağlıdır. Aşırı alkol tüketimi, ibuprofen ve asprin gibi steroid olmayan ağrı kesici ilaçların rutin şekilde kullanılması, kokain gibi uyuşturucu maddelerin kullanımı, sigara kullanımı gastritin ortaya çıkmasına neden olabilir. Yaş ilerlerdikçe mide astarı zayıflar ve incelir. Bu nedenle ilerleyen yaşlarda gastritin görülme olasılığı artar. Yapılan çalışmalar günlük yaşamın getirdiği sorunlardan dolayı ortaya çıkan aşırı stresin de gastrite sebep olabileceğini göstermiştir. Tip 1 diyabet gibi otoimmün bozukluğu olan kişilerde gastrit görülme olasılığı daha fazladır. Çünkü bu tür hastalıkların vücutta bulunan hücrelerin mideye zarar vermesine neden olur. B-12 eksikliğinin de gastrite neden olduğu yapılan çalışmalarla kanıtlanmıştır. Ayrıca HIV, AIDS Crohn hastalığı gibi bağışıklık sistemi hastalıkları da gastrit gibi enfeksiyonel hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır. 

Gastrit Hastalık Çeşitleri Nelerdir?

Gastrit çok fazla çeşiti olan bir hastalık değildir. Belirtileri aniden ve şiddetli olarak ortaya çıkan gastrit akut gastrit, midede meydana gelen bazı rahatsızlıkların tedavi edilmediği takdirde yavaş yavaş mide astarının iltihaplanması ile kronik gastrit gelişir. Akut gastrit çoğunlukla hazımsızlık, iştahsızlık, siyah renkli dışkılama, kusma, bulantı, midede ağrı ve şişlik hissi hatta kanlı kusma belirtileri ile kendini gösterir. Bu belirtilerin bir haftadan uzun bir süreye yayılması halinde acilen tedavi için hastaneye gidilmesi gereklidir. Bazı akut gastrit hastalarında ise herhangi bir belirtiye rastlanmadığı da görülebilecek bir durumdur. Kronik gastritte ise çoğunlukla mide ağrıları görülmez. Nefes almada güçlük, kilo kaybı, ten renginin soluklaşması, özellikle uykudan uyanıldığında ağızda oluşan kötü tat, ishal veya kabızlık, ağızda sürekli olarak tükürük birikmesi, depresyon ve en önemli belirtilerden olan idrar problemleri kronik gastritin yaygın belirtileri arasındadır. Kronik gastrit hastalarında mide ağrısının ortaya çıkması halinde hastalığın ülser veya mide kanserine dönüşme olasılığı vardır. Bu nedenle her iki gastrit hastalığının da en kısa sürede tedavisi oldukça önemlidir.

Gastrit Tanısı Nasıl Konulur?

Gastrit şikayetiyle doktora başvuran hastaların çoğunlukla öncelikli olarak beslenme geçmişi ve yaşam öyküsü üzerinde durulur. Doktorun gastrit ihtimali görmesi halinde çeşitli testlere başvurması olasıdır. Vücutta helikobakteri pilori bakterisi olup olmadığının tespiti için kan, dışkı ve idrar testi çoğunlukla yapılır. Bunun dışında bu bakterinin tespiti için radyoaktif karbon içeren tatsız, renksiz bir sıvı hastaya içirilir ve hastadan bir torbaya üflenmesi istenir. Midede bakterinin olması halinde bakteri bu sıvıyı parçalar ve içilen sıvının yapısını değiştirir. Bu da bakterinin tespitini sağlar. Bunun yanında endoskopi de en yaygın tanı yöntemlerinden biridir. Endoskopi, ince bağırsağa kadar ulaşabilecek bir tüpün ağızdan sokulmasıdır. Bu yöntemle mide görüntülenir ve bakteriyel enfeksiyonlar görüntüleme ile tespit edilebilir. Gerekirse doktor bu yöntemle mideden örnek de alabilir. Alınan örneğin laboratuvar ortamında incelenerek bakteri tespiti yapılması amaçlanır. Bunun dışında kullanılan bir diğer yöntem ise üst sindirim sisteminin röntgenidir. Hastaya baryum (Beyaz, metalik bir sıvı.) içirilerek üst sindirim sistemi röntgen altında görüntülenir. Röntgen sonucunda midede herhangi bir anormallik olup olmadığı tespit edilir.

Gastrit Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Gastrit tedavisi altında yatan nedenlere bağlı olarak değişiklik gösterir. Yoğun kullanılan ağrı kesici ilaçlar veya alkolün neden olduğu gastrit hastalıklarında, bu maddelerin alımının durdurulması bir tedavi yöntemidir. Helikobakter pilori bakterisinin neden olduğu iltihabın tedavisi için antibiyotik ilaçlardan faydalanılabilir. Bu antibiyotik tedavisi çoğunlukla 1-2 hafta arasında devam eder. Mide asidinin salgılanmasının yavaşlatılması için ilaçlar önerilebilir. Omeprazol, lansoprazol, rabeprazol ve pantoprazol içeren ilaçlar bu ilaçlar arasındadır. Ayrıca mide asidini nötralize eden antasitler de tedavi için kullanılan ilaçlar arasındadır. Bu ilaçların kullandırılmasının amacı mide asidinin zayıflamasını sağlayarak belirtilerin ortadan kaldırılmasıdır. Ancak en etkili tedavi yöntemi hastaların yaşam tarzlarını ve beslenme alışkanlıklarını değiştirmeleridir. Daha az ve sık öğünlerle beslenmek mide asidinin etkilerini azaltacaktır. Aşırı baharatlı, asidik, kızarmış veya yağlı besinleri daha az tüketmek, aşırı alkol tüketiminden kaçınmak, ağrı kesicilerin mutlaka kullanılması gerekiyorsa değiştirilmesi gastritin önüne geçecektir. 
Evde alınan tüm önlemlere rağmen gastrit belirtileri devam ediyorsa en kısa sürede bir sağlık kuruluşundan randevu alarak muayene olunması gerekmektedir. Gastritin ilerleyerek daha ciddi hastalıklara yol açmaması ve daha sağlıklı bir yaşam sürülebilmesi için bunun önemi unutulmamalıdır ve bir an önce tedaviye başlanmalıdır.
Gastrit ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
 

İlgili Yazılar: