Gastrit

Gastrit, en sık görülen mide hastalıkları arasında ilk sıralarda yer alıyor. Vakaların %80'i Helicobacter Pylori (HP) nedeniyle ortaya çıkıyor. Gerekli önlemler alınmadığında ülsere dönüşebilen bu hastalık, ilerleyen zamanda mide kanserine bile neden olabiliyor.

Gastrit Nedir?

Mide zarında gerçekleşen iltihaplanma sonucu, gastrit hastalığı ortaya çıkıyor. Temel olarak akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılan bu hastalık, görülme sıklığı nedeniyle yeterince önemsenmiyor. Ancak ihmal edildiği durumlarda gastrit hayati problemlere yol açabiliyor.

Akut Gastrit Nedir?

Akut gastriti, "şiddetli belirtilerle ortaya çıkan mide zarındaki iltihaplanmalar" olarak tanımlayabiliriz. Mide ağrısı, gaz çıkarma ihtiyacı, midede yanma ve ekşime hisleri akut gastritin ilk habercileri olarak biliniyor. Akut gastrit hastalarında en sık görülen belirtileri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

  • İştah kaybı
  • Hazımsızlık
  • Siyah dışkı
  • Mide bulantısı 
  • Kusma
  • Kanlı kusma
  • Mide ağrısı
  • Midede şişkinlik hissi

Bu belirtilerin yanı sıra dışkıda kan görülmesi ve şikayetlerin bir haftadan daha fazla sürmesi halinde acil olarak doktora başvurulması gerekiyor. Ayrıca bu maddeler diğer birçok hastalığın da belirtisi sayıldığından, gastrit konusunda doğru tanı büyük bir önem taşıyor. Bazı akut gastrit hastalarında ise herhangi bir belirti görülmeyebiliyor.

Kronik Gastrit Nedir? 

İlk belirtileri akut gastrit ile benzerlik gösteren kronik vakalarda yemek sırasında erken doyma, bulantı ve iştahsızlık ön plana çıkıyor. Akut ile kronik gastriti ayıran en önemli fark ise mide ağrıları olarak biliniyor. Kronik vakalarda ağrı görülmesi durumunda hastalığın ülser veya kansere dönüşme olasılığından şüpheleniliyor. Normal kronik gastritlerde mide ağrısına pek rastlanmıyor. Bunlara ek olarak;

  • Soluk problemleri
  • Kilo kaybı
  • Ağızda kötü tat
  • Soluk ten rengi
  • Kabızlık veya ishal
  • Tükürük salgısının artması
  • Depresyon
  • İdrar problemleri, başlıca kronik gastrit belirtileri arasında yer alıyor.

Gastrit Neden Oluşur?

Temel olarak mide zarındaki iltihap olarak bilinen gastrit oluşumunda farklı etmenler rol oynuyor. Bazı hastalarda mide zarını koruyan bariyerler zayıfladığından mide özsuyu mide zarına zarar vererek gastrite neden olabiliyor. Bazı hastalarda ise Crohn ve Sarkoidoz hastalıkları gastriti tetikleyebiliyor. Bunların yanı sıra gastrite neden olan başlıca etmenleri ise şu şekilde sıralayabiliriz:

Helicobacter Pylori: Kronik gastritin en yaygın nedeni HP virüsü olarak biliniyor. Ağız yoluyla buluşan bu virüs, mide zarının aşınmasına ve midenin asidik maddelere daha duyarlı hale gelmesine neden oluyor. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından 1. derece kansorejenlerden kabul edilen HP, çocukluk çağında vücuda alındığından tedavi edilmediğinde ülser gibi ömür boyu süren kronik rahatsızlıklara yol açabiliyor.

Düzenli Ağrı Kesici Kullanımı: Aspirin, Nurofen, Advil, Apranax gibi halk arasında kullanımı yaygın olan ağrı kesicilerin sık tüketilmesi, akut veya kronik gastrite neden olabiliyor. İlaç kullanımına bağlı ortaya çıkan gastritten korunmak için ağrı kesici bile olsa zorunlu kalmadıkça ilaç kullanmamak önem taşıyor.

Aşırı Alkol Kullanımı: Aşırı alkol tüketimi midenin yoğun bir şekilde tahriş olmasına yol açıyor. Bu durum midenin, mide özsuyundan zarar görmesine dolayısıyla akut gastrite neden oluyor. Alkol kullanımı aynı şekilde devam ettiğinde ise hastalık, kronik gastrite veya ülsere dönüşebiliyor. 

Bunların haricinde daha seyrek de olsa gastrite neden olan başka etmenler de bulunuyor. Bunlar:

Yaşlılık: Yaş ilerlemesi mide zarının zayıflamasına neden oluyor. Zayıflayan bariyerler midede hassasiyeti artırıyor. Ayrıca yaş ilerledikçe insan vücudunun Helicobacter Pylori virüsüne direnci azalıyor. Bu nedenle enfeksiyon riski yükselen yaşlılar, akut ve kronik gastrite gençlerden daha yatkın oluyor.

Stres: Stres ve depresyon hemen her hastalıkta olduğu gibi gastrit üzerinde de etkili rol oynuyor. Özellikle travma ve kaza sonrası yaşanan stres, genellikle akut gastrite neden oluyor. 

Otoimmün Gastrit: B-12 vitamini eksikliğiyle ilişkilendirilen bu durumda vücut, kendi mide zarını oluşturan hücrelere saldırıda bulunuyor. Böylece mide duvarında bulunan bariyerler zayıflayarak midenin yaralanmasına neden oluyor. Hashimoto ve tip 1 diyabet hastalarında otoimmün gastrite daha sık rastlanıyor.

Düzenli Tütün ve Sigara Kullanımı: Tütün ve sigara kullanımı vücut sağlığını her alanda olduğu gibi midede de olumsuz etkileyerek akut ve kronik gastrite neden olabiliyor.

Radyasyon: Hücre ve dokuların yapılarının bozulmasına yol açan radyasyon mide duvarında bulunan hücrelere de benzer şekilde zarar veriyor. Böylece zayıflayan mide duvarı, hassaslaşarak gastrit ile karşı karşıya kalma riski artıyor.

Beslenme Bozuklukları: Aşırı yağlı tüketimi gastrite neden olan beslenme bozuklukları arasında ilk sırada yer alıyor. Kızartma benzeri besinler içerdiği yağ miktarı nedeniyle mideye zarar veriyor. Benzer şekilde salam, sucuk, sosis gibi şarküteri ürünleri de gastrite yol açan gıdalar arasında sayılıyor. Ayrıca hızlı yemek yemek, çiğnemeden yutmak, aşırı kafein tüketimi ve gazlı içecekler de gastrit nedenleri arasında sayılıyor.

Hipertrofik Gastrit: Midenin iç yüzeyinde bulunan kıvrımların genişlemesi ve kalınlaşması sonucu oluşan gastrit "hipertrofik gastrit" olarak adlandırılıyor. Menetrier hastalığı olarak da bilinen bu tip gastritte midenin mukozasında yaşanan protein kaybı, kandaki protein seviyesinin de azalmasına ve ödem oluşumuna neden oluyor.

Gastrit Nasıl Tedavi Edilir?

Gastrit tedavisi için tercih edilen yöntem hastadan hastaya değişiklik gösteriyor. Tedavi yöntemi seçilirken hastada gastrite yol açan etmenlere göre hareket ediliyor. Örneğin, aşırı alkolden kaynaklanan gastritte ilk olarak hastanın alkolü tamamen bırakması gerekiyor. Ardından gerekiyorsa ilaç veya ameliyat tedavisi uygulanarak hastanın sağlığına kavuşması sağlanıyor. Benzer şekilde düzenli tütün tüketiminden kaynaklı gastrit için de gastrit diyetiöneriliyor. Bu tip diyet değişiklikleri yeterli olduğunda genellikle hastalara ek bir tedavi uygulamaya ihtiyaç duyulmuyor. Ancak viral ve enfeksiyonel gastritlerde antibiyotik tedavisi yeterli olmuyorsa hastaların gastrit ameliyatı olması gerekebiliyor. Gastrit ilaçları ise hastanın durumuna göre midedeki asit miktarını azaltmak amacıyla veriliyor. Bazı hastalarda bu ilaçların birkaç hafta kullanılması yeterli olurken, bazı hastaların aylarca ilaca devam etmesi gerekebiliyor. 

Gastrite Ne İyi Gelir?

Hastalık ve tedavi sürecine girmeden, gastritten korunmak için alınabilecek bazı önlemler bulunuyor. Aynı zamanda mevcut gastrit hastalıklarında da aşağıdaki hususlara dikkat edildiğinde hastalığın ilerlemesi önlenebiliyor:

  • Yemeklerin yavaş ve iyice çiğnenerek yutulması,
  • Sigara ve alkolden uzak durulması
  • Yağlı ve baharatlı gıdaların tüketilmemesi,
  • Sucuk, salam, sosis gibi karışık şarküteri ürünlerinden uzak durulması
  • Gazlı içecekler yerine su gibi gazsız ve doğal içeceklerin tüketilmesi
  • Mevsim sebze ve meyvelerinin dengeli bir şekilde tüketilmesi, gastrite karşı midenizi ve vücudunuzu korumada etkin rol oynuyor.

Gastrit ve Reflü Arasındaki Farklar Nelerdir? 

Sindirim sorunlarında ve mide ile ilgili şikayetlerde ilk akla gelen hastalıklar reflü ve gastrit oluyor. Her ne kadar benzer belirtilere sahip olsalar da bu iki hastalık birbirinden kesin çizgilerle ayrılıyor. Sık sık karıştırılan gastrit ve reflü arasındaki farkı anlamak için hastalıkların tanımına göz atmak yeterli. Gastrit hastalarında mide zarında enfeksiyon görülürken; reflü, mide ile yemek borusu arasındaki kapakçıkların işlevini düzgün bir şekilde yapamaması olarak tanımlanabilir. Reflü hastalarında herhangi bir sebepten gevşeyen bu kaslar, midedeki yemeklerin mide özsuyuyla birlikte tekrar yemek borusuna kaçmasına neden oluyor.

Gastrit ile Ülser Arasındaki Fark Nedir? 

Gastrit, midedeki iltihaplanmaları ifade ederken; midede oluşan yaralar "ülser" olarak adlandırılıyor. Dolayısıyla gastrit olanların, hastalıkları ülser seviyesine ulaşmadan gerekli tıbbi desteği almaları gerekiyor. Aksi takdirde midede oluşan iltihaplar aşınmalara ve yıpranmalara neden olarak mide duvarında ve içinde yaralanmalara neden olabiliyor. 

Akut gastritte ani ve şiddetli belirtiler, hastaların tıbbi destek almasına yardımcı olabiliyor. Ancak kronik vakalarda ağrı çekilmediğinden hastalar uzmanlara danışmayı erteliyor. Bu durum dönüşü olmayan sağlık problemlerine yol açabiliyor. Dolayısıyla kronik hastalığın belirtilerinde olduğu gibi, sizin de yemeklere karşı iştahınız azaldıysa, kilo kaybı yaşıyorsanız, soluk alıp vermenizde düzensizlikler varsa veya midenizde sürekli olarak şişkinlik ve hazımsızlık hissediyorsanız vakit kaybetmeden muayene ve tanı işlemleri için doktora başvurmanız gerekiyor.

Güncellenme Tarihi: 03.05 2019

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz