Böbrek Hastalıkları Belirti ve Tedavi Yöntemleri

Çeşitli nedenlere bağlı olarak böbreklerimiz zarar görebilir ve böbrek işlevlerinde giderek azalmaya yol açan bir klinik tablo ile karşılaşılabilir.

İnsanlarda böbrekler, karın alt boşluğunun arka duvarında periton zarının arkasında, alt kaburga düzeyinde bulunur. Erişkin bir bireyde böbreklerin her biri 125-175 gram civarındadır. Böbrekler, vücuttaki kanı süzerek metabolik artıkların ve fazla suyun atılmasını sağlarlar. 
 

Böbrekler Görevlerini Nasıl Yapar?


Oldukça karmaşık bir yapıda olan böbreklerde süzme ve temizleme işlemleri nefron denilen işlevsel parçacıklarda ve nefronun içinde bulunan glomerüllerde gerçekleştirilir. 

Nefronun tek bir bölümü bile zarar gördüğünde tüm nefron işlevini kaybeder. 

Böbreklerin süzme, temizleme işleminin yanı sıra endokrin sistem üzerinde de görevleri bulunur. Kan yapımında görevli olan eritropoetin hormonunun yapımında görev aldığı gibi kalsiyum metabolizmasında da önemli bir rolü vardır.
 

Böbrek Hastalıkları Belirtileri Nelerdir?


Her böbrek hastalığında aynı belirtiler görülmez. Bu yüzden böbrek hastalıkları nasıl anlaşılır diye sorulduğunda net bir cevap verilemez. Ancak aşağıdaki belirtilerin varlığı böbrek hastalığını düşündürür.

·    Ağrı: Genellikle arka kaburga ve bel kısmında ağrı hissedilir.

·    Oligüri-Anüri: Günlük idrar hacminin 400-500 mL'den az olmasına oligüri, 50 mL'den az olması veya hiç olmamasına anüri denir.

·    Poliüri: Günlük idrar hacminin 2 litreden fazla olması durumudur.

·    Pollaküri: Günlük idrara çıkma sayısının 3-4 defadan 9-10 hatta daha yükseğe çıkması durumudur.

·    Noktüri: Geceleri uykudan uyanıp sık sık idrara çıkma durumudur.

·    Dizüri: Ağrılı idrara çıkma durumudur.

·    Ödem: Vücutta su ve tuz birikimi ortaya çıkabilir. Altta yatan neden tedavi edilmezse çok ciddi boyutlara ulaşabilir.

·    İdrar yoğunluğu: İdrar yoğunluğu normalde organizmanın ihtiyacına göre böbrekler tarafından ayarlanır ve 1001-1040 g/ml arasındadır. Böbrek hastalıkları durumunda böbrekler bu işlevini kaybeder. İdrar dansitesinde bozulmalar görülür.

·    Proteinüri: Normalde kan, böbreklerden süzülürken idrara protein geçmez. Böbrek hastalıklarında kanı süzen birimlerdeki hasara bağlı olarak idrarda protein görülür. "Böbrek hastalıkları idrar tahlilinde çıkar mı?" sorusu, idrar tahlilinde protein çıkması böbrek hastalıkları açısından değerlendirme gerektirir, şeklinde cevaplanabilir.

·    Hematüri: İdrarda kan bulunması durumudur. İdrar renginde değişme görülür.

·    Glomerül filtrasyon hızı (GFR): Böbreklerin fonksiyonunu gösteren bir belirteçtir. GFR'nin düşük olması böbreklerin işlevlerinin düzgün yerine getiremediğini gösterir. 

·    Azotemi: Protein metabolizmasının son ürünü olan azot artıklarının idrarla atılamamasına bağlı olarak kanda yükselmesi olayıdır.

·    Diğer belirtiler: Hipertansiyon, sindirim sistemi bozuklukları, şiddetli anemi (kansızlık), pıhtılaşma bozuklukları, dispne (nefes darlığı), kaşıntı ve sinir sistemi bozuklarına da rastlanır. Bunlara ilaveten bazı böbrek hastalıklarında potasyum ve fosfor atımları bozulabilir ve kanda yükselebilirler.
 

Böbrek Hastalıkları Çeşitleri Nelerdir?


Böbrek hastalıklarından şüphelenildiği durumlarda hasta, böbrek hastalıkları bölümü olan Nefroloji’ye yönlendirilir. Bu bölümde hastayla böbrek hastalıkları doktoru olan nefrolog ilgilenir. Klinikte çok çeşitli böbrek hastalığı vardır. Bu yazıda sıklıkla karşılaşılan hastalıklara değinilmiştir.
 

Akut Böbrek Yetmezliği Nedir?


Böbrek fonksiyonlarının akut ve geri dönüşlü olarak azalması veya tamamen ortadan kalkması ile ortaya çıkar. Enfeksiyonlar, toksinler, böbreğe gelen kan akımında azalma, anaflaksi, arter tıkanması gibi birçok durum sonucunda oluşabilir. 

Bu hastalıkta metabolik atıklar atılamaz ve hastalık aniden ortaya çıkar. Oligüri veya anüriyle seyreder. Hastalık, 3 evreden oluşur.
Hastalığın başlarında ciddi belirtiler ortaya çıkar. GFR hızı ciddi miktarda düşer, idrar yapımı azalır. İdrarda protein, lökosit ve eritrositler görülür. Böbrek fonksiyonları azaldığı için üre, kreatinin gibi maddeler kanda hızla yükselir. Anemi ve kanda potasyum yüksekliğine sıkça rastlanır. Su ve sodyum atılımı sağlanamadığı için ödem görülür. Bazı ciddi vakalarda akciğer ve beyin ödemine de rastlanır. Bu durumlarda hastada ciddi nefes darlığı ve şuur bulanıklığı görülebilir. Hatta hastaya komaya girebilir. Bu belirtiler 1 hafta ile 1 ay arası sürer.

Hastalığın ikinci evresinde idrar miktarı birden artar ve poliüri görülür. Böbrek fonksiyonları yavaş yavaş düzelmeye başlar ve GFR hızı git gide artar. Hastanın genel durumu iyileşmeye başlar. Bu evre ise 10-15 gün sürer.

 Hastalığın üçüncü evresinde böbrek fonksiyonları düzelmeye devam eder. Evre sonunda hasta genellikle iyileşmiş olur.
 

Kronik Böbrek Yetmezliği Nedir?


Böbrek fonksiyonlarının ilerleyici (progresif) ve geri dönüşsüz bozulması ile ortaya çıkar. Glomerulonefrit gibi primer böbrek hastalıkları, üriner sistem tıkanıklıkları, hipertansiyon, diyabet, polikistik böbrek hastalığı ve doğumsal anomali gibi birçok durum sonucunda oluşabilir. 

Kronik böbrek yetmezliğinde nefronların %50-60'ı etkilenirse vücuttaki bütün sistemleri etkileyen bozukluklar ve hastalık tablosu ile kendini gösterir. Her yaşta görülebilir.

Kronik böbrek yetmezliğinde çok ciddi ve hayatı tehdit edici belirtiler görülür.

Bu hastalarda su ve elektrolit atımları değişir. Poliüri sonrası oligüri veya anüri görülür ve kanda elektrolit olarak adlandırılan potasyum, sodyum ve fosfor değerlerinde bozukluklar ortaya çıkar. 

·    Vücuttaki asit - baz dengesi bozulur ve asidozis görülebilir.
·    Protein metabolizmasının son ürünleri olan azotlu bileşikler atılamaz ve vücutta birikir. Bu bileşiklerin vücutta birikmesi diğer organları da etkiler.
·    Hipertansiyon oluşur ve sonucunda kardiyovasküler hastalıklar ortaya çıkar.
·    Kan üre düzeyindeki bozulmalara bağlı olarak hastada kusma, bulantı ve iştahsızlık görülür. 
·    Ayrıca ağız kokusu, ishal, kabızlık, mide ülseri ve sindirim sistemi kanamalarına da sıkça rastlanır.
·    Eritropoetin yapımı ve trombosit fonksiyonlarındaki (kanın pıhtılaşmasını sağlayan kan elemanı) bozulmalara bağlı olarak ciddi anemi ve pıhtılaşma bozuklukları görülür. 
·    Deride kaşıntı görülür. Hastalar sarımsı renktedir.
·    Yorgunluk, konsantrasyon bozukluğu, uykuya meyil, bilinç bulanıklığı gibi nörolojik belirtiler ortaya çıkar.
·    Böbreklerden fosfor atılımı sağlanamadığı için kandaki fosfor düzeyi yükselir. Vücut, bu fosfor düzeyini dengelemek için kemiklerdeki kalsiyumun kana çekilmesini sağlayan bir hormon salgılar. Bunun sonucunda kemiklerdeki kalsiyum düzeyi azalır ve renal osteodistrofi denen bir tablo ortaya çıkar. Özellikle çocuklarda kemikte şekil bozukluklarına ve gelişim geriliğine sebep olur.

Bu belirtiler, hastanın böbrek fonksiyonlarının ne kadarını yitirdiğine bağlı olarak daha ciddi veya daha hafif şekilde yaşanabilir.
 

Böbrek Hastalıkları Tedavisi Nasıl Yapılır?


Böbrek hastalıklarında hastada bulunan belirtilere göre tedavi etmek önemlidir. Hasta, böbrek hastalıkları doktoru tarafından muayene edilir, gerekli kan ve idrar tahlilleri yapılır. Gerekli görüldüğü durumlarda böbrekler, radyolojik görüntüleme yöntemleri ile görüntülenir. Böbrek hastalığına bağlı gelişen sağlık problemleri teşhis edilir ve hastanın tedavisi planlanır. 

Böbrek hastalarının tedavisinde amaç, hastanın hayatını tehdit edici belirtileri ortadan kaldırmak ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır. Akut böbrek yetmezliği olan hastalarda hastalığın tamamen iyileşmesi hedeflenirken, kronik böbrek hastalığı olan durumlarda ise hastalığın yönetiminin en iyi şekilde yapılması sağlanır. 

Akut böbrek yetmezliğinde hastanın kan potayum düzeylerini normal sınırlarda tutabilmek gerekir. Kandaki potasyum seviyesinin çok yükselmesi, kalp durması gibi ciddi tablolara sebep olduğu için bu duruma özellikle dikkat edilir. Böyle bir durumda öncelikle diyetsel kısıtlamalar yapılır. Potasyum seviyesi düşmezse kalsiyum glukonat gibi ilaçlar yardımıyla düşürülür. 

Kronik böbrek yetmezliğinde hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak ana amaç olarak belirlenir. Böbrek işlevini tamamen kaybedene kadar ilaçlar ve diyet düzenlemeleri ile belirtiler hafifletilebilir ancak böbreğin işlevini tamamen kaybettiği terminal dönemde diyaliz ve böbrek nakli tek çözümdür. 

Böbrek hastalıklarında beslenme çok önemli bir yere sahiptir. İdrar çıkışı az olan hastalarda sıvı tüketimi kısıtlanmalıdır. Ayrıca hastanın kan düzeylerine göre diyetteki sodyum, potasyum ve fosfor kısıtlanmalıdır. Hastanın böbrek fonksiyonları çok azalmışsa verilen protein miktarı kısıtlanmalıdır. Hastanın alması gereken enerji miktarı arttığı için verilen kalori miktarı artırılması gerekir. 

Diyet tamamen tuzsuz olmalıdır. Bunun yanında potasyumdan zengin olan yeşil yapraklı sebzeler, meyveler, fosfordan zengin olan süt ürünleri ve yüksek sodyum içeren paketli ürünler, soya fasulyesi gibi besinlerden kaçınılması gerekir. Böbrek hastalığına eşlik eden başka hastalıklar varsa diyette o hastalıklara göre de düzenleme yapılır. Böbrek hastalıklarında beslenme oldukça katı kurallara bağlıdır. Hasta, mutlaka bir diyetisyene başvurmalıdır. Hasta ve hasta yakınlarının beslenme ve diyet konusunda iyi eğitilmesi gerekir. 

Böbrek hastalıkları belirti ve tedavi yöntemleri ile ilgili merak ettiğiniz konuları Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.
“Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.”
Böbrek Hastalıkları Belirti ve Tedavi Yöntemleri biriminden
Uzman Görüşü Alın

Uzman Görüşü Alın

Adınız Soyadınız
GSM
Eposta Adresiniz