Meme Kanserinde Kemoterapi Tedavisi

Meme Kanseri Nedir?

Kanser, hücreler içerisinde yaşam döngüsünden sorumlu genlerde oluşan mutasyonlar sonucu meydana gelir. Bu değişiklikler hücrelerin bölünmesini ve çoğalmasını kontrolsüz bir biçimde teşvik edebilir. Mutasyon ve sonucundaki kontrolsüz çoğalmanın meme dokusunda tespit edilmesi halinde bu durum meme kanseri olarak ifade edilir. Meme kanserinin meydana geldiği bölüm genellikle lobül veya kanal gibi memenin iç yapılarıdır. Lobüller, süt salgısının üretiminden sorumlu iken kanallar bu salgının meme başına ulaşmasını sağlar. Bu yapılar dışında kanser hücresi memenin iç kısımlarında bulunan yağ doku veya fibröz bağ dokudan da kaynaklanabilir. Kanser, meydana geldikten sonra sağlıklı meme dokusunu bir yandan invaze ederken bir yandan da çevredeki lenf nodlarına doğru yayılım gösterebilir. Bu yayılım özellikle koltuk altındaki lenf nodlarına doğrudur. Lenf noduna ulaşım sonrasında kanser hücreleri aynı zamanda lenf sistemi sayesinde vücudun diğer bölümlerine de ilerleyebilme imkanı kazanmış olur. Hastalık tablosunda meydana gelebilecek bu hadiselere karşılık olarak meme kanserinin tedavisi kapsamında cerrahi girişimler, ışın tedavisi (radyoterapi) veya kemoterapi uygulamalarına başvurulabilir.

Meme Kanserinde Kemoterapi Hangi Durumlarda Uygulanır?

Kemoterapi, oldukça kuvvetli ilaçlar kullanılarak vücutta bulunan kanser hücrelerinin ortadan kaldırılmasını sağlayan kanser tedavisi yöntemidir. Genellikle damar yoluyla uygulanan kemoterapi ilaçları aynı zamanda oral (ağız yoluyla) haplar şeklinde de alınabilir. Nadir bazı durumlarda kemoterapi uygulaması, omuriliğin içerisinde bulunduğu sıvıya direkt enjeksiyon şeklinde de gerçekleştirilebilir. Meme kanseri olan her birey kemoterapi tedavisine ihtiyaç duymayabilir. Kemoterapi uygulamasına genellikle operasyon öncesi tümör boyutlarının ameliyat için kontrol altına alınması veya operasyon sonrası kalan hücrelerin ortadan kaldırılması amacıyla başvurulur. Kemoterapi tedavisi bazı bireylerde özellikle hastalığın ilerlediği ve vücudun farklı bölgelerine yayıldığı durumlarda ana tedavi yöntemi olarak da uygulanabilir. Meme kanserinde kemoterapi tedavisi kapsamında reçetelendirilebilecek birçok farklı ilaç türü mevcuttur. Bu ilaçlardan hangisinin veya hangi kombinasyonun sizin için en uygun olduğu konusunda çeşitli faktörler göz önünde bulundurularak karar verilir.

Operasyon sonrası meme kanseri kemoterapisi alan bireylerde temel hedef, operasyon sonrası geride kalan tespit edilememiş hücrelerin ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Bu durum aynı zamanda kanserin yeniden ortaya çıkma riskinde de bir azalma sağlaması açısından önemlidir. Operasyon sonrası, bu amaç doğrultusunda gerçekleştirilen kemoterapi tedavisi adjuvan kemoterapi olarak ifade edilir. Adjuvan kemoterapi, kanserin vücudun diğer bölümlerine yayılma (metastaz yapma) riskinin yüksek olduğu bireylerde operasyon sonrası herhangi bir hücre tespit edilmemiş olsa bile önerilebilir.

Bazı durumlarda ise kemoterapi uygulamalarına operasyon öncesinde başvurulabilir. Neoadjuvan terapi veya preoperatif kemoterapi olarak ifade edilen bu uygulamada temel amaç kanserleşmiş tümöral dokunun boyutlarının küçültülmesini sağlamaktır. Bu küçülme ile birlikte cerrahın kanserleşmiş dokuyu tamamen çıkarmasına imkan tanınmış olur. Neoadjuvan kemoterapi uygulanan bazı bireylerde mastektomi yerine sadece kanserli dokuyu çıkarmasına zemin hazırlayabilir. Lenf nodlarına ilerlemenin yavaşlatılması; yeniden ortaya çıkma riskinde azalma ve kemoterapiye vücut cevabının bilinerek tedavi planının erken zamanda yeniden planlanmasına imkan verme; neoadjuvan kemoterapi ile elde edilebilecek diğer olası kazanımlar arasında yer alır. Metastaz yapmış olgularda cerrahi müdahale artık bir seçenek değilse kemoterapi tedavisi kanser tedavi planının ana unsuru olarak değerlendirilir. Bu uygulamalarda temel amaç, hastalık kaynaklı oluşan sorunların kontrol altına alınması ve bireyin yaşam kalitesinde olumlu bir değişiklik sağlanmaya çalışılmasıdır.

Hangi Özellikteki Meme Kanseri Kemoterapi Gerektirir?

Meme kanseri olan her birey kemoterapi tedavisine ihtiyaç duymayabilir. Meme kanserinde kemoterapi sadece belirli özellikteki meme kanserlerinde uygulanan bir tedavi girişimidir. Kemoterapi tedavisi temel olarak erken evre, erken tanı meme kanseri olgularında operasyon öncesi veya sonrasında şeklinde uygulanabilir. Cerrahi yöntemle çıkarmak için çok büyük olduğu tespit edilen bazı olgularda operasyon öncesi kemoterapi uygulaması yapılması, cerrahi girişimin daha sağlıklı gerçekleştirilebilmesi adına tümörün boyutlarında küçülme sağlayabilir. Neoadjuvan kemoterapi olarak adlandırılan bu kemoterapi tedavisi yönteminin uygulandığı bazı meme kanseri türleri şu şekildedir:
  • İnflamatuar meme kanseri
  • HER-2 pozitif meme kanseri
  • Üçlü negatif meme kanseri
  • Yüksek gradeli tümörler
  • Büyük boyutlu tümörler
  • Lenf nodlarına yayılım özelliği gösteren kanserler
Adjuvan kemoterapi ise radyolojik tetkiklerde dahi tespit edilemeyecek olası geride kalmış kanser hücrelerinin ortadan kaldırılması adına uygulanan kemoterapi yöntemidir. Bu yönteme ise genellikle metastaz yapma eğilimi yüksek özellikteki meme kanserlerinde başvurulur.

Meme Kanserinde Kemoterapi Kimlere Uygulanmaz?

Meme kanserinde kemoterapi tedavisi kimlere uygulanmaz sorusunun yanıtı, hastanın kişisel özellikleri, tedaviye tolerasyonu veya hastalığın seyri gibi faktörlere bağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Kemoterapi uygulamaları başlanan kişilerde aşağıda yer alan belirtiler varlığında tedavi planının yeniden değerlendirilebilmesi için en kısa sürede hekimleriniz ile iletişime geçmeniz önerilir:
  • 38 derece ve üzerinde ateş
  • Kanama veya açıklanamayan morluk gelişimi
  • Ciltte döküntü
  • Boğazda şişkinlik, yoğun kaşıntı veya yutkunma güçlüğü gibi alerjik reaksiyon şikayetleri
  • Ağır seyirli üşüme titreme
  • Normalden farklı ağrı hissedilmesi
  • Nefes darlığı
  • Uzun süreli ishal veya kusma
  • İdrar veya dışkıda kan varlığı

Meme Kanserinde Kemoterapi Yan Etkileri Neler Olabilir?

Kemoterapi ilaçları bütün vücudu dolaşan ve dolayısıyla geçtiği bölgelerde bazı yan etkilere neden olabilen ilaçlardır. Oluşan yan etkiler ve dereceleri, uygulanan tedavi planına göre değişkenlik gösterebilir. Kemoterapi kaynaklı yan etkiler genellikle tedavinin sonlanmasının ardından kaybolan, geçici durumlardır. Bu kaybolma süreci, kemoterapi tedavisinin tamamlanmasının ardından bir yıla kadar sürebilir. Bazı olgularda bu sürenin daha uzun olabileceği unutulmamalıdır. Kemoterapi tedavisi sonrası kısa vadede oluşabilecek yan etkilerden bazıları şunlardır:
  • Saç kaybı
  • Halsizlik
  • İştah kaybı
  • Bulantı kusma
  • Kabızlık veya ishal
  • Ağızda yara
  • Cilt ve tırnak değişiklikleri
  • Enfeksiyona yatkınlığın artması
  • Sinir hasarı
  • Hafıza ve konsantrasyon gibi bilişsel işlevlerin olumsuz etkilenmesi
Kısa vadeli yan etkiler dışında bazı kemoterapi tedavilerinde uzun vadede, istenmeyen durumlar da söz konusu olabilir. Kısırlık olarak bilinen infertilite, kemoterapi sonrası oluşabilen ve kendiliğinden gerileme gösterme eğiliminde olmayan bir durumdur. Bazı anti kanser tedavi ilaçları, yumurtalıkların hasarlanmasına neden olabilir. Bu hasar sonrasında sıcak basması ve vajinal kuruluk gibi menopoz şikayetleri meydana gelebilir. Aynı zamanda menstrüasyon düzensizlikleri de bu tabloya eklenmiş olabilir. Hasarın derecesine bağlı olarak ovulasyonun durduğu olgularda ise artık gebelik isteminin imkansız olduğu söylenebilir. Bu nedenle gebelik istemi bulunan bireylerin bu konuda hekimlerini tedavi planlaması öncesinde bilgilendirmesi oldukça önemlidir. Menstrüasyonu kemoterapi uygulaması sonrası devam eden bireylerde gebelik hala mümkün olabilir.

Yumurtalıklar dışında kemik dokusu da kemoterapi uygulamalarından etkilenebilir. Kemoterapi alan bireylerde kemiklerde incelme gibi kemik erimesi riskinde artışa neden olan değişiklikler yaşanabileceği için dikkatli olunmalıdır. Bu kapsamda kişilerin düzenli olarak kemik dansite ölçümü yaptırmaları ve gerekli durumlarda kemik kaybının önlenmesi adına alternatif tedavi yöntemleri konusunda hekimleri ile fikir alışverişinde bulunmaları önerilir. Kemoterapi nadir de olsa kalp dokusunda da hasar oluşturabilir. Daha nadir olarak, kemoterapi uygulamaları lösemi gibi ikincil kanserlerin gelişimine neden olabilir.
Meme Kanseri Tedavisi Hakkında

Adınız Soyadınız *
GSM *
Bilgi Al