;

İleri Düzey Endoskopi Nedir?

İleri Düzey Endoskopi

Mide ve kolon kanseri, ülkemizde en sık görülen 10 kanser türü içerisinde yer alır. Bu kanserlerin ileri evreye geçmeden teşhis edilmesi ve tedavisinin yapılması, hasta sağkalımı açısından oldukça önemlidir. Endoskopi; yemek borusu, mide ve bağırsak kanserlerinin tanısında yaygın olarak kullanılan ve başarılı sonuçların alınmasını sağlayan bir yöntemdir. Yeni geliştirilen özellikleriyle ileri düzey endoskopi işlemleri ile bu kanserlerin tedavisini yapmak da mümkün hale gelmiştir.

ESD (Endoskopik Submukozal Diseksiyon) Nedir?

Endoskopik submukozal diseksiyon ya da kısaltılmış haliyle ESD, sindirim sistemindeki derin yerleşimli tümörleri çıkarmayı sağlayan bir yöntemdir. ESD gastroenteroloji uzmanları tarafından yapılan bir işlemdir. Bu işlem için görüntü almayı sağlayan kameraların olduğu endoskop adı verilen ince ve esnek tüpler kullanılır. ESD işlemini yapmak ileri uzmanlık gerektiren bir işlemdir. Bu işlemi yaptırmak için ESD uygulaması yapabilen gastroenterologların bulunduğu merkezlere başvurmak gerekir. 

ESD, pek çok farklı tümörün çıkarılmasında kullanılabilir. ESD yönteminin tedavide kullanılabildiği rahatsızlıklar:
  • Barrett özofagusu
  • Erken dönem kanser öncülü tümörler, kalın bağırsaktaki polipler
  • Özofagus, mide ve kalın bağırsakta yer alan ancak gastrointestinal duvarın en derinine kadar ilerlememiş tümörler
ESD, işlemi öncesi;

ESD işlemi öncesi eğer alt gastrointestinal bölgede yani bağırsaklarda işlem yapılacaksa hastanın bağırsakları temizlenmelidir. Bunun için hasta işlem öncesi birkaç gün sıvı ağırlıklı beslenebilir veya laksatif (müshil) kullanabilir Ayrıca hastaya lavman yapılabilir.
Üst gastrointestinal bölgede yer alan özofagus (yemek borusu) ve mide için yapılacak işlemler öncesi de hastanın en az 12 saat bir şey yiyip içmemesi gerekir. 
Hastanın bilinen bir alerjisi varsa işlem öncesi mutlaka sağlık çalışanlarını bu durumdan haberdar etmelidir.
Hasta daha önceden reçete edilen ilaçları kullanıp kullanmama konusunda doktorun önerilerini dikkate almalıdır. 
ESD işlemi için genellikle öncesinde bir hastane yatışına ihtiyaç duyulmaz. Hastanın işlem günü hastaneye gelmesi yeterli olur.

İşlem yapılırken sırasıyla;
  • Hastaya damar yolu açılır. Açılan damar yolundan hastayı uyuşturan anestezik madde verilir. Sakinleştirici ilacın dozu tümörün lokasyonuna göre belirlenir. Genellikle daha derin tümörler için daha yüksek doz ilaç gerekir.
  • Tümörün lokasyonuna göre yüksek çözünürlüklü görüntüye sahip endoskop hastanın ağzından ya da anüsünden başlayarak gastrointestinal kanal boyunca ilerletilir.
  • Endoskop içerisinde yer alan özel bir alet ile tümörün yeri belirlenir ve sınırları çizilir.
  • Gastrointestinal kanalın duvarında kas ve mukoza dokusunu birbirinden ayırmak için mukoza altına (submukozal alana) özel bir solüsyon enjekte edilir. Böylece diseksiyon işlemi sırasında kas dokusuna verilecek zarar minimuma indirilir. 
  • Tümörü gastrointestinal duvardan ayırmak için yüksek frekanslı elektrik akımına sahip elektrocerrahi bıçak kullanılır. Tüm tümör dokusu bu bıçakla kesilir. Yüksek frekanslı elektrik akımı sayesinde kesilen damarlarda kanama durur, işlem sırasında aktif kanama olması engellenmiş olur.
  • Çıkarılan tümör dokusu endoskop içerisinden geçerek vücut dışına çıkarılır. Çıkarılan doku laboratuvara gönderilerek patolojik incelemeye tabi tutulur. Mikroskop altında yapılan bu inceleme tümör türü, tümörün tamamen çıkarılıp çıkarılmadığı gibi konulara açıklık getirir. 
  • İşlem sonrasında hasta yatıştırıcı maddelerin etkisi geçene kadar gözlem altında tutulur. Hasta aynı gün içerisinde eve gönderilebilir veya hastanın durumuna göre bir-iki gece hastanede yatması gerekebilir.
ESD işlemi sonrası sık görülen yan etkiler:
  • Boğaz ağrısı
  • Mide bulantısı, kusma
  • Aşırı gaz, şişkinlik, kramp şeklinde sayılabilir. 

Endoskopik Mukozal Rezeksiyon Nedir?

Endoskopik Mukozal Rezeksiyon ya da kısaltılmış adıyla EMR, gastrointestinal sistemde yer alan tümörlerin cerrahiye gerek olmadan çıkarılmasını sağlayan bir yöntemdir. 
EMR işleminde tıpkı ESD’de olduğu gibi yüksek çözünürlüklü kameraya sahip ince ve esnek bir tüp olan endoskop kullanılır. 
EMR yöntemi, kanser öncülü dokuların ve erken dönem kanserlerin tedavisinde kullanılabilen bir uygulamadır. EMR uygulamasını, bu işlemde uzmanlaşmış gastroenterologlar yapar.
EMR işlemi öncesinde hasta, kullandığı ilaçların ve bilinen alerjilerini mutlaka doktoruna iletmelidir. Ayrıca eğer hastanın kalp, akciğer rahatsızlıkları, diyabet hastalığı, kan pıhtılaşma bozukluğu varsa bu durumları da doktoruyla paylaşmalıdır. 
EMR öncesinde de ESD’de olduğu gibi hastanın en az 12 saat yeme içmesi kısıtlanır. Bağırsak ile ilgili işlem yapılacaksa hastaya laksatif verilebilir veya lavman uygulanabilir.

Endoskopik Mukozal Rezeksiyon Nasıl Yapılır?

EMR işlemi için;
  • Hastaya yatıştırıcı madde vermek için damar yolu açılır ve açılan damardan ilgili ilaç verilir.
  • Tümörün yerleşimine bağlı olarak endoskop ağız veya anüsten gastrointestinal kanala doğru ilerletilir.
  • Gastrointestinal duvarda mukozal katman ile kas dokusunu birbirinden ayırmak için submukozal alana (mukoza altına) özel bir sıvı verilir. Böylece tümör rezeksiyonu sırasında kas dokusunun yaralanma riski azaltılır. 
  • Endoskop ile tümör bir ucundan çekilir ve tümörü gastrointestinal duvara bağlayan bölge elektrocerrahi bıçak veya snare ile kesilir.
  • Gastrointestinal duvardan ayrılan tümör parçası endoskop içerisinden geçirilerek vücut dışına alınır. 
  • Çıkarılan tümör dokusu ileri inceleme için laboratuvara gönderilir. 
  • EMR işlemi sonrası hasta yatıştırıcı maddenin etkisi geçene kadar gözlem altında tutulur. Hasta işlem ile aynı gün veya bir gün sonra taburcu edilebilir. 
EMR işlemi sonrası en sık görülen yan etkiler:
  • Boğaz ağrısı
  • Mide bulantısı, kusma
  • Aşırı gaz, şişkinlik, kramp

ESD ve EMR Arasındaki Farklar Nedir?

EMR ve ESD işlemi birbirine oldukça benzeyen iki ileri düzey endoskopi yöntemidir. Birbirine oldukça benzeyen bu iki işlemin farkı ise farklı tümör boyutları içerisinde kullanılmasıdır. EMR daha yüzeye yakın ve küçük tümörlerin çıkarılmasında kullanılırken ESD ise daha derinde yer alan büyük tümörlerin çıkarılmasında kullanılabilir. Derinde yer alan veya büyük boyuttaki tümörler için endoskopik tam katman rezeksiyonu (Endoscopic Full Thickness Resection, EFTR) yöntemi de uygulanabilir. EFTR tümör rezeksiyonunun yanı sıra; gastrointestinal sistem kanamaları, cerrahi sonrası perforasyon (delinme), iki organ veya doku arasında boşluk açılması (fistül oluşumu) gibi sorunların tedavisinde de kullanılabilir. 

İleri düzey endoskopik yöntemler; toplumda oldukça yaygın görülen mide kanseri, kolon kanseri gibi hastalıkların tedavisinde uygulanabilir hale gelmiştir. Bu yöntemler sayesinde özellikle kanser öncülü polip gibi yapıların veya küçük boyuttaki tümörlerin cerrahiye ihtiyaç duyulmadan vücuttan çıkarılması mümkün hale gelmiştir. EMR ve ESD işleminin riskleri, cerrahi işlemlere oranla daha azdır. Ancak her girişimsel işlemde olduğu gibi EMR ve ESD yönteminin de beraberinde getirdiği bazı riskler vardır. Bu riskler;
Kanama: ESD ve EMR işleminden sonra görülen sorunlardan en sık olanı kanamadır. İşlem sonrası oluşan kanama erken dönemde fark edilerek düzeltilebilir.
Özofagusta Daralma: Yemek borusunu (özofagusu) çevreleyen bir tümörün çıkarılması sonucu özofagus çapında azalma meydana gelebilir. Bu daralma hastada yutma güçlüğü benzeri sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir ve bu durumun tedavi edilmesi gerekebilir.
Perforasyon: Gastrointestinal duvarda yapılan işlem sonrası duvarda delinme meydana gelebilir. Bu durum nadir olarak görülür ancak görüldüğünde mutlaka tedavi edilmesi gerekir.   
}