Tüp Bebek Sürecini Yakından Tanıyın

Tüp Bebek Merkezimize geldiğiniz ilk andan itibaren kendinizi rahat ve güvende hissetmeniz öncelikli hedefimizdir.

Merkezimize geldiğinizde doktorunuz ve tüm tüp bebek ekibimizle tanıştırılırsınız. İlk görüşmeniz; kişisel durumunuz ve size gereken tedavinin durumuna göre 45 dakika kadar kısa olabileceği gibi 2 saat kadar uzun da olabilir. Görüşmede bütün sorularınız cevaplanmaya çalışılacak ve sizinle tedavi seçenekleri tartışılacaktır.

İlk görüşmede, doktorunuz tarafından tıbbi öz geçmişiniz ve daha önce uygulanan fertilite tedavileri gözden geçirilecektir. Bu nedenle lütfen ilk görüşmeye geldiğinizde tüm tıbbi dosyalarınızı, özellikle daha önce fertilite tedavisi gördüyseniz bu tedaviye ait tüm raporlarınızı yanınızda getiriniz.Bu ilk bilgilerin ışığında, doktorunuz bir ön tanı düşünerek, infertilite araştırması esnasında hangi testlerin yapılacağını karar verecektir.

Tanı kesinleştikten sonra ise doktorunuz size özel en  uygun bir tedavi planını yine sizinle karşılıklı konuşarak belirleyecektir.

Sizden ve eşinizden kan testleri, ultrason ve sperm testi gibi bazı testler istenebilmektedir. İlk değerlendirme sonrasında çiftten daha önce yapılmadıysa Hepait B, Hepatit C ve HIV  taraması için tetkikler, ayrıca anne adayımızdan FSH, LH, TSH, Estradiol, ve Prolactin gibi hormon tahlilleri istenebilir.

İlk  görüşmede tüp bebek koordinatörü ile de tanışma fırsatınız olacak ve  tedavinizin finansal boyutu hakkında bilgi sahibi olmanız mümkün olacaktır. Tüp bebek koordinatörümüz sizi tedavinize özel kullanacağınız ilaçların bütçesi ve tedavinin maliyeti hakkında ayrıntılı olarak bilgilendirecektir.

Tıpta çok kullandığımız meşhur bir söz vardır; "hastalık yok, hasta vardır" bu her hasta için özel bir tedavi yaklaşımının belirlenmesi kişiye özel tedavi yapılması gerektiğini anlatmaktadır.  

Tüp Bebek Merkezimizde size sunacağımız tedavi yaklaşımı; yaşınıza, aldığınız tanıya, infertilite (kısırlık) süresine ve daha önce uygulanan tedaviler ile sizin tercihlerinize göre belirlenmektedir. Tedavinizin her aşamasında nelerin yapılacağını, tedavi alternatifleri ,uygulanması düşünülen tedavi türü için gerçek gebelik şansınızın ne olduğunu ve de tedavi başarısız olursa nelerin yapılabileceğini ayrıntılı bir şekilde açıklamaktayız.

Tüp bebek tedavisi diğer tıbbi uygulamalardan farklıdır; hasta ve tüp bebek  ekibi arasında tedavi boyunca daha yakın ve hızlı olması gereken bir iletişim söz konusudur.


Tedaviniz baştan sona kadar hastanemizdeki ünitede planlanmakta ve takip edilmektedir. İlk görüşmeden tanısal testlerin yapıldığı süreç ve tüm tüp bebek tedaviniz süresince doktor Delikara ya da  Çetinkaya yanınızda olacaktır. Konusunda uzman diğer takım arkadaşlarımızda bu süreci destekleyecek ve her hasta kişisel ve özel olarak tedavi edilecektir.

Tüp Bebek Merkezimizdeki Tüp Bebek Hemşirelik Ekibi tedavi başarınızı arttırmak üzere konusunda uzman ve  deneyimli kişilerden oluşmuştur. Birebir iletişim sadece konforunuzu arttırmak değil aynı zamanda  stres ve endişelerinizi azaltmanızı sağlamayı hedeflemekte bu sayede tedavi başarınızı  arttırmaya katkıda bulunmaktadır. Bu süreçte  hemşirelerimiz ilk görüşmenizden gebelik testinize kadar tedavinizin her aşamasında size yardım edecek ve yol gösterecektir.

Klinik mükemmelliğimiz hastalarımızın merkezimiz hakkında ilk söylediği özelliğimizdir. Takım olarak bilmekteyiz ki infertilite duygusal ve fizyolojik birçok konuyu içeren ve çiftlerde strese neden olan zor bir süreçtir.

Hedefimiz size mevcut imkanlar dahilinde yapılabilecek her türlü imkanı sunarak infertilite tedavinizi başarı ile sonuçlandırmaktadır. Her infertilite tipi için en gelişmiş tedavi protokolleri ve yardımcı yöntemler merkezimizde uygulanmaktadır.

Tedaviniz planlandıktan sonra kullanacağınız ilaçlar eczaneden istenecek ve ilaçların her birinin nasıl kullanacağı ayrıntılı olarak anlatılıp ve size yazılı olarak bilgilendirme yapılacaktır.

Yumurtalıkların uyarılması "ovulasyon indüksiyonu" olarak da adlandırılmaktadır.

Yumurtalıkların uyarılması sürecinde kullanılan ilaçlar ile yumurtalıklarda birden fazla yumurta gelişimi sağlanması amaçlanmaktadır. Birden fazla yumurta gelişimi istenmektedir çünkü elde edilen yumurtaların bazısı istenen kalitede olmayacak bazısı ise sperm ile döllenmeyecektir. Ayrıca birden fazla yumurtanın döllenip rahme (uterusa) transfer edilmesiyle gebelik oranları daha yüksek olmaktadır.

Yumurtalıkları uyarıp yumurta gelişimini sağlayan ilaçlar ağızdan hap şeklinde ya da kas içi/cilt altı yapılabilen günlük enjeksiyon formundadır. Kadının yumurtalık rezervine göre seçilen tedavi yöntemine göre kullanılacak ilaç ve dozu belirlenmektedir.

Tüp bebek tedavilerinde zamanlama çok önemlidir. Tedavi süresince yumurtalıklar, vajinal ultrason yardımıyla takip edilerek folikül adı verilen ve içinde yumurtanın olduğu varsayılan sıvı dolu keseciklerin gelişimi izlenir. Yumurta gelişimini takip etmek için ayrıca kan örnekleri de alınır.

Tüp bebek tedavilerinde amaç yumurtalıkların kontrollü olarak uyarılmasıdır. Yumurtaların kendi kendine çatlaması istenmeyen bir durum olup bunu önlemek için de ilaçlar kullanılmaktadır.

Tedavi sürecinde kullanacağınız ilaçlar ve nasıl uygulayacağınız doktorunuz ve hemşirelerimiz tarafından sizlere ayrıntılı olarak anlatılacak ve gösterilecektir.


Bu tedavi protokolünde yumurtalıkları uyarıcı ilaç kullanımı öncesinde yumurtalıklar baskılanır.

Adet siklusunun 21. günü GnRH analoğu başlanır ve yumurta çatlatma iğnesi enjeksiyonuna kadar bu ilacın kullanımına devam edilir. GnRH analoğu kullanılırken göreceğiniz adetin 2-3. günü merkezimize çağrılacak ve ilacın istenen etkiyi sağlayıp sağlamadığını görmek için ultrason ve kan testleri yapılacaktır. Bu testlerin  sonucu istenen etkinin sağlandığını gösteriyorsa yumurtalıkları uyarıcı ilaç kullanımına başlanır. Tedavi sürecinde ultrason ve kan tetkikleri ile ilaç dozunuz ve yumurta toplama gününüz belirlenmektedir.
 
  • Adet siklusunun 16-21. günlerinde vajinal ultrason ile yumurtalıklar değerlendirilir ve adetin siklusunun 21. günü GnRH analoğu ilaç ile tedaviye başlanır.
  • Adet olunduğunda 1.-2. gün vajinal ultrason yapılır ve estradiol hormonunun seviyesine bakılarak bir değerlendirme yapılır. GnRH analoğu dozu azaltılır.
  • Adetin 3. günü gonadropin (yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan ilaç) kullanılmaya başlanır. 
  • Gonadotropin kullanımının 5. günü estradiol hormonu (E2) seviyesi ölçülür ve ultrason testi yapılır. Bu testlerin sonucunda ilaç dozu ayarlanır ve kontrol zamanı planlanır.
  • GnRH analoğu kullanımına yumurta çatlatma iğnesi yapılana kadar devam edilir.
  • Yumurta içeren foliküller istenilen büyüklüğe ulaştığında yumurta çatlatma iğnesi yapılır.
  • Yumurta çatlatma iğnesinden 35-36 saat sonra yumurta toplama işlemi gerçekleştirilir.

Antagonist protokolde; uzun protokolden farklı olarak yumurtaların kendi kendine çatlamasını engelleyen ilaçlar (GnRH analogları) hemen kullanılmaya başlanmaz. Bu ilaçlar tedavi başlayıp yumurtalar belirli bir büyüklüğe ulaştıktan sonra kullanılmaya başlanır.

Antagonist protokol; günümüzde sıklıkla kullanılan ve ilk sırada tercih edilen yöntemdir. Yumurtalıkların baskılanmasına önceden başlanılmadığı için yumurtalıkları uyarıcı ilaç kullanımında ilaç miktarı azalmaktadır.

Tedavi sürecindeki takip ise uzun protokoldeki gibidir;
  • Adet siklusunun 2.-3. günlerinde ultrason ile yumurtalıkların değerlendirmesi yapılır ve yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan ilaçların (gonadotropin) kullanımına başlanır.
  • Gonadotrpin'in günlük dozu kişiye özgü şekilde planlanarak verilecek tarif formunda belirtildiği gibi kullanılır.
  • Gonadotropin kullanımının 5.-6. günü estradiol hormonu (E2) seviyesine bakılır ve ultrason ile görüntüleme yapılır. Bu değerlendirmelerin sonucunda ilaç dozu ve kontrol zamanı planlanır.
  • Ultrason ve estradiol hormonu (E2) değerlerine göre GnRH analogları kullanımına başlanır ve yumurta çatlatma enjeksiyonu yapılana kadar devam edilir. 
  • Yumurta içeren foliküller istenen büyüklüğe ulaştığında yumurta çatlatma iğneleri yapılır.
  • Yumurta çatlatma iğnelerinden sonra 35-36 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.

Kısa protokol olarak da bilinen bu tedavide yumurtalıkları baskılayıcı ilaçların ilk birkaç günkü uyarıcı etkisinden yararlanmak için adet görülürken baskılayıcı ilaç ile yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar ardışık olarak başlanır.

Bu tedavi protokolü yumurtalık rezervi az, ileri yaş  ya da  daha önce kötü yanıt alınmış kişiler için uygun olan bir seçenektir.
  • Adetin 1.-2. günlerinde ultrason ile yumurtalıklar değerlendirilir ve 2. gün GnRH agonist (yumurtalıkları baskılayan ilaç) kullanımına başlanır.
  • Adetin 3. günü gonadotropin (yumurtalıkların uyarılmasını sağlayan ilaç) kullanımına başlanır. 
  • Gonadotropin kullanımının 5. günü estradiol hormonu (E2) seviyesine bakılır ve ultrason ile görüntüleme yapılır. Bu değerlendirmelerin sonucunda ilaç dozu ve kontrol zamanı planlanır.
  • GnRH agonist kullanımına yumurta çatlatma iğnesi yapılana kadar devam edilir.
  • Yumurta çatlatma iğnesinden 35 saat sonra yumurta toplama işlemi yapılır.

Yumurtlamanın arttırılması (ovaryan stimülasyon), yumurtalıkların şişip ağrı meydana getirdiği "hiperstimülasyon"(yumurtalıkların aşırı uyarılması/OHSS) riskini beraberinde getirmektedir.

Bu durumda karın boşluğunda (abdominal boşlukta) ve göğüste sıvı birikebilir ve hastada şişkinlik, bulantı ve kusma ya da iştahsızlık gibi belirtiler gözlenebilir.

Ovaryan stimülasyona başlayan hastaların en az %30’u  hafif OHSS ile karşı karşıya kalmaktadır. Bu hastalar ağrı kesiciler yardımıyla ve fiziksel aktivitelerini azaltarak şikayetlerini hafifletebilmektedir. 

Orta şiddette OHSS’de hastalarda gastrointestinal semptomlar (şişkinlik, kusma, bulantı, iştahsızlık gibi) gözlenebilmektedir. Bu hastalar yakından takip edilirler fakat genellikle ayaktan tedaviye iyi cevap verirler.

Gebelik oluşmadığı takdirde OHSS birkaç hafta içinde müdahale gerektirmeden düzelmeye başlar.

Hastaların  %1-2’si ise ciddi OHSS durumuyla karşı karşıya kalabilmektedir. Bu durumda kilo artışı, karın ve göğüste sıvı birikmesi, elektrolit anomalileri, kan konsantrasyon artışı ve nadiren kanda pıhtılaşma ve böbrek problemleri gözlenebilir. Eğer solunumda zorluk görülmeye başlanmışsa, karında biriken sıvının bir iğne ile alınması gerekebilir. Ciddi OHSS durumuyla karşı karşıya kalan hastaların, semptomlar hafifleyene kadar hastanede kalmaları gerekebilir.

Yumurta toplama işlemi, vajinal yoldan ultrason eşliğinde aspirasyon yoluyla gerçekleştirilen basit bir cerrahi işlemdir.

Tüp Bebek Merkezimizde yumurta toplama işlemi genel anestezi (sedasyon anetezisi) altında yapılmaktadır.

Ultrason  probu ile vajinadan girilerek olgun foliküller belirlenir ve bir iğne ile foliküllere girilir.Yumurtalar, foliküllerden bir pompa ünitesine bağlı olan iğne ile aspire edilerek/çekilerek  alınır.

Yumurta toplama işlemi genellikle 10-20 dakika içinde tamamlanır. Bazı hastalarda işlem günü kramp şeklinde ağrı gözlenebilir  fakat bu durum genellikle ertesi gün hafiflemektedir. Şişkinlik ve/ veya bası gibi hisler işlemden sonraki birkaç hafta sürebilir, çünkü yumurtalıklar hala büyüktür.


IVF (in vitro fertilizasyon) ile Mikroenjeksiyon (ICSI/ intrasitoplasmik sperm enjeksiyonu) arasındaki fark nedir ?

Oldukça sıklıkla sorulan bir sorudur. Klasik yöntemde (IVF); her bir yumurtanın etrafına 50-100.000 sperm konularak döllenmenin oluşması beklenir. Mikroenjeksiyon yönteminde ise seçilen sperm bir takım işlemler ile hazırlanmış yumurtanın içine direkt olarak enjekte edilir.


Toplanan yumurtalar ve spermler hangi işlemlerden geçirilir?

Yumurta toplama işleminden sonra, laboratuvarda özel besi yerleri (kültür mediumu) içinde saklanan yumurtalar  mikroenjeksiyon işleminden hemen önce  "yumurta soyma işlemi" ile soyularak etraflarındaki diğer hücrelerden temizlenir ve olgun olan yumurtalar belirlenir. Mikroenjeksiyon işleminde sadece olgun yumurtalar kullanılabilir. Ejekülasyon (normal yolla boşalma)  ile ya da testisten cerrahi yöntemlerle elde edilen sperm; "sperm hazırlama" teknikleriyle hazırlanır. Mikroenjeksiyon (İntrasitoplazmik sperm enkjeksiyonu, ICSI) yöntemiyle, bir yumurtanın içine canlı bir sperm özel cihazlar kullanılarak yerleştirilir ve "inkübatör" olarak adlandırılan özel ortamlarda saklanır.


Embriyo nasıl oluşur?

Seçilen spermin olgun yumurtanın içine direkt enjekte edilmesinden (mikroenjeksiyon işleminden)  bir sonraki gün, yumurtada iki pronukleus (çekirdek) gözlenmesi, yumurtanın döllendiği anlamına gelir. Bu çekirdeklerden biri anneden, diğeri ise babadan köken alır. Yumurta toplama işleminden 2 gün sonra, döllenmiş yumurtalar bölünerek 2-4 hücreli embriyolar  haline gelir.  Üçüncü günde, embriyo yaklaşık 8-10 hücreye bölünür. Beşinci günde, embriyoda bir boşluk oluşur ve plasenta ile fetal dokular gelişmeye başlar. Bu evredeki embriyo ‘blastosist’ adını alır.


Tüp Bebek yönteminde en son aşama embriyo transferidir. Gelişen embriyolardan seçilen en kaliteli 1-2 embriyo anne rahminin içine bırakılır ve embriyoların rahim içine (endometrium) tutunarak gebelik oluşturması beklenir. 

Embriyo transferi işleminin hangi gün yapılacağına karar verilirken kadının yaşı, tedavi öyküsü, embriyoların sayı ve kalitesi gibi  farklı faktörler değerlendirilir. Ancak genellikle embriyo transferi işlemi 2-3. yada 5. gün yapılmaktadır.

Embriyo transferi anestezi gerektirmeyen kolay ve acısız bir işlemdir ancak bazı hastalarımız hafif sedasyonu (hafif uyku hali)  tercih edebilmektedirler.  

  • Transferin ultrason eşliğinde yapılması sayesinde embriyonun rahim içine geçişinin izlenmesi mümkündür.Transfer işlemi; karından (abdominal) ultrason ile gözlem altında yapıldığından işlem sırasında idrar torbasının dolu olması istenmektedir. Bu nedenle transfer işlemi için geldiğinizde sıkışık olmanız istenecektir. 
  • İşlem sırasında doktorunuz önce vajinal bir alet (spekulum) kullanarak serviks olarak adlandırılan rahim girişini görünebilir hale getirir (vizualize eder) ve rahim girişini  ılık bir sıvı ile temizler. 
  • Bu sırada embriyoloji laboratuvarında seçilen embriyo/embriyolar uygun besi yeri içinden alınıp toplanır. Embriyolog ucuna enjektör bağlı olan silikondan yapılmış yumuşak, uzun ve ince transfer kateterinin içine embriyoları çekerek transfere hazırlar. Doktor daha sonra transfer kateterinin ucunu rahim girişinden (serviksten) geçirerek, embriyoları rahim (uterus) boşluğuna bırakır.
  • İşlemden önce embriyoloğunuz size embriyolarınız ile ilgili detaylı olarak bilgi verecektir. Hatta eğer isterseniz size embriyolarınızın resmi de verilebilmektedir.
  • Transfer işleminden sonra hasta 15-20 dakika dinlendirilerek odasına alınır ve odasında da yaklaşık 1-2 saat daha dinlenmesi istenir.
  • Dikkat edilmesi gereken konular hemşirelerimiz tarafından anlatıldıktan sonra hastamız taburcu edilir ve tüp bebek işlemi sonlanmış olur. Bundan sonra gebelik testinin yapılacağı güne kadar 12 gün beklenir.

Embriyo transferinden sonra kalan embriyolar sayı ve kalite olarak uygunsa daha sonra tekrar kullanılmak üzere dondurulup saklanabilmektedir.

Daha sonraki siklusta, hastaya yumurtalıkların uyarılması ve yumurta toplama işlemi yapılmadığından tedavi daha kolay, ucuz ve daha az girişimsel olmaktadır.

Dondurulduktan sonra embriyolar 5 yıla kadar  saklanabilmektedir. Ancak dondurulup çözdükten sonra tüm embriyolar yaşamayabilmektedirler. Dondurulmuş embriyoların transferi sonrası canlı doğum oranları da azalmaktadır.

Luteal faz; adet periodunun ikinci dönemidir. Luteal fazda rahim içi tabaka olası bir gebeliğe hazırlanmaktadır.

Luteal fazın olması gerektiğinden kısa sürmesi durumuna luteal faz defekti denir. Luteal faz defektinde; rahim içi tabaka ( endometrium) doğru zamanda doğru olgunlukta değildir.

Bebeğin rahme yerleşmesi, rahmin iç tabakasının  maturasyonu (olgunluğu - zamanlaması) ile doğrudan ilişkili  olduğu için luteal faz döneminin kısalığı gebeliğin gerçekleşmesi ve devamlılığının sürdürmesini etkileyebilmektedir

Tüp bebek prosedüründe anne adayına luteal destek sağlanmaktadır. Bunun için kullanılan ilaçlar progesteron hormonunun formlarıdır.

Progesteron kullanımının amacı transfer edilen embriyoların rahmin iç duvarında (endometrium) tutunması (implantasyon) için uygun ortamı sağlamaktır. Progesteron endometriumu implantasyona hazırlar ve rahim kasılmalarını azaltır. Ağızdan, vajinal yoldan ya da kas içi enjeksiyon şeklinde kullanılabilen formları mevcuttur. Biz merkezimizde kullanım kolaylığı ve etkinliği nedeniyle vajinal yoldan kullanılan jel formunu daha çok tercih etmekteyiz.

Progesteron kullanımına bağlı olarak göğüslerde hassasiyet, baş ağrısı, bulantı, sıvı tutulması, halsizlik, ruh halinde değişiklik, depresyon gözlenebilmektedir. Kas içi enjeksiyon formunda enjeksiyon yerinde ciddi ağrı ve kanama olabilmektedir.  Vajinal kullanımda ise vajinal kaşıntı ve irritasyon gözlenebilen yan etkiler arasındadır.


Embriyo transferinden 12 gün sonra kanda βhCG (beta hCG) hormonu bakılarak gebelik elde edilip edilmediği anlaşılacaktır.

Bu test 2 gün sonra tekrarlanacaktır. Kanamanız olsa bile bu testin yapılması önemlidir.

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.