Solunum destek tedavisi

Cerrahi sırasında solumanın güvenli biçimde sürdürülmesi veya ciddi bir akciğer hastalığının tedavisi veya normal solumayı etkileyen başka bir durum söz konusu olduğunda solunum destek tedavisi gerekli olmaktadır. Solunum desteğine ihtiyaç duyulduğu durumlarda ventilatör adı verilen bir cihaz ile  solunum desteklenebilir.


Ventilatör solunum destek cihazıdır. Cerrahi sırasında veya ciddi bir akciğer hastalığının tedavisi veya normal solumayı etkileyen başka bir durum söz konusu olduğunda  ventilatör kullanılabilir. Ventilatör çoğunlukla hastanelerde ancak bazan ev ortamında da kullanılırlar. 

Ventilatör; mekanik ventilatör, respiratör, solunum cihazı veya yapay solunum cihazı olarak da adlandırılır.


Ameliyat bittikten sonra hasta kendisi yeterli soluyabilecek duruma gelince ventilatöre ihtiyaç kalmaz. 

Ama bazı insanlar ventilatörlere çok uzun süreler için veya kalan yaşamlarının belki de tümünde ihtiyaç duyabilirler. Bu gibi durumlarda ventilatörler hastane dışında — bakım evlerinde veya hatta evde de kullanılabilirler.

Ventilatör bazı özel koşullar dışında hastalığı veya durumu tedavi etmezler, sadece yaşam desteği için kullanılırlar.

İnfeksiyonlar 

Ventilatörde olmanın en ciddi ve sık görülen risklerinden biri pnömonidir (akciğer infeksiyonu). Nefes borusuna yerleştirilen tüp bakterilerin akciğere girmesini kolaylaştırabilir. Bunun sonucunda Ventilatör İlişkili Pnömoni (VİP) gelişebilir. Solunum tüpü, öksürmeyi zorlaştırabilir, kullanılan bazı ilaçlar da öksürüğü baskılayabilir. Öksürük akciğerler için irritan olan ve infeksiyona yol açan maddelerin havayollarından temizlenmesini sağlayan  bir reflekstir.

Ventilatör İlişkili Pnömoni zaten genellikle kritik derecede hasta olan ventilatördeki hastalar için önemli bir sorundur. Pnömoni hastanın diğer hastalıklarının tedavisini de güçleştirebilir. VİP antibiyotiklerle tedavi edilir. VİP gelişen hastalarda aspirasyon veya bazan bronkoskop ile havayollarındaki sekresyonlardan alınan örnekler mikrobiyolojik incelemeye tabi tutulur. Standart antibiyotiklere yanıt vermeyen bakterilerin belirlenmesi durumunda bunların hangi antibiyotiklere karşı dirençli ve duyarlı oldukları antibiyogram ile belirlenir ve infeksiyon hastalıkları uzmanlarının önerileri ile antibiyotik tedavileri düzenlenir.   

Ventilatöre bağlı hastada diğer bir risk de sinüs infeksiyonlarıdır. Özellikle burun yolu ile entübe edilmiş hastalarda görülen sinüs ifeksiyonları ağız yolu ile tüp yerleştirlmiş hastalarda da görülebilir. Bu nedenle ventilatör tedavisinin uzun süreceği öngörüldüğünde çok erken dönemde, öngörülemez ise de süre uzadığında trakeostomi tüpü yerleştirilir. Sinüs infeksiyonları da antibiyotikler ile tedavi edilir. 

Ventilatördeki hasta başkaca sorunlar bakımından da risk altında bulunmaktadır:

Pnömotoraks:Havanın akciğerlerden, akciğer ile göğüs duvarı arasındaki boşluğa kaçak yapmasıdır. Ağrı ve nefes darlığına yol açabilir. Akciğerlerden birisinin veya bazan her ikisinin de büzüşmesine yol açabilir. Kalp üzerinde baskı oluşturabilir. 

Akciğer hasarı: Akciğerlere havanın çok yüksek basınç ile verilmesi akciğerlerde hasara yol açabilir. 

Oksijen toksisitesi: Yüksek konsantrasyonlarda oksijen de akciğerlerde hasara yol açabilir. 


Ventilatördeki hastada kan pıhtısı ve ciddi cilt infeksiyonları riski de vardır. Bu sorunlar belirli hastalıklarda (diyabet, damar hastalıkları) daha fazladır. Yatağa bağımlı olan, yatakta veya tekerlekli sandalyede uzun süre belirli bir pozisyonda kalan hastalarda bu sorunlar daha sık görülür. 

Solunum destek cihazı / Ventilatörler;

- Kendi başlarına soluma yeteneğini kaybeden kişilerde soluma sağlarlar.

- Akciğerlere oksijen taşırlar.

- Vücuttan karbon dioksiti uzaklaştırırlar (Karbondioksit toksik de olabilen bir atık gazdır).

- Hastaların daha kolay nefes almalarını sağlarlar.

Ventilatörler en sık ameliyat sırasında genel anestezi altındaki hastalarda kullanılır. Anestezi oluşturmakta kullanılan uyku ilaçları, güçlü ağrı kesiciler ve kas gevşemesi sağlayan ilaçlar solunum sistemini etkilerler. Bu nedenle solunumu desteklemek için ventilatör kullanılır.

Ayrıca bir hastalık veya durum sonucu  akciğer fonsiyonları bozulduğunda da ventilatör ile solunumu desteklemek gerekebilir. 

Ameliyatlarda genel anestezi geçici olarak uyku sağlamaktadır ve uyutma amacı ile kullanılan ilaçlar da normal solunumu bozabilirler. Bu nedenle ameliyatlarda ventilatör ile solunum destek tedavisi uygulamak gerekmektedir.

Ameliyat sırasında genel anestezi alan bir hastanın bir ventilatöre bağlanma olasılığı yüksektir. Anesteziyi başlatmak için kullanılan ilaçlar normal solumayı durdurabilirler. Ventilatör ameliyat sırasında solumanın sürdürülmesine (yapay solunum) yardımcı olur. Ameliyattan sonra hasta bir ventilatöre bağlanmış olduğunu çoğu zaman bilemez. Farkında olabileceği tek belirti ventilatörü havayoluna bağlayan bir tüpün (endotrakeal tüp) kısa süreli de olsa yol açabileceği hafif boğaz ağrısıdır. Anestezi sonlandırılıp hasta yeterli solumaya başladığında ventilatör ayırılır ve boğaza (nefes borusu içine) yerleştirilmiş olan tüp de çıkartılır. Bütün bu işlemler ameliyat sona erdikten hemen sonra ve hasta tamamen uyanmadan hemen önce gerçekleşir. 

Ameliyattan sonra da, geçirilmiş olan ameliyatın özelliklerine bağlı olarak, birkaç saat veya birkaç gün daha ventilatöre bağlı kalınabilir. Ameliyattan sonra ventilatöre bağlı kalan hastaların oranı ameliyat olan hastaların çok küçük bir bölümünü oluştururlar.

Bir hastalık, bir durum veya başka bir etken solunumu bozduğunda ventilatör gereksinimi doğabilir. Kişi kendisi soluyabiliyor olsa bile solumak için büyük bir çaba ve enerji harcaması gerekebilir. Nefes darlığı ve ciddi bir rahatsızlık hissedebilir. Ventilatör böyle bir durumda solumayı kolaylaştırabilir, soluma işini azaltabilir. Kendisi nefes alamayan hastalar da ventilatöre bağlanırlar.   

Akciğer fonksiyonlarını etkileyen birçok hastalık, durum ve etken vardır:

- Pnömoni ve diğer infeksiyonlar 

- KOAH (Kronik Obstruktif Akciğer Hastalığı) veya diğer akciğer hastalıkları

- Soluma işlevinde rolü olan sinirleri ve kasları etkileyen hastalıklar, yaralanmalar, durumlar (Üst Omurilik Yaralanmaları, Çocuk Felci-Polio, Miyasteni Gravis, Guillain-  Barre, Amiyotrofik Lateral Skleroz- ALS) 

- Kafa travması, beyin kanaması, inme

- Yüksek dozda ilaç alınması

Ventilatör kişi iyileşinceye kadar nefes almasına yardım eder. Eğer kendi başına yeterli soluyacak kadar bir iyileşme olmaz ise kalan yaşam boyunca ventilatör gereksinimi devam edebilir.

Ventilatörler ağrıya neden olmazlar. Havayolundaki tüp bir miktar rahatsızlık verebilir. Yemek yiyebilme ve konuşabilmeyi de engelleyebilirler. Havayolu içine yerleştirlmiş olan tüp ağızdan (veya bazan burundan) yerleştirilmiş bir endotrakeal tüp olabileceği gibi boyun ön duvarından doğrudan nefes borusuna girilerek yerleştirilen bir trakeostomi tüpü de olabilir. Trakeostomi tüpü varlığında yemek yemek ve konuşmak mümkün olabilir.   

Ventilatör günlük etkinlikleri ve hareketleri büyük ölçüde kısıtlar. Yatağın içinde veya bir koltukta oturabilmek mümkün olsa bile çok fazla hareket etme ve bulunulan ortamdan uzaklaşma imkanı yoktur.  

Uzun süre ventilatör gereksinimi olduğunda taşınabilir bir cihaz kullanılabilir. Böyle bir cihaz kişinin daha rahat hareket etmesini, dışarı çıkmasını sağlayabilir ancak ventilatörün sürekli olarak kişinin yanında taşınmasını gerektirir. Hastanın içinde bulunduğu duruma göre ventilatörün ayarlanması ile cihazın akciğerlere hava göndermesini sağlayan mekanizma tetiklenerek harekete geçirilebilir. Bu mekanizmanın hasta tarafından önceden ayarlanan süre içinde çalıştırılamadığı, tetiklenemediği durumlarda da ventilatör otomatik olarak akciğerleri havalandırır. 

Kişiler, kendi solunumları yeterli düzeye ulaştığında ventilatörden ayırılırlar. Bu işlem genellikle ventilatöre gereksinim duyuran sorun yeterince ortadan kalktıktan sonra gerçekleşebilir. İşlem kısa süreli denemelerle başlar. Denemelere başlama sürecinde hastanın kendi solumasına bir süre izin verilir. Bu süreler tedricen artırılarak yeni duruma uyum sağlanmaya çalışılır. Birçok hasta bu ilk denemede başarı ile ventilatörden ayrılırken bazı hastalarda bu süre uzayabilir. Hastanın kendisi yeterli solumayı başardığında ventilatör kapatılır. Hasta ventilatörden ayırıldıktan sonra solunumun sağlandığı tüp çıkartılır. Bu sırada hasta öksürebilir. Tüp nefes borusu içinden çıkartıldıktan sonra kısa bir süre ses kısıklığı olabilir.  

Tekrarlanan ventilatörden ayırma çabaları uzun bir sürede gerçekleşmeyebilir, bu durumda hasta uzun süre ventilatör ile yaşamak zorunda kalır.  

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.