PET MR ve PET CT

Kanser araştırmaları günümüzde tıp teknolojisinin üstünde en çok çalıştığı konulardan biridir. Yoğun araştırmalar ve tıbbi teknolojik gelişmelerin sonucunda ortaya yeni teknikler çıkmaktadır. Kanser teşhis tedavi ve araştırmalarında kullanılan en son teknolojilerden biri de PET MR görüntülemedir.

İleri görüntüleme teknolojisi PET MR iki ayrı tıbbi tekniğin birlikte kullanılmasıyla oluşturulmuştur. Hibrit bir görüntüleme metodu olan bu görüntüleme teknolojisi ile tek bir seansta vücudun anatomik ve metabolik tüm bilgilerinin elde edilmesini sağlanıyor. Tüm vücut taraması, yüksek kalitede anatomik detay alınarak gerçekleştirilebiliyor. İleri teknoloji ürünü olan PET MR cihazı ile 3 boyutlu değerlendirme yapılarak moleküler düzeyde bilgi elde edilebiliyor.

Kanser, beyin ve kalp rahatsızlıklarında PET ve MR işlemlerini tek cihazda buluşturan son teknoloji ürünü PET MR birçok avantaj sağlıyor

PET MR 3 Tesla, MR cihazı içerisine yerleştirilmiş PET dedektörleri ile eş zamanlı veya ardışık, tüm vücut MR ve PET görüntülerinin tek çekimde elde edilebildiği bir inceleme yöntemidir.

PET MR’ın yüksek düzey yumuşak doku kontrastı ile PET kaynaklı moleküler sinyallerinin birleşimi çok katmanlı değerlendirmeye olanak sağlıyor. 3 Tesla gibi yüksek MR manyetik alanı içerisinde PET detektörlerinin aynı anda çalışması ve bu işlem sırasında elde edilen görüntülerin birbirini etkilemeden bir bütün halinde ortaya çıkması yüksek bir teknoloji gerektiriyor. İşte PET MR cihazı bu yüksek teknolojinin bir ürünüdür.

PET (Pozitron Emisyon Tomografi) pozitron yayan, insan vücuduna hiçbir zararlı ve kalıcı etkisi olmayan çok küçük dozdaki, kısa ömürlü radyoaktif maddelerin damar yoluyla verilmesinden sonra, hücrelerde tutulması ve dağılımının tomografik olarak incelenebildiği bir görüntüleme teknolojisidir. PET tetkiklerinde kullanılan maddeler radyoaktif oldukları için hamilelerde kesinlikle kullanılamazlar. Ama çocuklarda tıbbi bir gereklilik varsa, radyoaktif maddeyi yaşlarına uygun küçük dozlarda vererek tetkik yapılabilir.

PET tetkiklerinde en sık kullanılan radyoaktif madde olan Flor 18 ile işaretlenmiş deoksiglukoz (FDG), enerji kaynağı glukoz olan tüm dokularda biyodağılım göstererek metabolizması artmış organların görüntülenebilmesine imkan verir. Hastaya verilen bu radyoaktif şeker molekülü, vücut tarafından bilinen şeker gibi algılanarak metabolizma hızı yüksek hücreler tarafından yakalanır. Kanser metabolizma hızı yüksek bir hastalık olduğu için verilen radyoaktif glikoz kanserli hücreler tarafından tutulur.

Onkolojik PET çalışması, canlı tümör dokusunun normalden daha yüksek yoğunlukta FDG tutulumu göstermesi prensibine dayanır. Kötü huylu olduğundan şüphelenilen kitlelerde canlı tümör dokusunun saptanması, kanserin yayılım derecesinin belirlenmesi (evreleme), bu hastalara uygulanan tedaviye yanıtın değerlendirilmesi, radyoterapi planlaması gibi alanlarda ve kanserli hastaların tedavi sonrası dönemdeki takiplerinde kanser hastalığının tekrar edip etmediğinin araştırılmasında kullanılan bir görüntüleme yöntemidir.

Onkolojik PET görüntülemede temin ve uygulama kolaylığı nedeniyle daha çok FDG yani radyoaktif işaretli şeker molekülleri kullanılmakta ise de farklı tümör türlerini görüntüleyebilecek farklı radyoaktif maddeler de kullanılmaktadır. Kemik metastazlarının görüntülenmesi için F18-NaF, prostat tümörlerinin görüntülenmesi için Ga68-PSMA, nöroendokrin tümörlerin görüntülenmesi için Ga68-DOTATATE en çok kullanılanlardır.

Nörolojik PET epilepsi hastalarında beyinde epilepsiyi tetikleyen odağın belirlenmesinde, Alzheimer hastalarında, bunama ve diğer demans hastalıklarında tanı konması amacı ile uygulanır.

Kardiyak PET, enfarktüs geçiren ve koroner arter bypass cerrahisi adayı olan kardiyolojik hastalarda, enfarktüslü kalpte canlı kas dokusunun olup olmadığını ve hastanın bypass cerrahisinden faydalanabileceğini öngörmede kullanılabilen bir yöntemdir.

PET moleküler düzeyde, girişimsel olmayan metodla doku bilgisi edinmede faydalı bir teknik olarak uzun süredir kullanılıyor. Geniş kullanım alanına sahip olan PET BT ile görüntüleme ve özellikle kanser hastalarında evrelemede ve tedaviye yanıt değerlendirmesinde büyük avantaj sağlanıyor.  Ancak anatomik ayrıntı görmek için PET BT görüntülemenin kullanılması tam anatomik bilgi sağlamada eksiklikler gösterebilmektedir.  PET BT bazı kullanım kısıtlılıkları da gösteriyor. Moleküler görüntülemede bu kısıtlılıkları aşmada PET MR, günümüzde en iyi seçenek.

Bunun yanında hastalar PET MR ile verilen radyoaktif maddenin radyasyonu dışında cihazdan kaynaklanan bir radyasyona maruz kalmadıkları için tetkik boyunca oldukça ancak düşük dozda bir radyasyon alıyorlar. Tek cihaz ile ileri görüntüleme sağlanabildiği için zamandan da tasarruf ediliyor. 
PET MR’ın radyasyon yükü düşük olduğu için çocuk hastalarda da tercih edilen görüntüleme tetkikidir.
En yaygın olarak kullanıldığı alan onkolojidir. Kanserin tanısı ve tedavi yanıtının takibinde oldukça yüksek fayda sağlanarak kullanılıyor. Örneğin; prostat kanserinin tanısında en etkili yöntem PET MR cihazı olarak öne çıkıyor.

Tümör tespitinde çok hassas ve başarısı yüksek bir cihaz olması sebebiyle, uzman doktorların yönlendirmesiyle tüm gerekli hastalıkların tanı ve tedavi takibinde kullanılabiliyor.

PET MR, kanser hastalıklarının yanı sıra beyin ile ilgili rahatsızlıklarda da detaylı bilgi edinmemizi sağlıyor. Örneğin Alzheimer hastalığı, PET MR cihazı sayesinde erken teşhis edilebiliyor.

Kalp rahatsızlıklarının teşhisi ve takibi için de PET MR cihazından üst düzey fayda sağlanıyor. 
  • Hastaların PET MR işleminden en az 24 saat öncesinde vücudu yoracak ve zorlayacak bütün egzersiz ve ağır işlerden kesinlikle kaçınması gerekiyor.
  • Hastaların çekimden 6 saat önce yemek yeme ihtiyacım karşılamaları ve ardından çekim bitene kadar hiçbir şey yememeleri gerekiyor.
  • Tetkiklere gelirken kan şekerinin normal seviyelerde seyretmesi gerekiyor.
  • PET görüntülemesi için hastanın önce kol damarından pozitron ışınları yayan bir madde vücuda yerilip, özel kamera sistemi ile vücuttaki dağılımı inceleniyor. Tüm vücut, beyin ya da kalbe yönelik tarama yapılabiliyor.
  • PET MR'da hastanın MR görüntüleri alınırken PET detektörleri de aynı anda tarama yapmaya devam ediyor. 
  • PET MR işlemi ortalama 40-45 dakika sürüyor.
  • Uygulamanın sonucunda görüntüler 3 boyutlu olarak alınıyor ve vücuda verilen maddenin dağılımı tomografik olarak izlenebiliyor.
  • MR yüksek doku çözünürlüğü ve dokulara özel görüntüleme tekniklerine sahip olduğundan patomorfolojiye en yakın tanı amaçlı görüntüleme yöntemidir.
  • MR Spektroskopi, Difüzyon Ağırlıklı MR Görüntüleme, Perfüzyon ve BOLD (Tümör Hipoksi Tespiti) incelemeleri de kullanıldığında fonksiyonel veri elde edildiğinden tanı duyarlılığı artıyor.
  • Tümöre özel PET ajanlarının kullanımı ile tümör görüntülemede özgüllük artıyor.
  • Onkolojik tanıda PET’in metabolik, fonksiyonel ve sayısal bilgi sağlayan avantajları, tümöre özgü fonksiyonel MR teknikleri ile birlikte kullanıldığında kanser tanısında duyarlılık çoğalıyor.
  • Özellikle yumuşak doku tümörleri, merkezi sinir sistemi ve kemik iliğinin değerlendirilmesi gereken durumlarda, yüksek tanısal doğruluk sağlıyor.
  • PET MR’da hem yüksek çözünürlüklü PET dedektörleri hem de 3 Tesla MR cihazı kullanıldığı için çok küçük boyutta tümörler tespit edilebiliyor.
  • PET BT cihazlarında Bilgisayarlı Tomografi cihazından kaynaklanan X-ışınlarının sebep olduğu düşük de olsa ek bir radyasyon yükü var. Ama MR cihazı radyasyon yaymıyor.  Damar yolundan verilen PET ajanları ile hastanın aldığı doz ise çok düşük. Ayrıca yeni teknoloji PET MR cihazlarının çözünürlük ve hassasiyetleri daha fazla olduğu için daha küçük doz PET ajanıyla, yani daha düşük radyasyon dozuyla görüntüleme yapılabiliyor. Böylece, daha düşük efektif doz ile daha etkin tanı sağlanıyor. 
  • PET MR ile kombine fonksiyonel MR ve moleküler görüntüleme avantajları öne çıkıyor. 
Tümör tanısı konduktan sonra doğru tedavi ve sağ kalımın öngörülebilmesi için lokal ve tüm beden evreleme yapılması gerekir.

MR lokal evrelemede en üstün görüntüleme yöntemidir. 3 Tesla MR inceleme ile çözünürlük arttığından rektum kanseri, jinekolojik tümörler, baş boyun tümörleri ve hepatobilier kanserlerin lokal evrelemesi detaylı bir şekilde yapılır.

Lenf bezleri MR ile boyut açısından görüntülenmesine karşın hangi lenf bezinin tümör depozitleri içerdiğinin tespiti için hastada PET incelemeye gereksinim duyulur. Boyut artışı olmadığı halde tümör hücresi içeren lenf bezleri da PET ajanları ile tespit edilebilir. Uzak metastazların tespiti için hasta PET incelemeye girer.

PET incelemede merkezi sinir sistemi, karaciğer, kemik iliği gibi lokalizasyonlarda ve müsinöz tümör, RCC gibi tümör türlerinde kısıtlı etkinlik gösteren PET işaretleyici ajan FDG tutulumu olamayabileceğinden, hastanın beyin, üst batın ve spinal patolojiler için ayrıca MR ile görüntülenmesi gerekir.
Doğru tümör evrelemesi için hasta hem MR hem PET görüntülemeye bazen birden fazla olmak üzere girmek zorunda kalır. Bu da hem daha zahmetli hem de daha masraflı bir süreç oluşturur.

PET MR ile lokal evreleme en detaylı şekilde yapılır, lenf bezi ve uzak metastazlar da her iki incelemenin güçlü olduğu bölgelerde birbirini tamamlar tarzda bir bütün halinde aynı anda görüntülenir, ilave bir incelemeye gereksinim duyulmaz.
Kanser tedavisine sitotoksik ilaçların yanına sinyal yolaklarını hedef alan akıllı moleküler gibi yeni, hedefe yönelik tedaviler de her geçen gün çoğalıyor. Tümör dokusunun genetik mutasyonuna göre hedefli tedavilerin uygulanması sırasında kanser, başlangıçta gösterdiği genetik yapısından farklı yeni mutasyonlara da uğrayabiliyor. 

Tedaviye yanıtın hızlı değerlendirilmesiyle;

  • Tedaviye yanıtın olumsuz olduğu durumlarda tedavinin değişimi hastalığın seyrine olumlu katkıda bulunuyor.
  • Tedavinin maliyet-etkin olmasına olanak sağlıyor.
  • Tedaviye olan cevap sadece tümör boyutunda gözlenen değişimle değerlendirilemez.
  • Fonksiyonel MR inceleme ile tümör perfüzyonu (antianjiyojenik tedavi yanıtı), tümör hücre yoğunluğu ve metabolizması (Difüzyon MR, MR Spektroskopi), PET ile tümör metabolik yanıtı ve tümör hücre canlılığı en erken dönemde değerlendiriliyor.
  • PET MR, hem fonksiyonel MR hem de PET ajanlarının tutulumundaki değişiklikleri aynı anda göstermesi ile en erken ve doğru tedavi yanıt değerlendirmesine olanak sağlıyor. Bu durum hastaların tedavi planında doğru ve hızlı odaklanmaya olanak veriyor.
PET MR kombinasyonu, potansiyel olarak iyileştirilebilir pediyatrik hastalar ile adolesanların görüntülemesinde oldukça önemli rol oynar. PET MR taramasında etkin dozu, eşdeğer PET BT taramasının sadece %20’sine eşit oluyor. 
Düşük radyasyon ile “Tüm Vücut Tümör Tanısı”

  • Müsinöz tümör, prostat kanseri, RCC, HCC ve bronko- alveolar kanserin tek incelemede görüntülenmesi
  • Karaciğer, beyin, spinal kord, kemik tümör ve metastazlarının tek seansta görüntülenmesi
  • Tüm vücutta tümör evrelemesinin tek seansta yapılması
  • Hücreye özgü fonksiyonel MR görüntüleme yöntemleri ve tümöre özgü PET ajanları ile daha hedefe yönelik tümör tanısı ve yeni nesil tedavilere yanıtın daha hızlı değerlendirilmesi
  • Akciğer kanserinin erken tanısında PET BT daha hassas sonuç verir. Akciğer dokusu Bilgisayarlı tomografi ile daha ayrıntılı incelenebilir. PET BT ile kanser 7 mm iken bile gösterilebilir. Böylelikle tümör akciğerin dışına çıkmadan erken evrede yakalanabilmektedir. MR teknolojisi henüz akciğer dokusunu BT kadar ayrıntılı gösterememektedir.
  • PET BT, akciğer kanseri tanısı veya şüphesi olan olgularda tetkikin normal olup olmadığını, normal değilse lezyonun benign - malign ayrımını, hastanın operabl olup olmadığını, tedavi edilmişse hastanın durumunu (normal, regrese, progrese, stabil veya RT planlamasına uygun) bizlere en iyi sunan inceleme yöntemlerinden biridir.
  • Vücudunda MR uyumsuz madeni implant bulunan hastalarda da MR çekilemeyeceği için onkolojik görüntülemede PET BT ile görüntüleme yapılması gerekmektedir.
  • PET MR, PET BT’ye kıyasla radyasyon dozunda azalma gibi avantajlarının yanı sıra kesin anatomik yer belirleme ve moleküler hedefin niceliği ve saptanmasında hacim doğrulama özellikleri gösteriyor.
  • PET MR aterosklerotik plağın görüntülenmesi ve miyokardiyal canlılık/ hibernasyonun değerlendirilmesinde potansiyel rol oynuyor. Örneğin, aterosklerotik plak yükü ile iskemi gibi hemodinamik sonuçları bir arada sunabiliyor.
  • Canlı kalmış miyokard dokusu boyutunu belirlemede PET tarafından bölgesel glukoz kullanım eşiğinin ve MR tarafından skar transmuralitesinin saptanması, miyokard infarktüsü sonrası subakut dönemde bölgesel duvar hareketinde düzelmenin öngörülmesi için geçerli metottur.
Nöropsikiyatrik hastalıklarda hastaların çoğuna rutin olarak PET ve MR görüntüleme uygulanır. Bu iki inceleme şeklinin tek tarayıcı cihazda mevcut olması hastanın konforunu artırıcı etki sağlıyor. 
  • Daha iyi yumuşak doku kontrastı ile birlikte daha az radyasyon etkisi,
  • Tek cihazla birden fazla incelemenin yapılabilmesi ile hasta konforunu artırıcı etki sağlıyor. 
Paylaş

İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz