Balon anjiyoplasti/ stent

Balon anjiyoplasti; koroner damarlarda tespit edilen darlıkların kateter laboratuvarında, damar içine yerleştirilen bir balon ve/veya stent ile ya da nadiren diğer girişimsel yöntemlerle açılması işlemidir.

Balonla darlıkların açılması işlemi dünyada 1977 yılında başlamıştır, ancak bugünkü şekli ile uygulanması 80’li yıllardan sonra olmuştur. 

2005 yılında dünyada 4 milyondan fazla hastaya balon ve stent İşlemi uygulanmıştır. Bu sayının her yıl artış gösterdiği bilinmektedir.

Ülkemizde 2003 yılında yaklaşık olarak 150 bin hastaya koroner anjiyografi ve kalp kateterizasyonu, 35 bin hastaya balon ve stent işlemi uygulanmıştır.

Kardiyoloji Merkezimizde bir yıl süresince yaklaşık 5000’den fazla hastaya koroner anjiyografi,1000’den fazla hastaya balon anjiyoplasti-stent ve kalp damar cerrahisi merkezimide de 2500 hastaya bypass ameliyatı yapılmaktadır.


Balon anjiyoplasti-stent işleminde ince yapıda, ancak basınca dayanıklı balon kateter koroner damar içindeki daralmış bölgeye yerleştirilerek şişirilir. Damarı daraltan yağ, kireç ve çeşitli yapılardan oluşan plak kısmen ezilerek ve çatlayarak açılır.
Bir balon işlemi sırasında hayati tehlike %0.5’den düşüktür. Acil olarak by-pass ameliyatı yapılma gereği %1 den azdır. Seyrek olmakla birlikte bu ihtimal karşısında hazır olmak amacıyla hasta ile aynı kan grubundan ve test edilmiş olan 2 kişinin işlem esnasında hazır bulunması gereklidir. Balon işlemi sırasında hastanemizin kalp cerrahisi merkezinde gerektiğinde hemen ameliyata alınabilecek şekilde hazırlık yapılmıştır.

1994 yılından bu yana balon anjiyoplasti işleminin başarısını artırmak ve damardaki yeniden daralma olasılığını azaltmak amacıyla stent adı verilen tel kafes yapısındaki metaller kullanılmaya başlanmıştır. 

Stentler günümüzde hemen hemen tüm balon anjiyoplasti işlemlerinde kullanılmaktadır. Balon anjiyoplasti-stent ve diğer tekniklerle başarı oranı kliniğimizde %98 civarındadır. Balon anjiyoplasti-stent işleminin başarısız olması nedeni ile by-pass ameliyatına alınan hastaların oranı %1, hayati tehlike oranı ise % 0.2 – 0.3 civarındadır.


Stent ve balon uygulaması sonrasında ilk 6 aylık dönem içinde aynı bölgede tekrar daralma olasılığı % 20-30’dur. 
2001 yılında kullanıma giren “ilaç salınımlı stentlerin” yeniden daralma ihtimalini %5-10 civarına indirdiği bilinmektedir. İlaç kaplı stentler ülkemizde de artan bir şekilde uygulanmaktadır ve tedavide önemli bir gelişme olarak kabul edilmektedir. Günümüzde başlıca kullanılan ilaç kaplı stentler metal stent yapısı üzerindeki ince polimer tabaka içinde sirolimus, paclitaxel, zotarolimus, everolimus ve yeni bazı ilaçlar içermekte ve bu ilacın salınımı ile etki göstermektedir.

Koroner damarlarda yeniden daralma, tıkanma ve ilgili damara yeniden girişim gereksinimi oranları açısından normal stentlerden belirgin olarak üstün olan ilaç kaplı stentlerin de, kendi aralarında bu sonuçlar açısından kimi farklılıklar bulunmaktadır. Yeni nesil ilaç salınımlı stentlerin bazıları üzerindeki polimer tamamen eriyebilmektedir.
Son yıllarda kullanıma giren tamamen eriyebilir stentler’in çatısı polimer yapılıdır. Yaklaşık 1.5 yıl içinde tamamen eriyerek yok olmaktadır. Tekrar daralma ihtimali yeni nesil ilaçlı stentler ile benzer oranda olmaktadır. 3 yıl içinde tekrar daralma oranı % 10 olarak bildirilmiştir.
Kimi zaman koroner damarlardaki orta ciddiyetteki darlıkların girişimsel bir müdahale gerektirip gerektirmediğini tespit edebilmek için damar içi ultrasonografi (IVUS) ve basınç teli (pressure wire) adı verilen ek yöntemlerle inceleme gerekebilir.
Damar içi ultrasonografi kalbi besleyen koroner damar içi ultrasonografisidir ve koroner damarlardaki plağın özelliklerini ve darlığın derecesini daha güçlü bir şekilde değerlendirmeye imkan sağlar.
Basınç teli de koroner damarlardaki darlığın ilerisindeki ve gerisindeki basınç oranı hesaplamaya yarar.Koroner damar içindeki darlığın koroner kan akımını ciddi bir şekilde bozup bozmadığı tespit edilir. Kardiyoloji merkezimizde her iki yöntem de uygulanmakta olup, koroner bir girişimin gerekli olup olmadığı tartışmalı hastalar kolaylıkla ayırt edilebilmektedir.
Darlığa neden olan plağın ileri derecede pürüzlü ve pıhtılı yapıda olduğu ya da by-pass ameliyatı geçirmiş ve bacaktan alınan toplardamarın tıkanması veya daralması durumunda koruyucu cihaz eşliğinde balon anjioplasti ve stent işlemi yapılabilmektedir. Böylece işlem sırasında oluşabilecek çok küçük pıhtı ve parçacıkların (emboli) damarın uç kısımlarına giderek tıkamasına karşı önlem almak amaçlanmaktadır.

Damardaki darlık bölgesinin kıvrımlı, düzensiz cidarlı, uzun, pürüzlü yapıda olması durumunda; darlığın açılması için balon dışında kullanılabilecek başka yöntemler de vardır. 

Bu yöntemler; yüksek devirle (160-180.000 devir /sn) dönerek, ucundaki küçük top üzerindeki kristal çıkıntıları ile darlığı açan “rotablatör”, darlıktaki pürüzlü yapıları keserek temizleyen “aterektomi”, darlığın “lazer kateteri” ile eritilerek açılması ve “radyasyon” tedavisidir.


Balon, stent ve benzeri girişimsel yöntemler başarı ile tamamlandıktan 4–5 saat sonra kasık bölgesindeki kanül çıkartılır. Daha sonra yapılan bandaj ve üzerine yerleştirilen kum torbası 6 saat kadar bırakılır. Bu süre sonunda hasta ayağa kaldırılır yürümesi sağlanır. Genelde 2 gün içinde hasta evine gönderilir.

Girişimden 1, 3 ve 6 ay sonrası için kontrol edilmek üzere kardiyoloji merkezimizdeki  “Balon-Stent Polikliniği”ne randevu verilir. Bu kontroller sırasında gerekli görülen hastaların egzersiz testi ve kan yağları kan testleri ile değerlendirilir ve ilaç tedavisi gözden geçirilir.


Balon ve stent girişimi kalp dışındaki, bacak, kol, böbrek, karotis ve beyin damarlarındaki darlıklara da güvenle uygulanmaktadır.

Kalp krizi (Akut Miyokard İnfarktüsü), kalbin kendi kas dokusunu basleyen koroner damarların ani olarak tıkanması ile ortaya çıkmaktadır. Koroner damarın tıkanması ile kalp kas dokusu hasarlanır. Bu hasarın en az olması için acil olarak kan sulandırıcı (trombolitik) ilaçlar ya da balon ve stent uygulaması yapılabilir. 

Miyokard infarktüsü geçirmekte olan hastaların ilk 6-12 saat içinde başvurmaları durumunda tıkalı ya da tıkanmak üzere olan koroner damarların balon anjiyoplasti ve stent yöntemi ile açılması mümkündür.

Bu işlem “miyokard infarktüsü” geçirmekte olan ve kardiyolojik değerlendirme sonrası uygun görülen hastalarda başarılı sonuçlar vermektedir. Hastalar koroner şikayetleri başladıktan sonra ne kadar erken hastaneye başvururlarsa sonuçların da o kadar başarılı olduğu bilinmektedir. Özellikle ilk 6 saatteki başvurular bu açıdan kritik öneme sahiptir.

“Ne kadar erken girişim yapılırsa o kadar büyük kazanç sağlanmaktadır.”


İleri Tıbbi Uygulama Merkezlerimiz ve Bölümlerimiz

Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.