Yararlı Bilgiler

Herhangi bir çift spina bifida ile doğan bir çocuğa sahip olabilir.

Dünyada 10 milyon spina bifidalı vardır.

Yaklaşık her bin çocuktan birinin spina bifidalı doğduğu bilinmektedir.

Nedeni bilinmeyen spina bifida için en büyük risk faktörü hamileliğin ilk 3 haftasında görülen folik asit eksikliğidir

2. Gebelikte spina bifida riskini azaltmak için, gebelik planladığı andan itibaren anneye folik asit takviyesi yapılması faydalı olur.

Vitamin B grubundan bir vitamin olan folik asit anne karnında bebeğin omurilik tüpünün kapanmasına yardımcı olur.

Omurilik tüpü gebeliğin ilk 3 haftasında kapanır.

Eğer annede yeterince folik asid yoksa bebeğin omurilik tüpü uygun bir şekilde kapanmayabilir.

Bu durumda bebekte spina bifida oluşur.

Yol yürümekle, ayakta durmakla ya da oturmakla ortaya çıkan her iki kalça ve bacaklara vuran ağrılar, giderek yol yürüme mesafesinin kısalması, öne eğildiğinizde rahat etme, dik durmaktan kaçınma gibi durumlar dar kanal hastalığının belirtileri olarak değerlendirilebilir.

Değişik nedenlerle bel bölgesindeki omurilik kanalının daralması ve kanal içinden geçen sinir liflerinin bası altında kalarak çeşitli yakınmaların ortaya çıkmasıdır.

Belirtileri nelerdir?

Bel bölgesindeki omurilik kanalının daralmasıyla değişik bulgular ortaya çıkar.

• Hastaların yol yürüme mesafesi kısalır. Yol yürümekle her iki bacağa ve kalçalara gelen ağrı ve kramplar nedeniyle hastalar dinlenme ihtiyacı duyarlar.

• Hastalar öne eğildiklerinde rahat ederler. Dik yürümeye çalıştıklarında ağrıları artar.

• Yürür ya da otururken bir bacakta kalçadan topuğa kadar yayılan ağrı ortaya çıkabilir.

Kimlerde görülür?

En sık 60 lı yaşlardan sonraki ileri yaşlarda görülür. Yavaş yavaş gelişir. Ancak değişik nedenlerle daha genç bireylerde de ortaya çıkabilir.

Nedenleri nelerdir?

Doğuştan dar kanal, dejenerasyon, omurilik kayması ve bel fıtığı olmak üzere 4 ana neden sayılabilir.

Doğuştan dar kanal (konjenital spinal stenosis):

Bazı insanlar normale göre omurilik kanalları daha dar doğarlar. Bu durumda ileri yaşlarda dar kanal hastalığına yakalanma riski artar.

Dejenerasyon:

Yaşlanmayla birlikte diskler büzüşür, omurlararası mesafe daralır ve kanal içine doğru gelişen kemik çıkıntılar kanalın daralmasına neden olabilir.

Omur kayması:

Değişik nedenlerle bel bölgesindeki omurlar birbiri üstünden kaydığında da kanal daralması ortaya çıkabilir.

Bel fıtığı:

Kalça üstüne düşme, ağır nesne kaldırma gibi ani travma ve hareketlerle gelişen büyük bel fıtıkları da dar kanal bulgularına neden olabilir.

Tedavi:

Hastalarda bulgulara göre cerrahi ya da cerrahi olmayan tedaviler uygulanır. Bel kaslarını güçlendirici germe egzersizleri uygulanır. Bu egzersizler özel aygıtlarla yapılır. Gövde kasları güçlendirilerek hastanın bel çevresinde doğal bir korse oluşturulur. Daha ileri durumlarda omurilik zarı çevresine enjeksiyonlar yapılabilir.

Hangi yöntemin uygulanacağına hekiminiz karar verecektir. Ancak korse kullanılması tavsiye edilen bir durum değildir.

Cerrahi tedavi:

En etkin tedavidir. Geçmişte yapılan ve hastaların kaslarının iki taraflı açılıp tüm kanalın genişletilmesine gerektiren ameliyatlar artık geride kalmıştır. Günümüzde minimal invaziv cerrahi konseptine uygun olarak küçük bir kesiyle tek yanlı girişim yapılmakta, mikroskop altında uygulanan mikrocerrahi yöntemle kanalın her iki tarafı da serbestleştirilebilmektedir. Böylece hastalar 1 gün içinde ayağa kalkmakta ve günlük aktivitelerine devam edebilmektedirler. Bu yöntem ileri yaş grubunda ve diyabet, hipertansiyon, kalp hastalıkları gibi yandaş hastalıkları olan hastalarda güvenle uygulanabilmektedir.

Ameliyat sonrası dönem:

Hastalar ameliyat günü ayağa kaldırılır ve 1 gün sonra taburcu edilir.

1. Hastalara ilk haftayı evde geçirmeleri ve omurga merkezi fizyoterapi bölümünce öğretilecek yürüme egzersizlerini yapmaları önerilir.

2. Hastalar omurga merkezi fizyoterapi bölümünde gövde kök kaslarını geliştirmek üzere izometrik egzersiz programına alınırlar.

3. Hastalar ikinci haftadan itibaren ev dışına çıkabilir ve günlük aktivitelerine dönebilirler.

Dar kanal hastalarında enstrümentasyon gerekli midir?

Halk arasında platin takılması olarak adlandırılan ameliyatlar dar kanal hastalarının büyük bölümünde kesinlikle gereksizdir. Ancak omur kayması nedeniyle gelişen omurga dengesizliği durumlarında uygulanması gerekebilir.

Hastalar hangi hekime başvurmalıdır?

Dar kanal bulguları gösteren hastaların birden çok tıp dalına gereksinimleri vardır. Bu nedenle hastalar her türlü tanı ve tedavi yönteminin uygulandığı omurga merkezlerine (spine center) başvurmalıdır.

Spina Bifida (açık omurga hastalığı) ülkemizde yaklaşık binde 2-3 canlı doğum sıklığında görülen bir durum. Bölgesel farklılıklar göstermekle beraber ülkemizde her yıl yaklaşık 2500 ile 3500 arasında bebek bu sorunla dünyaya geliyor.

300'den fazla gen araştırılmış olsa da bazı genetik faktörlere ek olarak beslenme, ısı gibi çevresel faktörler de etkili oluyor. Özellikle folik asit takviyesinin hastalığın görülme sıklığını 7 kat azalttığına dair bilgiler de bulunmakta.

Hastalık nasıl ortaya çıkıyor?

Doğum öncesi hayatta omurganın geliştiği 4-6. haftalarda omurga arkasında ana sinir kanalını oluşturan arka elemanların birleşmesinin gerçekleşmemesi neticesinde hastalık ortaya çıkıyor.

Anne karnında iken bebekte hem omuriliğin rahim içi sıvısı ile teması hem de bebeğin hareketleri ile rahim duvarına çarpmasıyla oluşan mekanik travma neticesinde birleşme sorununa ek olarak omurilik hasarlanması doğum öncesi hayatta devam eder.

Müdahale edilmezse sonucu ne olur?

Anne karnında müdahale edilmediği takdirde doğan bebekte büyük olasılıkla kafa içinde sıvı toplanması (hidrosefali), bacak hareketlerinin kaybolması sonucu yürüyememe ve mesane fonksiyon bozukluğuna bağlı mesane ve böbrek problemleri görülür. Bu olaylar yaşam boyu bedensel ve zihinsel engel oluşturur.

Ülkemizde, hastalığın bu derece yoğun görülmesine rağmen ilk defa 2015 yılında İstanbul Bilim Üniversitesi Spina Bifida Uygulama ve Araştırma Merkezi'nde başarıyla dört bebeğe anne karnında müdahale edildi ve bebekler sağlıkla dünyaya geldi. Böylesi bir ilk, ileride Spina Bifida hastalığı ile doğacak çocuklarımıza büyük umut oluyor.