Şeker Hastalığında (Diyabet) Tanı Çalışmaları ve Tedavi

Şeker Hastalığı kanda dolaşan glukoz oranının yani kan şekerinin yüksek saptandığı bir metabolik hastalıktır. Vücuttaki şeker metabolizması pankreas beta hücrelerinden salgılanan insülin hormonunun etkisiyle düzenlenir. Bu hormonun eksik olması ya da hiç salgılanmaması şeker hastalığı yani diyabete sebep olur. Şeker hastalığı Tip 1 Diyabet (İnsülin bağımlı diyabet) ya da Tip 2 Diyabet şeklinde 2 şekilde görülebilir.

Şeker Tanısı Nasıl Konulur?

Tip 1 diyabet çocukluk çağında ve genç erişkinlerde ortaya çıkan pankreas beta hücrelerine karşı gelişen bir otoimmünite sonrasında, insülin salgılanmasının bozulduğu ya da kaybolduğu bir hastalıktır. Açlık ya da tokluk fark etmeksizin herhangi bir zamanda ölçülen kan glukoz düzeyi 200 mg/dl üzerinde ise Tip 1 Diyabet tanısı konur. Laboratuvardan kaynaklanabilecek hataları tespit etmek için testler tekrarlanmalıdır. Bu hastaların idrar tetkiklerinde normal şartlarda bulunmaması gereken şeker saptanır. Kortizon gibi bazı ilaçların kan şekerini yükselttiği göz önünde bulundurularak tanı konmadan önce hastanın bu tip ilaçları kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır.
Tip 2 diyabet tanısı koymak için açlık kan şekeri bakılır. Açlık kan şekerinin en az 8 saat açlıktan sonra ölçülmesi önemlidir. Açlık kan şekerinin 100-110 mg/dl altında olması normal kabul edilir. Açlık kan şekeri 126 mg/dl üzerinde çıkarsa hemen Tip 2 Diyabet tanısı konmaz. Öncelikli olarak Oral Glukoz Tolerans Testi (OGTT) yapılır. OGTT'de yine en az 8 saatlik açlığı takiben bireylere içinde 75 gr glukoz çözdürülmüş su içirilir. 1., 2. ve 3. saatlerde kan alınarak tokluk kan şekeri ölçülür. Genelde kabul edilen 2. saatteki ölçümde kan şekerinin 200 mg/dl'nin üzerindeyse tip 2 diyabet tanısı konur. OGTT'de 2. saatte yapılan kan şekeri ölçümünde değer 140-199 mg/dl arasında çıkarsa 'bozulmuş glukoz toleransı' tanısı konur. Bu bireylerde ilerde Tip 2 diyabet gelişme ihtimali yüksek olduğundan hastalar yakın takibe alınmalıdırlar.
HbA1C (glukozillenmiş hemoglobin) normalde diyabet hastalarında kan şekeri regülasyonunun ölçümünde kullanılan bir testtir. Hemoglobin alyuvarlarda bulunan ve kanda oksijenin taşınmasını sağlayan bir proteindir. Glukozla birleşen hemoglobin tipine HbA1C denir ve değeri normal bireylerde %4,7 ila %5,6 arasındadır. Normalde diyabet tanısı konduktan sonra kan şekerinin 3 aylık ortalama takibini yapmak için kullanılır ve doğru kan şekeri regülasyonu için %6,5'in altında olması beklenir. Diyabetin takibinde hedef glukoz seviyesi ölçümünden ziyade hedef HbA1C takibi kullanılmaktadır. Son yıllarda bazı araştırmacılar %6 üzerinde saptanan HbA1C değeriyle de diyabet tanısı konabileceğini tartışmaktadırlar.

Şeker Hastalığı Tedavisi

Diyabet tedavisinin amacına ulaşabilmesi için öncelikle hastaların doğru bilgilendirilmesi gerekmektedir. Şeker tanısı alan hastaların diyabet polikliniklerine yönlendirilerek diyetisyenler ve eğitim hemşireleri tarafından eğitim almaları sağlanmalıdır. Şeker hastalığının tedavisinde hasta eğitiminin, uygun diyet desteğinin, yeterli fiziksel aktivitenin, hastanın kendi kan şekerini kendisinin kontrol etmesinin ve doğru ilaçları düzenli şekilde kullanmasının olağanüstü önemi vardır.
Obezite ve fiziksel aktivite azlığı diyabet gelişimindeki en önemli risk faktörleridir. Dolayısıyla hastalar fiziksel aktivite yapmak konusunda yönlendirilmeli ve yaş ve kapasiteleri ölçüsünde düzenli egzersiz programı uygulanmalıdır.
Şeker hastalığı tanısı alan her hasta bir diyetisyen tarafından diyabetik diyet hakkında bilgilendirilmeli; hastada obezite mevcutsa kilo verme amacıyla yaşına ve fiziksel aktivitesine uygun olarak diyet programları uygulanmalıdır. Hastanın kilo vermesi hedeflenmeli ve teşvik edilmelidir. Diyabetik diyet glisemik kontrol açısından en önemli faktördür. Glisemik kontrol, açlık ve tokluk kan şekerlerinin arasında büyük uçurumlar saptanmadan dar sınırlar içerisinde seyretmesini sağlayan daha doğal bir şekilde kan şekeri regülasyonunun sağlanmasıdır. Yeni tanı konan birçok Tip 2 diyabet hastasında diyet ve egzersiz programlarıyla kan şekeri kontrol altına alınabilmektedir. Fakat akılda tutulması gereken önemli bir konu Tip 2 diyabetin ilerleyici bir hastalık olması ve düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğidir.

Tip 2 diyabet tedavisinde fiziksel aktivite ve diyete rağmen kan şekeri yüksek seyrediyorsa, şeker hapı da denilen oral antidiyabetik ilaçların kullanılması gerekmektedir. Ancak ilk tanı anında HbA1c değeri %10'un üzerinde saptanan hastalarda kan şekerini daha hızlı regüle edebilmek için öncelikle insülün tedavisi başlanır.
Tip 1 diyabet tedavisinde şeker haplarının yeri yoktur. Tedaviye insülin desteği ile başlanır ve kan şekeri regülasyonu insülin dozlarının ayarlanmasıyla gerçekleştirilir. Oral antidiyabetik ilaçlarla kontrol altına alınamayan tip 2 diyabetli hastalarda, ameliyat olacak ya da hamile hastalarda da geçici bir süre insüline geçiş yapılarak, daha keskin bir kan şekeri regülasyonu sağlanmalıdır.

Oral antidiyabetik ilaçlar

Diyabet toplumda bu kadar yaygın görülmesi ve ciddi komplikasyonları sebebiyle büyük bir halk sağlığı sorunu teşkil etmektedir. Dolayısıyla ilaç sektörü ve bilim insanları uzun yıllardır şeker ilaçları üzerinde çalışmakta ve her geçen gün piyasaya yeni bir oral antidiyabetik sürülmektedir. Tip 2 diyabet hastalarında farmosötik tedavi, her hastanın ihtiyacına ve ilacın etki mekanizmasına göre doktor tarafından seçilerek uygulanmalıdır. Hipergliseminin düzeyi, diyabetin süresi, diyabetin komplikasyonları, komorbid hastalıklar ilacın yan etkileri, fiyatı, hipoglisemik etkisi göz önünde bulundurularak tedavi seçeneği belirlenmelidir. Obez hastalarda diyabet mevcudiyetinde bariyatrik cerrahi yöntem de Tip 2 diyabet tedavisinde kesin çözüm olarak görülmeye başlanan ve yaygınlaşan bir tedavi yöntemidir.
Diyabet tanısı ilk konduğunda önerilen ilaç; karaciğerde glukoz üretimini azaltarak ve insülinin etkinliğini arttırarak etki eden Metformin'dir. Metformin kan şekerini regüle etmede yetersiz kalıyorsa, yanına diğer gruplardan ikinci bir ilaç eklenebilir. Metformin haricinde kullanılan diğer oral antidiyabetik ilaçlar şunlardır:
  • Sülfonilüreler: Pankreastan insülin salgılayan beta hücrelerini uyararak vücudun insülin salgılanmasını düzenler. Ciddi anlamda hipoglisemi yapma yani kan şekerini ani olarak düşürme etkileri mevcuttur; dolayısıyla yaşlı hastalarda tercih edilmezler.
  • Alfa-glikozidaz inhibitörleri: Bağırsaklarda karbonhidratların parçalanmasını ve glukoz emilimini yavaşlatarak etki ederler. Hipoglisemi yapma riskleri yoktur. En önemli avantajı HbA1c düzeyini en az azaltan oral anti-diyabetiklerdir. Hipoglisemi yapma riskleri yoktur, ancak sıklıkla sindirim sistemi yakınmalarına sebep olurlar.
  • GLP-1 RA (glukagon benzeri peptid reseptör anologları): Bu ilaçlar glukoz aracılı insülin salgısını arttırırlar. Diğer bir deyişle, kan şekeri arttığında insülin salgısını arttırırlar, dolayısıyla hipoglisemi yapmazlar. Ayrıca bu ilaçlar glukagon salgısını azaltarak mide boşalmasını geciktirir ve hastalarda kilo kaybına sebep olurlar.
  • DPP4 inhibitörleri: İnkretin hormonlar bağırsaklardan salgılanan ve insülin hormonunun salınımını düzenleyerek etki eden hormonlardır. DPP-4 enzimi inkretinleri inhibe ederek insülin metabolizmasını bozar. DPP-4 inhibitörleri inkretin inhibisyonunu engelleyerek insülin hormon etkilerini dolayısıyla kan şekeri regülasyonunu düzenler.
  • SGLT2 i (Sodyum Glukoz Co-Transporter-2 İnhibitörleri): Etkisi insülinden ve insülin direncinden bağımsızdır. Pankreas beta hücrelerini etkilemezler. Böbreklerden glukoz yani şeker atımının arttırırlar. Kan şekeri azaldığından böbrekten glukoz atılımı durur.
Diyabet tanısı geç konduğunda ya da kan şekeri düzeyleri kontrol altına alınamadığında ciddi komplikasyonlar gelişebileceğinden, düzenli kontrollerinizi yaptırmayı ve tedavinizi uygun ve eksiksiz uygulamayı ihmal etmeyiniz. Tüm soru ve görüşleriniz için Grup Florence Nightingale Hastaneleri’nin uzman ekibine sorabilir, sorunuzla ilgili öneriler isteyebilirsiniz. Bize ulaşmak için web sitemizde yer alan iletişim formunu kullanabilir ya da 444 0436 numaralı telefonu arayabilirsiniz.