Kategoriler

Zamanında doğan bir bebek ortalama 3000-3500 gram arası ağırlığındadır ve boyu ortalama 50 santimetredir. Yenidoğan bebeğin başı, vücuda göre nispeten daha büyüktür.

Bebeklerin doğduklarında kafataslarında 2 adet yumuşak alan vardır. Fontanel (bıngıldak) denilen ve altında kemik olmadığından parmakla bastırınca içine göçen bu yapılar kafatası gelişiminde çok önemlidir.

Emzirme

Anne sütü ilk altı ayda bebekler için tek başına ideal bir besindir. Bebeği beslemenin yanında bağışıklık yönünden de destekler. Anne sütü ile beslenme, sarılığı önler; enfeksiyon ve alerjik hastalıklara karşı koruma sağlar.

Ayrıca ilk aylarda görülen gaz ve bağırsaklara yönelik şikayetler, anne sütü ile beslenmede daha az görülür. Doğumdan sonra bebek en geç bir saat içinde emzirilmelidir. İlk günler kısa süreli ve kısa aralıklı emzirme yapılırken, ilerleyen günlerde 2-3 saat aralık ve 15-20 dk süreli emzirme uygundur. İyi beslenen bebeklerde ilk aylarda günde 30 gram tartı alımı olur.

Aşılar

Aşı ile korunabilir hastalıkları kontrol altına almak ve tamamen ortadan kaldırmak amacıyla; duyarlı yaş gruplarına enfeksiyona yakalanmadan önce ulaşıp bağışıklık kazanmalarının sağlanması, sakatlık ve ölümlerin engellenmesi için aşılanma programları oluşturulmuştur. Bu aşılar; DBT ve MMR karma aşıları, verem aşısı, hepatit B aşısı, suçiçeği, rotavirüs aşısı, zatürre aşısı, çocuk felci aşısı, menenjit aşıları ve hepatit A aşılarıdır.

Hastalıklar

Çocukların doktora başvurmasına en sık sebep olan hastalıklar, enfeksiyon hastalıklarıdır. İlk 4 yaş, çocukların enfeksiyonlara sık olarak yakalandıkları bir dönemdir. Okul döneminde solunum yolu enfeksiyonları sık rastlanan hastalıkların başında gelir. Bunlar; nezle, grip, zatürre ve orta kulak iltihabıdır. Bağırsakları ve gözü tutan enfeksiyonlar da sık olarak görülürler. Bu hastalıkların çoğu viraldir, az bir kısmı da bakteriyeldir. Viral hastalıklar semptomatik tedavi ile iyileşirken, bakteriyel enfeksiyonlar için bir süre antibiyotik kullanılması gerekir.

Ağlama

Bebeklerde ağlamanın pek çok sebebi vardır. Bebekler ihtiyaçlarını genellikler ağlayarak belli ederler. Bunlar; açlık, kirli bez, uyku ihtiyacı, kucak isteği, mide ağrısı, çok sıcak veya çok soğuk ortam, gaz çıkarma isteği, diş çıkartma, daha az ilgi isteği, daha fazla ilgi isteği, kendini iyi hissetmeme gibi sebeplerdir. Sebebe göre bebeğin rahatlatılması genellikle ağlama sorununu çözer.

Uyku Düzeni

İlk 3 ay bebeğin vücut biyoritmi henüz olgunlaşmamıştır ve bebek gece-gündüz ayrımını yapamaz. İlk aylarda gündüzleri geceden daha çok uyuyan bebeklere sık rastlanır. 3. aydan sonra tok ve mutlu bir bebeğin gece iyi uyuması beklenir. 6. aydan sonra bebeğin kendi odasında tek başına uyumaya alışmış olması gerekir.

Gaz Sancısı

Gaz problemi, bebek 4 aylık olana kadar haftada 3 gün, günde 3 saat kadar süren ağlama nöbetleri olarak kendini gösterebilir. İlk aylar zor olsa da kendiliğinden iyileşmesi açısından iyi seyirli bir durumdur. Yüksek tonlu aşırı ağlama ile birlikte ayaklarını karnına çekme, gerinme, karın şişliğinde artma, bağırsak seslerinin duyulması, kusma, kabızlık veya sık kaka yapma görülür. Bebek, kaka yapma sonrası rahatlayabilir ancak bazen bu etkili olmaz. Genellikle 2-3 saatin sonunda kendiliğinden susar. Genelde 4. ayın sonunda gaz yakınmaları ortadan kalkar. Bu problemi gidermede bitki çayları ve bitkisel kökenli gaz giderici ilaçlar genellikle işe yaramaz ve önerilmemesi uygundur. Gazı olduğu dönemde banyo ve ardından bebeğin karnına, vücuduna masaj uygulanması büyük oranda bebeği rahatlatır.

Bebek Masajı

Bebek masajı anne-bebek arasındaki duygusal bağı geliştiren ve daha çok yakınlaşmayı sağlayan güçlü bir iletişim yoludur. Masaj, bebeği sakinleştiren ve rahatlatan, bedensel ve ruhsal gelişimini olumlu yönde etkileyen keyifli bir etkinliktir. Masaj, dokunma uyarısıyla vücutta bir dizi olayı başlatır. Gaz ve dışkılama problemi yaşayan bebeklerde inanılmaz rahatlama sağlar. İnsülin salgısını artırır, bu da gıdaların emilimini artırarak gelişimi hızlandırır. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir. Dolaşımı aktive ederek kalbi, solunum ve sindirim sistemini rahatlatır.

Banyo

Bebek tamamen kirlenmediği sürece her gün yıkamak gerekmez, bezi değiştikten sonra ve beslendikten sonra yerel temizlik yeterli olabilir. Göbeği kuru ve temiz tuttuktan sonra göbek düşene kadar banyo yaptırmakta bir sakınca yoktur ama sürekli ıslanması göbeğin düşmesini geciktirir. O yüzden göbek düşene kadar bebek silinmeli, göbek düştükten 2 gün sonra düzenli banyoya başlanmalıdır. Banyodan hoşlanmayan bebeklere haftada 2-3 kez banyo yaptırılabilir, ancak her gün yaptırılan banyonun da bebeği rahatlatıp iyi uyumasını sağladığı da bir gerçektir. Bebek banyodan önce çok aç ya da çok tok olmamalıdır. Tercihen uyku öncesi yaptırılan banyo bebeği rahatlatıp uykuya hazırlar. Banyo yaptırılacak ortamın ısısı 25 derece olmalıdır. Şampuan gün aşırı kullanılmadır.

Bez Bağlama

Bebeğin ilk kakası mekonyum adı verilen yoğun kıvamlı, yeşilimsi-siyah bir madde olacaktır. Temizlenmesi zor olabilir ama ilk aylarda bebeğin cildi çok hassas olduğu için temizlikte sadece pamuk ve su kullanılması ya da poponun musluk altında yıkanıp, durulanıp, iyice kurulanması yeterli olacaktır. Bebeğin bezi sık sık kontrol edilmelidir. Bez bebeğe bol gelmemeli ya da sıkmamalıdır. Kilosuna uygun boy bez seçilmelidir. Bebeğin cildi sık sık kızarmıyorsa her altını açtıkça pişik kremi sürmeye gerek yoktur.

Tırnak Kesimi

Bebeklerin el tırnakları çok hızlı uzadığından dolayı, haftada bir kesmek gerekir. Ayak tırnakları daha yavaş uzar, onları da ayda bir kesmek yeterli olacaktır. Banyo yaptıktan sonra bebeğin tırnaklarını kesmek daha kolaydır. Çoğu bebeğin tırnakları doğduğunda uzun olur. Bebeğin tırnakları yenidoğan döneminden itibaren kesilebilir. Kaslarını tam kontrol edemeyen bebeğin tırnak bakımı ilk zamanlarda, en çok kendi güvenliği için gereklidir. Neşeli bir şekilde ellerini sallarken yanlışlıkla yüzünü çizebilir.

Bebek emzirildiği sırada da çok rahatlamış ve gevşemiş olur. Yani tırnak kesimi için ideal zamanlardan biridir. Bebek uykudayken de rahatlıkla kesilebilir. Bebekler için özel tasarlanmış, ucu yuvarlatılmış tırnak makasları ile bakımı yapılabilir. Bebeklerin ayak tırnakları düz kesilmeli, çünkü yuvarlak kesilmesi tırnak batmasına sebep olabilir.

Yemek ve Süt

Anne sütünün doğumdan itibaren en az 2 yaşına kadar verilebildiğinde, bebeğin ihtiyacını karşılayan en önemli besin kaynağı olmaya devam ettiği gösterilmiştir. Ancak bu beslenmenin tam olması için 6. aydan sonra anne sütü yanında diğer ek gıda dediğimiz besin ögelerini de yeterli miktarda alması gerekir. Anne sütüne ilave olarak verilen besinler “Tamamlayıcı Besin” olarak adlandırılır. Bu besinlerin bebeğin ihtiyacına göre bebeğe uygun kalitede, besleyici, temiz, güvenli ve yeterli miktarda olması gerekir.

İnek sütü alımına 1 yaşından sonra izin verilebilir. İnek sütünün 1 yaşından önce bebeğe verilmesi, bebekte alerjik reaksiyonların olmasına ve sindirim sorunlarına yol açabilir. 1 yaşından sonra da günlük tüketilen süt ve süt ürünlerinin miktarının 500 ml’yi aşmaması gerekir. Aşarsa bu durum kansızlık ve yine alerji açısından risk oluştur.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş