Yeni jenerasyon ultrason teknolojisi fark yaratıyor

Yeni jenerasyon ultrason teknolojisi fark yaratıyor

Kategoriler

Ultrason cihazları tıpkı fotoğraf makineleri gibi çalışırlar. Fotoğraf makineleri cisimlerden yansıyan ışıkları birtakım mercek sistemleri ile görüntüye çevirirken, ultrason cihazları da tıpkı fotoğraf makineleri gibi yapısındaki problardan dokulara ve anne karnındaki bebeklere (fetus) ses dalgaları gönderir ve onlardan yansıyan ses dalgalarını karmaşık bir bilgisayar desteği alarak görüntüye çevirerek bize araştırmak istediğimiz yapılar hakkında fikirler verirler.

Ultrason teknolojisinin kadın doğum hekimliğindeki yeri çok büyüktür

Son yıllarda kadın doğum hekimliğinde iki büyük devrim gerçekleşmiştir. Bunlardan birinci; doğum eylemi sırasında ağrıyı gidermek amacıyla epidural anestezinin kullanılmaya başlaması ve tüm dünyada yaygınlaşması ve sonucunda insanlığın felsefi bir sorunu olan doğum ağrısı ve doğum korkusunun giderilmesi ve doğumun rahat keyifli ve adeta sohbet edilerek gerçekleştirilebilir olması; ikinci büyük devrim ise ultrason teknolojisinin kadın doğum hekimliğinde kullanılıp yaygınlaşmasıdır.

Ultrason teknolojisi klinik hekimliğin hemen hemen tüm dallarında kullanılıyor olmasına rağmen, kadın doğum hekimliğine ayrı bir çığır açmıştır. Adeta ultrason öncesi kadın doğum hekimliği ile ultrason sonrası kadın doğum hekimliği uygulamaları ve kalitesi kıyaslanamaz hale gelmiştir. Günümüzde ultrason kadın doğum hekimliği için neredeyse "Olmazsa olmaz'ı" dır.

Uygulamaya giren ve gelişen ultrason teknolojisi sayesinde; Öncelikle anne karnında bebek izlenebildi, kalp atışının varlığı görüntülendi, duyulabildi, fetusun basit ölçüleri alınabildi, kilosu tahmin edilip gelişimi izlenebilir oldu. Sonrasında gelişen Doppler teknolojisi ile annenin ve bebeğin kan akımları takip edilebilir oldu. Yapısal ve kromozom anomalilerinin tanısı konulabildi. Anne karnında fetuslar da var olan sıkıntılar tespit edilip olası oluşabilecek problemler tahmin edilebilir oldu. Son olarak 3D ve 4D ultrason teknolojileri ile fetusların üç boyutlu görüntüleri fotoğraf kalitesine yakın görüntülenip anne karnında video görüntüleri elde edilebilir oldu. Bu gelişim ve değişim bir sadece 30 yıl öncesinden hayal edilemez bir noktadadır.

Günümüz ultrason teknolojisi ile; aslında var olan görüntüleyebildiklerimiz artık daha mükemmelleşti ve kusursuzlaştı. 4D ultrason ile fetusun anne karnında neredeyse gerçeğe yakın görüntülerini alabiliyor, anne karnında fonksiyonlarını, iyilik hallerini, gelişim kusurlarını pek çok yapısal anomalilerini tespit edebiliyor, anatomik detaylarını görebiliyor ve gerekirse anne karnında ultrason eşliğinde ameliyat yapabiliyoruz.

Klinik uygulamada ne kadar kaliteli ve yeni nesil ultrason kullanabilirsiniz size o kadar kaliteli ve doğruya yakın erken teşhis koyma imkanı verir. Özellikle fetusların takibi ve anomalilerinin taramasında her yıl uygulamaya giren yeni tıbbi yaklaşımları ileri teknoloji cihazlarla kolayca güncel uygulamalara sokup daha kusursuz tanı ve tedavi yapabilir hale gelebiliriz.

Ultrason pahalı bir teknoloji olduğundan; değiştirilmesi ve yenilenmesi her zaman çok kolay olmamaktadır. Pek çok kurumun eski teknoloji cihazları kullanmak zorunda kalıp tanı ve tedavi kısıtlılığı yaşadıkları bir gerçektir.

Ancak unutulmamalıdır ki; yeni nesil cihazların kullanılıyor olması kadar cihazı kullanan hekimlerin de cihazlar ve tıbbi uygulamalar konusunda deneyimli olması önemlidir.

Özellikle kadın doğum hekimliğinde iyi teknoloji ürünü yeni nesil cihazlar bu konuda deneyimli ve birikimli hekimlerin elinde şaşırtıcı sonuçlar verebilmektedir. Pek çok hastalığı çok erkenden teşhis ve tedavi etme şansı vererek, MRI gibi pahalı yöntemlere gereksinimi azaltıp girişim ve cerrahi işlemlerden korumaktadır.

3D ve 4D ultrason sadece güzel fotoğraf çekmekle kalmıyor, klinik kullanıma büyük katkısı oluyor. Gelişen teknoloji ile oldukça kaliteli ve gerçeğe yakın görüntüler alınabiliyor ve bu anne, ailenin diğer fertleri ile fetus bağının çok erken zamanda daha anne karnında güçlü bir şekilde kurulmasını sağlıyor.

Yaptığımız değerlendirmeden sonra ne kadar bebeğin sağlığı ile kaygılı anneye işler yolunda deseniz de, dil çıkaran, gülen, el sallayan sağlıklı izlenimi veren fetusun canlı görüntüsünün iyimser etkisini yaratamıyorsunuz. Kabul etmek gerekir ki teknolojinin ilk çıktığı zamanlarda 3D teknoloji güzel bir fetus magazin konusu iken, teknolojideki gelişmeler ile fetusun iskelet sistemi, damak dudak yarığı, kalp anomalileri, omurga bozuklukları, damar planları konusunda klasik teknolojilerden daha etkin sonuçlar vermeye başladılar. Artık fetal iyiliğin değerlendirmesinde klasik iki boyutlu ultrasonlar ile 3D ve 4D teknolojisi birlikte kullanılıp daha mükemmele yakın sonuçlar elde edilebiliyor.

Amniosentez, korionvillus biopsisi ve diğer girişimsel cerrahi işlemlerin ultrason eşliğinde olmadan uygulanabilmesi neredeyse imkansızdır. İyi kalitede ve yüksek görüntü kalitesine sahip cihazların sağladığı mükemmel görüntülerle bu gibi girişimleri neredeyse kusursuz yapabilmemize yardımcı olup, olası hata ve komplikasyonu en aza indirebiliyoruz.

4D ultrason ile; özellikle fetusların detaylı incelendiği 20-22. haftalarda aileler kontrollere kalabalık geliyorlar sanki "fetal parti" ye katılıyormuş gibi heyecanlanıyorlar. Fetusu detaylı incelerken aslında farkında olmadan henüz 22 haftalık fetusa ailenin ferdi gibi davranmaya başlıyorlar. Bunu izlemek biz hekimler için çok heyecan verici. Çünkü takip ettiğimiz fetus aslında bir birey ve bir süre sonra topluma katılacak.

Burada hassas bir denge vardır. Hekimler ailelerin görüntülerle mutlu olup kaygılarını gidermelerine yardımcı olurken konsantrasyonlarını kaybetmeyip, titizlikle detaylı fetus iyilik halinin değerlendirilmesini taviz vermeden uygulamalılar.

Yeni jenerasyon cihazlar;

Özellikle zaman kazandırıyor, anatomik detayları daha hızlı ve kaliteli görebiliyoruz.

Tekrarlayan inceleme ihtiyacını azaltıyor.

Daha kaliteli ve eksiksiz anatomik detayları görebiliyor daha iyi kalitede hastalarımıza destek verebiliyoruz.

Yapılan riskli cerrahi girişimlerde komplikasyonları en aza indirip, işlem mükemmelliği sağlıyor.

Fetusun cinsiyetine ve anotomik planlarını daha erkenden görebiliyor, olası sorunlara daha erken müdahale edebiliyoruz.

Yeni araştırmalar sonucunda ortaya çıkan güncel tıbbi uygulamaları daha çabuk ve anında eksiksiz olarak günlük pratiğe uygulama şansı buluyoruz.

Daha az MRI vb leri uygulamalara ihtiyaç duyuyoruz.

Daha tatminkâr sağlık hizmeti verebiliyoruz.

İddia edebilirim ki; belki de dünyada yeni teknolojilere en çabuk adapte olup hastalarına uygulayabilen nadir birkaç ülkeden biriyiz.

Ben kullandığım cihazlardaki görüntüleri ve bulguları hastalarıma o anda canlı olarak anlatıp kavramalarına özen gösteriyorum. Yeni teknoloji cihazlar ile hastalar birkaç kontrolden sonra kendileri ile ilgili tıbbi süreçlere neredeyse bir sağlık personeli gibi adapte olabiliyorlar. Böylelikle hem olası tıbbi süreçler sağlıklı yürüyor ve hem de hastalarımız bu iletişimden çok tatmin oluyor.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş