Kategoriler

Fetoskopik cerrahi ile spina bifidanın anne karnında onarımı

Spina bifida ayrık ya da açık omurga anlamına gelir. Başta meningomiyelosel olmak üzere omuriliği etkileyen birçok şekilde görülebilir. Sebepleri arasında folik asit eksikliğinin olabileceği düşünülmektedir. Kalıtsal olabileceği ile ilgili görüşler de mevcuttur. Valproik asit kullanan annelerde spina bifida intrauterin 3.haftada saptanır. Spina bifida sadece omuriliğin açık olması değil omurilikle ilgili pek çok problemi de kapsamaktadır.

Bu hastaların %85’inde hidrosefaliyle birlikteliği mevcuttur. Neden olduğu sorunlar arasında omuriliğin gelişim kusuruna bağlı sinir hasarıyla beraber mesane ve böbrek problemleri, beyinde gelişen hidrosefaliyle ve beyinde mevcut olan ek anomalilere bağlı olarak nörolojik problemler, yine omuriliğin hasarlanması ile oluşan ayak hareketlerinde bozulmalar, çocuğun okul öncesine okul çağına gelince psikolojik problemleri, kardiyolojik sorunları, mevcut gastrointestinal problemleri bulunmaktadır.

Herhangi bir çift, spina bifidalı çocuk sahibi olabilir. Dünyada 10 milyon spina bifida hastası vardır. Gelişmiş ülkelerde her bin çocuktan biri spina bifidalı doğmaktadır. 2013 yılında İzmir’de yapılan Uluslararası Spina Bifida Kongresi’nde son veriler sunulmuştur. İzmir’de bu oran binde 1,5 iken, Elazığ’da binde 2,2, Ankara’da binde 4’tür. Bölgesel farklılıklar göstermekle birlikte İstanbul’da bu oran daha yüksek beklenmektedir.

Spina bifidalı hastalar erken dönemde ilk sekiz saatte operasyon edilirse operasyonda başarı şansı daha yüksektir. Spina bifidalı hastalarda %85 oranında görülen hidrosefali için ise şant ya da üçüncü ventrikülostomi ameliyatları yapılmaktadır.

Hem omurgaya yönelik hem de iskelet sisteminde gelişen diğer sorunlar neticesinde ortopedik ameliyatlar ile özellikle mesaneye yönelik ürolojik ameliyatlar da yapılabilmektedir. Bu hastalığın tedavi süreci ameliyat ile bitmemektedir. Ameliyat sonrası süreç daha yorucu ve aileler için daha bıktırıcı ve stresli geçmektedir. Yapılan tetkik ve tedavi yöntemleri ameliyatlar ile hastaların yaşamı mümkün olduğunca normale yakın hale getirilmeye çalışılır. Tamamen sağlıklı olmasalar dahi bağımsız yaşayabilir hale getirilebilirler. Ancak bu tıbbi desteğin yanında hastaların bilinçlendirilmesi tedavi imkanlarının kolayca ulaşılabilecek şartların sağlanmasıyla mümkündür. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı spina bifidalı hasta, potansiyel olarak hem zihinsel özürlü hem de bedensel özürlü olma riski ile karşı karşıyadır. 

Modern spina bifida tedavisi kaybedilmiş nörolojik fonksiyonları yerine getirememekte ancak mevcut duruma hastanın adaptasyonunu kolaylaştıran tedbirler alınmasına imkan vermektedir. Modern spina bifida tedavisinde en güncel yaklaşım anne karında yapılan, intrauterin ya da fetal cerrahi denilen girişimlerdir. Bu ameliyatlar bebeğin sırtındaki omurilik açıklığının bir yama yardımı ile gebelik devam ederken kapatılması prensibine dayanır. Bu şekilde omurilikte oluşan ve anne karnında başlayıp doğum sonrasında da devam eden hasarlanmanın önüne geçilmesi amaçlanır.

Dünyada 1997 yılından beri fetal spina bifida onarım ameliyatları yapılmaktadır. Ancak bu konuda öncü olan Amerika’daki merkezlerde açık fetal ameliyatlar tercih edilmektedir. Fetoskopik denilen kapalı ameliyatlar ise daha yeni geliştirilen minimal invaziv olarak tanımlanan, anneye ve rahmine en az zarar veren koruyucu bir yöntemdir. Bebeklerimiz sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmiş ve yapılan ameliyat neticesinde hem beyinde su toplanması hem de bacak hareketlerinde bozulmanın önüne geçilmiştir. 

Ülkemizde ilk olma özelliği taşıyan bu teknik halen dünyada sadece Almanya ve Brezilya’da uygulanmaktadır. Yapılan bu ameliyatta teknik olarak anne karnındaki bebeğe plasentanın müsade ettiği uygun bir bölgeden her biri 3 mm olan üç adet alet yardımı ile ulaşılır. Sırttaki açık omurga olan bölge, sinirlere zarar vermeden uygun şekilde etrafı kesilerek hazırlanır. Hazırlanan bu bölgeye doğal kökenli bir zar yama olarak konularak bu yama su sızdırmaz şekilde cilde dikilir. Böylelikle açıkta olan omurilik anne suyundan ve bebeğin omuriliği anne rahmine çarpması ile oluşabilecek hasarlanmalar engellenmiş olur. Korunan omurilik sayesinde vücutta oluşan zararlı sonuçlarından bebek korunur. Bu modern tedavi yöntemi ile beyinde su toplanmasının azalabileceği ve bacak hareketlerinin korunabileceği yapılmış geniş çalışmalarda gösterilmiştir.

Anne karnında yapılan ameliyatlar sadece spina bifida ile sınırlı değildir. Günümüzde idrar yolu tıkanıklıkları ile oluşan mesane ve böbrek genişlemelerinde, solunum kası yokluğuna bağlı olarak anne karnında barsakların göğüs boşluğunda olması şeklinde tanımlanan diyafram hernisi durumlarında, ikizden ikize transfüzyonu denilen ikiz bebeklerin sağlığını olumsuz etkileyen plasenta bozukluklarında, bazı tümörlerde, göğüs kafesi içinde anne karnındaki bebekte sıvı birikmesi gibi durumlarda fetal girişim yöntemleri tarif edilmiştir.


Erken yapılan bu müdahalelerin sayesinde özellikle yüksek risk taşıyan doğuştan gelen hastalıklarda kaybedilmesi kaçınılmaz olan bebeklerde kayıplar azaltılabilmektedir. Hastanemizde yapılan ülkemizdeki bu ilk fetoskopik cerrahi ile daha sağlıklı nesiller hedefi ile ülkemiz tıbbı dünyadaki ileri düzey tedavilerin yapılması bakımından bu alanda lig atlamıştır. 

Aynı zamanda “Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” diyen Ata’mıza layık olma gururunu yaşamıştır. Türkiye’de sağlık alanında pek çok ilke imza atan Grup Florence Nightingale Hastaneleri, bir ilk ve öncü olma geleneğini bu alanda da sürdürmektedir. Yine Türkiye’de tek olma özelliği taşıyan İstanbul Bilim Üniversitesi Spina Bifida Uygulama ve Araştırma Merkezi de deneyimli multidisipliner ekibi ile ülkemizin geleceği çocuklarımıza en iyi bakımı verme idealini kendisine bir temel prensip olarak benimsemiştir.

Tarih 20.9.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.