Ses Hastalıklarına dair Sık Sorulan Sorular

Ses Hastalıklarına dair Sık Sorulan Sorular

Kategoriler

Sesin kötü veya aşırı kullanılması sonucu ses tellerinin serbest kenarlarında ortaya çıkan kitlesel oluşumlardır.

Ses teli nodülü nedir?

Sesin kötü veya aşırı kullanılması sonucu ses tellerinin serbest kenarlarında ortaya çıkan kitlesel oluşumlardır. Bu hastaların birçoğunda, aynı zamanda gastroözofageal reflünün de söz konusu olduğu ortaya çıkmıştır. Hem çocuklarda hem de yetişkinlerde görülebilir. 

Ses teli nodüllerinin tedavisinde anahtar nokta; ses terapisi olup cerrahinin rolü tartışmalı olarak kalmıştır. 6 haftalık ses terapisi sonrası gerilemeyen ve nasırlaşan (keratinize lezyonlar) olgular cerrahi ile tedavi edilebilmektedir.

 Başlangıçta ses istirahatı ile başlayan tedavi ,ses terapisi rejimi ile devam eder ve uygun şarkı söyleme egzersizleri ile tamamlanır.Zararlı şarkı söyleme ve konuşma şekillerinin düzeltilmesi zorunludur.Şarkıcı veya konuşmacı, eski konuşma alışkanlıklarına dönerse nasıl tedavi edilirse edilsin ses telindeki nodül tekrar oluşacaktır.

Ses teli nodüllerinin oluşması önlenebilir mi?

Uygun ses tekniği, nefes açıcı egzersizler ve sağlıklı bir diyet içeren makul bir yaşam tarzı, ses teli nodülünü önlemek için yeterlidir. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, ses eğitimi alan şarkıcılarda, gırtlaktaki aşırı kas gerginliğinin, ses eğitimi almayanlara göre, önemli derecede azaldığını göstermektedir. Dolayısıyla şarkıcıların seslerini kullanırken, nasıl hem gevşemiş ve hem de enerjik ve güçlü olabileceklerini öğrenmeleri gerekmektedir.

Tüm provalarda ve şarkı söyleme eylemlerinden önce dikkatli ısınma gereklidir . Belirli bazı şarkı söyleme tipleri (rock, jazz, ve bazı popüler stiller) ses teli nodülü için daha müsaittirler.Bunlardaki teknik bağırmayı gerektirir ki buda ses tellerinde aşırı titreşime ve yüklemeye sebep olur.Gece kulüplerinin sigara dumanlı,tozlu ve gürültülü ortamında şarkı söylemek, ses tellerine aşırı yüklenmeye neden olur. Pop şarkıcılarının ses telindeki nodül kendini, tipik boğuk ses tonu ile belli eder. Ses teli nodülü tanısı konan çoğu pop sanatçısı, kendilerine özgü ses özelliklerini kaybedeceklerinden korktukları için tedavi olmak istemeyebimektedir.

Çoğu ses hastalığının, gastroözofageal reflünün (yemek borusu ve yutağa mide muhtevasının gelmesi) yarattığı ses teli tahrişinden kaynaklandığını bilindiği için uygun bir diyet önemlidir. Aşırı çay, kahve ve alkol tüketiminin ses teli üzerindeki kurutucu etkisi sesi olumsuz etkiler. Pasif içiciliğin de dahil olduğu sigaranın zararlı etkileri iyi bilinmektedir. 

Antialerjik ilaçların kullanımı gırtlağı kurutabilir, aspirin ise kanama eğilimini artırabilmektedir.Bu ilaçlar kullanılırken dikkatli olunmalıdır.

Son olarak rutin nefes egzersizlerinin, yoganın ve/veya meditasyonunun (derin düşünme), stresi ve gerginliği gidermede yardımcı olarak şarkıcının durumunu güçlendireceğini söylemekte yarar vardır.

Hormonal bozukluklar ses değişikliği yapar mı?

Evet yapar. Guatr bezinin az çalışması ve adet öncesi dönemde östrojen hormonların etkisiyle ses tellerinde ortaya çıkan ödem, ses kısıklığına neden olabilir. Büyüme hormonunun fazla salgılanması, gırtlağın aşırı büyümesine bağlı olarak ses tellerinin uzamasına sebep olduğu için ses değişikliğine yol açabilir.

Gırtlak iltihabı ses kısıklığı yapar mı?

Akut gırtlak iltihabı, grip ya da nezle gibi enfeksiyon, sesin aşırı kullanılması (bağırma, şarkı söyleme vs.) ve sigara dumanının neden olduğu tahriş sonucu ortaya çıkabilmektedir.

Gırtlak iltihabında; hasta konuşmakta güçlük çeker,sesi kısılır,hatta bazen tümüyle sesi çıkmaz. Gırtlakta ağrı ve duyarlılık hisseder.Bu rahatsız edici ama tehlikeli olmayan bir durumdur.Ses istirahatına önem verip içine yumuşatıcı maddeler eklenmiş buhar solunması tedavide iyi gelebilmektedir.

Reflü hastalığının ses kısıklığı üzerinde etkisi nedir?

Bazı insanlarda mide asidi anormal bir biçimde yemek borusuna ulaşır. Buna “gastroözofageal reflü hastalığı" denir.Şayet reflü üst kısma kadar çıkar ve gırtlağın arka kısmına kadar ulaşırsa buna “larengofarengeal reflü hastalığı" adı verilir. Yutak,gırtlak ve akciğerler mide asidine karşı çok duyarlıdırlar. Ses telleri de reflüden olumsuz olarak etkilenebilmektedir.

Hastalarda göğüs ağrısı ya da mide şikayetleri her zaman bulunmayabilir. Bu, hastalar tarafından sıklıkla sorulan bir sorudur.Aslında larengofarengeal reflüsü olan hastaların pek azında ciddi göğüs ağrısı,göğüs kemiği arkasında yanma hissi bulunur.Göğüste yanma hissi, yemek borusu dokuları tahriş olduğunda ortaya çıkar. Reflü ataklarının çoğu hasta farkında değilken boğaza zarar verebilir.

Larengofarengeal reflü; ses kısıklığı ,kronik öksürük,sık boğaz temizleme ihtiyacı,boğazda ağrı ya da rahatsızlık hissi veya kitle hissi,yutkunma problemleri,ağızda kötü/acı tat duyusu (özellikle sabahları),geniz akıntısı,kulağa vuran ağrı,astım benzeri semptomlar,şarkı söylerken zorlanma gibi şikayetlere yol açabilmektedir.

Larengofarengeal reflü nasıl tedavi edilir?

Reflü tedavisinde; ilaç kullanımı ve yaşam tarzı değişiklikleri yer alır.Hastaların günlük yaşantılarında dikkat etmesi gereken konular ise şöyle sıralanabilir:

Stresten Kaçınılması: Orta şiddette stres bile reflü miktarını önemli ölçüde arttıracağından, profesyonel ve gündelik yaşam tarzında stresle başa çıkmaya yönelik ciddi adımların atılması gerekir.

Beslenme Özelliklerine Dikkat edilmesi: Hasta sindirim sisteminin çeşitli besinlere karşı nasıl reaksiyon gösterdiğini gözlemlemelidir. Bazı besinlerin, insanların çoğunda reflüyü arttırdığı belirlenmiştir. Bunlar arasında: Meksika ve İtalyan yemekleri gibi baharatlı, asitli ve domates içiren yemekler, portakal, greyfurt suyu gibi asitli meyve suları, fast food ürünleri gibi yağ içeriği yüksek yiyecekler,kahve çay gibi içecekler,nane şekeri ve çikolata sayılabilir.

Öğün Zamanlarının Düzenlenmesi: Öğünler sırasında mide aşırı doldurulmamalı,öğünden hemen sonra egzersiz yapılmamalı,uykudan birkaç saat önce yemek yememeli ve yatakta uzanarak bir şeyler yeme alışkanlığından kaçınılmalıdır.

Kiloya Dikkat Edilmesi:Vücut yapısına uygun kilonun korunması önemlidir. Çünkü şişmanlık reflüyü önemli derecede arttırır.

Uyku Esnasında Reflünün Önlenmesi: Uyku sırasında baş yükseltilmelidir. Bir kaç yastık kullanılarak başın yükseltilmesinden kaçınılmalıdır zira bu, mideyi sıkıştırarak reflüyü arttırır. Son çalışmalarda reflü ataklarının gündüz ayaktayken daha fazla meydana geldiği gösterilmiştir. Bu yüzden bu öneriler daha önceleri önerildiğinden daha az önem taşır.

Bunların yanı sıra beli çok sıkan kemer ve elbiselerin kullanılmaması, sigaranın bırakılması, aspirin gibi reflüyü şiddetlendiren ilaçların kullanılmaması da önemlidir.


Tarih 14.5.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.