Semptomlar ortaya çıkmadan önce biyo-belirteçler sayesinde hastalıklar belirlenebilir

Semptomlar ortaya çıkmadan önce biyo-belirteçler sayesinde hastalıklar belirlenebilir

Kategoriler

Günümüzde kanserin erken tanısı sayesinde kanser tedavileri daha başarılı olarak gerçekleştirebilmektedir.

Kanser
Kanser gün geçtikçe görülme sıklığı artan, sinsi ilerleyen hayatı tehdit eden ciddi bir hastalıktır. Pek çok kanser türünde, hastaların fark edebileceği belirtiler ancak hastalığın ileri evlerinde ortaya çıkmaktadır. Oysa rutin sağlık kontrolleri sayesinde doktorların fark edebileceği ve kanseri erken aşamada teşhis edebilecekleri bazı belirteçler bulunmaktadır. Günümüzde kanserin erken tanısı sayesinde kanser tedavileri daha başarılı olarak gerçekleştirebilmektedir. Yaygın bazı kanser türlerinin [kolon, karaciğer, akciğer (küçük hücreli akciğer kanseri), meme, yumurtalık, testis, prostat, pankreas] erken tanısında kanda bakılan birincil biyo belirteçler önemli ipucu verebilmektedir.

Sağlıklı bireylerde de kısmen yüksek değerlere rastlanabildiğinden tarama testi olarak kullanılmazlar. Bu testler hekimler tarafından şüpheli durumlarda kullanılır. Kanserin varlığında bulunan iltihap ve kan damarı büyümesi gösteren moleküller ise "ikincil" biyolojik belirteçler olarak adlandırılır. Hekiminiz tüm sonuçları gözden geçirecek ve kanser riskiniz hakkında size detaylı bilgi verecektir.

Kardiyoloji
Yürürken, merdiven çıkarken nefes darlığı ya da göğüs ağrısı yaşıyor musunuz? Çok çabuk yoruluyor kısa sürede ter içinde kalıyor ve tükenmiş gibi hissediyor musunuz? Bu belirtiler daralmış ya da tıkalı kalp damarlarına bağlı olabilir. Bu sorunlar kalp krizi, anjina veya inmeye yol açabilmektedir.

Kalp damar hastalıkları hala dünyada en önde gelen ölüm nedenidir. Erken teşhis kalp damar hastalıklarının başlamasını önlemek için anahtardır. Kalp damar hastalıklarının risklerinin değerlendirilmesinde artık sadece kolesterol, HDL ve LDL ölçümü yeterli görülmemektedir. Alt grup kolesterol / lipid profili, PLAC testi ve bazı farklı testler ile pek çok faktör ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.

Cinsel İşlev
Hemen hemen herkes, hayatında bir dönem kendi cinsel dürtüsünden geçici endişelenmektedir. Birçok kişi için, cinsel istekte azalma sadece yaşlanma sürecinin doğal bir sonucudur. Ama bazıları için, cinsel dürtü değişikliği, hormon dengesizliği veya diğer hastalıkların göstergesi olabilmektedir. Gelişmiş kapsamlı bir sağlık değerlendirmesi, metabolik fonksiyonu ve cinsel işlev bozukluğu belirtilerini açıklamaya yardımcı testlerle herhangi bir hastalığın olup olmadığı ortaya konabilmektedir.

Enerji / Yorgunluk
Yorgunluk belirtileri kişiden kişiye değişebilir. Bazı durumlarda yorgunluk altta yatan bir hastalık nedeniyle olurken, bazen de geçici bir durum olarak ortaya çıkabilmektedir. Yorgunluk ve düşük enerji düzeyleri ile birlikte kilo alımı, cinsel istekte azalma aynı anda gözlenebilmektedir. Of, "Yaşlanıyorum" diyerek bu belirtileri göz ardı etmek kolay olabilir ama doktora başvurup gerekli tetkikleri yaptırmak en doğru yaklaşım olacaktır.

Diyabet (Şeker Hastalığı) ve Diyabet Öncesi Dönem (Prediyabet)
Ülkemizde de şişmanlık ve diyabet (şeker hastalığı) giderek önemli bir sorun halini almıştır.

Prediyabet; yani diyabet öncesi dönem genellikle uzun vadeli zarar verir , bu dönem 3 ila 10 yıl sürebilmektedir. Prediyabet tanısı alan kişiler ilerde kesinlikle diyabet hastası olacaktır anlamına gelmez. Çünkü prediyabet tedavi edilebilir ve geri dönüşümlü olabilmektedir. Kişinin diyabet riskini belirlemek için kullanılan standart testlerin (kapsamlı kan testi, standart A1C, açlık plazma glukoz testleri gibi) yanı sıra leptin, adiponektin, C-peptid dahil prediyabetik koşulları ile ilişkili kan tabanlı biyo-belirteçlere bakılarak gelişmiş sağlık değerlendirmesi yapılabilmektedir.

Tarih 12.5.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.