Radyoembolizasyon İle Tümörün Tam Kalbine Ateş Ediyoruz!

Radyoembolizasyon İle Tümörün Tam Kalbine Ateş Ediyoruz!

Kategoriler

Radyoembolizasyon Tedavisi Hangi Tümörlerde Uygulanmaktadır?

Kanser tedavisinde daha güçlü etki, daha az yan etki en önemli hedeftir. “Mikroküre Tedavisi” ya da diğer adıyla Radyoembolizasyon, bilinen cerrahi ve ilaç tedavilerinin yanı sıra güncel, etkin ve hedefe yönelik bir tedavi yöntemidir.

Karaciğerin kendi dokusundan kaynaklanan kanserlerde vücudun başka bir yerindeki kanserin karaciğere sıçraması sonucu oluşan metastazlarda uygulanmaktadır. Özellikle cerrahi tedavi yapılamayan karaciğer tümörlerinde tercih edilen bir tedavi yöntemidir.Kimi zaman cerrahi tedavi öncesinde karaciğer tümörlerini küçültmek amacıyla da kullanılır. Bu tedavi yönteminde, tümör dokusunun içine radyoaktivite içeren mikro kürecikler gönderilir.

Neden Radyoembolizasyon?

Sistemik kanser tedavilerinden farkı, tümör hücrelerini seçerek onları yok ederken normal dokuya zarar vermemesidir. Yani, radyasyonun tahrip edici etkisi doğrudan tümör hücrelerini ortadan kaldırmak için kullanılmaktadır. Tedavinin en önemli avantajlarından biri de, vücudun diğer bölgelerinde radyasyonun istenmeyen yan
etkilerinin görülmemesidir.

Tedaviyi Kim Uygular?

Tedavi kararı Onkoloji, Genel Cerrahi, Gastroenteroloji, Nükleer Tıp, Radyoloji ve Patoloji gibi birden çok bölümü ilgilendirmektedir. Bu bölümlerdeki uzman doktorlar, hasta seçimi, hastanın tedavi planı, hasta takibi, tedavinin değerlendirilmesi ve ek tedavi konularında önemli görevler almaktadır. İşlemin uygulama aşamasında girişimsel radyolog ve nükleer tıp uzmanı birlikte çalışmaktadır. Tedavi öncesi ve sırasındaki tüm anjiyografik işlemler, damar yapılarının ve tümörün beslenmesinin değerlendirilmesi, girişimsel radyoloji uzmanının sorumluluğundadır. Nükleer tıp uzmanı ise hastaya karar verilen tedavideki uygun dozların belirlenip uygulanmasından, hastanın işlem öncesi görüntüleme yöntemleri ile incelenmesinden ve tedavi sonrası işlem başarısının değerlendirilmesinden sorumludur.

Uygulama Nasıl Yapılır?

Öncelikle hastaya görüntüleme ve laboratuvar yöntemlerini içeren ön testler yapılır. Ön testlerde bir engel durumu tespit edilmeyen hastalar, işleme yönlendirilir.
Radyoembolizasyon tedavisi iki aşamalı bir işlemdir

Birinci Aşama: Bu adım planlama amaçlı olup, ana tedaviye yol gösterici niteliktedir.

1. Anjiyografi ile karaciğer damarlarının haritası çıkarılarak tümör besleyici atardamarlar saptanır.

2. Gerektiğinde, karaciğer atardamarı kaynaklı karaciğer dışına (mide ya da bağırsağa) giden damarlar varsa, radyasyon etkisinin bu dokulara ulaşmasını engellemek amacıyla, tıkama işlemi de yapılmaktadır.

3. Daha sonra tümör besleyici atardamardan görüntüleme amacıyla düşük dozda radyoaktif madde verilmektedir.

4. Bunu takiben nükleer tıp ünitesinde görüntüleme yapılarak tümörün verilen maddenin ne kadarını tuttuğu, başka dokulara kaçak olup olmadığı ve akciğere geçiş miktarı hesaplanmaktadır. İlk aşamada yapılan incelemelerde, hedeflenen tümör dokusuna ulaşılabiliyorsa ve akciğere zarar verecek dozda geçiş yoksa; ikinci aşama olan ana tedavi yapılmaktadır. Tedavinin planlama aşaması tamamlandığında, hastanın hastanede yatması şart değildir. Hasta takip süreci sonrasında evine gönderilebilmektedir.

İkinci Aşama: Artık ana tedavi aşamasına gelinmiştir.

1. Radyoaktivite içeren mikro kürecikler, tümör besleyici damar içine yerleştirilen kateter aracılığıyla tümör dokusu içine verilir.

2. Kürecikler tümörü besleyen ince damarların içine yerleşirler ve tedavi edici dozda radyoaktivite salınır. Dolayısıyla tümör dokusu etrafındaki sağlıklı karaciğer dokusuna etkisi oldukça sınırlıdır.

3. Tedavi aşaması olan ikinci aşamadan sonra hasta bir gece hastanede yatırılarak, takip edilir.

Radyoembolizasyon Tedavisi’nin Yan Etkileri Neler?

• Bu tedavi yöntemi genellikle ağrısız bir işlemdir. Bazı hastalar ilaç verilirken hafif ağrı hissedebilirler.

• Ana tedavi sonrasında en sık görülen yan etkiler, düşük derecede ateş, bulantı, kusma ve bitkinliktir. Bu bulgular destek tedavisiyle üç ile beş gün içerisinde geriler.

• Tedaviden sonraki bir veya iki günde hasta günlük aktivitelerine dönebilir.

• Nadir de olsa, karaciğer, safra kesesi, safra yolları, mide ve akciğer ile ilgili daha ciddi yan etkiler görülebilmektedir. Bu yan etkilerin en aza indirilebilmesi için ön değerlendirme, doğru hasta seçimi ve planlama çok önemlidir.

Tedaviye Engel Durumlar Var mı?

Şiddetli karaciğer ya da böbrek fonksiyon bozukluğu olan, kanama-pıhtılaşma bozukluğu olan ve safra yollarında tıkanıklığı olan hastalarda bu tedavi
uygulanamaz.

İlk aşamada yapılan incelemelerde, hedeflenen tümör dokusuna ulaşılabiliyorsa ve akciğere zarar verecek dozda geçiş yoksa; ikinci aşama olan ana tedavi yapılmaktadır

Radyoembolizasyon Tedavisi’nin Avantajları Nelerdir?


• Karaciğer kanseri sıklıkla ileri evrelerde fark edilebiliyor. Bu evrelerde kesin tedavi olanağı
bulunamadığından Radyoembolizasyon tedavisi önemli bir tedavi seçeneğidir.

• Cerrahi tedavi yapılamayan karaciğer tümörlerinde, yaşam süresini ve kalitesini artıran bir tedavi
yöntemidir.

• Tümörü küçülterek cerrahi tedavi ya da karaciğer nakli için olanak sağlayabilir.

• Hedefe yöneliktir. Tümör dokusunu ortadan kaldırmak için, daha yüksek radyasyon dozu daha
güvenli bir şekilde verilebilmektedir.

• Ayaktan yapılan, cerrahi kesi gerektirmeyen bir tedavidir.

• Gerektiğinde tekrarlanabilir.

• Standart radyoterapi ve kemoterapi ile karşılaştırıldığında yan etkileri çok daha azdır.


Tedavi kararı Onkoloji, Genel Cerrahi, Gastroenteroloji, Nükleer Tıp, Radyoloji ve Patoloji gibi birden çok bölümü ilgilendirmektedir



Tarih 19.9.2016 editor@florence.com.tr
Paylaş
Bizden haberdar olmak
ister misiniz?
florence nightingale hastanesi çağrı merkezi
florence nightingale hastanesi

Copyright 2016 Florence Nightingale. Tüm hakları saklıdır.

Web sitemizdeki bilgiler kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemlerinizi doktorunuza danışmadan uygulamayınız.