Mevsim virüslerinden hijyenle korunun

Mevsim virüslerinden hijyenle korunun

Kategoriler

Üst Solunum Yolu Enfeksiyonları, insanlarda en sık görülen toplum kökenli enfeksiyonlardır. Sonbahar ve ilkbahar arası hastalığın görülme sıklığı daha yüksektir Büyük çoğunluğu virüslerle oluşmakla birlikte değişik bakteriler de enfeksiyona neden olabilirler. Genelde hafif seyirli ve ciddi mortalitesi olmayan enfeksiyonlar olmakla birlikte, uygun şekilde tanısı konup uygun şekilde tedavi edilmediklerinde önemli komplikasyonlara da neden olabilmektedirler. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün virüslerle oluşması nedeniyle viral-bakteriyel ayrımının iyi yapılması gereksiz antibiyotik kullanımının en aza indirgenmesi açısından son derece önemlidir.

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında başlıca dört ana klinik tablodan bahsedilebilir.

  • Rinit (soğuk algınlığı)
  • Akut tonsillofarenjit (yutak ve bademcik iltihabı)
  • Akut otitis media (orta kulak iltihabı)
  • Akut rinosinüzitler ve Larenjitlerdir (ses teli enfeksiyonları)

Rinit (Soğuk algınlığı); Halk arasında soğuk algınlığı, nezle gibi isimlerle anılan Rinit, dünyadaki en sık karşılaşılan enfeksiyon hastalığıdır. Alerjik de olabilir. En sık rinovirüslerle (%20- 50) oluşur. Bunların dışında başta coronavirüsler olmak üzere çok değişik virüsler bu tabloya neden olabilir. Kısacası, soğuk algınlığının tümüyle virüslerle oluşan bir klinik tablo olduğu söylemi kesinlikle yanlış olmaz. Bu nedenle, etken virüsün saptanmasının pratik olarak hiçbir yararı ve de gereği yoktur. Çünkü hangi virüsün etken olduğu bizim tedavi yaklaşımımızı değiştirmeyecektir. Antibiyotik kullanmaksızın semptomatik tedavi ile ortalama bir hafta içinde iyileşecektir.

Akut tonsillofarenjit (Bademcik ve yutak iltihabı); Özellikle kış aylarında çok sık görülen, genellikle çocukluk döneminde olmasına rağmen erişkinlerde de olabilen bir enfeksiyondur.

5/15 yaşları arasında görülen akut tonsillofarenjitlerin %75’i viraldir. Geri kalan %25’lik bölümünde ise etken bakterilerdir. Bakteriyel olanların ise tamamına yakını A grubu beta-hemolitik streptokoklar (AGBHS)’dır. 3 yaşından küçük çocuklarda etken genelde virüslerdir. Adenovirüsler, enterovirüsler, parainfluenza, EBV, HSV, RSV, rinovirüsler gibi çok değişik virüsler akut tonsillofarenjite neden olabilirler.

Akut otitis media (Orta kulak iltihabı); Orta kulak iltihapları çocukluk çağı hastalıklarında en sık görülen ikinci hastalıktır. Bu enfeksiyonda kulak zarının arkasında orta kulak boşluğunda sıvı birikir. Sıvının biriktiği yerde işitmede rol oynayan örs, üzengi ve çekiç olarak bilinen kulak kemikçikleri bulunur. Kulak ağrısı, kulak akıntısı, baş ağrısı, geçirilmekte olan veya yakında geçirilmiş enfeksiyon hikayesi, ateş, huzursuzluk, iştahsızlık, işitme azlığı bulgularında orta kulak iltihabı akla gelmelidir.

Akut sinuzit; Sinüsler normal salgı (mukus) oluşturan burun sisteminin bir parçasıdır. Normal olarak burun ve sinüsler günde yaklaşık olarak yarım litre mukus salgılar. Üretilen mukus burun örtüsü (mukoza) üzerinde hareket ederek toz parçacıklarını, bakterileri ve diğer havayla taşınan partikülleri süpürür ve yıkarlar. Tipik bir akut sinüzit vakası soğuk algınlığı veya alerjik bir atak sonucunda fazla miktarda mukus salgılanması ile ortaya çıkar. Soğuk algınlığı normalden fazla sürerse ve sümüğün rengi yeşil-sarıya dönerse veya garip bir tat oluşursa muhtemel bakteriyel enfeksiyon gelişmiştir. Akut sinüzit olgularında yüzdeki ve alındaki ağrı çok kötü olabilir.

Larenjit (Ses teli enfeksiyonu); Çocukluk Larenjitinde en sık neden viral enfeksiyondur. Sıklıkla hafiftir ve viral Üst solunum yolu enfeksiyonunu takip eder. Öksürük, hafif ses kısıklığı, burun akıntısı ve düşük ateş mevcuttur. Rinovirüs, parainfluenza, RSV, adenovirüs suçlanmıştır. Tanı anamnez, semptomlar ve endoskopik ses teli muayenesi ile konur. Kendi kendini sınırlayan bu enfeksiyonda tedavi hidrasyon ve nemlendirme ile yapılır.

Korunmak için;

Kapalı ve kalabalık yerlerde hastalık hızla yayıldığından açık havada ve havalandırması iyi olan yerlerde bulunmak enfeksiyon riskini azaltır.

Virüsler, mikrobun bulaştığı yerlerde (kapı tokmağı, telefon gibi) canlı kalabildikleri için, bu yüzeylere temastan sonra virüsleri rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize transfer edebiliriz. Bunu engellemek için ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız. Elleri sık sık sabunlu su ile yıkamak virüsleri uzaklaştıracağı için en etkili korunma yöntemidir.

Spor yapmak, dengeli beslenmek, hijyen kurallarına dikkatle uymak yoluyla genel vücut direncini yükseltmek, burun tıkanıklığını okyanus suları ile açık tutmaya çalışmak korunmaya yardımcı olur.


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş