Kategoriler

En etkili yöntem; HORMON tedavisi

Menopoz nedir?

Yumurtalık fonksiyonlarının durması sonucu adet kanamalarının tamamen bitmesi şeklinde tanımlanabilir. Dışarıdan hiçbir müdahale olmaksızın 45 yaş ve üzerinde ortaya çıkan menopoz, ‘doğal menopoz' olarak adlandırılır. Doğal menopoz için ortalama yaş dünyada 51, ülkemizde 48 civarıdır. Sigara içenlerde, yumurtalıklar alınmasa bile rahmi alınanlarda, yüksek rakımda yaşayanlarda biraz daha erken görülebilir. 45 yaşın altında menopoz, erken menopozdur ve her 10 kadından birinde görülür. 40 yaşına ulaşmadan menopoza girilmesi durumuna ise ‘erken over yetmezliği' adı verilir. Adet görmekte olan bir kadın, yaşı ne olursa olsun ameliyatla yumurtalıkları çıkartılarak menopoza girmişse, cerrahi menopozdan bahsedilir. Menopoz bir hastalık değildir, kadınlar açısından kaçınılmaz bir durumdur. Beklenen yaşam süresinin uzaması ile de kadınların büyük kısmı hayatlarının en az üçte birlik kısmını menopoz sonrası dönemde sürdürmektedir.

Menopozal semptomlar nelerdir, hastalar en sık hangi şikâyetlerle gelirler?

Yumurtalık fonksiyonlarındaki yavaşlama sonucu östrojen başta olmak üzere hormon seviyelerinde değişiklikler oluşur. Bu değişiklikler menopozal semptomlara neden olur. Bazı hastalarda menopoza bağlı şikayetler, adetler henüz devam etmekteyken ortaya çıkabilir. Hormon seviyelerindeki değişikliğin ilk bulgusu adet aralarının kısalması veya uzamasıdır. Kanama miktar olarak artabilir ya da azalabilir. Sıcak basması ve gece terlemeleri, adet düzensizliği ile birlikte başlayabilirse de, çoğu hastada son adeti yani menopozu takiben olur.

Adetten kesilme ile birlikte kan östrojen seviyelerinde dramatik bir düşüş olur ve buna bağlı olarak da menopozun en sık rastlanılan iki semptomu; sıcak basması ve gece terlemeleri başlar. Şikâyetler hafif ya da yaşam kalitesini bozacak kadar şiddetli olabilirler. Özellikle gece terlemeleri uyku kalitesini bozabilir. Çok şanslı küçük bir grupta bu iki şikayet hiç olmayabilir. Diğer menopoz semptomları; uyku düzensizliği, eklem ağrıları, yorgunluk, sinirlilik, anksiyetede artış, duygu durum değişiklikleri, menopozdan bir süre geçtikten sonra östrojen seviyelerindeki düşüşe bağlı olarak vajinal kuruluk, cinsel ilişkide zorlanma, ilişkide ağrı, rahatsızlık hissi, mesanede rahatsızlık hissi ve sık idrara çıkmadır.

Menopozda tedavi seçenekleri nelerdir?

Menopozdaki şikayetlerin çok büyük kısmı östrojen seviyesin¬deki azalmaya bağlıdır. Bu nedenle eksik olan östrojeni yerine koymak ve östrojen seviyesini yükseltmek tedavideki en etkili yöntemdir. Rahmi alınmış hastada sadece östrojen, rahim duruyorsa dölyatağını korumak amacıyla östrojen ve progesteron verilir. Hormon tedavisi, menopoz şikayetlerine yönelik en etkili yöntemdir. Kemik yoğunluğunu iyileştirir, kemik erimesine bağlı kırık riskini azaltır. Kan kolesterol seviyesini düşürür, diyabet riskini azaltır.

Hangi hastalarda tedaviye başlamak gerekir?

Diğer açılardan sağlıklı, 60 yaşından genç, menopoza yeni girmiş ya da menopozun üzerinden 5 yıldan fazla zaman geçmemiş hastalarda menopoz şikayetlerinin tedavisinde hormon tedavisi en iyi seçenektir. Temelde 3 hasta grubuna tedavinin mutlaka başlanması gerekir: Hastanın şikayetleri yaşam kalitesini bozuyor, günlük aktivitelerini kısıtlıyorsa.. Şikayeti olmasa bile 45 yaşından önce menopoza girmişse... Menopoza bağlı ürogenitalatrofi olarak adlandırılan vajende incelme, buna bağlı kuruluk, idrarda yanma, sık idrar yolu enfeksiyonu varsa başlanması gerekir. Tedaviye mümkün olan en düşük dozla başlanır, şikayetler devam ederse doz artırılır.

Tedavinin sakıncaları nelerdir?

Meme ya da dölyatağı kanseri gibi hormon bağımlı kanseri olanlarda, 60 yaş üstündeki hastalarda, menopozun üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçmiş hastalarda hormon tedavisine kesinlikle başlanmaz.

 

Grup Florence Nightingale Hastaneleri I Kadıköy Life Dergisi

Temmuz & Ağustos 2016


*Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır, tanı ve tedavi için doktorunuza başvurmalısınız.

Tarih 23.7.2018 editor@florence.com.tr
Paylaş